T.C
. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1101 Esas
KARAR NO : 2025/417
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.6.2024 günü saat 8.45 sıralarında, davalılardan...'un sürücüsü diğer davakı... A.Ş 'nin işleteni olduğu... plakalı araç ...un sevk ve idaresinde Çandarlı istikametinden Dikili ilçe merkezi istikametine seyir halinde iken, araç direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın ön kısımları ile o sırada müvekkili ... sevk ve idaresinde bulunup da ...numaralı taşınmaz önünde duraklama halinde bulunan ... plakalı aracın ön kısmına şiddetle çarpmış, çarpmanın etkisiyla müvekkiline ait olan... plakalı araç savrularak... plakalı araca çarpmış, ...plakalı araç da bu etkiyle ... numaralı taşınmazın bahçe duvarını aşmış duvarda asılı kalmış bu arada... plakalı bahçe içinde bulunan motosiklete de çarpmış, kazada her iki müvekkili de yaralandığını, kaza sonucunda müvekkillerinden ...'ya ait ... plakalı araç pert olduğunu, kullanılamaz hale geldiğini, kazanın oluşumunda sorumsuzca aşırı hızla araç kullanıp direksiyon hakimiyetini kaybeden davalı ... tam kusurlu olduğunu, kaza tarihinde müvekkiline ait... plakalı aracın değeri 950000 TL iken karşı taraf sigorta şirketince bu bedel 855000 TL olarak saptanmış bundan 393000 TL sovtaj bedeli düşülüp 461700 TL tazminat bedeli hesaplanmış sigorta şirketinin sorumluluk sınırı 200000 TL olduğu gerekçesi ile müvekkili...'a 200000 TL tazminat ödemesi yapıldığını belirterek davanın kabulü ile müvekkil...çin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 507000 TL maddi, 500000 TL manevi, müvekkili... için 500000 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 25.06.2024 tarihinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken, müteselsilen tahsili ile davacı müvekkillere ödenmesine, maddi tazminat talebimiz bakımından fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızın saklı tutulmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan maddi tazminat yönünden müvekkilinden 507.000,00 TL talepte bulunduğunu, bu talep tamamen haksız bir talep olduğunu, davaya konu trafik kazasında gerçekleşen risk poliçenin genel şartlarına göre sigorta poliçesi kapsamın da olup bura da ki sorumluluk sigorta poliçesini tanzim eden ilgili sigorta şirketine ait olduğunu, davacı yanın 1.000.000,00 TL manevi tazminat talebini de kabul etmediğini, davacı dilekçesinde müvekkilinden tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirilme yapılmadığını belirterek davacıların davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla davacılar davasını haksız fiil sebebiyle tazminat talebine dayandırdığını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla huzurdaki dava görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkeme İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, hiçbir şekilde aleyhe kabul manasına gelmemekle birlikte ortada bir zarar varsa dahi bu zarar hesabının aktüerya bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacı genel bir ifadeyle maddi, manevi tazminat talebi adı altında huzurdaki davayı açtığını, ancak bu maddi tazminat talebinin dayanağı belli olmadığını, işbu sebeple davacının davasını somutlaştırması gerektiğini, kazanç kaybı bir trafik kazası gerçekleştiğinde, aracın hasarı nedeniyle serviste kaldığı süre içerisinde araç sahibinin başka bir araç kiralamak zorunda kalması, taksi kullanmak zorunda kalması yada başka bir yerden araç temin etmek zorunda kalması halinde ve/veya servis tarafından kendisine ücretsiz ikame araç tesis edilip edilmediği hususlarının araştırılarak neticesine göre talep edilebileceğini, davacının bu konuda yaptığı giderleri belgelemesi gerektiğini, davacı her ne kadar 150.000,00 TL mahrum kalma tazminatı talep etmiş ise de bu davacılar tarafından ikame edilen davada dava dilekçesi ekinde bu durumu belgeleyen herhangi bir delil veya dayanak sunulmamış olup haksız ve mesnetsiz talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirket bir oto kiralama firması olduğunu, diğer davalı ile yapılan kira sözleşmesi başta olmak üzere diğer bilgiler incelendiğinde kazaya karışan aracın müvekkili şirketten ...isimli müşteri tarafından kiralandığı görüleceğini, ancak kazaya sebebiyet veren ise kira sözleşmesinde ismi olmayan diğer davalı kişi olduğunu belirterek davacılar tarafından açılmış hukuksal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1) , kooperatifler kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal kiralama kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur.
Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır.
6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir.
Davacı vekili 06/05/2025 tarihli duruşmada "Dava dilekçemizi tekrar ederiz, müvekkillerim tacir değildir, işleten tacir olduğu için ticari iş olduğu düşüncesiyle davayı ticaret mahkemesinde açtık." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili 06/05/2025 tarihli duruşmada "Cevap dilekçemizi tekrar ederiz, öncelikle dava görevsizlik nedeniyle usulden reddedilsin aksi takdirde delillerimiz toplansın ayrıca ... da dava ihbar edilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Somut olayda, davacı tarafın trafik kazası neticesinde yaralandığı ve davalı tarafa karşı trafik kazasından kaynaklı tazminat taleplerinin ileri sürüldüğü, uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 49 vd. maddeleri ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85 vd. Maddelerinde düzenlenen araç maliki ve işletenin haksız fiil sorumluluğuna dayandığı, bu itibarla davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinin bulunmadığı, İzmir Defterdarlığı Usul Müdürlüğü ve Dikili Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevaplarından davacıların tacir olmadığının anlaşıldığı, bu halde uyuşmazlığın ticari hiçbir yönünün bulunmadığı, bu nedenlerle davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın çözümü, delillerin değerlendirilmesi ve yargılama görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan görev hususu dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu yasal düzenlemeler, kabuller ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde huzurdaki davada mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Görevli mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dair, davacı ve davalı ...vekillerinin yüzlerine karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza