T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/10 Esas
KARAR NO: 2024/3
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/01/2024
KARAR TARİHİ: 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı ... arasında ticari defterlerden ve cari hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere bir ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, davacı ile davalı arasındaki işbu alım satım sebebiyle müvekkili şirket tarafından davalı adına satış faturaları düzenlendiğini, Müvekkil şirket faturaya konu malları aradaki alım satım ilişkisine uygun olarak kararlaştırılan şekilde davalıya göndermiş olup hemen ardından mallara ilişkin faturaları usulüne uygun olarak düzenleyip davalıya tebliğ ederek üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, taraflarınca 14/02/2022 tarihinde İzmir ... İcra Dairesi ... E. Saayılı dosya kapsamında icra takibi başlatılmış olup dosya kapsamındaki tebligatın iade dönmesi neticesinde 10.01.2022 tarihinde borçlunun vefat ettiği ve borçlunun vefatı sonrasında mirasçıları tarafından Biga Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... T. dosyasıyla "Resmen Yönetilme ve Tasfiye İstemli" 02.02.2022 tarihinde dava ikame ettirildiğini, işbu dava ile ekte sunulu gerekçeli karar kapsamında iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verildiğini ve tasfiye memuru olarak Biga Adliyesi İdari İşler Müdürü ... sicil nolu ... seçildiğini, bunun üzerine terekeden borç tahsil etmek için taraflarınca tasfiye memuruna ödeme emri gönderilmiş olup tasfiye memurunun çekilme talebinde bulunması sebebi ile ilgili ödeme emrine yeni tasfiye memuru ... tarafından itiraz edildiğini, malların teslimine ve faturaların tebliğine ilişkin yazılı bildirimler müvekkili şirket tarafından davalı borçluya usulüne uygun olarak yapıldığını, alacak likit, belirli, yargıya muhtaç olmadığından ve vade tarihi belli olduğundan itiraz tamamen kötü niyetli olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek haklı davamızın kabulüyle dosyaya haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, bilinebilir, hesap edilebilir, likit alacak niteliğinde olmasına rağmen yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz sonucunda %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin yanında HMK m.329 uyarınca davalının kötüniyetli olması nedeniyle avukatlık ücretinin de karşı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde takip alacaklısının davacı şirket, borçlunun davalı ... olduğu, takip tarihinin 14/02/2022 olduğu, borçlunun 10/01/2022 tarihinde vefat etmiş olduğu, dava dilekçesinde bu hususun açıkca belirtilmiş olduğu, takibin ölü kişi hakkında açıldığı ve sonrasında tereke temsilcisine karşı devam edildiği görülmüştür.
Eldeki dava, itirazın iptali davası olup, geçerli bir takibin olması dava şartıdır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca ölü kişi hakkında takip yapılamaz; açılan takip mirasçılarına yöneltilemez. Bu husus kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle takibin her aşamasında ve süresiz olarak ileri sürülebilecek nitelikte olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ESas No:2014/12354 Karar No: 2014/16504, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Esas No:2012/14144 Karar No: 2012/17888 kararları bu yöndedir.).
Taraf ehliyeti, 6100 sayılı HMK.'nun 114-(1)-d) maddesinde dava şartları arasında sayılmış ve aynı kanunda, medeni haklardan yararlanma hakkı olarak tanımlanmıştır (m.50). Medeni haklardan yararlanma, yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp, kişinin ölümüne kadar devam eder (4721 s. TMK m. 28). Bu hüküm uyarınca ölü kişinin taraf ehliyeti olmadığı anlaşılmakta ise de, kanunda ölü kişi aleyhine dava açıldığında ne şekilde davranılacağına dair bir hüküm yoktur. Taraf ehliyeti dava şartı olduğundan, ölü kişiye dava açıldığında 6100 sayılı HMK.'nun 124-(3) maddesi uyarınca taraf değişikliği hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu hükümde; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Ölü kişiye karşı dava açılması halinin, maddi bir hatadan kaynaklanmadığı veya dürüstlük kuralına aykırı olmadığı sonucuna varılır ise, taraf değişikliği kabul edilerek davanın mirasçılara yöneltilmesi gerekir. (Yargıtay 15. HD., 10/06/2019 tarih, 2019/1540 E. 2019/2676 K., Yargıtay HGK., 11/09/2013 tarih, 2013/14-612 E. 2013/1297 K.).
Bu açıklamalara göre somut olayda; İzmir ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında borçlu ... hakkında 14/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacaklı vekilinin icra icra müdürlüğüne sunduğu dilekçe ile takip borçlusunun öldüğünü beyan ederek ödeme emrinin tasfiye memuruna çıkarılmasının talep edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine tasfiye memurunun yasal sürede takibe itiraz ettiği, takibin durduğu, alacaklı vekili tarafından (1) yıllık yasal sürede eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, takip borçlusu ...'un 10/01/2022 tarihinde yani takipten önce vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Ölüm ile dava tarihi arasındaki süre, davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanları dikkate alındığında ölü kişiye karşı açılan takibin tereke temsilcisine yöneltilerek takibin geçerli hale gelmeyeceği, ortada usulüne uygun olarak açılmış bir icra takibi bulunmamakta olup bu husus itirazın iptali davasının görülebilmesi açısında dava şartı olduğundan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Usule uygun açılmış icra takibi bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.04/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza