T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1098 Esas
KARAR NO : 2025/1239
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket... Turizm Gıda İthalat ve İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi yaklaşık 15 yılı aşkın süredir Manisa, İzmir ve İzmir'in çeşitli ilçelerinde toplamda 12 şube ve Ege Bölgesinin en büyük pet ürünleri satan deposu ile evcil hayvan mama ve ürünlerinin satışı sektöründe faaliyet gösteren en büyük firmalarından biri olduğunu, ... Gıda İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, hali hazırda "..." adı altında hizmet vermekte olduğu İzmir ve Manisa'da muhtelif bölgelerinde yer alan dükkanlarında sayısız kişiye istihdam sağlamakta, birçok kişi ve firma ile de toptan mal satışı ile ilgili olarak iş ortaklıkları kurduğunu, müvekkili ... Gıd. İth. İhr. San. Tic. Ltd Şti. 10 Şubat 2009 yılında Kazımdirik Mahallesi,... Bornova/İzmir adresinde kurulduğunu, faaliyetine aralıksız olarak 15 senedir bu adres ve diğer şubelerinde devam ettiğini, müvekkili şirket adına "... Mahallesi, ...İzmir" adresinde bulunan, firmanın merkez şubesi konumundaki, neredeyse 20 yıldır hizmet verilmekte olan en işlek ve bilinen şubesi hedef seçilerek, davalı yanca gerçekleştirilen haksız haciz işlemi sebebi ile müvekkili şirket ciddi ve telafisi mümkün olmayacak şekilde zararlandırıldığını, 21/08/2024 tarihinde İzmir... İcra Dairesi'nin... talimat numaralı dosyası ile gerçekleştirilen haciz işlemi esnasında müvekkili şirkete ait iş yerine davalı tarafı temsilen 5 avukat geldiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığı ve dahi hacze konu borç ile hiçbir ilgisi olmadığı davalı tarafça biliniyor olmasına rağmen dükkan içinde müşteriler olduğu esnada içeri girilerek haksız haciz işlemlerinin derhal gerçekleştirileceği, müşterilerin dışarı çıkmasının tavsiye olunduğu herkesin duyabileceği şekilde ve yüksek ses ile ifade edilerek müvekkili şirketi öncelikle müşterileri nezdinde itibarsızlaştırmak, telaşa düşürmek sureti ile kendilerine ait olmayan bir borcu ödetmek gayesi ile hareket edildiğini, müvekkili şirket yetkilisi konuşmanın devamının müşterilerin olmadığı bir alanda sürdürülmesini talep etmişse de davalı yan vekillerince dükkan içinde, müşterilerin gözü önünde haksız haciz işlemi gerçekleştirilmeye ve müvekkiline itibar suikastı uygulanmaya devam edildiğini, müvekkili şirketin "... Mahallesi,... Bornova/İzmir" adresinde bulunan işyerinde gerçekleştirilen haczin dayanağı olduğu iddia edilen ve Dörtyol... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... K. sayılı İhtiyati Haciz kararı müvekkili tarafından da incelenmiş olup mevcut karardaki borçlu şirket ya da borçlu şirketin adresinin müvekkili şirkete ait olmadığı sabit olduğunu, Dörtyol İcra Dairesi'nin... E. sayılı icra dosyasındaki borca karşı, borçlu şirket tarafından itiraz edilmiş olması sebebiyle davalı tarafça Dörtyol ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden... K. sayılı ilamı ile İhtiyati Haciz Kararı alındığını ve icra dosyasına haksız şekilde alınmış iş bu karar ibraz edildiğini, haciz esnasında icra dosya borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu belirtildiğini fakat haciz tutanağında da belirtildiği üzere şirket yetkilileri olarak ...bildirildiğini ve müvekkili şirketin incelenen tüm veri ve evraklarında şirket ismi ile birlikte özellikle bu iki isim araştırılmış ve hiçbir bağ ve bağlantı olmadığı hususları icra memurunca tespit edildiğini belirterek davanın kabulü ile müvekkili şirketin, sektörde ve ticari hayatta bilinirliği, meslek kolu içindeki konumu, ticari durumu ve iş hacmi dikkate alındığında, ticari itibarının haksız haciz ile sarsıldığı müvekkili... Gıda İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine 560.390,00 TL manevi tazminatın haksız fiil olan haksız haczin gerçekleştirildiği 21.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet üretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., kamu yararı gütmek amacıyla kurulduğunu, Cumhurbaşkanlığınca Vergi muafiyeti Tanınan Kamuya Yararlı Vakıfları arasında olduğunu, kuruluşundan beri edindiği misyon kapsamında bu güne değin hep kamu yararı ve menfaati gidildiğini bu amaçla 4 adet okul müvekkili ... Eğitim Vakfı tarafından yaptırılıp Milli Eğitim Bakanlığına devredildiğini, müvekkili...Eğitim Vakfı, yaptırmış olduğu okulları Milli Eğitim bakanlığına devrettikten sonra da bu okulların ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiğini, son olarak depremden etkilenen Hatay ilinide, Hatay Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü ile Hatay ili Antakya ilçesi Ürgenpaşa Mahallesine 32 (Otuziki) derslikli özel betonarme/çelik konstrüksiyon bir okul binası (... Orta Okulu) yapılmasına başlanmış okulun inşaatının tüm masraflarının... Eğitim Vakfı tarafından karşılanıp daha sonrasında Milli Eğitim Vakfına devredilmesi hususunda protokol akdedildiğini, müvekkili...ğitim Vakfı da Hatay Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü ile arasında akdetmiş olduğu protokol kapsamında okul inşaatının yapılabilmesi için icra dosya borçlusu... Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında ... Orta Okulu (Hatay) restorasyonu için sözleşme yapıldığını, ilgili sözleşme gereği fabrika tesliminde verilecek mallar ile ilgili 1.131.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili ...Eğitim Vakfı'nın dosya borçlusu Hatay ...Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne yapmış olduğu ödeme sonrasında borçlu tarafından bir kısım mal teslimleri yapılması gerekmekte iken 06.08.2024 sipariş tarihli ve...fatura numaralı; 12 mm nervürlü inşaat demiri, 14 mm nervürlü inşaat demiri ve 16 mm nervürlü inşaat demiri olmak üzere toplamda 570.610,00 TL ödemesi yapılan malın okul restorasyonunun yapımı amacıyla müvekkili...Eğitim Vakfına teslimi gerçekleşmediğini, bu kapsamda, müvekkili...Eğitim Vakfı tarafından dosya borçlusu... aleyhine, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...D.İş dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı kapsamında Dörtyol İcra Müdürlüğünün.... Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve yine Dörtyol İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla Örnek:7 ilamsız takip başlatıldığını, alınan ihtiyati haciz kararının icrası kapsamında dosya borçlusunun faaliyetlerine devam ettiği tespit edilen adrese fiili haciz işlemleri için gidildiğini ve herhangi bir hukuka aykırı durum da gerek haciz esnasında yetkili avukatlar gerek de icra memuru tarafından sergilenmediğini, davacının ilgili borçluyla herhangi bir ilişkinin olmadığını iddia etmesi üzerine ilgili ilişkinin araştırılması adına evrak araştırılması yapılması ve istihkak prosedürünün işletilmesi, sonucunda ilişkinin akıbeti yargılama gerektirdiğinden yalnızca borçlu şirketler ile ilişiğinin olmadığına ilişkin beyanı, ilgili prosedüre engel teşkil etmeyeceği gibi davacının beyanının mutlak doğru olduğunu kabul ederek hareket etmek mümkün olmadığından hukuka aykırı herhangi bir olgu bulunmadığını, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için icra takibinde alacaklının kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı ile buna bağlı olarak zararının oluşması gerekli olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşması amacıyla borçlu hakkında başlatılan icra takibi sonucu üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılan adreste haciz işlemlerinin yapılmasında herhangi bir kötü niyet bulunmadığını, kaldı ki, müvekkili şirket depremden etkilenen Hatay ilinde okul yaptırmak için dosya borçlusunun kötü niyetli tutumları neticesinde zarara uğramış olduğunu, bu durum müvekkilinin ve kamunun zararına sebebiyet verdiğini, davacı şirket, haciz işlemleri sonucu ticari itibarı zedelendiğini tamamen soyut beyanlara dayanarak ileri sürdüğünü, kaldı ki ortada detaylıca arz ve izah edildiği üzere hukuka aykırı veya kusurlu bir fiil bulunmadığını belirterek müvekkili ...Eğitim Vakfı'nın alacağına kavuşması amacıyla İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça düzenlenen prosedüre göre hukuka uygun haciz işlemleri yapılması sebebiyle davacının haksız zenginleşmeye dayalı manevi tazminat talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Dava; Haksız hacze dayalı dayalı olarak açılan manevi tazminat davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı tanığı... mahkememizde alınan ifadesinde; "Ben davacı şirket ile uzun yıllardır ticaret yaptığım için bu şirketi bilirim, davacı şirket ile 25 yıldır iş yaparım davacı şirkete ürün veririm onlar da bana günü geldiğinde ödeme yaparlar, bana borçludurlar, davacıya ait iş yerine haciz geldiğinde diğer toptancılar ile birlikte duyduk ve panik olduk, davacı büyük bir kuruluştur, paramı alacağımdan emindim fakat bu haciz dolayısıyla davacı şirketin bankalar ile yaşayacağı sıkıntılar dolayısıyla kredi ödemelerinin gündeme gelme ihtimali olacaktı, bu rakam çok büyük olduğu için de kendi alacağım için endişelendim, davacı şirket bize bu borçla ilgili kendisinin bir ilgisinin olmadığını eniştesinin borcundan dolayı ödeme baskısı yapmak amacıyla kendilerine haciz işlemi uygulandığını söyledi, fakat yine de biz bu işlemden sonra davacıya mal vermedik, evraklarımızı aldık ödemeyi gördük ondan sonra sevkiyata başladık, ayrıca davacı şirkete yapılan franchising başvuruları da geri çekilmiştir, benim konuya ilişkin görgü ve bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı... mahkememizde alınan ifadesinde; "Ben davacı şirketin müşterisi olduğum için davacı şirketi bilirim, dava konusu haciz işleminin uygulandığı sırada bende davacı şirketteydim aniden haciz işlemi için gelindi bu nedenle ben alışverişimi yapamadım beklemek zorunda kaldım, olay sırasında bağırışmalar ve çağırışmalar oldu, ben ürün almak istediğimde engel oldular, benimle birlikte diğer müşterilerin de çıkmasını istediler, haciz memurları ile davacı şirket yetkilileri görüşmek istedi fakat haciz işlemine devam edildi, iyice kargaşa çıktı bunun üzerine ben ürünümü alıp dışarıya çıktığımda dışarıda insanların toplandığını gördüm,
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu; yaşanan olaydan sonra tereddütlerim oldu fakat davacı şirket olayın kendisi ile ilgili olmadığını açıkladı, benim konuya ilişkin görgü ve bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi beyanı okundu imzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizde alınan ifadesinde; " Ben davacı şirkette merkezi yönetici olarak çalışmaktayım, olay tarihinde ben müşteri ile ilgileniyordum, içeriye toplamda 6-7 kişi geldi, yüksek sesle müşterilerin dışarıya çıkmalarını söylediler, haciz işlemi için geldiklerini söylediler, şirket yöneticimiz ...Bey için geldiklerini söylediler ancak bizim şirketimizde böyle bir isimli birinin olmadığını söyledim, yöneticimizin ... Bey olduğunu söylememe rağmen ... Bey olduğu yönünde ısrar ettiler, sonrada yöneticimiz ...Bey'e haber verdim, ben ofise davet edip nasıl yardımcı olacağımızı sormama rağmen yüksek sesle müşterilerin çıkmasını söylediler, ben ilgili evrakları gösterip borçlu ile ilgimiz olmadığımızı anlatmaya çalıştım fakat işlem yapmaya devam ettiler ayrıca polisler ve etraftaki komşular bu durumu gördüler, müşteri profilimiz iyi olmasına rağmen bu olay sanki bu imajın sarsılması için yapılmış gibiydi, uzlaşmacı tavrımıza rağmen çok kaba bir davranış ile karşılaştık,
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; Müşterilerimizde bu olay sonrasında azalma oldu, olaya tanık olan müşterilerimizden birine özellikle fazlaca bağırdı, müşterimizde her geldiğinde bana bu olayı hatırlatmaktadır, benim konuya ilişkin görgü ve bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi beyanı okundu imzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... mahkememizde alınan ifadesinde; " Ben davacı şirket çalışanıyım, olay yaşandığı sırada iş yerindeydim, kalabalık bir şekilde iş yerine girildi, haciz işlemi için geldiklerini söylediler, garip bir tavırla dükkanın boşaltılması gerektiğini söylediler, olayı anlayıp sakinleştirmeye çalıştık, ilgili evrakları gösterdik, bizimle borcun bir bağlantısı olmadığını anladılar, evraklarda bizim şirketin ismi geçmiyordu, şirket sahibini ve avukatımızı bilgilendirdik, içeride müşteri olmasına rağmen haciz işleminde ısrarcı oldular ve kötü bir imaj oluştu, avukatımız ve şirket sahibi geldiğinde ısrarla ofise geçildi fakat tavırları yine aynıydı, ofiste konuşulduğu sırada orada değildim,
Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu; olay sırasında iş yerinde bulunan müşteriler endişeli bir şekilde durumu sordular, sonrasında da gelenler tereddütlü gelmeye başladılar, bu tereddütü zor düzelttik benim konuya ilişkin görgü ve bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi beyanı okundu imzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacının hacze konu mallar yönelik olarak istihkak iddiasında bulunduğu, İcra Müdürlüğünce dosya borçlusuyla bağlantı kurulamayan davacının dosya kapsamında 3. şahıs olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple dosya alacaklısı olan davalı tarafa, davacı tarafça sunulan istihkak iddiasına karşı İİK md. 99 gereğince 7 gün içerisinde dava açması için süre verildiği, ancak davalının istihkak iddiasının kaldırılması için dava açmadığı ve davacının istihkak iddiasını kabul etmiş sayıldığı, buna göre davalının takipte ve haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu , 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerektiği, hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığı, bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, o halde bu tazminatın sınırının onun amacına göre belirlenmesi gerektiği açıklamaları uyarınca somut olayda; mahkememizce dinlenen davacı tanıkları beyanlarında genel olarak haciz esnasında davacı müşterilerinin işyerine geldikleri, haciz işlemine şahit oldukları, davacı çalışanları arasında haciz işleminden dolayı tedirginlik yaşandığı anlaşılmış davacı şirketin iş yerlerinde uygulanan haciz işlemlerinin davacı yönünden manevi zarar oluşturacağı, tüm bu hususlar gözetildiğinde yapılan hacizlerin haksız, davalı tarafın kusurlu olduğu, kişinin ekonomik itibar ve onurunun TBK 58. Maddedeki korumadan faydalanması gerektiğinden davalının manevi tazminat sorumluluğu doğduğu fakat davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında 20.000,00 TL manevi tazminatın 21/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şeklide karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile,
1-20.000,00-TL manevi tazminatın 21/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 9.570,07-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 8.203,87-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 45,00-TL elektronik tebligat, 840,00-TL tebligat ve 2,50-TL posta (KEP) masrafı olmak üzere toplam 887,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 31,69-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan 9.570,07-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.997,67-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
67155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 3.471,48-TL'sinin davacıdan tahsili, 128,52-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza