T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/740 Esas
KARAR NO : 2025/955
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin park ve bahçeler için gerekli ürünlerin imalat, alımı, satımı ve montajı işi üzerine iştikal eden bir firma olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında müvekkili firma davalı borçlu Toki nezdindeki... nolu ihaleye konu Şanlıurfa İli Haliliye İlçesi ...mahalleleri millet bahçesi inşaatları ile altyapı ve çevre düzenlemesi işinin yapılması konusunda anlaşma nedeniyle aralarında cari hesap şeklinde devam eden ve muhtelif faturadan ibaret bir ticari ilişki olduğunu, son olarak davalı borçlunun müvekkiline olan cari hesap ve bu hesaba bağlı muhtelif faturalardan kaynaklı olan toplam 403.681,17.-TL'lik bakiye borcunu ödemediğini, aradan geçen zamana rağmen tacir olan davalı yan tarafından müvekkili şirkete 09.08.2023 tarih... nolu 416.658.-TL bedelli iade faturasının kötüniyetli olarak teslimi ve montajı yapılmış olan ürünlerin bedelini ödememek amacıyla, keşide ederek gönderdiğini, dayanak olarakta 29.06.2022 tarihli... sayılı faturanın gösterildiğini, hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olarak borcun ödenmesini ötelemek amaçlı işbu iade faturasının müvekkilce kabul edilmeyerek Torbalı ... Noterliği'nin 14.08.2023 tarih ve... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile iade faturasına itiraz edildiğini ve işlemsiz olarak davalı şirkete iade edildiğini, borcun ödenmesine yönelik olarak davalı borçlu aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yasal süresi içerinde haksız ve kötüniyetli olarak icra müdürlüğünün yetkisine ve icra takibine konu borca ve borcun ferrilerine itiraz ettiğini, yapılan yetki ve borca itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğunu, dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de taraflarca anlaşma sağlanamadığını, yetkili icra müdürlüğünün alacaklının ikametgahının bulunduğu Torbalı İcra Müdürlüğü olup yetki itirazının yasal dayanağı olmaması nedeniyle iptaline karar verilmesini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davalı-borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, Torbalı İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı icra takibinin devamına, davalı-borçludan itirazın iptali istenen alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı gerekçeler ile açılan davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında 24.12.2021 tarihli imzalanan sözleşme ile; Şanlıurfa İli Haliliye İlçesi ...Mahalleleri Millet Bahçesi İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi işi kapsamında sözleşmenin 3. Maddesinde de belirtildiği üzere; "Sözleşme ekinde bulunan teknik şartname- Proje Detayı ve Mahal Listesinde yer alan ürünlerin yerinde ve zamanında üretiminin ve imalatlarının yapılması konusunda KDV dahil 5.664.000-TL bedel ile anahtar teslimi yapımı konusunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra 21.02.2022 tarihli ek protokol ile bu bedelinin toplamda KDV dahil 6.000.000-TL olarak revize edilmesine karar verildiğini, taraflar arasında mutabık kalınan bedelin bir kısmının, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa teslim edilen çekler ile, bir kısmının ise banka hesabına havale edilerek ödendiğini, ödeme şeklinin nasıl olacağının sözleşme içerisinde de yer aldığını,
sözleşmenin 13. Maddesinde yapılacak işe ait iş kalemlerin ayrıntılı bir şekilde birim fiyatları ile birlikte yazıldığını, sözleşmenin 2. Maddesinde; iş bu sözleşme kapsamında yapılacak iş'in, imalatların, malzemelerin miktarında ya da kalitesinde, projelerde veya iş'in süresinde yapılacak herhangi bir değişiklik ancak taraflarca usulüne uygun bir ek sözleşme imzalanarak yapılabileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin muhasebesi tarafından yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafça düzenlenen faturalarda sözleşmeye aykırı bir takım bedeller ile faturalar düzenlendiğinin görülmesi üzerine 30.09.2022 tarih ve ...Seri Nolu 1.458.485,00-TL tutarında iade faturası düzenlemiş olup bu faturanın davacı tarafça da kabul edildiğini, davacı tarafça 29.06.2022 tarih ve ... seri nolu 1.051.362,06-TL tutarına kesilen ve içeriğinde 1 adet Pergole (özel üretim) adıyla faturaya 353.100,00-TL(KDV hariç) eklenen ürün bedelinin sözleşmede aynı ürün için belirlenen bedelin 7 katı tutarında kesildiği fark edilince bu faturanında iade edilmek istendiğini, ancak davacı tarafın bir hata olduğunu ve düzeltileceğini belirterek müvekkilini uzunca bir süre oyaladığını, davacı tarafça daha öncede hatalı bedelli düzenlenen faturalar ile ilgili müvekkili şirketin yaptığı iade işlemine bir itiraz yapılmadığından, müvekkilinin, Pergole adı altında kesilen faturanın düzletilmesini uzunca bir süre beklediğini, yapılan onlarca sözlü ve yazılı (mail ve watsapp yazışmalarına) görüşmelere rağmen olumlu sonuç alamayacağını anlayan müvekkili şirketin 09.08.2023 tarih ... seri nolu, 416.658,00-TL tutarında hatalı ve fahiş bedel ile fatura edilen Pergole için iade faturası düzenleyerek davacı tarafa gönderdiğini, davacı tarafın aradan geçen zamanı bahane ederek düzenlenen faturaya kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, 17.08.2022 tarihinde Torbalı İcra Dairesinin... esas nolu takip dosyası ile takibe dayanak olarak cari hesap ektresi ve 09.09.2022 tarih, ... seri ve 28.09.2022 tarih, ... seri nolu faturalardan alacaklı kalındığı iddia edildiğini, bu işlemin ile hatalı olduğunun farkında oldukları Pergole faturasına dayanmayarak hatalarını örtmeye çalıştıklarını, haksız yapılan bu takip işlemine süresi içerisinde taraflarınca itiraz edildiğini, itiraz dilekçelerinde bu hususun açıkça belirtildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan EK 5 adlı belgeden fiyat teklifinden müvekkili şirketin haberinin olmadığını, ilgili evrak incelendiğinde müvekkili şirketin imzasının olmadığını, hiçbir şekilde müvekkilinden onay alınmadığını, müvekkili şirket ile imzalanan sözleşme de açıkça yapılacak olan Pergolelerin kaç metre olduğunun yazmadığını, sözleşme ekindeki teknik şartnamede Proje Detayı ve Mahal Listesine göre üretim yapılacağının kararlaştırıldığını, adet bazlı fiyatlar belirlendiğini, adet bazında kararlaştırılan fiyatın ise 52.500-TL olduğunu, kesilen diğer Pergole faturaları incelendiğinde yine sözleşmeye aykırı bir şekilde adet bazında 70.650-TL üzerinden fiyatlandırıldığının daha sonra müvekkili tarafından kesilen 30.09.2022 tarih ve... Seri Nolu 1.458.485,00-TL tutarındaki toplu iade faturası ile fiyatların sözleşmede belirtilen seviyeye getirildiğinin görüldüğünü, davacı tarafın her seferinde sözleşmeye aykırı fiyatlar ile faturalar düzenleyerek müvekkilini hata yapmaya yönlendirdiğini, son olarak da taraflar arasında ihtilafa konu Pergole (özel üretim) adı ile sözleşmeye aykırı fahiş fatura düzenleyerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, yüksek faturalandırmaya gerekçe gösterilen özel üretim kelimesinin tamamıyla mahkemeyi yanıltma amacı güttüğünü, sözleşmede adet bazlı anlaşılan ve hiçbir şekilde metraj belirtilmeyen Pergole sistemi için müvekkilinden aynı proje içerisinde ve aynı dönemde yapıldığı halde anlaşılanın 7 katı üzerinde fiyat talep edildiğini, bu durumun Türk Medeni Kanununda düzenlenen İyi Niyet ve Dürüst Davranma ilkelerine de aykırılık teşkil ettiğini, davacının müvekkili şirkete sunduğu bir fiyat teklifi olmadığı gibi, daha sonra mail yolu ile müvekkiline iletilen cari hesaba itiraz edildiğini, proje kapsamında yapılan Pergole ek bir iş olmayıp idarenin talebi ile proje içerisinde imal edilen bir ürün olduğunu, bu hususun Toki başkanlığından ilgili işe ait teknik şartname-proje ve mahal listeleri istendiğinde görüleceğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirketten alacaklı olmadığını, yapmış olduğu işlere ait ödemeleri fazlası ile yapıldığını, 1.02.2022 tarihli ek protokol ile işin toplam bedelinin toplamda KDV dahil 6.000.000-TL olarak revize edildiği protokolde tarafların biri birilerinden fiyat farkı talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığını,
Bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli icra takibi yaparak müvekkilin itibarını zedeleyen davacı aleyhine %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-Torbalı Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Torbalı İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
7-Davacı vekilinin 01/10/2025 havale tarihli feragat dilekçesi,
8-Davalı vekilinin 01/10/2025 havale tarihli beyan dilekçesi,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasında Şanlıurfa İli, Haliliye ilçesi,... Mahalleleri ... Ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında bulunan ticari ilişkiye binaen davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı işlerden kaynaklı olarak davalı şirket adına düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/02/2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili 01/10/2025 havale tarihli dilekçesi ile davalı yan ile imzalanan Sulh Protokolü kapsamında davadan feragat ettiklerini, davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, arabuluculuk ücretinin taraflarca yarı yarıya karşılanacağını beyan etmiştir.
Vekaletnamesinde davadan feragati kabul etmeye ilişkin olarak özel yetkisi bulunan davalı vekili dosyaya sunduğu 01/10/2025 havale tarihli dilekçesi ile davacı yan ile imzalanan sulh protokolü kapsamında davadan feragati kabul ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, arabuluculuk ücretinin taraflarca yarı yarıya karşılanacağını beyan etmiştir.
Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Torbalı Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Torbalı İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davacı vekilinin 01/10/2025 havale tarihli feragat dilekçesi, davalı vekilinin 01/10/2025 havale tarihli beyan dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında Şanlıurfa İli, Haliliye ilçesi,... Mahalleleri Millet Bahçesi İnşaatı İl Altyapı Ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında bulunan ticari ilişkiye binaen davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı işlerden kaynaklı olarak davalı şirket adına düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekilinin 01/10/2025 havale tarihli dilekçesi ile davalı yan ile imzalanan Sulh Protokolü kapsamında davadan feragat ettiklerini, davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, arabuluculuk ücretinin taraflarca yarı yarıya karşılanacağını beyan ettiği, davalı vekilinin ise 01/10/2025 havale tarihli beyan dilekçesinde davacı yan ile imzalanan sulh protokolü kapsamında davadan feragati kabul ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, arabuluculuk ücretinin taraflarca yarı yarıya karşılanacağını beyan ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, feragat olgusunun taraflar arasındaki anlaşmaya binaen gerçekleşmesi çerçevesinde her iki taraf vekilinin beyanları doğrultusunda arabuluculuk ücretinin taraflardan eşit şekilde ve yarı yarıya tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın feragat sebebiyle REDDİNE,
2-Feragatin ön inceleme duruşmasından sonra yapılmış olması nedeni ile 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca 2/3 oranında alınması gereken 410,26-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 4.875,46-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.465,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Vekalet ücreti talep etmedikleri yönündeki beyanları göz önünde bulundurularak taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 1.560,00-TL'sinin davalı şirketten, 1.560,00-TL'sinin ise davacı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır