T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1132 Esas
KARAR NO : 2025/458
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağının sağlanması amacıyla, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile davalı borçlu hakkında ilamsız icra yolu ile icra takibi yapıldığını, davaya konu icra takibinin dayanağı, müvekkili şirket ile borçlu arasındaki ticari alışverişten kaynaklanan 31.07.2023 tarihli... numaralı 1.649,52 TL tutarındaki fatura, 07.09.2023 tarihli... numaralı 5.700,00 TL bedelli faturalar olduğunu, davalının haksız itirazı ile takip durmuş, yapılan arabuluculuk başvurusunda bir sonuç alınamamış olup müvekkili haklı alacağını tahsil edemediğini, müvekkili ile davalı arasında süregelen ticari ilişki mevcut olduğunu, davaya konu icra dosyasının dayanağı iki adet fatura olduğunu, davalının bakiye 8.076,44 TL borcu bulunmakta olup ödemediğini, müvekkili tarafından açılan takibe itiraz eden davalı borçlu 04.04.2024 tarihli itiraz dilekçesinde; hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte; ''Müvekkilin alacaklı olarak görünen tarafa herhangi bir ad ya da nam altında hiçbir borcu bulunmamaktadır." şeklinde açıklama ile itirazlarını sunduğunu ve takibi durdurduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu aleyhine açılan takibe konu alacak likit olduğunu, davalı tarafça haksız olarak yapılan itiraz nedeniyle miktarı belirli olan, likit alacak nedeniyle davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve duran takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında faturadan kaynaklı alacağın sağlanması amacı ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında başlatılan takip yasal dayanaktan yoksun olduğundan borca itiraz edildiğini, takip durduğunu, bu kez itirazın iptali davası açıldığını, açılan bu davada yasal dayanaktan yoksun, haksız ve yersiz bir dava olduğunu, müvekkili şirketin gerek dava, gerekse cevap dilekçelerinden anlaşılacağı üzere faaliyet adresi Aydın ili Kuşadası ilçesi ... Mahallesi... Caddesi No... olduğunu, genel yetki kuralı gereği yetkili mahkeme Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı davaya konu iki faturaya ilişkin alacağı olduğu bahsi ile icra takibi başlatıldığını, bu faturalar incelendiğinde faturaların birinin 31/07/2023 ve diğerinin 07/03/2023 tarihli olduğu görüleceğini, müvekkili şirket faturalara konu malların ayıplı olduğunu davacı şirkete bildirmiş, davacı yan sürekli ayıplı malları gelip alacaklarını beyan etmiş, en son İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasından haksız ve yersiz olarak icra takibi başlatıldığını, davacı yanın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, müvekkili şirket 04/04/2024 tarihli... nolu son ödeme tarihi 11/04/2024 olan iade faturasını keserek davacı yan ile ticari ilişkiyi sonlandırdığını belirterek yetki itirazımızın kabulü ile davanın reddine, dava yasal dayanaktan yoksun olduğundan esastan reddine, davacı kötü niyetli olarak bu itirazın iptali davası açtığından %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İzmir... İcra Dairesini... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı... Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlusunu davalı ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 1.649,52-TL fatura ve 5.700,00-TL fatura bedelleri ve faizleri olmak üzere toplam 8.076,44-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın borca yönelik olarak süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Davalı vekilinin süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davalı şirketin merkezinin Aydın İli, Kuşadası ilçesinde olduğundan bahisle Aydın Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazında bulunduğu görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 5. maddesinde; "Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde; ''Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 10. maddesinde ise; ''Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yetki sözleşmesine ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 17. maddesinde; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' ibaresine yer verilmiştir.
Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 18. maddesinde; ''Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz.
Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Yetki itirazının ileri sürülmesi usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 19. maddesinde; "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı vekilinin süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, davalı şirketin merkezinin Aydın İli, Kuşadası ilçesinde olduğundan bahisle Aydın Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazında bulunduğu, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğunun düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun, 10. maddesinde ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirtildiği, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 89. maddesinde taraflar arasında aksine bir anlaşmanın bulunmaması durumunda para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin düzenlendiği, ancak eser sözleşmesinden kaynaklanan davalar açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 89. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı, dava konusu alacağın dayanağı olan faturanın taraflar arasındaki ticari alışverişten dolayı düzenlenmiş olup, davanın açıldığı tarih itibarıyla davacı şirketin merkez adresinin Aydın İli, Efeler ilçesinde, davalı şirketin merkez adresinin Aydın İli, Kuşadası ilçesinde bulunduğu davacının ve davalının yerleşim yeri ile sözleşmenin ifa edileceği yer açısından mahkememizin yetkili bulunmadığı, davalı vekilinin süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazında usulüne uygun olarak yetkili mahkeme olarak Aydın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerini bildirdiği göz önünde bulundurulduğunda davalı vekilinin yetki ilk itirazının haklı ve yerinde olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin davalı şirketin merkez adresi olan Aydın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesi gereğince Aydın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşıldığından mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20.maddesi gereğince, tarafların yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın yetkili AYDIN NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/05/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza