T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/699
KARAR NO : 2025/1028
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında hizmet alımı yolu ile özel güvenlik alım işi ihalesi yapıldığını, davalı şirkette 01.08.2009-01.04.2018 tarihleri arasında çalışan ... 03.07.2023 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, kendisine SGK+ücretsiz izin eksik günleri+damga vergisi+icra borcu düşüldükten sonra net 202.314,92-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, dava dışı işçinin toplam 13 yıl 11 ay 2 günlük çalışmasından davalı şirkette 01.08.2009-01.04.2018 tarihleri arasında görev yaptığını, 02.04.2018 tarihinde KHK kapsamında sürekliişçi konumunda doğrudan hizmet alımı yolu ile dava dışı...Anonim Şirketine verilen "Özel Güvenliğin Sağlanması" işi kapsamında da 02.04.2018'den 03.07.2023 emeklilik tarihine kadar da ... A.Ş bünyesinde çalıştığını, dava dışı işçiye 6552 sayılı Yasanın 8. maddesi gereği idare tarafından yüklenici davalı ... ile ... A.Ş'de çalışmış olduğu 13 yıl 11 ay 2 günlük çalışmasından SGK+ücretsiz izin eksik günleri düşüldükten sonra kalan hizmeti karşılığında brüt 326.733,88-TL kıdem tazminatı tutarından 2.479,91-TL damga vergisi ve 121.939,05-TL icra borcu düşüldükten sonra net 202.314,92-TL'nin idare tarafından ödendiğini, çalışma süresi dikkate alındığında davalı şirketin sorumlu olduğu kısmın 203,428,36-TL olduğunu beyan etmekle, dava dışı işçi için ödenen kıdem tazminatından davalınını sorumlu olduğu kısım olan damga vergisi daihl 204.428,36-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayacak avansı faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı ... Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
3-İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü nezdinde, dava dışı...na ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetvelinin iş yerlerinin açık isim ve ünvanlarını da gösterir kayıtlar,
4-Davacı...Genel Müdürlüğü nezdinde davalı şirket ile imzalanan özel güvenlik alım işi hizmet alım sözleşmeleri, davalı şirkete gönderilen ödeme talep yazısının şirketlere tebliğine ilişkin tebligat evrakları ve dava dışı işçi...na yapılan ödemeye dayanak evrak ve belgeler,
5-İş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 29/04/2024 havale tarihli raporu,
6-İş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 30/10/2024 havale tarihli kök raporu,
7-İş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 12/03/2025 havale tarihli ek raporu,
8-İş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 29/09/2025 havale tarihli raporu,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, dava dışı işçi...na iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle 03/07/2023 tarihinde sonlanması neticesinde işçilik alacaklarının tamamını ödeyen asıl işveren davacı...Genel Müdürlüğü'nün dava dışı işçi...na ödediği bedelin, davalı şirket ile imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında dava dışı işçi...nu işçilik alacaklarından kendi bünyesinde çalıştığı dönemler itibariyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı şirketten rücuen tahsili talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur.
Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rucüen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler" rücu davalarında hükme esas alınamaz.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı ilamında aynen; ''...Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin fer'i mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklinde ibarelere yer verilmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri, dava dışı işçi...na ait işyeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, ödeme evrakları, davalı şirkete gönderilen ödeme talep yazısının şirkete tebliğine ilişkin tebligat evrakı ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, emeklilik sebebiyle çalışma hayatını sonlandıran dava dışı işçi...nun davacı kurum ve davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönem kapsamında hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve gün tatil ücretlerinin hesaplanarak öncelikle davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen ücretin usul ve yasa hükümleri kapsamında yerinde olup olmadığı, akabinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere son alt işverenin ihbar tazminatının tamamından, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de dahil olmak üzere diğer tüm işçi alacaklarından ise kendi dönemi itibariyle sorumlu olacağı göz önünde bulundurularak, davacı kurumun dava dışı işçi...na yapmış olduğu ödemeden dolayı davalı şirkete hangi oranda ve miktarda rücu edebileceğinin, ayrıca hazırlanacak raporda davacı şirket tarafından ödemesi yapılan işçi alacağı kalemlerinin davalı şirketin sorumlu olduğu işçi alacağı miktarlarına oranlanarak, varsa davacı kurumun ödemiş olduğu ve davalıdan talep edebileceği yargılama giderleri, vekalet ücreti, faiz miktarlarının da hesaplanması sonucunda davacı kurumun davalı şirkete hangi miktarda rücu edebileceğinin belirlenmesi yönünde mahkememiz, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetimine uygun ve elverişli, gerekçeli olarak hazırlanacak raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, düzenlenen 29/04/2024 havale tarihli raporda sonuç olarak; davalının 19.210,21-TL avans faizi ile birlikte sorumlu olabileceğini mütalaa etmiştir.
Görülen lüzum üzerine dosyanın iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri, dava dışı işçi...na ait işyeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, ödeme evrakları, davalı şirkete gönderilen ödeme talep yazısının şirkete tebliğine ilişkin tebligat evrakı ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, emeklilik sebebiyle çalışma hayatını sonlandıran dava dışı işçi...nun davacı kurum ve davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönem kapsamında hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve gün tatil ücretlerinin hesaplanarak öncelikle davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen ücretin usul ve yasa hükümleri kapsamında yerinde olup olmadığı, akabinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere son alt işverenin ihbar tazminatının tamamından, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de dahil olmak üzere diğer tüm işçi alacaklarından ise kendi dönemi itibariyle sorumlu olacağı göz önünde bulundurularak, davacı kurumun dava dışı işçi...na yapmış olduğu ödemeden dolayı davalı şirkete hangi oranda ve miktarda rücu edebileceğinin, ayrıca hazırlanacak raporda davacı şirket tarafından ödemesi yapılan işçi alacağı kalemlerinin davalı şirketin sorumlu olduğu işçi alacağı miktarlarına oranlanarak, varsa davacı kurumun ödemiş olduğu ve davalıdan talep edebileceği yargılama giderleri, vekalet ücreti, faiz miktarlarının da hesaplanması sonucunda davacı kurumun davalı şirkete hangi miktarda rücu edebileceğinin belirlenmesi yönünde mahkememiz, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetimine uygun ve elverişli, gerekçeli olarak hazırlanacak raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, düzenlenen 30/10/2024 havale tarihli raporda sonuç olarak; davacı son alt işveren ... Danışmanlık Eğitim Alarm Sanayi Ticaret Limited Şirketinin dava dışı işçi ...’nun kıdem tazminatından kendi dönemiyle sınırlı olmak kaydıyla hesaplanan (203.428,36-TL/2) 101.714,48-TL/brüt tutardan ödeme tarihi olan 31.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu olabileceği hususunda mütalaada bulunulmuştur.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazının değerlendirilmesi amacıyla dosyanın 30/10/2024 havale tarihli raporu tanzim eden iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisine tevdi ile davacı...Genel Müdürlüğü tarafından 06/10/2023 havale tarihli müzekkere cevabında DVD içerisinde sunulan sözleşmelerin incelenmesi ve işçilere ödenecek ücretler açısından sorumluluk hükümlerine raporda yer verilmesi, davacı vekilinin itirazlarının ayrı ayrı ve gerekçeli olarak karşılanması suretiyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, düzenlenen 12/03/2025 havale tarihli ek raporda sonuç olarak; hukuki yön ve delillerin takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; davacı son alt işveren ... Danışmanlık Eğitim Alarm Sanayi Ticaret Limited
Şirketinin dava dışı işçi ...’nun kıdem tazminatından kendi dönemiyle sınırlı olmak
kaydıyla hesaplanan (203.428,36-TL/2) 101.714,48-TL/brüt tutardan ödeme tarihi olan 31.08.2023
tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu olabileceği, davacı son alt işveren ... Danışmanlık Eğitim Alarm Sanayi Ticaret Limited
Şirketinin dava dışı işçi...’nun kıdem tazminatından kendi dönemiyle sınırlı olmak
kaydıyla hesaplanan 203.428,36-TL/brüt tutardan ödeme tarihi olan 31.08.2023 tarihinden itibaren
işleyecek avans faiziyle birlikte sorumlu olabileceğini mütalaa etmiştir.
İş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 30/10/2024 havale tarihli raporunun mahkememiz ara kararına uygun olmadığı gibi içerik itibarıyla karışık ve düzensiz olarak tanzim edildiği, raporu tanzim eden bilirkişi ...tarafından başka dosyalarda düzenlenen raporların mahiyetinin de bu şekilde olduğu, belirtilen hususlar çerçevesinde raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bilirkişinin ek rapor alınmasının yargılamaya herhangi bir katkısı da olmayacağı, aksine yargılamanın uzamasına sebep olacağı anlaşılmakla, dosyanın iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri, dava dışı işçi...na ait işyeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, ödeme evrakları, davalı şirkete gönderilen ödeme talep yazısının şirkete tebliğine ilişkin tebligat evrakı ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, emeklilik sebebiyle çalışma hayatını sonlandıran dava dışı işçi...nun davacı kurum ve davalı şirket bünyesinde çalıştığı dönem kapsamında hak kazandığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve gün tatil ücretlerinin hesaplanarak öncelikle davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen ücretin usul ve yasa hükümleri kapsamında yerinde olup olmadığı, akabinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere son alt işverenin ihbar tazminatının tamamından, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri de dahil olmak üzere diğer tüm işçi alacaklarından ise kendi dönemi itibariyle sorumlu olacağı göz önünde bulundurularak, davacı kurumun dava dışı işçi...na yapmış olduğu ödemeden dolayı davalı şirkete hangi oranda ve miktarda rücu edebileceğinin, ayrıca hazırlanacak raporda davacı şirket tarafından ödemesi yapılan işçi alacağı kalemlerinin davalı şirketin sorumlu olduğu işçi alacağı miktarlarına oranlanarak, varsa davacı kurumun ödemiş olduğu ve davalıdan talep edebileceği yargılama giderleri, vekalet ücreti, faiz miktarlarının da hesaplanması sonucunda davacı kurumun davalı şirkete hangi miktarda rücu edebileceğinin belirlenmesi yönünde mahkememiz, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetimine uygun ve elverişli, gerekçeli olarak hazırlanacak raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, düzenlenen 29/09/2025 havale tarihli raporda sonuç olarak; dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesi yerinde bir ödeme olup, hesaplama usulünün yasa ve Yüksek Mahkeme kararlarına uyarlılık göstermekte olduğu ve davalı firmanın işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden Kıdem tazminatından miktarı olan 203.428,36-TL'den sorumlu olduğu hususunda mütalaada bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü nezdinde, dava dışı...na ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetvelinin iş yerlerinin açık isim ve ünvanlarını da gösterir kayıtlar, davacı...Genel Müdürlüğü nezdinde davalı şirket ile imzalanan özel güvenlik alım işi hizmet alım sözleşmeleri, davalı şirkete gönderilen ödeme talep yazısının şirketlere tebliğine ilişkin tebligat evrakları ve dava dışı işçi...na yapılan ödemeye dayanak evrak ve belgeler, iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 29/04/2024 havale tarihli raporu, iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 30/10/2024 havale tarihli kök raporu, iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 12/03/2025 havale tarihli ek raporu, iş hukuku alanında uzman aktüerya hesap bilirkişisinin 29/09/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, dava dışı işçi...na iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle 03/07/2023 tarihinde sonlanması neticesinde işçilik alacaklarının tamamını ödeyen asıl işveren davacı...Genel Müdürlüğü'nün dava dışı işçi...na ödediği bedelin, davalı şirket ile imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında dava dışı işçi...nu işçilik alacaklarından kendi bünyesinde çalıştığı dönemler itibariyle müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalı şirketten rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin güncel ve yeksenaklık kazanan içtihatlarında da belirtildiği üzere işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, yüklenicilerin kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izinlerin kullanılmadıkları takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı, ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları, işveren tarafından bu ödemelerin fer'i mahiyetinde yapılan ödemelerin de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği, taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde aksi yönde bir hüküm bulunmadığı, davacı asıl işveren tarafından alt yüklenici olan davalı şirket bünyesinde 01/08/2009 ile 01/04/2018 tarihleri arasında çalışan ve emeklilik sebebiyle işten ayrılan...ya 202.314,92-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, dava dışı işçinin davacı kurum bünyesinde çalıştığı sürenin 13 yıl 11 ay 2 gün, davalı alt yüklenici şirket bünyesinde çalıştığı sürenin ise 8 yıl 8 ay olduğu, dava dışı işçi aleyhinde başlatılan icra takipleri kapsamında yapılan 121.939,05-TL olup, bu bedel hariç damga vergisi dahil olmak üzere ödenen toplam kıdem tazminatı bedelinin 203.428,36-TL olduğu, icra dosyaları dahil toplam ödemenin 324.253,97-TL olduğu, dosyanın tevdi edildiği bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinin yerinde bir ödeme olduğu, hesaplama usulünün yasa ve Yüksek Mahkeme kararlarına uygun olduğu ve davalı firmanın işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden kıdem tazminatı miktarının 203.428,36-TL olduğu, bilirkişi raporunun taraflar, mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesi incelemesine ve denetimine uygun ve elverişli olduğu ve de yerleşik Yargıtay içtihatları ile mevzuat hükümleri çerçevesinde davacı kurumun davalı şirketten alacaklı olduğunun, sunulan deliller kapsamında usulüne uygun şekilde ispatlandığı kanaatiyle, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Rücuen alacak talebinin KABULÜNE, 203.428,36-TL alacak bedelinin, ödeme tarihi olan 31/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Danışmanlık Eğitim Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı...Genel Müdürlüğüne verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 13.896,19-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 3.474,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.422,14-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 140,00-TL elektronik tebligat, 174,00-TL fiziki tebligat, 3,50-TL posta masrafı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.474,05-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 13.061,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 32.548,54-TL nispi vekalet ücretinin davalı alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır