T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/870
KARAR NO : 2025/29
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2023
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.06.2023 tarihinde,... plakalı aracın müvekkili ...'ya ait ...plakalı araca çarpması sonucu, çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda...plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddesini ihlal ettiği, bu nedenle asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumuna sebebiyet veren... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olup, müvekkiline ait araçta meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin müvekkiline
ödenmesi gerektiğini, gerçek zararın hesap edilmesini, hasar bedeli hesap edilirken iskonto yapılmasının
mümkün olmadığını, indirim konusu yapılan iskonto miktarının da davalı sigorta şirketince müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığnıı beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin... plaka sayılı aracında meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybı bedelinin belirlenerek fazlaya, faize ve munzam zararlara ilişkin hakları saklı kalmak ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme sürecinde ileride kesinleşecek değere göre artırılmak üzere şimdilik 10,00-TL maddi hasardan, 10,00-TL değer kaybından kaynaklanan toplam 20,00-
TL tutarındaki maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan
tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 21/01/2023-21/01/2024 tarihleri arasında 120.000,00-TL poliçe limiti ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin genel müdürlüğünün adresi İstanbul ilinde olması sebebiyle dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını,
davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmemiş olduğundan, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranlarının
ve gerçek zararın tespiti için bilirkiiş raporu alınması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından dava konusu maddi hasar talebine
ilişkin aracın onarımı için ekspertiz raporu doğrultusunda maddi hasara ilişkin 09/08/2023
tarihinde 63.460,76-TL ödeme yapıldığını, poliçeden kaynaklanan tüm
sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcunun kalmadığını, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğnii, yedek parça ve işçilik bedellerine en az %32 oranında aksi halde geneml sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulanması gerektiğini, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, dğer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin yaptığı tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın daha önce hasap alıp almadığına ilişkin tramer kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödene yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadığını, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, davanın sigortalı... etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-Torbalı Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-12/06/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
3-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 12/06/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin davacıtarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, açılan hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evraklar,
4-Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 12/06/2023 tarihi ve mevcut durum itibariyle 35 TKL 37 ve ... plakalı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
5-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
6-Bilirkişi heyetinin 15/04/2024 havale tarihli raporları,
7-Otomotiv bilirkişinin 04/12/2024 havale tarihli ek raporu,
8-Davacı vekilinin 04/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 12/06/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...ya ait... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ile hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ile belirlenecek hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedelinden, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru çerçevesinde,... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketi tarafından ödendiği iddia edilen hasar onarım bedeli ile değer kaybı bedellerinin mahsubu ile bakiye hasar bedeli ve değer kaybı tazminat bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden daval...Anonim Şirketinden tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde birden fazla davalının olduğu davalar açısından davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, dava konusu trafik kazasının İzmir İli, Torbalı ilçesinde vuku bulduğu, davacının yerleşim yerinin İzmir İli, Torbalı ilçesinde olduğu, ayrıca davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu trafik kazasının 12/062023 tarihinde vuku bulduğu, akabinde davalı sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığı, davanın ise 13/11/2023 tarihinde ikame edildiği, haksız fiil tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği gibi henüz yaklaşık olarak 5 aylık bir süre geçmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin soyut ve gerekçesiz, aynı zamanda yasa hükümlerine aykırılık teşkil eden ve temel hukuki bilgilerden yoksun, yalnızca mahkemeyi yanıltma ve yargılamayı uzatma amacı taşıdığı kanaatine varılan zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bilirkişi ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 12/06/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, ödeme evrakları, dava konusu...plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu, dava dilekçesine ekli fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları ve sair deliller göz önünde bulundurularak, ... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 12/06/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile 02/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ile hasarın onarım bedeli ve hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 15/04/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak,... plakalı kamyon sürücüsü ...nun önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü...nın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, davacı aracının hasar miktarına ilişkin hiçbir belge, rapor vs.
bulunmadığından onarım bedeli hesaplama yapılamadığı, değer kaybı bakımından dosya içeriğinde, davacı aracının hasar miktarına ilişkin hiçbir belge, rapor vs. bulunmadığından ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları sunulu olmadığından değer kaybı hesaplaması yapılamadığı, onarım bedeli ve değer kaybı hesaplaması yapılabilmesi için, davaya konu ve davacıya ait... Tramer kayıtlarının istenmesi, aracın hasar ve onarımına ilişkin (değer kaybı ve onarım bedeli tespiti için) kaza eksper raporu ve varsa diğer raporlar, fatura vs. sunulması gerektiğini mütalaa etmişlerdir.
Eksik bilgi ve belgelerin tamamlanması akabinde dosyanın 15/04/2024 havale tarihli raporu tanzim eden bilirkişi heyetinde yer alan otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 12/06/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, ödeme evrakları, dava konus... plakalı araca ait tramer kaydı, davacı vekili tarafından 06/05/2024 havale tarihli raporu ekinde sunulan ekspertiz raporu, dava dilekçesine ekli fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları ve sair deliller göz önünde bulundurularak; 02/02/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ile hasarın onarım bedeli ve hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, otomotiv bilirkişi 04/12/2024 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; onarım bedeli bakımından davaya konu ... marka 2006 model aracın hasar onarım bedelinin, kaza tarihi itibarıyla iskontosuz onarım bedelinin; 047.825,94 yedek parça 25.200,00-TL işçilik olmak üzere toplam 73.025,94-TL+KDV, KDV dahil 86.170,60-TL olduğu,
mahkemenin nihai kararı bu yönde olması durumunda hesaplanan iskontosuz onarım bedelinden, 07.12.2023 tarihinde ödenmiş 63.460,76-TL hasar ödemesi düşüldüğünde (86.170,60-TL-63.460,76-TL), bakiye
farkın 22.709,84-TL olacağı, iskontolu onarım bedelinin 38.260,76-TL yedek parça, 25.200,00-TL işçilik olmak üzere toplam 63.460,76-TL+KDV, KDV dahil 74.883,69-TL olduğu, mahkemenin nihai kararı bu yönde olması durumunda; hesaplanan iskontolu onarım bedelinden, 07.12.2023 tarihinde ödenmiş 63.460,76-TL hasar ödemesi düşüldüğünde (74.883,69-TL-63.460,76-TL) bakiye farkın 11.422,93-TL olacağı,
değer kaybı bakımından 2006 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 300.000,00-TL ile 310.000,00-TL olduğu, ortalama değerinin 305.000,00-TL olduğu, Yargıtay 17. HD.'nin gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (350.000,00-TL) onarım sonrası rayici (305.000,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve
değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 45.000,00-TL olduğu, mahkemenin nihai kararı bu yönde olması durumunda; hesaplanan bedelden, 07.12.2023 tarihinde ödenmiş 24.971,33-TL değer kaybı bedeli ödemesi düşüldüğünde (45.000,00-TL-24.971,33-TL), bakiye farkın
20.028,67-TL olacağı,
hasar ile kazanın uyumlu, olduğu, hasar/rayiç oranına göre onarımının ekonomik oduğu PERT’e gerek
olmadığı, ZMMS Poliçe limitinin 120.000 TL olduğu, iskontolu hasar bedeli (74.883,69-TL) ile değer kaybı bedeli (45.000-TL) toplandığında, toplam
tazminatın 119.883,69-TL olduğu, iskontosuz hasar bedeli (86.170,60-TL) ile değer kaybı bedeli (45.000,00-TL) toplandığında, toplam tazminatın 131.170,60-TL olduğu, (poliçe limitini 11.170,60-TL aştığı),
davalı sigorta şirketinin dava öncesi toplam ödemesinin (63.460,76-TL hasar+24.971,33-TL değer kaybı) toplam 88.432,09-TL olduğu, 120.000,00-TL 2023 yılı ZMMS limiti 120.000,00-TL’den düşüldüğünde farkın 31.567,91-TL olduğunu mütalaa etmiştir.
Davacı vekilinin otomotiv alanında uzman bilirkişinin 04/12/2024 havale tarihli ek raporuna karşı beyan ve itirazlarının, değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun olarak, mahkememiz ara kararı doğrultusunda serbest piyasa araştırması yapılıp araştırma sonuçlarına raporda somut bir şekilde yer verilmek suretiyle belirlendiği, itirazların soyut beyandan ibaret olup somut bir veri içermediği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 04/12/2024 havale tarihli bedel artırım talebini içerir dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 11.422,93-TL'ye, değer kaybı bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 24.971,33-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 23/08/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 05/09/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı vekilince sunulan 04/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirtilen dava değeri 11.422,93-TL'ye, değer kaybı bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirtilen dava değeri 24.971,33-TL'ye arttırılmış ise de, bilirkişilerce bakiye hasar onarım bedelinin 11.422,93-TL, bakiye değer kaybı bedelinin ise 20.028,67-TL olarak belirlendiği, raporun ibrazı akabinde 06/01/2025 tarihinde bilirkişilerce belirlenen bakiye onarım bedeli yönünden 11.539,24-TL ile bakiye değer kaybı bedeli 20.028,67-TL tutarındaki bedellerin davacı tarafa ödendiği, bu kapsamda davanın konusuz kaldığı kanaatine varılmıştır.
İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça ikame edilen dava kapsamında talep edilen alacağın davalı tarafça ödendiği, davalı tarafın ödeme yapmak suretiyle davanın haklılığını kabul etmiş olduğu dikkate alındığında, hukuk yargılamasının genel ilkelerinden olan ''Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır.'' ilkesi gereğince haksız olduğunu kabul etmiş olan davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı izahtan varestedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Torbalı Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 12/06/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ...Anonim Şirketi nezdinde ...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 12/06/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin davacıtarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, açılan hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evraklar, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 12/06/2023 tarihi ve mevcut durum itibariyle... plakalı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde...plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, bilirkişi heyetinin 15/04/2024 havale tarihli raporları, otomotiv bilirkişinin 04/12/2024 havale tarihli ek raporu, davacı vekilinin 04/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 12/06/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davac...'ya ait... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ile hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının ne kadar olduğunun belirlenmesi ile belirlenecek hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedelinden, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru çerçevesinde, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketi tarafından ödendiği iddia edilen hasar onarım bedeli ile değer kaybı bedellerinin mahsubu ile bakiye hasar bedeli ve değer kaybı tazminat bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketinden tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının... plakalı kamyonet sürücüsü ...nun 12.06.2023 günü saat 18.30 sıralarında İzmir İli, Torbalı ilçesi, Yeşillik Mahallesi, Aydın Caddesi üzerinde düz şekilde ilerlerken, önündeki trafiğin yavaşlaması ile duramaması sonucu, ön kısımları ile hemen ön ile sürücü...nın sevk ve idaresindeki... plakalı araca arka kısımlarından çarpması neticesinde vuku bulduğu, trafik kazasının oluşumunda... plakalı kamyonet sürücüsü ...'nun %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, oluşan hasarın onarım bedelinin 86.170,60-TL olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline mahsuben davacı tarafa 07.12.2023 tarihinde ödenen 63.460,76-TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye onarım bedeli alacağının 22.709,84-TL olduğu, hasar sebebiyle araçta değer kaybı meydana geldiği, aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 350.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin ise 305.000,00-TL olması çerçevesinde araçta oluşan değer kaybı bedelinin 45.000,00-TL olduğu, dava açılmadan önce yapılan başvuru neticesinde değer kaybı bedeline mahsuben 07/12/2023 tarihinde davacı tarafa 24.971,33-TL ödendiği, ödenen bedel mahsup edildiğinde talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedelinin 20.028,67-TL olduğu, davacı vekilinin 04/12/2024 havale tarihli bedel artırım talebini içerir dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 11.422,93-TL'ye, değer kaybı bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 24.971,33-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davacı vekilince sunulan 04/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile hasar bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirtilen dava değeri 11.422,93-TL'ye, değer kaybı bedeline ilişkin 10,00-TL olarak belirtilen dava değeri 24.971,33-TL'ye arttırılmış ise de, bilirkişilerce bakiye hasar onarım bedelinin 11.422,93-TL, bakiye değer kaybı bedelinin ise 20.028,67-TL olarak belirlendiği, raporun ibrazı akabinde 06/01/2025 tarihinde bilirkişilerce belirlenen bakiye onarım bedeli yönünden 11.539,24-TL ile bakiye değer kaybı bedeli yönünden 20.028,67-TL tutarındaki bedellerin davacı tarafa ödendiği, bu kapsamda davanın bakiye onarım bedeli yönünden 11.539,24-TL ve bakiye değer kaybı bedeli yönünden 20.028,67-TL ile sınırlı olmak üzere konusuz kaldığı, yapılan ödeme ile davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafın haklılığının bakiye onarım bedeli yönünden 11.539,24-TL ve bakiye değer kaybı bedeli yönünden 20.028,67-TL ile sınırlı olmak üzere kabul edildiği, 4.942,66-TL değer kaybı bedeli yönünden ise bedel artırım dilekçesine konu edilen talebin herhangi bir haklılığı bulunmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava ve bedel artırım dilekçeleri kapsamında davasını kısmen ispatladığı, ispatlanan kısım yönünden davalı tarafça yapılan ödeme sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına, 4.942,66-TL değer kaybı bedeli yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın bedel artırım dilekçesine konu edilen 11.422,93-TL hasar onarım bedeli ve 24.971,33-TL değer kaybı bedelinin 20.028,67-TL'si yönünden konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-4.942,66-TL değer kaybı bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 918,88-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın ve 622,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 27,03-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 90,00-TL elektronik tebligat, 87,75-TL posta+KEP masrafı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.177,75-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 4.942,66-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 2.696,28-TL'sinin davalıdan, 423,72-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/01/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır