T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/108 Esas
KARAR NO : 2025/484
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.08.2023 tarihinde dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki, davacı üzerine kayıtlı... Alman plakalı araç ile, Şehit Burak Boz Caddesi istikametinden gelip Şehir Ömer Halis Demir Cadde kavşağına giriş yaparken; davalı ...’ın maliki olduğu ... plakalı aracın Sanayi Caddesini takiben anılan kavşağa kontrolsüz şekilde girerek aracın sol kısımları ile müvekkilinin aracının sağ ön çamurluk kısmına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tazmini için ... plakalı aracın ZMMS'si konumunda bulunan davalı...AŞ.'ye 25.12.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, yapılan başvuruya yanıt verilmidğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, kazada ... plakalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağı düzenlemeksizin olay yerini terk ettiğini, davacının polis memurunu çağırması sonucu kaza tespit tutanağının tutulduğunu, araç malikinin...olduğunun polis memurları tarafından düzenlenen tutanaktan öğrenildiğini, müvekkilinin ikamet ettiği Almanya'ya döndüğünü, araçta meydana gelen hasarın tespiti için Almanya'daki ...yetkili servisime aracını muayene ettirdiğini ve tamir masraflarını da içerir rapor aldığını, söz konusu 18.09.2023 tarihli bilirkişi raporu neticesinde müvekkiline ait araçta 4.887,81 Euro hasar oluştuğu tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinee 20.10.2023 tarihinde 145,56 Euro tutarında bir ödeme yapılmışsa da, söz konusu ödemenin zararın giderilmesi için yeterli olmadığını, bununla birlikte müvekkilin aracında kaza sonrası değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybının bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını, davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı...Anonim Şirketinin sigortalısının yol açtığı tazminat ve giderlerini ödemekle yükümlü olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, müvekkilinin aracında meydana gelen toplam KDV dahil bakiye 4.742,25 Euro tutarındaki maddi hasarın aynen ya da mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası karşılığının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde hasar başvurusunun davalı tarafa tebliğ tarihi olan 25.12.2023 tarihine 8 iş günü eklenmesiyle bulunacak 04.01.2024 tarihinden itibaren, davalı araç ...yönünden ise kaza tarihi olan 21.08.2023 tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline, değer kaybı yönünden şimdilik 50,00 Euro değer kaybının aynen ya da mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden belirlenecek Türk Lirası karşılığının, davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretini davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı...tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 12/08/2023 -12/08/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluk tutarının 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından 145,56 Euro araç hasar tutarının 19.10.2023 tarihinde başvuran tarafa ödenerek poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluk yerine getirildiğini, müvekkil şirketin genel müdürlük adresinin Sarıyer/İstanbul olması sebebiyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ZMMS Genel Şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yabancı plakalı araçların türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri teminat dışı olduğundan değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete usule uygun şekilde müracaat edilmemiş olması sebebiyle huzurdaki başvurunun esasa girilmeksizin usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan eksper raporuyla talep miktarı kesin ve net şekilde belirlenmişken belirsiz alacak davası açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından, başvuru sahibine maddi hasar bedeli ödenmiş olup; müvekkil şirketin karşı tarafa karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, araç hasarı talebi yönünden; karşı yanın somut maddi zararını ifade eden, kendileri tarafından bakiye maddi hasar ödemesi yapıldığını gösteren bir fatura dosyaya sunulmadığını, kaza sonrasında aracın onarımı gerçekleştirilmiş ve müvekkili sigorta şirketinin bu onarım masrafını ödediğini, davacının somut maddi zararının bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin kdv'den sorumlu olmadığını, 04.12.2021 tarihinden sonra kesilen poliçeler bakımından, 04.12.2021 tarihli “karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” tebliğinin uygulanması gerektiğini, davacıya ait aracın daha evvel başka bir kazaya karışıp karışmadığı hususunun sigorta bilgi merkezi sorulması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yerinde olmadığını, ihbar tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleştiğini beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davalı...Anonim Şirketi nezdinde, ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 21/08/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası,
3-Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 21/08/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plakalı araç ile... plakalı ... şase numaralı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde, davacı...a ait... plakalı ... şase numaralı araca ait olarak bulunan tramer kaydı,
5-Bilirkişi heyetinin 08/07/2024 tarihli raporları,
6-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 21/08/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedelinin davalı...yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı...Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen, değer kaybı bedelinin ise haksız fiil tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalı ...'dan tazmini ile davacı ...'a verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Her ne kadar davalı...Anonim Şirketi vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı...Anonim Şirketi vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Her ne kadar davalı...Anonim Şirketi vekilince, davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketi nezdinde zorunlu olan başvuru dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dava dilekçeleri ekinde sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, keza cevap dilekçesinde de davacı tarafa ödeme yapıldığının belirtildiği, yine cevap dilekçesi ekinde başvurulara ilişkin hasar dosyalarının mahkememize sunulmuş olduğu, bu kapsamda davalı...Anonim Şirketi vekilinin, davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketi nezdinde zorunlu olan başvuru dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin gerekçesiz ve soyut olduğunun dikkate alınması suretiyle reddine karar verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde birden fazla davalının olduğu davalar açısından davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/07/2021 tarihli 608 numaralı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin, İzmir İli mülki idare sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, davalı sigorta şirketinin İzmir İlinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı...Anonim Şirketi vekilinin yetki ilk itirazının reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Davalı...Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 12/08/2023 ile 12/08/2024 tarihleri arasında geçerli olduğu, araç başına teminat limitinin 120.000,00-TL olduğu görülmektedir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 21/08/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası,... plakalı araca ait tamirat evrakları, ekspertiz raporu, dava dilekçesine ekli fotoğraflar ve sair deliller göz önünde bulundurularak; ... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 21/08/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ne kadar olduğu, dava konusu araca ait olarak düzenlenen tamirat evrakının hasar ile uyumlu olup olmadığı ve onarım bedelinin yabancı ülke koşullarına göre makul olup olmadığı, aracın makul tamirat süresinin ne kadar olacağı, aracın tamiratı süresince edinilecek ikame araç bedelinin yabancı ülke şartlarına göre ne kadar olduğunun, ayrıca hasar sebebiyle dava konusu araçta varsa oluşan değer kaybı bedelinin yabancı ülke koşullarına göre yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle ve güncel Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ekinde yer alan değer kaybı hesaplama cetveline göre ayrı ayrı belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 08/07/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; 21.08.2023 tarihinde meydana gelen kazanın oluşumunda ...'ın maliki olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 57/a ve 84/h maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği,...ın maliki olduğu,... plaka sayılı araç sürücüsü...'ın atfi kabil kusurunun olmadığı, dava konusu... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 4.887,81-Euro (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği, davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa hasar tazminat bedeli olarak 20.10.2023 tarihinde 145,56-Euro ödeme yaptığı, buna göre; davalıların bakiye hasar tazminat yükümlülüğü hususundaki nihai kararın ve takdirin mahkemeye ait olduğu, dosya kapsamına göre; bahse konu araçta kaza nedeniyle plastik malzemeden yapılmış olan ön tamponun tamir edilerek boyandığı, araçların, otomotiv piyasasında 2. el alım-satım işlemleri yapılırken ana gövdede meydana gelen hasarlar dikkate alınmakta ve buna göre rayiç bedel değerlendirilmesi yapıldığı, bu nedenle plastik ve mekanik parçalarda meydana gelen hasarlar, onarım tekniği açısından kalıcı bir etkisi olmadığından, bir başka ifadeyle söz konusu araçta değer kaybına konu olabilecek ve işlem gören kaporta parçasının olmaması ve sadece ön tamponun tamir edilerek boyanması nedeniyle değer kaybı oluşmayacağını mütalaa etmişlerdir.
Davacı vekilinin bilirkişi heyetinin 08/07/2024 havale tarihli raporlarına karşı beyanlarının, hasarın plastik aksamda meydana geldiği, plastik aksamda oluşan hasarın değer kaybı oluşturmayacağı, hasarın basit bir boyama işlemi ile onarılabileceği, plastik aksamda oluşan hasarın Almanya şartlarında değer kaybı oluşturduğu beyanının soyut nitelikte olduğu, somut bir veri barındırmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı...Anonim Şirketi vekilinin bilirkişi heyetinin 08/07/2024 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, davalı sigorta şirketinin kaza neticesinde hasar gören aracın orijinal parçalar ile iskonto uygulanmaksızın ve KDV dahil gerçek zarar bedelinden ibaret onarım bedelinden sorumlu olduğu, onarım bedelinin gerçek zarar bedelinin tespitine yönelik olarak Almanya ülkesi verileri dikkate alınarak hesaplandığı anlaşılmakla reddine, sair itirazların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olmaları sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusuru bulunan araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın maliki olduğu gözetildiğinde, davalı...yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihinde vuku bulduğu izahtan varestedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 25/12/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği tarih olan 05/01/2024 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı...Anonim Şirketi nezdinde, ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 21/08/2023 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, yapılan başvuru sonucunda açılan hasar dosyası, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 21/08/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plakalı araç ile... plakalı ...ase numaralı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde, davacı...a ait... plakalı... şase numaralı araca ait olarak bulunan tramer kaydı, bilirkişi heyetinin 08/07/2024 tarihli raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 21/08/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedelinin davalı...yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı...Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen, değer kaybı bedelinin ise haksız fiil tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalı ...'dan tazmini ile davacı ...'a verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davalı...Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin 12/08/2023 ile 12/08/2024 tarihleri arasında geçerli olduğu, araç başına teminat limitinin 120.000,00-TL olduğu, dava açılmadan önce yapılan ödeme neticesinde bakiye teminat limitinin 115.704,23-TL olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile Şehit Burak Boz Caddesi üzerinde Sanayi Caddesi kavşağından bulunan dönel kavşakta dönüş yaptığı esnada aracının sağ ön kısımlarına, Sanayi Caddesi üzerinden dönel kavşağa giriş yapan sürücüsü tespit edilemeyen ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması neticesinde vuku bulduğu, bu kapsamda kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedelinin 4.887,81-EUR olduğu, davalı sigorta şirketinin davacı tarafa hasar tazminat bedeli olarak 20.10.2023 tarihinde 145,56-EUR ödeme yaptığı, bu kapsamda davacı tarafça talep edilebilecek bakiye onarım bedelinin 4.742,25-EUR olduğu, araçta kaza nedeniyle plastik malzemeden yapılmış olan ön tamponun tamir edilerek boyandığı, araçların, otomotiv piyasasında ikinci el alım-satım işlemleri yapılırken ana gövdede meydana gelen hasarlar dikkate alınmakta ve buna göre rayiç bedel değerlendirilmesi yapıldığı, bu nedenle plastik ve mekanik parçalarda meydana gelen hasarlar, onarım tekniği açısından kalıcı bir etkisi olmadığından, bir başka ifadeyle söz konusu araçta değer kaybına konu olabilecek ve işlem gören kaporta parçasının olmaması ve sadece ön tamponun tamir edilerek boyanması nedeniyle değer kaybı meydana gelmediği, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusuru bulunan araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın maliki olduğu gözetildiğinde, davalı...yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihinde vuku bulduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 25/12/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 05/01/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava dilekçesi çerçevesinde iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla onarım bedeli yönünden ispatlaması ancak değer kaybı bedeli yönünden ispatlayamaması dolayısıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 4.742,25-EUR maddi tazminatın, davalı...yönünden haksız fiil tarihi olan 21/08/2023 tarihinden itibaren, davalı...Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti 115.704,23-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği tarih olan 05/01/2024 tarihinden itibaren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının davalılar...ve...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-Değer kaybı tazminatı talebinin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 10.686,88-TL nispi karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.702,01-TL harcının mahsubu ile bakiye 7.984,87-TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı...Anonim Şirketi 5.905,41-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 40,00-TL elektronik tebligat, 295,00-TL fiziki tebligat ücreti, 149,00 TL posta ve kep ücreti, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 2.702,01-TL peşin harcı olmak üzere toplamda 9.113,61-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı...Anonim Şirketi 6.740,20-TL'sinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine,
6-Davalı...Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.649,50-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı...Anonim Şirketi vekiline verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı...Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalılar...ve...Anonim Şirketi vekilinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır