T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/708 Esas
KARAR NO : 2025/228
DAVA : Şirkete Ait Aracın Muvazaalı Ve Genel Kurul Kararı Alınmaksızın Devredildiği İddiası İle Devir İşleminin İptali Ve Tescili, Mümkün Olmaması Halinde Araç Bedelinin Tahsili ve Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat İstemli(TBK'nun 19 ve TTK'nun 538(2), 553 Ve Devamı Maddelerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2023
KARAR TARİHİ : 10/03/2025
04.12.2024 tarihli duruşmada işlemden kaldırılmasına karar verilen dava dosyasında, ara kararı uyarınca davacı tarafa yapılan ihtara rağmen üç aylık süre içinde eksik peşin harcın yatırılmadığı görülmekle dava dosyası üzerinde yapılan sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı...Gıda Hayvancılık Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin yüzde kırk beş hissesinin sahibi olup, kalan yüzde elli beş hissesinin davalı ...'a ait olduğunu, ...'ın şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğunu, müvekkilinin, şirkete girmesine fiilen izin verilmediği gibi şirketin mali durumu hakkında da bilgi verilmediğini, müvekkiline danışılmadan şirketin borçlandırıldığını ve son olarak şirketin malvarlığının toptan ve muvazaalı olarak satıldığını, bu eylemler nedeni ile şirket ortaklığının devamının ortaklar için çekilmez bir hal alması ve ortak ...'ın bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmesinin müvekkili açısından şirketten çıkma için haklı sebep oluşturması nedeni ile müvekkili tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında ortaklıktan çıkma davası açıldığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporu ile şirketin özvarlığını yitirmiş ve borca batık olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili lehine çıkma payı akçesi hesaplaması yapılamadığını, muvazaalı işlemler sonucu şirket malvarlığının gerçek değeri hesaplanıp, elden muvazaalı çıkarılan tüm malvarlığının da hesaba dahil edilmesi gerektiğini, buna bağlı olarak müvekkilinin çıkma payı akçesinin hesaplanabilmesi mümkün olup, bu nedenle müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğunu,
şirket adına kayıtlı kamyon, motosiklet ve otomobilin, davalı ... tarafından satılarak şirketin içinin boşaltıldığını, ... plaka sayılı otomobilin davalı ... tarafından sadakat yükümlülüğüne aykırı, muvazaalı olarak kendisinin yakın dostu olan ...'e devredildiğini, 16.05.2022 tarihinde aracın ... tarafından iyiniyetli olmayan ...'e satıldığını, TTK'nun 613 ve 626.maddeleri uyarınca davalı ...'ın, şirkete ait gayrimenkul ve araçların satışında gösterdiği tutum ve davranışların şirkete karşı sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan bilgi ve belgeler ile tanık anlatımları neticesinde davalı ...'ın gerçekleştirdiği satış işlemlerinin muvazaalı olduğunun, aracın gerçek bedelinden çok daha düşük bedelle satıldığının, aracı halen kendisinin kullanığının, kendisine menfaat sağlayan işlemler yaptığının ortaya konulduğunu, TTK'nun 538(2) maddesi ile 643.maddesinin yollaması ile TTK'nun 535(2).maddesi uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesine yol açabilecek ölçüde mal varlığının devrinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmış olup, davalı şirket müdürünün yapmış olduğu satışların şirketin tasfiyesine yol açar nitelikte işlem olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini, bu konuda genel kurul kararı alınmadığını, davacının, davalı ...'ın oğlu olup, bu durumun ve şirketin ortakları olduklarının herkesçe bilinmesi nedeniyle davalıların muvazaa kastını bilmedikleri ve iyi niyetli oldukları yönündeki iddiaların dinlenmemesinin gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkiler ve tanışıklıkları nedeniyle satışın muvazaalı olarak gerçekleştiğinin apaçık olduğunu, aracın ... tarafından, dükkan komşusu olan ve hiçbir ticari olmayan davalı ...'e satılıp, halen davalı ... tarafından kullanılmaya devam edilmesinin ikinci satıştaki gayenin muvazaa iddiasını yok etmeye yönelik olup, güven sorunu nedeniyle ahbap ve on yılların komşusunun alıcı olarak gösterildiğini bildirmiş, davaya konu aracın kaydına ihtiyati haciz konulmasına, aksi halde aracın üçüncü kişilere devrinin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir konulmasına, muvazaa nedeniyle aracın devir işleminin iptali ile... Şirketi adına tesciline aksi halde önemli miktarda şirket malvarlığının genel kurul kararı olmadan toptan satışının batıl olduğunun tespiti ve satış işleminin iptali ile aracın... Şirketi adına tesciline, aksi halde şirkete ait aracın dava tarihindeki gerçek değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesine, HMK'nun 329 ve AAÜT'nin 23.maddeleri uyarınca davalıların vekalet ücretinin tamamını ödemek ve kötü niyetleri nedeniyle para cezası ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ..., cevap dilekçesinde; davaya konu aracı ...'ten önceki sahiplerini bildiği için bedeli karşılığında satın aldığını, önceki sahibinin komşusu olup, komşuluk hukukuna binaen ihtiyacı halinde zaman zaman aracını alıp kullandığı zamanların olduğunu, bunlar dışında kendisinin davacı ve diğer davalı ile bir ilgisinin bulunmadığını, aracı iyi niyetli 3.kişi olarak satın aldığını ve kendisinin kullandığını, davacının iddia ettiği şekilde aracı diğer davalıya kullandırtmak için teslim etmesinin söz konusu olmadığını, davanın, haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirmiş, reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili , cevap dilekçesinde; Şirketin ilk yıllarında baba oğul, şirketi idare ettiklerini, 2014 yılından 2018 yılının sonlarına kadar müvekkilinin işin idaresini davacıya bıraktığını, bu sürede davacının şirketi piyasaya borçlandırdığını, şirketin ticari itibarını zedelediğini, borçlarını ödemediğini ve zarara uğramasına neden olduğunu, hal böyle olunca müvekkilinin, işleri toparlayabilmek, şirketi içine düştüğü darboğazdan kurtarabilmek için tekrar iş başı yapmak zorunda kaldığını, fedakar bir çalışma temposu ile şirketi ayakta tutmaya çalıştığını, borçlarını ödediğini ve halen ödemeye devam ettiğini, davaya konu aracın, 365.000-TL'sini davalı...n ...bulunan hesabından şirket hesabına gönderilen kendi şahsi varlığından ödenmek suretiyle, geri kalan 265.000,00-TL'sinin de şirket adına... Bornova Şubesinden kredi çekilmek suretiyle alındığını, bu şahsi hesaptan aktarılan paranın da davalının bireysel emeklilik birikimlerinden aktarıldığını, bu nedenle davacının bu araçta hak iddia etmesi mümkün olmadığını, davacının bunları gayet iyi bilmesine rağmen babasına olan kızgınlığından dolayı bilmezlikten geldiğini, şirketin zarar uğratıldığı ve borçlandırıcı işlemler tesis edildiği iddiasının tamamen asılsız olup, ispata muhtaç olduğunu, aracın satış bedelinin alıcıdan 3 parça halinde tahsil edildiğini, davalı...ın bu satış bedelinden şirketin borçlarını ödemeye devam ettiğini bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; davacının, dava konusu araç satış işleminin tarafı olmadığından taraf sıfatı ve ehliyetinin bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, aracın satışında muvazaanın söz konusu olmadığını, satışın usul ve yasaya uygun olarak gerçek değeri üzerinden yapıldığını, müvekkilinin, baba oğul arasında husumet konusu olan uyuşmazlıklardan da kesinlikle bilgi sahibi olmadığını, davacının aracın satışının muvazaalı olduğu yönündeki beyan ve iddialarının tamamen gerçek dışı olup, afaki ve soyut iddialardan ibaret olduğunu, satış bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacının iddiasının ancak yazılı delille ispat edebileceğini, 2018 yılı itibariyle aracın tavsiye edilen satım bedelinin 662.980,00TL olup, 3 yıl sonra 2.el olarak satın alınan aracın rayiç bedeli olan 1.000.000,00TL'nin ödenmiş olup, ödenen bedelin oldukça düşük olduğu yönündeki iddialar tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin, baba-oğul arasında geçen anlaşmazlıkla ilgili herhangi bir ilgisi ve bilgisinin bulunmadığı gibi diğer davalı ile herhangi bir yakınlığının da söz konusu olmadığını, bu nedenle dava dışı satıcı şirket ile davalı müvekkili arasındaki satış işleminin gerçek anlamda aracın mülkiyetinin devri olup muvazaalı olmadığını, müvekkilinin aracı satın aldıktan sonra zilyetliğini de devralmış olup, aracın diğer davalı tarafından kullanıldığı iddialarının haksız ve gerçek dışı olduğunu, aracın halen eski sahibi... tarafından kullanıldığından müvekkilinin bilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin aracı kullandıktan bir süre sonra, davalı ...'e sattığını, davacının, tüm davalılar arasında yakın ilişki bulunduğu konusundaki soyut iddialarının haksız ve davasına gerekçe oluşturmak için ortaya sunulmuş iddialar olduğunu bildirmiş, davanın husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ile usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, TBK'nun 19 ve TTK'nun 538(2) maddesi uyarınca şirkete ait aracın genel kurul kararı alınmaksızın muvazaalı olarak devredildiği iddiası ile devir işleminin iptali ve tescili, mümkün olmaması halinde araç bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, davaya konu aracın, davalı adına olan tescil kaydının iptali ve davacının ortağı olduğu şirket adına tescili, mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki araç bedelinin davalılardan tahsilinin talep edilmesi nedeniyle Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca harca esas değer, davaya konu aracın dava tarihindeki gerçek değeridir. Dava dilekçesinde harca esas değer, belirsiz alacak niteliği ile 100.000,00TL olarak gösterilmiş olup, ön inceleme hazırlık ve tensip tutanağının 18.maddesi ile satış sözleşmesinde gösterilen değer üzerinden eksik peşin harcın tamamlanmasından sonra tahkikat aşamasında alınan bilirkişi raporunda, aracın dava tarihindeki değerinin 3.500.000,00TL olarak belirlenmesi üzerine Harçlar Kanununun 30 ve 32.maddeleri hükümleri uyarınca, belirlenen gerçek değer üzerinden eksik peşin harcın tamamlanması usul ve yasa gereğidir. Bu nedenle 13.11.2024 tarihli duruşmada davacı tarafa, bilirkişi raporu ile belirlenen harca esas değer üzerinden eksik peşin harcın yatırılması konusunda Harçlar Kanunun 30 ve 32. maddeleri hükümleri gereği bir sonraki duruşmaya kadar ihtarlı kesin süre verilmiş, bir sonraki duruşmaya kadar eksik peşin harcın yatırılmaması halinde dosyanın işlemden kaldırma kararı tarihinden itibaren üç aylık süre içinde eksik peşin harcın yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş, davacı tarafça 04.12.2024 tarihli duruşmaya kadar eksik peşin harç yatırılmamış, yeniden süre verilmesi talebinin Harçlar Kanunu hükümlerine aykırı olması nedeniyle reddine karar verilerek, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, bu tarihten itibaren üç aylık süre sona ermesine rağmen davacı tarafça eksik peşin harç yatırılmamış, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinin yollaması ile HMK'nun 150(5) maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Harçlar Kanununun 30. maddesinin yollaması ile HMK'nun 150(5). maddesi uyarınca DAVANIN, AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 15.369,75TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 14.754,35TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
3-Ön inceleme duruşmasının yapılmasından sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak; davalılar yararına AAÜT'nin 7(1) maddesi uyarınca taktir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davacı ve davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde yatıran davacı ve davalı ...'e iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10.03.2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza