T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1056 Esas
KARAR NO: 2025/414
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/07/2024
KARAR TARİHİ: 02/05/2025
İzmir ... Tüketici Mahkemesinin 23/10/2024 tarihli ... Esas - ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili İzmir ... Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 14/02/2024 tarihinde Silifke ilçesinde, davalı sigorta şirketince ZMM sigortasıyla sigortalı bulunan ve ... hattına ... sevk ve idaresindeki ... plakalı dolmuş ile başka bir aracın çarpışması sonucu gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında, ... plakalı dolmuşta yolcu konumunda bulunan müvekkilin ciddi şekilde yaralanmış ve malul kalmış olduğunu, ... plakalı aracın ... Sigorta A.ş.'ye zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğunu, 22/04/2024 tarihli ... kep başvurusu ile davalı sigorta şirketine söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve müvekkilin sakatlık durumunun bildirildiğini, zararının karşılanması gerektiği ancak söz konusu sigorta şirketi zararı karşılamadığını, ardından İzmir Arabuluculuk Bürosu ... Numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak arabuluculuk taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, bu kaza sebebiyle müvekkilin sağlığında bozulmalar meydana geldiğini, bu durumunun müvekkilin iş hayatını da sekteye uğrayıp maddi anlamda da önemli bir kayıp yaşadığını, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesini,
dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasını, talep etmiştir.
Davalı vekili İzmir ... Tüketici Mahkemesine sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağının taraflarına tebliğ edilmediğini, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarı gerektiğini, davacı taraf herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, davacı, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesine kusurlu olduğundan, trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, davacının, dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu maluliyet taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiğini, Müvekkil şirket ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, "geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, ilgili giderlerin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, SGK tarafından karşılanması gerekirken haksız olarak müvekkil sigorta şirketinden talep edilmiş bulunan “geçici iş göremezlik” tazminatının reddini talep ettiklerini,
Müvekkil şirket nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesin vadesi 28.11.2022-2023 tarihleri arasında olacak şekilde düzenlendiğini, poliçe başlangıcı AYM iptal kararının yayım tarihi olan 14.02.2023’ten önce olduğunu,
Müvekkil şirketin poliçeyi kestiği ve dolayısı ile primi belirlediği tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartlarına göre uygulanması gereken faizin %1,65 teknik faiz olduğunu, müvekkil şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, 14/02/2024 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası neticesinde davalı sürücünün kusurlu olduğu iddiasıyla davacının yaralanmasına bağlı olarak kalıcı iş göremezlik oluşup oluşmadığı ile bunlardan kaynaklı alacakların belirlenerek davalıdan kaza tarihi 14/02/2024' den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin, 29/04/2025 tarihli dilekçesi ile davalı ile sulh olduklarını belirterek davalı yönünden açtığı davadan feragat edildiğini, arabuluculuk ücreti hariç olmak üzere yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığının bildirdiği görülmüştür.
Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili 29/04/2025 tarihli dilekçesinde, davalı sigorta şirketi ile yapmış oldukları ibraname ve sulh anlaşması uyarınca tazminatın ödenmesi sebebiyle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı vekilinin 29/04/2025 tarihli feragat dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye ilişkin özel yetkisi bulunan davacı vekilinin 29/04/2025 havale tarihli feragat dilekçelerindeki beyanı ile davadan feragat ettikleri anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın feragat sebebiyle REDDİNE,
2-Feragatın ilk duruşmadan sonra yapılmış olması nedeni ile Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca 2/3 oranında hükmedilmesi gereken 410,27 TL karar ve ilam harcının, davanın açıldığı sırada peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 17,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer ve gerek olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı