T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/946 Esas
KARAR NO : 2024/412
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/08/2020
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/02/2020 tarihinde davalı ... tarafından ZMMS sigortalı ... poliçe numarası ile sigortalı ... plakalı araç şoförü ... gözetimindeki aracın kaza geçirdiğini, şoförün öldüğünü ve müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını,... plakalı araç sürücüsü dava dış...n kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin ağır yaralanmasından dolayı uğramış olduğu zarar için 100 TL maddi tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ...ayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, 21.02.2020 tarihinde sigortalı aracın yapmış olduğu kaza neticesinde davacının maluliyeti sebebiyle maddi tazminat talebiyle huzurdaki dava ikame edilmişse de haksız davanın reddi gerekmekte olduğunu, davaya konu kaza araç sürücüsünün kalp krizi nedeniyle gerçekleştiğinden trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce 24/03/2022 tarihinde "...dava dışı sürücü ...'ın 21/02/2020 tarihinde... plaka sayılı araç İzmir İli, Menderes Caddesi üzerinde Gürçeşme yönünde meydana geldiği, kaza sırasında...n kalp krizi geçirdiğini ve direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüje çıkarak önce ağaca sonra aydınlatma direğine çarparak tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve bu suretle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47. ve 52. Maddelerine aykırı davranışı nedeniyle kazanın oluşumunda asli ve takdiren yüzde yüz oranında kusurlu bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı ... dava dışı... sevk ve idaresinde bulunan ve kazaya karışan... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısıdır. Bu şekilde meydana gelen kazada dosyada mevcut raporlara göre davacının yüzde on oranında daimi maluliyetinin bulunduğu ve kırk beş gün süre ile geçici iş göremezlik durumunun bulunduğu, davacının davalı ... şirketinden dava dışı sigortalının kusuruna isabet eden geçici ve daimi maluliyet tazminatı miktarının 128.417,57 TL tutarında talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Söz konusu tazminat tutarı ise davalı ... tarafından düzenlenen sigorta poliçesi limitleri dahilinde kalmaktadır. Bu itibarla söz konusu bu tazminatlardan davalı ... sorumludur. Dosya kapsamından davalı ... vekili dava dışı sürücünün kalp krizi geçirmek suretiyle trafik kazası meydana geldiğini, dolayısıyla dava dışı sigortalıya atfedilebilecek bir kusurunun bulunmadığını, buradan hareketle de bu durumu trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu ve müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir tazminattan sorumlu tutulamayacağını savunmuş ise de mahkememizce dava dışı müteveffa sigortalının araç ile seyir halinde iken kalp krizi geçirmesi nedeniyle vefatı ve kazanın meydana gelmesi durumu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 86. Maddesi kapsamında mücbir sebep olarak kabul edilmemiştir. Zira sürücünün ani ölümü, kendini kaybetmesi gibi olaylar aracın işletilmesine yabancı olan olaylardan değildir. Araç sürücüsünün kalp krizi geçirmesi mücbir sebebin hariciliği unsuruna uymamaktadır ve bu itibarla mücbir sebep kabul edilebilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/11 - 1096 esas 2013/382 karar sayılı ilamı ile bu husus benimsenmiş ve uygulanagelmiştir. Bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 23/11/2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile "...somut olay incelendiğinde, davalı ... vekili kazanın, sürücünün kalp krizi geçirmesi sonucu olduğu yönünde savunma yapmıştır. Ceza soruşturmasında İzmir Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünce verilen raporda, kişinin ölümünün kalp damar hastalığı sonucu meydana gelmiş olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının sürücü eşi olan...n kaza tarihinden önceki tedavi evraklarının SGK' dan celbi ile kazanın sürücünün kalp krizi sonucu mu gerçekleştiği yoksa kaza sonucu mu sürücünün kalp krizi geçirdiği hususunda ATK ilgili Dairesinden rapor alınarak, trafik kazasının şayet kalp krizi sonucu gerçekleştiği kabul edilecekse bu durumun KTK nun 86. maddesinde sayılan sigorta şirketinin sorumluluğunu sona erdiren mücbir sebep kabul edilip edilemeceği üzerinde durularak yapılacak değerlendirme sonucunda bir karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının belirtilen yönden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. Heyet takdirine sunulur." şeklinde karar verilmiştir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek 11/12/2023 tarihli tensip tutanağı gereğince İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak... T.C kimlik numaralı dava dışı sürücü...'ın mahkememiz dava dosyasına konu 21/02/2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından önceki tedaviye ilişkin evrakları dosya muhteviyatına kazandırılmış ve 21/03/2024 tarihli duruşmada dosyanın ATK ilgili dairesine gönderilerek tüm dosya kapsamı ve sürücü...'ın kaza tarihinden önceki tedavi evraklarının dikkate alınarak dava konusu 21/02/2020 tarihinde meydana gelen kazanın sürücünün kalp krizi sonucu mu gerçekleştiği yoksa kaza sonucu mu sürücünün kalp krizi geçirdiği hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilerek dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24/05/2024 tarihli raporda özetle; 21/02/2020 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazası nedeniyle götürüldüğü hastanede yapılan müdahalelere yanıt vermeyerek öldüğü bildirilen 05/01/1970 doğumlu... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgeler ile otopsi raporunda bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde; otopsisinde tespit edilen sternum ve kot kırıklarının lokalizasyonları ve özellikleri dikkate alındığında yeniden canlandırma işlemleri esnasında husulünün mümkün olduğu, tıbbi belgede tarif edilen ve otopsisinde dış muayenede tespit edilen travmatik değişimlerin lokalizasyonları, özellikleri, ağırlıkları itibariyle ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadıkları, iç muayenede kafatasında kırık, kafa içi kanama, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanması tanımlanmadığına göre kişinin travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, otopsisinde alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan tetkikinde aranan toksik maddelerin bulunmadığı ve ölümün meydana geliş şekli dikkate alındığında kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı, adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin kalp yetmezliği, kalp damar hastalığı, yüksek tansiyon tanılarıyla takip ve tedavisinin yapıldığı, 21/02/2020 tarihinde sürücüsü olduğu araç ile seyir halinde iken önce orta refüje, devamında aracının ön kısımları ile orta refüjde bulunan ağaca ve aydınlatma direğine çarparak tek taraflı araç içi trafik kazasına maruz kaldığı, 112 acil servisin çağrıldığı, yapılan muayenesinde solunum ve dolaşımı olmadığının tespit edildiği, götürüldüğü hastanede yeniden canlandırma işlemleri uygulandığı, cevap alınamadığının kayıtlı olduğu, otopsisinde ölümüne neden olabilecek travmatik değişim ve toksik madde bulunmadığı, kalp ve akciğer ağırlıklarında artma, kalp duvar kalınlıklarında artma, kalp damarlarında orta-ileri derecede daraltıcı vasıfta aterom plakları, kalp kesitlerinde geçirilmiş miyokard enfarktüsüne bağlı 10x6 cm nedbe alanı ve duvar kalınlığında incelme görüldüğü, diğer iç organlarda tespit edilen makroskopik bulgular ile iç organların histopatolojik tetkikinde; Kalp: Myokardda hipertrofi ve skarlaşma, koroner arterde lümeni orta derecede daraltıcı nitelikte kalsifiye ateromatöz plak, Akciğerler: Amfizem, intraalveoler pigmentli histiositler, antrakozis, vasküler konjesyon tespit edildiği ve ölümün meydana geliş şekli dikkate alındığında kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin, sürücüsü olduğu araçla seyir halinde iken kendisinde mevcut olan kalp damar hastalığının aktif hale geçmesi sonucu ölüm olayının gerçekleştiği ve kazanın da bu nedenle oluştuğu hususlarında mütalaaya varıldığı bildirilmiştir.
Dava, ZMMS poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ya da kısa adıyla Trafik Sigortası denilmektedir.
2918 sayılı KTK.nun 91. maddesine göre: “İşletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
“Yasanın 85/1. maddesine göre de, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”
Yasanın 91/1. ve 85/1. maddeleri bir arada ele alındığında, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlendiği sonucuna varılabilmektedir. Ancak sigorta şirketini sorumluluktan kurtaran bazı istisnai haller vardır. İşletenin sorumlu tutulmadığı KTK. m.86’daki durumlarda sigortacı da sorumlu olmaz. Bunlardan biri de önceden öngörülmesi olanaksız, karşı konulamayacak türden olağanüstü olaylar yani mücbir sebeptir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, kişinin ölümü üzerine etkili harici travmatik ya da başkaca patalojik bir nedenin tespit edilemediği, kişinin ölümünün kendinde mevcut olan kalp hastalığı sonucu meydana geldiği ve trafik kazasının da bu nedenle gerçekleştiği bildirilmiştir. Bu durumun KTK nun 86. maddesinde sayılan sigorta şirketinin sorumluluğunu sona erdiren mücbir sebep olduğu ve dolayısıyla davacı isteminden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken ancak adli yardım kabulü nedeniyle alınamayan 427,60-TL başvurma harcı ve 8.772,20-TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 9.199,80-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yatırılan gider avansından kullanılan 1,75-TL (KEP) posta masrafı, 80,50-TL elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 82,25-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 20.546,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza