T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/119 Esas
KARAR NO : 2025/204
DAVA : Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshi İstemli (TTK'nun 636(3). Maddesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Limited Şirketin Haklı Sebeple Feshi İstemli (TTK'nun 636(3). Maddesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin kuruluş tarihi olan 03.07.2006 tarihinden bu yana ortağı olup, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığı gibi hiçbir şekilde iletişime geçemediğini, kuruluş aşamasından sonra ortaklar arasındaki iletişimin koptuğunu, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarının mevcut olmayıp, yıllardır genel kurulunun toplanamadığını, şirket yetkilisinin dahi seçilemediğini, sicile kayıtlı tek bildiriminin kuruluşu olduğunu, şirketin 30/01/2010 tarihinden beri re'sen terkle faaliyetlerine son verdiğinin ve sicilde kayıtlı adresinde faaliyette olmadığının tespit edildiğini, ortaklığın mevcudunun kalmadığını, davacının, diğer şirket ortaklarına ulaşamaması ve haklı sebepler nedeniyle şirketin feshi talebinde bulunduklarını, aksi kanaatte davacının haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiş, davalı şirketin feshine, aksi takdirde davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı şirket temsil kayyımı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanında takdiri mahkemeye bıraktıklarını bildirmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; HMK'nun 111.maddesi çerçevesinde, davalı limited şirketin, TTK'nun 636(3).maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığı iddiası ile davalı şirketin feshi, kabul edilmediği takdirde davacının, TTK'nun 638(2).maddesi uyarınca haklı sebepler nedeniyle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafın, terditli öncelikli talebi; şirketin feshi ve tasfiyesi, ikinci talebi ise; haklı sebepler nedeniyle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesidir.
TTK'nun 636(3).maddesinde; haklı sebeplerin varlığında her ortağın, mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen kabul edilebilir bir diğer çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
TTK'nun 638(2).maddesinde her ortağın haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği düzenlenmiştir.
Ticaret sicil kayıt örneğinden; limited şirket niteliğindeki davalı şirketin, davacı ve dava dışı iki ortak tarafından 26/06/2006 tarihinde kurulduğu, davacının ve ortaklardan...'ün 1/10'ar, ortak...'ün ise 8/10 oranında pay sahibi oldukları, ana sözleşmenin 9.maddesi ile şirket ortağı...'ün 10 yıl süreyle şirketi münferiden temsile yetkili olarak seçildiği, görev süresinin 26/06/2016 tarihinde sona ermesine rağmen şirket yöneticisinin seçilmemesi nedeniyle bu tarihten itibaren organsız kaldığı gibi, şirketin kurulmasından sonra hiçbir genel kurul toplantısı yapılmadığı görülmüştür.
Dava tarihi itibariyle şirketin, organsız olması nedeniyle temsil edilememesine bağlı olarak temsilinin sağlanması için davacı tarafa, temsil kayyımı atanması konusunda süre verilmiş, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında... temsil kayyımı atanmış, temsil kayyımına tebligat yapılarak davalı şirketin temsili sağlanmıştır.
Vergi dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalı şirketin faaliyet konusu ile ilgili olarak 26/06/2006 tarihi itibariyle başlatılan vergi mükellefiyeti kaydının 31/01/2010 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde her iki talebi yönünden haklı sebepleri ayrıştırmamış, ileri sürdüğü nedenleri her iki talebi yönünden haklı sebepler olarak dile getirmiştir. Dava dilekçesinde ileri sürülen haklı sebepler; davacının, ortaklığın başladığı tarihten itibaren şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığı ve diğer ortaklarla hiçbir şekilde iletişime geçemediği, kuruluş aşamasından sonra ortaklar arasındaki iletişimin koptuğu, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarının mevcut olmadığı, yıllardır genel kurulunun toplanamadığı, şirket yetkilisinin dahi seçilemediği, şirketin 30/01/2010 tarihinden beri re'sen terkle faaliyetlerine son verdiği, sicilde kayıtlı adresinde faaliyette olmadığı, ortaklığın mevcudunun kalmadığıdır.
Davacı tanığı... yeminli beyanında; davacının eşi olduğunu, 2006 yılında aile arasında iş kurma amacıyla davalı şirketin kurulduğunu, ancak bu güne kadar herhangi bir ticaret ve işlem yapılmadığını, davalı şirketin vergi mükellefi olmasına rağmen şirket adına herhangi bir büro ve ofis kiralanmadğını, şirketin hiç çalışanının olmadığı gibi şirkete ait demirbaş ve malvarlığının da olmadığını, davacı tanığı... yeminli beyanında; davacının kardeşi olduğunu, şirketin 2009 veya 2010 yıllarında kurulmasına rağmen hiçbir ticari faaliyette bulunulmadığını, kuruluşundan itibaren ofisinin, bürosunun ve çalışanın da olmadığını, bir muhasebeci tutulduğunu, şirketin sahip olduğu bir demirbaşı ve malvarlığının olmadığını bildirmişlerdir.
Tüm aramalara rağmen şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamamıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı gibi delil bildirilmediği ve davalı şirkete ait defter ve kayıtlara ulaşılamaması nedeniyle yalnız dosyada toplanan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının dosyaya ve verilecek hükme bir katkı sağlamayacağı açık ve anlaşılır olmakla, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davacı tarafça sunulan ve bildirilen tüm deliller, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıt örnekleri, tanık beyanları, ilgili yasal mevzuat ve yerleşmiş yargı kararları birlikte değerlendirilerek uyuşmazlık çözülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ticaret sicil kayıt örnekleri, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin 26/06/2006 tarihinde üç ortaklı olarak ve aile şirketi niteliğinde kurulduğu, dava ve karar tarihine kadar ortaklık yapısında ve pay oranlarında bir değişme olmadığı gibi ana sözleşme ile şirketi münferiden temsile yetkili olarak atanan ortağın yetki ve görev süresinin 26/06/2016 tarihinde sona ermesine rağmen bu tarihten sonra şirket yetkilisinin atanmaması nedeniyle şirketin organsız kaldığı, bununla birlikte kuruluşundan itibaren hiçbir genel kurul toplantısının yapılmadığı, vergi yoklama fişi örneklerinden de anlaşılacağı üzere şirketin kurulmasından kısa bir süre sonra faaliyet adresini kapattığı, buna bağlı olarak vergi dairesi tarafından vergi mükellefiyetinin 31/01/2010 tarihinde terkin edildiği, şirketin bir malvarlığının bulunduğunun iddia edilmemesi yanında malvarlığı bulunduğuna dair dosyada bir delil toplanmadığı, tüm aramalara rağmen şirkete ait defter ve kayıtlara da ulaşılamadığı, ortaklar arasında bir anlaşmazlık bulunmasa da, her üç ortağın, şirketin kuruluşundan dava tarihine kadar şirketin faaliyete geçirilmesi konusunda hiçbir girişimde bulunmadığı, buna göre şirketin yaklaşık 15 yıla yakın bir sürede hiçbir faaliyetinin bulunmaması nedeniyle faaliyet amacını gerçekleştirmesinin mümkün bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, TTK'nun 636(3).maddesinde şirketin haklı sebeple feshini gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte haklı sebeplerin oluştuğu, davacı dışındaki diğer ortakların da, şirketin faaliyetine devam etmesi konusunda bir istek ve arzularının bulunmaması nedeniyle şirketin fesih ve tasfiyesi konusunda yasal koşulların oluştuğu dikkate alınarak, davacının öncelikli talebi olan davalı şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkin davasının kabulü ile davalı şirketin feshi ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerektirici Nedenlerle:
1-Davalı şirketin feshi ve tasfiyesi istemi yönünden davanın KABULÜ ile;
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-... sicil nosunda kayıtlı, ...hükmü uyarınca haklı sebeple fesih ve tasfiyesine,
Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere bilirkişi listesinde yer alan mali müşavir...ın TTK'nun 643. maddesinin yollaması ile 536 (3) maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına,
Şirketin mali durumu dikkate alınarak, yapılacak işin kapsamı ve niteliğine göre gerektiği takdirde ileride arttırılıp eksiltmek kaydıyla tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 10.000,00TL ücret takdirine,
Tasfiye memuru ücretinin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ...tarafından karşılanmasına,
Tasfiye masrafları olarak 15.000,00 TL'nin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ... tarafından karşılanmasına,
Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin Mahkememiz kararının kesinleşmesi ile davacı ...tarafından tasfiye memuru ücreti ve tasfiye masraflarının yatırılmasından sonra tasfiye memuruna kararın ve görevinin tebliğine,
Kararın kesinleşmesi halinde tescil ve ilanına,
Tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı ...tarafından karşılanmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 187,80TL harcın, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı yararına takdir edilen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 40,00 TL dört adet elektronik tebligat gideri, 360,00 TL üç adet tebligat gideri, 2,00 TL bir adet kep reddiyatından oluşan toplam 1.257,20TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davacı vekili ile davalı şirket temsil kayyımının yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2025
Başkan...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza