T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/121 Esas
KARAR NO : 2025/164
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine, müvekkili ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında gazete-dergi alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 39.688,27 TL toplam alacak bedelli borçlarının tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali gerektiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında gazete alım-satımdan kaynaklanan ticari iş ilişkisi olduğunu, müvekkilinin teslim ettiği malların irsaliyeli elektronik faturalarını süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, ancak karşı yanın ödemeleri müvekkiline yapmadığını, davalı tarafın borca kısmi olarak itiraz ettiğini taraflar arasında gazete alım-satıma dayalı bir borç ilişkisinin (sözleşmenin) varlığını kabul ettiğini bu sebeple aralarında borç doğuran bir hukuki ilişkinin (sözleşmenin) varlığını ikrar ettiğini, davalı borçlunun, icra takibine konu bedeli ödemekten imtina etmesinin ve hakkında açılan icra dosyasına itiraz etmesinin kötü niyetli olduğunu, tarafların aralarında gazete-dergi alım-satım yaptıkları 30-26/11/2023,03-10/12/2023 tarihleri aralığındaki gazete-dergi bedellerinin hiç birini davalı şirketin ödemediğini belirterek davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddi gerektiğini, zira tarafların resmi kayıt ve defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacı tarafa müvekkili şirketçe icra dosyasında talep edilen borcun mevcut olmadığı subuta ereceğini, müvekkili şirketin konkordato başvurusu kabul edildiğini ve dereceattan geçerek kesinleştiğini, ancak konkordato projesi mahkemeye başvurunun yapıldığı 2018 yılı Aralık itibariyle kesinleşmiş olup bu tarihten sonraki alacak kalemlerinin konkordatoya dahil ve komiserin ödeme iznine tabi olması söz konusu olmadığını, dolayısıyla komisere bildirim yapılması talebi de hukuki olmadığını belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı tarafından davalı hakkında İzmir ... İcra Dairesi Müdürlüğünün ...Esas
sayılı icra takip dosyasından başlatılan icra takibine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı..., borçlunun... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 39.688,27-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Şirinyer Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında " Dairemiz... T.C. kimlik numarasında kayıtlı ...nın tarh dosyasının ve bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde; İkamet amaçlı binaların inşaatı (müstakil konutlar, birden çok ailenin oturduğu binalar, gökdelenler vb.nin inşaatı) işinden dolayı 27/03/2014 tarihinde,Kitap, dergi ve gazete toptan ticareti işinden dolayı da 12/05/2016 tarihinden itibaren Gerçek Usulde Ticari Kazanç mükellef olarak faaliyete başladığı ve halen faaliyetine devam ettiği görülmüş olup, ödevlinin bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edilmiştir." şeklinde cevap verildiği anlaşıldı.
05/11/2024 tarihli duruşma tutanağının 3. numaralı ara kararlarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere taraflara ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere taraf vekillerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, verilen kesin süre içinde taraf vekillerince ticari defterlerin mahkememize sunulmaması veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin mahkememize bildirilmemesi durumunda, söz konusu ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiş, davacı vekili tarafından müvekkiline ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini kendisine verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 15/01/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün... Vergi Sicil no’lu mükellefi ...İşletmesine ait 2023 yılı ticari defterler, kayıtlar ile dayanağı belgeler üzerinden
yapılan inceleme ve tespitlerin raporda değerlendirildiğini, davacı... işletmesine ait 2023 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu,
defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin e-defter uygulamasına tabi olduğu
anlaşılmakla berat belgeleri raporumuz ek’inde sunulmuş olup, davacıya ait ticari
defterlerin delil niteliğine haiz olduğu hususunda kanaate varıldığı, davacı şirketin 2023 yılı muhasebe kayıtlarında davalı şirkete ait muavin kayıtları
sunulamadığından tespit ve değerlendirme yapmak mümkün olmadığı, davacı
taraf muhasebe kayıtlarında 120 alıcılar ile ilgili tüm kayıtların tek hesap altında
"120.01.001 icmal carilerimiz" hesabı adı altında kaydedildiği, dolayısıyla davalıya ait
hesap kayıtlarının defterden muavin hesap olarak ayrı bir hesapta tespiti imkanı
bulunmadığı, Yevmiye defteri 31/12/2023 tarihli, ... nolu kapanış madde
kaydında işaretlendiği üzere toplam alıcılardan "120.01.001 icmal carilerimiz" hesabı adı altında 635.308,13 TL tutarında cari hesaplardan olan alacakların karışık halde
kaydedildiği, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu, ayrıca mali müşavir tarafından kendisine sunulan “... Genel Raporu” incelendiğinde, dokümanlarda yevmiye madde kaydı
yazılı olmadığı, davalı şirketin unvanı yazılı olmadığı, denetlemeye ve tespit yapmaya elverişli olmadığı nedenleriyle buradan bir sonuca varmak mümkün bulunmadığı, dosyaya sunulan toplam 362.545,68 TL tutarındaki banka dekontlarının tamamında “Cari
Hs. Ödeme” açıklaması yapılmış, ödemesi yapılan fatura bilgisi belirtilmediği, davalı şirkete düzenlenen toplam faturaların ilişkilendirilmesi neticesinde davalı şirketin
borç bakiyesinin tespiti, tüm faturalar sunulmadığından hesaplanamadığını, ayrıca
davalı şirket vekilinin dosyaya sunduğu 28/02/2024 tarihli davaya cevaplarını sunduğu
dilekçesinde “zira tarafların resmi kayıt ve defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi
incelemesi ile davacı tarafa davalı şirketçe icra dosyasında talep edilen borcun mevcut
olmadığının sübuta ereceğini” iddia beyanlarında bulunmakta ise de davalı şirkete ait
defter ve kayıtlar incelemeye sunulmadığından bir tespite varılması mümkün
bulunmadığı hususlarında görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında aralarındaki gazete alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili talebi ile iş bu davanın ikame edildiği, davacının delil olarak fatura, taraflara ait ticari defterler, davalı şirket tarafından cari hesap ödemesi açıklaması ile davacı hesabına göndermiş olduğu ücretlere ilişkin dekontlara dayandığı , davalı tarafın davacıya borcu bulunmadığının yapılacak ticari defter incelemesinde ortaya çıkacağının ileri sürüldüğü, mahkememizce taraflara ticari defter ve belgelerin sunulması için süre verilmiş davacı tarafından süresi içerisinde sunulan ticari defter ve belgeler zerinde yapılan bilirkişi incelemesinde toplam alıcılardan "... icmal carilerimiz" hesabı adı altında 635.308,13 TL tutarında cari hesaplardan olan alacakların karışık halde kaydedildiğinin tespit edildiği, bu kaydın davacının dava konusu takip dayanağı faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiği ve bu faturadan dolayı alacaklı olduğunun ispatına elverişli olmadığı yine davacı tarafından sunulan ve davalı tarafından davacı adına gönderilen ödemelere ilişkin dekontların da bu yönde bir ispata elverişli kayıtlardan olmadığı, davacının usule uygun delillerle teslim ve alacak iddiasını ispat edemediği, icra dosyasında davacının davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine 39.688,28-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davacının davalı şirketten alacağının bulunmadığının belirlendiği dikkate alındığında, davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 677,77-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 62,37-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza