T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/722 Esas
KARAR NO : 2024/299
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Kırklareli ilinde ocaktan mermer bloklar çıkarttığını ve blok taş olarak iç ve dış piyasaya sattığını, davacı şirkete ait mermer ocağından mermer blokların 04.07.2022 sevk tarihinde Afyonkarahisar...- Organize Sanayi Bölgesine, 03.07.2022 ve 04.07.2022 sevk tarihlerinde ... Şti- Silivri/istanbul adresine, 14.11.2022 ve 15.11.2022 sevk tarihlerinde Kırklareli/Vize OSGB adresine, 26.06.2022, 27.06.2022 sevk tarihlerinde Gebze Mermerciler OSB/Kocaeli adresine maden e-sevk fişleri ile gönderildiğini, 17.11.2022 tarihli 15.204,30 TL ve 27.06.2022 tarihli 29.910,05 TL ve 04.07.2022 tarihli 23.207,65 TL tutarlı e-arşiv faturaları düzenlendiğini, davalı/borçlunun Dikili İcra Dairesi... Esas sayılı icra dosyası ile aleyhine başlatılan ilamsız takip talebi içeren icra takibinin tüm ferilerine ve takibe itiraz ettiğini ve süresinde icra takibini durdurduğunu, alacak taleplerinin muavin deftere, cari hesaba, maden e-sevk fişlerine, faturalara dayalı talep edildiğini belirterek 68.332,00 TL borç aslına, faizine, vekâlet ücretine, icra masraf ve harcına dair yapılan tüm itirazların iptaline, Dikili İcra Dairesi... Esas sayılı takibin devamına, %20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu faturalandırılmış malları teslim almadığını, teslim alındığına dair herhangi bir sevk irsaliyesinin olmadığını, bu nedenle herhangi bir borcu olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Dikili İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının... Mermer Ve Madencilik Anonim Şirketi olduğu, borçlusunun ... olduğu, davacı vekilinin davalı şirket aleyhine 68.322,00- TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
25/01/2024 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin uyap sistemi üzerinden mahkememize bildirildiği beyan dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu, davalı tarafından ise herhangi bir bilgi veya belge sunulmamış olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 25/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile müvekkiline ait defterlerin "...Mahallesi Bayar Caddesi ... Sokak ...l Plaza No:... Kadıköy/İstanbul"da bulunduğunun bildirilmesi üzerine mahkememizce İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 27/02/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ... şahıs işletmesinin, davacı... Mermer Ve Madencilik Anonim Şirketi firmasının defter kayıtları, fatura bilgileri, fatura gönderim bilgileri, satışı yapılan mermerlerin maden sahasından çıkışının e-sevk maden fişi yoluyla yapıldığı hususunda e-sevk maden fişleri üzerinden yapılan inceleme, e-arşiv faturalarının teslim bilgisi ve bu faturalara e-arşiv portal üzerinden davalıya gönderilmiş olmasına karşın itirazın vaki olmadığı tespit edilmek suretiyle davalının 68.322,00-TL borçlu olduğunun anlaşıldığı hususunda görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari iş kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, icra dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 68.322,00-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacıya ait delil niteliğini haiz olan ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde icra takip tarihi itibariyle davacının 68.322,00-TL alacaklı olduğu, Mahkememizce 25/01/2024 tarihinde yapılan duruşmada "...davalı ...na bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalıya ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde ticari defter ve belgelerin mahkememize sunulmaması veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin mahkememize bildirilmemesi durumunda, söz konusu ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına," şeklinde karar verildiği ve davalıya anılan kararın tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından defter ibrazının gerçekleştirilmediği, mahkememiz denetimine uygun ve elverişli olarak düzenlendiği kanaatiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalıdan 68.322,00-TL alacağı olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulü ile davalı tarafın itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın likit ve hesaplanabilir olup davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
a) Dikili İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına
b) Dikili İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından tahsili talep edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.667,08-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 825,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.841,75-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 60,00-TL elektronik tebligat, 447,00-TL 5,25-TL (KEP) posta masrafı, 2.200,00-TL bilirkişi ücreti, 825,33-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.807,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza