T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1139 Esas
KARAR NO : 2025/166
DAVA : Kooperatif Genel Kurulu Kararlarının İptali İstemli
DAVA TARİHİ : 31/12/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Genel Kurulu Kararlarının İptali İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı kooperatifin 5 numaralı ortağı olduğunu, 12/10/2024 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurula sağlık problemleri sebebiyle katılamamış olup, kooperatif ortaklarından...a vekalet verdiğini, toplantıda, kooperatif denetçisi...'in, kanuna ve kooperatifin ana sözleşmesine aykırı şekilde divan başkanlığına seçildiğini, denetim görevini tarafsızlık ilkesi gereği icra etmesi gereken denetçinin bu görevde bulunmasının, kooperatifin bağımsız işleyişine gölge düşürdüğü gibi denetim görevini tarafsız bir şekilde yerine getirme yükümlülüğüyle bağdaşmadığını, denetçilerin bu tür görevlerde yer almasının kooperatifin sağlıklı denetim mekanizmasını zedeleyeceğini, denetçi...'in, genel kurul boyunca toplantıyı açıkça taraflı yönettiğini, bazı üyelere karşı hakaretamiz ifadeler kullanarak hedef gösterdiğini, divan başkanı görevini yerine getirirken Medeni Kanun'un 2. maddesine aykırı davrandığını, tarafsız ve objektif davranmadığı gibi aynı zamanda gündemin 4. maddesinde bulunan kendisi tarafından hazırlanan denetçi raporunu genel kurul müzakeresine ve onayına sunduğunu, denetçinin hem raporu hazırlayıp hem de onay sürecini yönetmesinin, raporun objektifliği ve doğruluğu konusunda tartışmaya açık olduğunu, denetçi raporunun muhteviyatı itibariyle hukuka aykırı şekilde hazırlanmış olup, gerçeğe aykırı ve yanıltıcı ifadeler içerdiğini, denetçinin raporunu hazırlarken tarafsız davranmadığını, Kooperatifler Kanunu'nun 66. maddesine aykırı olarak rapor hazırlanırken Kanun'un ve anasözleşmenin vermiş olduğu yetkiler aşılarak denetçi tarafından tespit yapılmak yerine adeta bir mahkeme hakimi gibi davranıldığını ve müvekkilinin de aralarında bulunduğu birkaç üye hakkında açıkça hüküm verildiğini, bu niteliğiyle raporun genel kurulda müzakere edilmesinin dahi söz konusu olmaması gerekirken, raporu hazırlayan kişi tarafından onay ve müzakereye sunulması nedeniyle tarafsız ve adil bir şekilde yürütülen bir genel kurul toplantısından bahsetmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin ve raporda adı geçen diğer ortakların, toplantıda hedef gösterilmesi nedeniyle toplantının muhteviyatı itibariyle sakat olup, seçimi iptal edilebilir bir karara dayanan başkanın, başkanlığında alınan genel kurul kararlarının, iptali kabil kararlar olduğunu, bu nedenle alınan hiçbir karara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, denetçi raporunun eksik, özensiz ve hukuka aykırı şekilde hazırlanıp, mükerrer kayıtlar içermekle birlikte aynı zamanda yanıltıcı, hedef gösterici ve raporun tamamının denetçinin tespitlerini değil, yargılarını içerir nitelikte olduğunu, denetçinin raporda hukuki nitelendirme veya değerlendirme yapma yetkisinin bulunmadığını, bu yetkinin hakimin görevi olduğunu, sadece raporun 14. maddesinin bile raporun ne kadar taraflı ve özensiz bir şekilde hazırlanmış olduğunun kanıtı olduğunu, hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın yalnızca yanıltma ve yönlendirme amacıyla kullanılan ifadelerin kabulünün mümkün bulunmadığını, bu nedenle gündemin 4. maddesi ile alınan yasaya ve usule aykırı şekilde hazırlanmış olan denetçi raporunun müzakeresi ve onayına ilişkin genel kurul kararının iptalinin gerektiğini, toplantının 8. maddesinin sermaye yükümlülüklerinin ödenmesine ilişkin olup, denetçi raporunun, genel kurul tarihinden bir ay kadar öncesinde 40 ortaktan 35 ortağın olduğu whatsapp grubunda paylaşıldığını, ve toplantı başlamadan bu raporun nüshalarının toplantıda bulunan üyelere dağıtıldığını, dolayısıyla Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddelerine aykırı davranıldığını, ayrıca bu hususun gündemde nakdi sermaye yüklenimlerini genel kurula kadar ödememiş üyelerin ilan edilmesi ifadesiyle yer aldığını, gündem maddesinde geçen genel kurula kadar ödenmemiş ifadesinin, açık bir ifade olmadığını, yeterli çoğunluk olmadığı taktirde toplantının 02/11/2024 tarihinde gerçekleştirilecek olduğunun genel kurul davet mektubunda yer aldığını, dolayısıyla henüz genel kurulun toplanacağı tarih bile belli değilken genel kurula kadar ifadesinin doğru olmadığını, genel kuruldan önce taraflı ve hileli düzenlenen denetçi raporuna göre, genel kurulda üyelere yanlış bilgi verilerek önceden alınan kararların kabul edilmesinin sağlandığını, genel kurulun baştan sona kadar sakat ve mutlak butlan ile batıl olduğunu, bu sebeple bu gündem maddesinin müzakeresinin de hukuka ve yasaya aykırı olup, iptali gerektiğini bildirmiş, 12/10/2024 tarihli genel kurulun iptaline, aksi halde toplantıda alınan 4 ve 8 numaralı kararların hukuka, kanununa, kooperatif anasözleşmesine, yargısal ve bilimsel içtihatlara aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; davacının, 17.01.2025 tarihli ihtarname ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, bu nedenle geçmiş genel kurul toplantısını iptal ettirmekte hiçbir hukuki menfaatinin kalmaması nedeniyle Kooperatifler Kanunu'nun 53(1). ve TTK'nun 446. maddeleri uyarınca davanın, dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili aleyhine, aynı vekilin ve vekaleten aynı içerikteki ve talepteki 3 farklı üye için aynı tarihlerde açtığı 3 adet dosya bulunduğunu, davacısı ... olan dosyanın, halihazırda İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin..., davacısı ... olan dosyanın ise İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görüldüğünü, dava dilekçelerinin birebir aynı olup, aynı sonuç taleplerde bulunulduğunu, bu nedenle 3 davanın birleştirilmesinin davaların sağlıklı ve hızlı neticelenmesi açısından bir gereklilik olup, davanın ilk açılan ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, kooperatifin 31/03/2023 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulduğunu, halen 40 üyesi bulunduğunu, davacının, kooperatifin kurucularından olup, ilk yönetim kurulunda da asil üye olarak görev aldığını, toplantının yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, denetçi...'in oybirliği ile divan başkanı seçildiğini, denetçilerin hatta yönetim kurulu üyelerinin divan başkanı seçilemeyeceğine ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığını, toplantıda davacının da içinde bulunduğu eski yönetimin döneminde yapılan yolsuzluklar ve hukuka aykırı uygulamalar ile bunlarla ilgili takip edilecek hukuki işlemlere ilişkin olarak mevcut yönetim kuruluna yetki verilmesi konularının oylanıp, yeni yönetim kuruluna yetki verildiğini, mevcut denetim kurulu ve denetçi ile ilgili herhangi bir karar alınmadığını ve oylanmadığını, mevcut yönetim ya da denetim kurulunun ibrasının da görüşülmediğini, bu nedenle davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının iddiası gibi ana sözleşmede bir hüküm bulunmaması nedeniyle ana sözleşmeye de aykırı bir durum olmadığını, davacının vekalet verdiği ...'ın,...'in divan başkanı seçilmesi hakkındaki oylamaya karşı bir itirazının olmadığını, bu konudaki kararın oy birliği ile alındığını, davacının,...'in taraflı olduğu, huzur ve asayişi temin edemediği, bazı üyelere karşı saldırgan tavırlar sergilediği ve divan başkanı görevini yerine getirirken TMK'nun 2.maddesine aykırı davrandığı iddialarının ise sübjektif ve tutarsız olduğunu, davacının kendisi toplantıda bile değilken, divan başkanının hareketlerinden nasıl şikayetçi olabildiğini, toplatıya 30 üye ve bir Hükumet Komiserinin katıldığını, tutanakta iddia edilen yönde bir tespitin ve şikayetin yer almadığını, saldırgan bir hal olması halinde Hükumet Komiserinin olaya müdahale edeceğinin ve durumu kayıt altına alacağının muhakkak olduğunu, davacının görev yaptığı dönemdeki hukuka aykırılıkları ortaya çıkardığı için...'e şahsi husumet güttüğünü, toplantının Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca divan başkanının başkanlığında ve Hükumet Komiserinin kontrolünde sağlıklı ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, toplantı gündeminin üyelere toplantıdan önce ve yasal süre içerisinde iletildiğini, 4. maddede denetçi raporunun görüşüleceğinin, 6. maddesinde eski dönem yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davalarının açılması için yetki istendiğinin açıkça yazıldığını, gündem ile birlikte gönderilen denetçi raporunun da toplantı gününden önce davacıya ulaştığını, buna rağmen sanki toplantıda bir anda bu bilgiler ortaya dökülmüş gibi feryat etmenin hiçbir manasının bulunmadığını, Kooperatifler Kanunu ile TTK'nunda ve ana sözleşmede düzenlenen hükümler doğrultusunda hazırlanmış olan raporun, tam da denetim kurulu tarafından hazırlanması gereken bir rapor olduğunu, denetim raporu doğrultusunda yapılmış olan genel kurul toplantısı ve bu toplantıda alınmış kararların, eski yönetim kurulu üyeleri dışında tüm üyelerin menfaatlerini korumakta ve kooperatifin devamını sağlamakta olup, yasaya da uygun olduğunu, davacının aksine olan iddiaların tamamının sebebi ise, bu denetim raporu ile davacının yönetim görevini ifa ederken kooperatifi uğrattığı zararların ve altına imza attığı hukuka aykırı işlemlerin ortaya çıkması olduğunu, toplantının 8. maddesi ile alınan kararın, sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen ortaklardan bu ödemelerin istenmesi ve yasal işlemlere başlanması için yetki verilmesine ilişkin olup, bu maddede bahsi geçen sermaye taahhüdünün ise bizzat davacının yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde gerçekleştirilen 04.08.2023 tarihli toplantıda alınmış bir karar olduğunu, o dönemde kooperatifin amaçları doğrultusunda gayrimenkul alımına karar veren eski yönetim kurulunun bu husuta bir toplantı yaptığını ve tahmini bütçe hazırladığını, bu bütçe gereği üye başına ödenmesi gereken rakamın 2.000.000.TL olarak belirlendiğini, bundan sonra kooperatife üye olmak isteyen herkesten girişte ilk ödeme olan 750.000 TL tahsil edildiğini, bu kararı alanların davacının başkanlığını yaptığı eski yönetim kurulu olduğunu, bununla birlikte davacının kooperatifte hisse sahibi olmasına, hatta kurucu üye olmasına rağmen hiçbir bedel ödemediğini, davacının, dava konusu genel kurul toplantısının iptalini istediği 8. maddenin kendisinin aldığı bir karar olup, mevcut yönetimin tek yaptığı eşitler arasında eşitsizlik yaratmamak ve kooperatifin devamını sağlamak için daha önceki yönetim tarafından verilen kararın uygulanmasını sağlamak olduğunu, söz konusu maddenin iptalinin, kooperatifin menfaatlerinin zarara uğramasına sebep olacağını, kaldı ki üye olan herkesin ödemek zorunda olduğu bedelin ödemeyenlerden tahsil edilmesi için yönetim kuruluna yetki istenmesinin kooperatifin devamını sağlamak için gerekli olduğunu, davacının bu maddenin iptalini sadece, diğer üyelerin daha üyeliğe girerken ödediği rakamı ödememek için talep ettiğini bildirmiş, davanın dava şartı yokluğu ile usulden ve esastan reddine, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, davacının ortağı olduğu, davalı kooperatifin, davaya konu 12.10.2024 tarihli genel kurul toplantısının iptali aksi halde toplantı tutanağının 4 ve 8 zincir maddeleri ile alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
Kooperatif ortaklarından...ın 08/11/2024 tarihinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında aynı sebeplere dayanarak aynı sonuç talepleri içerir ve aynı genel kurul toplantısına ve kararlarına ilişkin olarak iptal talebi ile açtığı davanın ön inceleme duruşmasının 04/04/2025 gününe bırakıldığı, kooperatif ortağı ...in 31.12.2024 tarihinde açtığı davanın ise İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin...1 esas sayılı dosyada görülmekte olduğu, ön inceleme duruşmasının 18/04/2025 gününe ertelendiği, bu davada da dava konu ve sebepleriyle sonuç talebin aynı olup aynı genel kurul toplantısı ve toplantıda alınan kararların iptalinin talep edildiği görülmüştür.
Kooperatifler Kanunu 53.maddesinde, genel kurul toplantısında alınan kararların bozulması ve koşullarına ilişkin hükümler düzenlenmiş, bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamayacağı, birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davaların birleştirilerek görüleceği amir hüküm olarak düzenlenmiştir.
HMK'nun 166.maddesinde, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve özellikle Kooperatifler Kanunu 53.maddesinin amir hükmü gereği, farklı ortakların aynı genel kurul toplantısında alınan kararların iptali konusunda açtıkları çok sayıda davanın ilk açılan davada birleştirilerek görülmesinin zorunlu olduğu, usul veya esasa ilişkin herhangi bir gerekçe ile ilk dava dosyasından bağımsız olarak sonraki tarihlerde açılan dava dosyalarında bir hüküm oluşturulmasının mümkün bulunmadığı göz önünde tutularak, iptal isteminin görüleceği en eski tarihli davaya bakan mahkeme tarafından sonraki tarihlerde açılan davaların usul ve esas yönünden incelenmesinin usul ve yasanın ruhuna uygun bulunduğu, dosyanın birleştirildiği mahkeme tarafından henüz ön inceleme yapılmadığı dikkate alınarak, ön inceleme yapılmaksızın Kooperatifler Kanunu 53.maddesi uyarınca bu dava dosyasının İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Bu dava dosyasının, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ,
2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamaya İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,
4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada hükümle birlikte değerlendirilmesine,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere bu aşamada kesin olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza