T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/112 Esas
KARAR NO : 2025/453
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizden verilen 02/10/2023 tarih ve... sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarih ve... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı ile 22.04.2022 tarihinde davalının İzmir-Gaziemir'de bulunan iş yerinde sıfır km araç satışı için anlaştığını ve buna istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete 22.04.2022 tarihinde 5.000 TL kaparo ve 29.04.2022 tarihinde satış bedelinin kalanı için ödeme gerçekleştirildiğini, ancak davalı şirket tarafından aracın tesliminin ellerinde araç olmaması sebebi ile ertelendiğini, davacı şirket aracın gelmesini beklerken 26.04.2022 tarihinde davalı şirket davacı şirketin yetkilisini arayarak araca zam gelmeden plakanın çıkarılması gerektiği bu sebeple imzalanması gereken evrakların olduğunu bildirdiğini, bu bahane ile çeşitli evrakların prosedür adı altında davacı şirket yetkilisine imzalatıldığını, 10.05.2022 tarihinde davalı tarafından davacının arandığı telefon görüşmesinde teslimi gerçekleşecek sıfır km aracın Türkiye’ye gelirken hasar aldığı, bu hasar dolayısı ile davalı şirketin daha önce imzalanan sorumsuzluk anlaşması gereğince sorumlu tutulamayacağı, aracın hasarlı hali teslim edileceği bilgisinin davacıya verildiğini, bu konu ile ilgili davalı şirkete İzmir ...terliği'nden 17.05.2022 tarihinde... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini aracın davacı tarafından hasarlı bir şekilde teslim alınmayacağı ve bu konuda dava ve takip açma hakları saklı tutulduğunun bildirildiğini, işbu ihtarnameye davalı tarafça Karşıyaka ... Noterliği'nin 20.05.2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verildiğini ve bu ihtarda "araçta hasar olmadığı, gelip teslim alması gerektiği" bildirildiğini belirterek haksız fiil sonucu davacının uğramış olduğu zararın giderilmesi için şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden başlamak üzere ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalı taraf yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında sıfır km araç satış sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen işbu satış sözleşmesi sonrasında davacı şirket yetkilisi..., müvekkili şirket ile iletişime geçerek araç henüz müvekkili şirket bayisine ulaşmamış olmasına rağmen; Nisan ayı için aracın satışına dair fatura kesilmesi, aracın tescilinin gerçekleştirilmesi ve yine aracın vergilerinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, davacı şirket yetkilisinin bu talebine karşın müvekkili tarafından, bu durumda meydana gelecek olası ihtimaller/riskler hususunda şirket yetkilisi ...' e gerekli bilgilendirme yapılmış ise de, şirket yetkilisinin talebinde ısrarcı olması üzerine müvekkili ile davacı şirket arasında 27.04.2022 tarihli taahhütname imza edilerek davacı şirketin taleplerinin yerine getirildiğini, taraflar arasında imza edilen işbu 27.04.2022 tarihli taahhütname uyarınca davacı şirket “satış sözleşmesine konu araç bayiye sevk edilmeden vergi ve tescil işlemlerinin yapılmasını onayladığını, araç bayiye sevk edilene kadar ki süre zarfında doğacak olan tüm maddi ve manevi sorumluluğun kendisine ait olduğunu” açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, satış sözleşmesine konu aracın müvekkiline ait bayiye teslim edildiği gün aracın sol arka kapısında hafif bir çökme olduğu tespit edilmiş ve bu husus derhal davacı şirkete bildirildiğini, yapılan bildirime karşı davacı şirket tarafından, İzmir... Noterliğinin 17.05.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek; "müvekkilin ayıpsız teslim borcunu yerine getirmediği, müvekkil ile aralarında imza edilen sorumsuzluk anlaşmasının genel işlem koşulu niteliğinde olması sebebiyle geçersiz olduğu, müvekkil ile aralarında bir taahhütname imzalanmadığı, bu nedenlerle ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmek suretiyle teslim edilmesi gerektiği aksi halde yasal yollara başvurulacağı” ihtar edildiğini, müvekkili tarafından davacı şirkete tebliğ edilen işbu ihtarname sonrasında davacı şirket yetkilisi ..., 03.06.2022 tarihinde müvekkil şirkete Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile müracaat ederek tescil işlemlerinin yapılmasını talep etmiş ve akabinde noterlik nezdinde araç tescil işlemlerinin gerçekleştirildiğini, yapılan devir işlemi sonrasında müvekkili aracın davacı şirketçe bayiden teslim alınmasını beklerken, davacı şirket yetkilisi ... bir işinin olduğunu ve ertesi gün uğrayarak araç teslim alacağını beyan etmiş, ancak o günden sonra aracın teslim alınması için bir daha müvekkili şirket ile iletişime geçilmediğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı ile davalı arasında imzalanan Sıfır Araç Satış Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından satın alınan... marka, E tipi 2022 model, ... şase numaralı... plakalı aracın daha önce dava dışı 3. kişiye satışının yapıldığı ve hasar nedeniyle bu satış iptal edildikten sonra davacıya hasarsız ve sıfır olarak satıldığı iddiası ile davacının uğramış olduğu iddia edilen zarara karşılık 10000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Satım sözleşmesi, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun (BK) 182. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Borçlar Kanununun 182/1. maddesinde düzenlenen satım sözleşmesiyle; alıcı satış bedeli olarak bir miktar para vermeyi borçlanır; satıcı ise satıma konu malı alıcıya teslim ederek mülkiyeti ona geçirme borcu altına girer.
Taşınır bir malın satışına ilişkin sözleşmede satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.
Satıcının borçlarından bir tanesi de Borçlar Kanununun 194. ilâ 207. maddeleri arasında düzenlenen ayıba karşı tekeffül borcudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinde; "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır...
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Ayıba ilişkin hukuki düzenlemenin bulunduğu, Borçlar Kanununun 194. maddesinde “Ayıba Karşı Tekeffül” başlığı altında:
“Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir.
Bayi, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür.” hükmü yer almaktadır.
Anılan düzenlemede “Satıcı alıcıya karşı satılanın zikir ve vaadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir surette tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan mesuldür” denilmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinde; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde de; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosya otomotiv uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu...şase nolu, ...1,5 102 HP MT6
...XL marka/tip 2022 model, sıfır aracın; davacı. … San. Tic.
Ltd Şti. tarafından davalı ... Araçlar A.Ş.’den, 26.04.2022 tarihli Taahhütname, 27.04.2022 taahhüt ve 29.04.2022 tarihli fatura ile toplam 321.900,01 TL bedele satın alındığı, aracın
satın alınmasının araç (davalı) bayiye gelmeden önce yapılmış olduğu ve fatura öncesi Taahhütname ve
Protokol düzenlenmiş olduğu, aracın 03.06.2022 tarihinde (fiziki teslimi öncesinde) davalı satıcı (... A.Ş.) tarafından alıca davacı şirket (... İnş. … San. Tic. Ltd Şti..) tescil
edilmiş olduğu, aracın teslimi esnasında (sol yan sürgülü kapısında) hasarı olmaması nedeniyle, davacı
tarafça teslim alınmak istenmediği,
dava konusu “Aracın ayıplı olup olmadığı” ile ilgili olarak;
dava konusu satın alınmış sıfır KM aracın davacıya, satıcı davalı tarafça teslimi öncesinde “Sol Yan
Sürmeli Kapısında Hafif Sürtme Derecede Göçük olduğu” hususunun sabit olduğu, aracın teslim
öncesi, satın alan davacı taraf kaynaklı olmayan hasara sahip olduğu, tespit edilen kapı hasarının
davacı kaynaklı olmadığı,
davaya konu aracın, davalı bayi tarafından, alıcı davacıya teslimi öncesinde hasarlı olmasının “malı
(teknik yönden) ayıplı yapacağı, malın/aracın (kapı hasarı nedeniyle) ayıplı olduğu, çünkü sahip olduğu
aracın ekonomik değerini düşürecek (değer kaybı yaratacak) ve onarım maliyeti gerektirecek nitelikte
olduğu,
dava konusu “Araçta bulunan ayıbın açık ayıp ya da gizli ayıp mahiyetinde olup olmadığı” ile
ilgili olarak;
söz konusu kapı hasarının “açık ayıp" niteliğinde olduğu” nitekim, davacı teslim alma esnasında
aracı teslim almadığı, davalının da aracın kapısının hasarlı olduğunu (dosya içindeki beyanlara göre)
davacıya beyan ettiği,
dava konusu “Ayıbın hangi sebepten kaynaklandığı, araçta oluşan hasarın üretimden mi
yoksa kullanımdan mı kaynaklandığı” ile ilgili olarak;
yukarıda da açıklandığı üzere araçtaki kapı hasarının (ayıbın) sebebinin; alıcı davacıya teslimi
öncesinde; yurtdışındaki üreticisi firmadan İzmir’deki davalı satıcı bayiye gelme/transfer edilme
sürecinde kaynaklanmış olduğu, üretim ve (davacı) kullanım kaynaklı olmadığı, üretim aşamasından sonra satıcı bayiye gelme süreci
kaynaklı olduğu, dava konusu “Araçtaki ayıbın aracın kullanımını önemli ölçüde etkiler mahiyette bulunup
bulunmadığı” ile ilgili olarak;
araçtaki ayıbın aracın kullanımını önemli ölçüde etkiler mahiyette olmadığı, yukarıda açıklanan
onarımla tamamen giderilebileceği,
dava konusu “araçtaki ayıbın tamir suretiyle giderilip giderilemeyeceği ve araçta bulunan
ayıbın onarım maliyetinin ne kadar olduğu” ile ilgili olarak;
araçtaki ayıbın tamir suretiyle giderilebileceği, aracın sol yan sürme kapısının (arka kapısının) göçük
ve sürtme olan bölümündeki boyanın kaldırılıp, basit bir doğrultma ve düzeltme işlemi ile düzeltilip,
tekrar boyanması gerekeceği, bu işlemler için onarım bedelinin aşağıdaki gibi olduğu;
satış Tarihi 29.04.2022 tarihi itibarıyla KDV dahil onarım bedelinin 4.838,00 TL olduğu,
dava tarihi 09.02.2024 tarihi itibarıyla KDV Dahil onarım bedelinin 12.900,00 TL olduğu,
işbu rapor tarihi 07.01.2025 tarihi itibarıyla KDV Dahil onarım bedelinin 17.400,00 TL olduğu,
gerçek ayıp giderim miktarın yukarıdaki oluşacak değer kaybı da eklenmesi gerektiği, bunun ile ilgili hesaplama
(rayiç değer tespiti sonrası) aşağı bölümde yapıldığı,
dava konusu “aracın satış, dava ve keşif tarihi itibariyle rayiç değerinin ne kadar olduğu” ile
ilgili olarak 29.04.2022 satış tarihindeki (ayıpsız) rayiç değerinin 321.900,01 TL olduğu,
09.02.2024 dava tarihindeki (ayıpsız) 2.ci el rayiç değerinin 750.000,00 TL olduğu,
07.01.2022 işbu rapor tarihi itibarıyla 2.ci el rayiç değerinin 900.000,00 TL olduğu,
aracın dava tarihindeki sıfır değeri ile günümüz sıfır istenmesi durumunda aracın aynı zamanda yetkili
satıcısı davalı şirketten (..., yada (ithalatçısı) ...Türkiye’den istenmesi gerektiği, Ayıp Bedeli bakımından Değer Kaybı Tespiti:
Araçtaki ayıp bedelinin; (sırasıyla 4.838,00 TL, 12.900,00 TL, 17.400,00 TL) onarım bedelleri ile hasarlı kapıda yapılan onarım sonrası oluşan değer kaybını kapsadığı,
buna göre;
29.04.2022 satış tarihi itibarıyla, değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL olduğu,
09.02.2024 dava itibarıyla, değer kaybı bedelinin 22.500,00 TL olduğu,
07.01.2022 işbu rapor tarihi itibarıyla değer kaybı bedelinin 27.500,00 TL olduğu,
netice olarak;
29.04.2022 satış tarihi itibarıyla, onarım bedeli ve değer kaybı bedeli toplamının 14.838,00 TL olduğu,
09.02.2024 dava itibarıyla, onarım bedeli ve değer kaybı bedeli toplamının 35.400,00 TL olduğu, 07.01.2022 rapor tarihi itibarıyla, onarım bedeli ve değer kaybı bedeli toplamının 44.900,00 TL olduğu hususlarında görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili 21/04/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak talep edilen maddi tazminat taleplerini 44.900,00- TL olarak ıslah ettiklerini beyan ettiği ve ıslah edilen dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Tarafların iddia ve savunmaları, otomotiv uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporu, dava değeri artırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu araçta davacıya teslim anında hasar bulunup bulunmadığı, ayıbın niteliğine göre yasal süresinde bildirimde bulunulup bulunulmadığının uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın taraflar arasındaki 22/04/2022 tarihli araç alım satım sözleşmesi sonrasında taraflar arasında düzenlenen "... Araçlar A.Ş firmasından şirketim adına satın almış olduğum sıfır km... şase ve ...motor nolu 2022...escil işlemlerinin yapılmasını onaylıyor ve araç bayiye sevk edilene kadarki süre zarfında doğacak olan tüm maddi ve manevi sorumluluğun tarafıma ait olduğunu kabul beyanı ve taahhüt ederim. " taahhütnamesi uyarınca araçtaki hasardan davalının sorumluluktan kurtulup kurtulmadığı hususunda bulunduğu, her ne kadar davalı tarafından araçtaki hasarın davalıya ait bayiye gelmeden önce meydana geldiğinin ve anılan taahhütname uyarınca sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de taahhütnamede belirtildiği üzere davacının araç bayiye sevk edilene kadarki süre zarfında doğacak olan tüm maddi ve manevi sorumluluğun tarafına ait olduğunu taahhüt ettiği araçtaki zararın bayiye getirildikten sonra fakat davacıya teslim edilmeden önce meydana gelmediğine yani bayiye gelmeden nakliye sırasında meydana geldiğine dair davalı tarafından delil ibraz edilmediği, bilirkişi tarafından da üretim aşamasından sonra zararın meydana geldiği tespit edilmiş olup her ne kadar bayiye gelme süreci
kaynaklı olduğu denilmiş ise de bu durumun kesin olmadığı dolayısıyla davalının söz konusu zarardan ve araçta meydana gelen ayıba karşılık dava tarihi itibari ile hesaplanan tazminattan sorumlu bulunduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile,
1-22.500,00-TL tazminatın, davalı şirketten 01/10/2023 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.536,97-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harç ile 600,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 667,12-TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 155,00-TL elektronik tebligat, 2,00-TL posta (KEP) masrafı, 224,00-TL posta masrafı ve 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.381,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 1.690,50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve 600,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.139,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 22.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 22.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 1.560,00-TL'sinin davacıdan tahsili, 1.560,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekilleri ve davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza