T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1097
KARAR NO : 2025/451
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin,... tescil plakalı,... şase numaralı,... marka,... tip, 2014 model, 6 ton kapasiteli paletli mini ekskavatör iş makinesini, 29.03.2024 tarihinde Bornova... Noterliğinin... yevmiye nolu iş makinasını satış sözleşmesi uyarınca satın aldığını, satıcı davalı şirketin, iş makinesinde herhangi bir ayıp olmadığını ifade ettiğini ancak müvekkilinin söz konusu iş makinesinde ortaya çıkan gizli ayıplar nedeniyle tam randımanlı olarak kullanamadıklarını, müvekkilinin davalı şirkete bu durumu bildirdiğini, davalı şirketin de bilgisi dahilinde iş makinasının bakım için davalı şirketin önerdiği... İş Makinaları Servis Bakım Onarım'a götürüldüğünü, yapılan incelemede iş makinesinin mevcut haliyle kullanmanın büyük risk teşkil ettiği ve parça değişimi yapılması gerektiğinin ifade edildiğini, araçta başka arızaların da mevcut olabileceği ve tamir masraflarının da 98.520,00-TL olduğunu, başka arızaların çıkması halinde rakamın artabileceğinin ifade edildiğini, durumun davalı şirkete bildirildiğini ancak olumsuz dönüş yapıldığını, iş makinesinin tamir edilmediği süre boyunca müvekkilinin maddi zarara uğradığını, bu nedenle iş makinesindeki ayıpların tespiti amacı ile Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesinin...D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, alınan raporda iş makinesinde yapılması gereken parça giderleri toplamda KDV dahil 156.721,70-TL, işçilik giderleri KDV dahil 12.500,00-TL olmak üzere KDV dahil genel toplam 169,221,70-TL onarım bedelli arıza bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca makinede bulunan arızaların makineden beklenen faydayı ortadan kaldıracak şekilde gizli ayıp niteliğinde olduğunun, yaklaşık olarak 2 ay onarım süresinde giderilebileceğinin, muadil bir iş makinesinin aylık maliyetinin tespit tarihi itibariyle yaklaşık olarak 85.000,00-TL, 2 aylık onarım süresince iş makinesi yerine ikame edilecek muadil bir iş makinesinin tespit tarihi (31/05/2024) itibariyle toplam maliyetinin yaklaşık olarak 170.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin işbu rapora itiraz etmediğini, müvekkilinin delil tespitinden sonra;... İş Makinaları Yedek Parçalarından 02.07.2024 tarihinde 69.600,00-TL'ye pompa aldığını,... Makinaya 04.07.2024 tarihinde hidrolik pompası taktırdığını, hidrolik sistem yağını tamamlattığını, hidrolik sistem ayarını yaptırdığını, 19.666,00-TL ödendiğini, iş makinesinin tamir edildikten sonra çalışmaya başladığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; gizli ayıplı olarak satılan iş makinesinden kaynaklanan şimdilik 5.000,00-TL onarım bedeli ve 5.000,00-TL kazanç kaybı olan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davacı ...'e ait nüfus kayıt örnekleri,
3-Davalı...Anonim Şirketi nezdinde 12/01/2024 tarihli kaza nedeniyle ... plakalı araç için düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun davacıya tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar,
4-Dava konusu kazanın gerçekleştiği 12/01/2024 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plaka sayılı aracın trafik tescil ve ruhsat belgesi,
5-İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde 12/01/2024 tarihli kazada yaralanan davacıya ait olarak düzenlenen tedavi evrakları ve raporları,
6-Davacı ...e ait ticari sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile esnaf sicil kayıtları,
7-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan Bornova... Noterliğinin 29/03/2024 tarih ve ...yevmiye numaralı Satış Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı şirketten satın alınan ...tescil plakalı, ...şase numaralı, ... marka, ... tip, 2014 model, 6 ton kapasiteli paletli mini ekskavatör iş makinesinin davalı şirket tarafından belirtilen özellikleri taşımadığı, araçta arızalar bulunduğu, bu kapsamda ayıplı olduğu, aracın onarımının yaptırılmasından sonra çalıştığından bahisle, davacı tarafından karşılanan onarım masrafları ve aracın onarım süresince çalışamamasından kaynaklı mahrum kalınan kazanç kaybı bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de ticari davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları yer almaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanun'da düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı-İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323).
Ticari davalar ise aynı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yeterli görülmüştür.
6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde; ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davalının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davacının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf sicilinde inşaatçılık faaliyeti çerçevesinde kaydının bulunduğu, davacının Zemin Ve Arazi Hazırlama, Alanın Temizlenmesi İle Kazı Ve Hafriyat İşleri (Tarımsal Arazinin Hazırlanması, Dinamitleme Ve Kayaların Kaldırılması, İnşaat, Tarım Vb. Alanların Drenajı, Hafriyat, Kazı, Dolgu Vb. İşler) (Madencilik İçin Yapılanlar Hariç) faaliyetine devam ettiği ve gerçek usulde vergilendirildiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve VUK 177. maddesinde 1. sınıf tüccar olmak için belirtilen şartları taşımadığının mahkememize bildirildiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde mahkemenin görevli olması da dava şartları arasında sayılmıştır.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı ...e ait nüfus kayıt örnekleri, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde 12/01/2024 tarihli kaza nedeniyle... plakalı araç için düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun davacıya tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar, dava konusu kazanın gerçekleştiği 12/01/2024 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plaka sayılı aracın trafik tescil ve ruhsat belgesi, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde 12/01/2024 tarihli kazada yaralanan davacıya ait olarak düzenlenen tedavi evrakları ve raporları, davacı ... ait ticari sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile esnaf sicil kayıtları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında tanzim olunan ve imzalanan Bornova... Noterliğinin 29/03/2024 tarih ve...yevmiye numaralı Satış Sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı şirketten satın alınan... tescil plakalı, ... şase numaralı,... marka, ... tip, 2014 model, 6 ton kapasiteli paletli mini ekskavatör iş makinesinin davalı şirket tarafından belirtilen özellikleri taşımadığı, araçta arızalar bulunduğu, bu kapsamda ayıplı olduğu, aracın onarımının yaptırılmasından sonra çalıştığından bahisle, davacı tarafından karşılanan onarım masrafları ve aracın onarım süresince çalışamamasından kaynaklı mahrum kalınan kazanç kaybı bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davalının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davacının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davacının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davacının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davacının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davacının ticaret sicil kaydının bulunmadığı, esnaf sicilinde inşaatçılık faaliyeti çerçevesinde kaydının bulunduğu, davacının Zemin Ve Arazi Hazırlama, Alanın Temizlenmesi İle Kazı Ve Hafriyat İşleri (Tarımsal Arazinin Hazırlanması, Dinamitleme Ve Kayaların Kaldırılması, İnşaat, Tarım Vb. Alanların Drenajı, Hafriyat, Kazı, Dolgu Vb. İşler) (Madencilik İçin Yapılanlar Hariç) faaliyetine devam ettiği ve gerçek usulde vergilendirildiği, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve VUK 177. maddesinde 1. sınıf tüccar olmak için belirtilen şartları taşımadığının mahkememize bildirildiği, açıklanan hususlar dolayısıyla davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, davacının tacir sıfatının ve ticari işletmesinin bulunmadığı ve bu sebeple uyuşmazlığın davacının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/05/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır