T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/14 Esas
KARAR NO : 2025/474
DAVA : Alacak (Tüketim Ödüncü Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tüketim Ödüncü Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... karar sayılı dosyasında açtıkları davanın, görevsizlik nedenine bağlı olarak dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildikten sonra istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğini, bu kararın ardından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek kararın kesinleştiğini, davadan önce yaptıkları zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, davalıların, davacının vefat eden ağabeyi ...in eşi ve oğlu olduğunu, tarafların ortak murisi olan ...'in 1950'li yıllarda kardeşleri ile birlikte başladığı pastahane işine 1960'lı yılların sonunda kardeşlerinden ayrılarak...ni açarak devam edip 1997 yılında kurduğu şirketin, hisselerinin aile bireylerinin adına yapıldığını, ...'in öldüğü güne kadar çalışıp tüm kararların ... tarafından alınıp uygulandığını ve tüm kazancı tahsil edip yanında fiilen çalışan ... ile işyerinin tüm ihtiyacını karşılayacak bir çiftlik kurulması nedeniyle tüm işlerin tek elden yönetilmesinin güçleşip, muris ...'in ölmeden önceki son 5-6 yılda yaptığı görevlendirme ve organizasyon ile çiftliğin tüm idaresinde oğlu ...'i,...nin idaresi ve müşteri ilişkilerinde...'i, şirketin ve...nin mali işleri ile ilgili ödemelerinin yapılması işlerinde de oğlu ...i görevlendirdiğini, şirketin hissedarı ve müdürü olan davalıların babası ...in 2008-2009 yıllarında babası, annesi, tüm kardeşleri, davalılar hariç diğer tüm şirket ortakları ve aile bireylerinden gizli olarak ...'nden elde edilen kazançla ve şirket adına bankalardan aldığı kredilerle kendi adına Bodrum'da bir arsa satın aldığını, elden aldığı borçları ile kendi adına ve şirket adına aldığı banka kredilerinin geri ödemelerini uzunca bir süre şirketten yaptığını, şirket adına almış olduğu kredileri kendi harcama ve işlerinde kullandığını, borçlarını ödeyemez hale geldiğinde birtakım insanlardan olağanüstü yüksek faizlerle borç almaya başladığını ve ödenemez hale gelen bu borçlarını da yine olağanüstü yüksek faizlerle borçlanarak kapatmaya çalıştığını, ...in vefatından sonra davacıyla diğer aile bireylerinin bu durumdan haberdar olduklarını, ...in vefatından sonra Bodrum'daki taşınmazın davalılar tarafından satıldığını ve ...in şirket tarafından ödenmeyen bakiye kredi borçlarının ve üçüncü şahıslardan elden almış olduğu diğer borçların ödendiğini, ...in, şirkete verdiği zararların tahsili için İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalılardan miras hisseleri oranında tahsili için açılan davanın görülmekte olduğunu, ...in çok yüksek faizli borçlarının ödenmesi için davacı ile vefat eden kardeşi...'in mirasçıları olan ... ile ...in 1/3 oranında müştereken malik oldukları İstanbul Çengelköy'de bulunan çok değerli bir dükkan ile İzmir Basmane'de bulunan 4 adet bağımsız bölümün ...in taşınmazların satılarak paraların kendisine borç olarak verilmesini talep etmesi üzerine satıldığını, satış bedellerinin tamamı ile ...in borçlarının sadece bir kısmının ödenebildiğini, Eylül 2019 tarihinde ... isimli şahıslara satılan dükkandan 3.500.000,00 TL satış bedeli elde edildiğini, basmanedeki taşınmazın değerinin 600.000,00 TL olarak kabul edilerek satış için vekaletname verilen emlakçı ...'nin satışı yaptığını, satıştan elde edilen tüm bedelin ...in alacaklısı ...e veya onun gönderdiği kişiye verildiğini, ...in, davacı ve diğer kardeşlerine ve şirkete milyonlarca lira borçlu bir şekilde vefat ettiğini, davalıların da bu durumdan haberdar olduğunu bildirmiş, davacının vefat eden ...ten alacaklı olduğu 1.366.666,00 TL'den, 341.666,00 TL'sinin davalı...'ten, 875.000,00 TL'sinin davalı ...'ten, 23/03/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; davacı tarafça, aynı nitelikte açılan davanın, görev nedeniyle reddine karar verilip, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine rağmen davanın mutlak ve nispi ticari dava niteliğinin bulunmadığını, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmadığını, ödünç sözleşmesi kurulduğu iddia edilen taşınmaz satış bedelleri bakımından tarafların ticari olmayan ve ticari işletmeleriyle ilgili olmayan özel mülkiyetlerinin söz konusu olduğunu, tarafların tacir de olmadığını, uyuşmazlığın kardeşler arasında borç alma, verme ilişkisinden kaynaklandığını, tarafların, ortakları olduğu şirketin bu ilişkide bir rolünün olmadığını, şirket ilişkileri ile kardeşlerin kendi iç ilişkilerinin ayrı ayrı olduğunu, uyuşmazlıkla ilgili hükümlerin, Türk Borçlar Kanununun ödünç sözleşmeleri başlıklı 379 ilâ 392’inci maddelerinde düzenlenip Türk Ticaret Kanununda bir düzenleme bulunmadığını, görevsizlik kararında muris...’in şirket müdürü olduğu gerekçe olarak gösterilmişse de iddia edilen sorumluluğun limited şirket müdürünün kanundan yahut esas sözleşmeden doğan yükümlülükleriyle ilgili olmadığını, müteveffanın sözde ödünç sözleşmesini yapma saiklerinin sıralanmış olmasının davayı mutlak ticari dava yapmayacağını, bu nedenlerle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsiz olduğunu, şirketin 1969 yılında ... tarafından kurulduğunu, şirketin hissedarlarının ...,..., davacı ... ve davalıların murisi... olduğunu,...’in 14/02/2014 tarihinde vefat etmesi ile mirasçıları...'in 24/04/2014 tarihinde, 02/02/2020 tarihinde de...’in vefat etmesi ile mirasçıları davalıların, 14/12/2020 tarihinde şirketin hissedarı olduklarını,...’in babası ...’in,...’ten önce vefat etmesi sebebiyle davalıların,...’in kardeşleri ve annesi ile beraber hak sahibi olduklarını, bu nedenle aralarında miras kaynaklı bir husumet bulunduğunu, bu çerçevede aralarında görülmekte olan çok sayıda dava bulunduğunu, davalıların salt ortaklığın giderilmesini istemeleri üzerine adeta dava yığılmasının yaşandığını, davalıların aileden dışlandığını, dava dilekçesinde hukuki sebeplerin karmaşık ifade edilmesi nedeniyle alacağın kaynağının ticari iş ve işlemlerden doğmuş gibi anlaşıldığını, davacı tarafın, ...in 2008-2009 yıllarında tüm ailesinden gizleyerek bir arsa aldığı iddiasının doğru olmadığını, arsanın satın alınmasından davacı dahil ...'in de haberi bulunduğunu, benzin istasyonu yapmak amacıyla alınan arsanın, imar işlemlerinin uzun sürmesi nedeniyle ...in amacını gerçekleştiremeden vefat ettiğini, şirketin borçları sebebiyle arsanın davacının baskısı ile satılıp, şirket borçlarının ödendiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... esas sayılı dosyasında asıl ve birleşen davaların davalılar ile şirket arasında olup şirketin kredi ödemelerinde kullanılan davalıların kişisel mallarının gelirleri ile şirketten tahsil edilemeyen kâr payı alacaklarının, SGK primlerinin ödenmemesinden doğan tazminatların, ...’tan şirket adına çekilen kredi nedeniyle doğan alacak taleplerinin yargılama konusu olduğunu,...’in her bir bankadan şirket adına farklı krediler çekerek bunu kendi kişisel ödemelerine harcadığı ve sahte imzalar kullanarak kredi çektiği iddialarının söz konusu olamayacağını, uyuşmazlığın esasının...’in sözde şahsi borçlarının ödenebilmesi amacıyla içinde davacının da hissesi bulunan taşınmazların satılması ve satış bedellerinin tamamının borç olarak ...e verildiği noktasında toplandığını, Çengelköyde ki taşınmazın 2019 yılı Eylül ayında 3.499.000 TL bedelle satılıp tüm satış bedelinin belge örneklerinde yazılı kişi ve hesaplara gönderildiğini,... ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığını, soruşturmadan davacının da haberdar olduğunu, tahsil edilen taşınmaz bedelinin 2.149.500,00 TL’lik bölümünün, müteveffa... ve davacının müşterek hesabının bulunduğu banka hesabına gönderildiğini, ...in yağma suçunun mağduru olması ve haksızlığa uğramasının söz konusu olup, kendi iradesi yahut savurganlığıyla bir borç yükü altına girmesinin söz konusu olmadığını, taşınmazların satış bedellerinden ...’e yapılan ödemeler dışında kalan bakiye tutarların davacı uhdesinde değerlendirilmiş olduğunun açık olduğunu, müşterek hesaba yatan 1.650.000 TL’nin davacı tarafından çekildiği yahut yine davacı tarafından belirli kişilere gönderildiğinin söylendiğini, ancak davacının bu paraları hiçbir şekilde kendi uhdesinden çıkarmadığını, cebir ve tehdit altında ...’e ödenen 2.450.000 TL'nin...’den ve onunla iştirak halinde hareket eden diğer kişilerden istenmesi gerektiğini, bakiye kalan 1.650.000 TL bakımından taşınmazların 1/3 hisseli olduğunun iddia edilmesi nedeniyle 1/3 payın müteveffaya, bu yolla davalılara ait olduğunu, bu ödemeler dışında taşınmazların satış bedellerinden kalan bakiyenin akıbetinin bilinmediğini, Basmane’deki bağımsız bölümlerin satışından elde edilen satış bedellerinin tamamının, ... veya...ün gönderdiği kişiye verildiğinin iddia edildiğini, satış bedelinin ...’ün, ...e ve davacıya yönelik cebir ve tehdit altında ödenmiş bir para olduğunu, bu nedenle davalıların davada taraf sıfatlarının bulunmaması nedeniyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının iddiasını ... hareket edenlere karşı ileri sürmesi gerektiğini bildirmiş, davanın görev, taraf sıfatı ve husumet yokluğu ile esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; Türk Borçlar Kanunun 386. Maddesinden kaynaklanan, davalıların murisi ile davacı ve diğer dava dışı paydaşların müşterek malik oldukları iki taşınmazın satılıp elde edilen satış bedellerinin ödünç verilmek suretiyle davalıların murisinin borçlarının ödemesine rağmen davacıya düşen taşınmaz bedellerine ilişkin tüketim ödüncünün, geri iade edilmediği ve mirasçı sıfatıyla davalıların sorumlu bulunduğu iddiası ile tahsili istemine ilişkindir.
Aynı taraflar arasında ve aynı sıfatlarla, aynı konu ve sebeplere dayalı olarak ve aynı sonuç talebi içeren ilk dava, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 16/05/2022 tarihinde açılmış, davacı ile davalıların murisinin... ... Şirketinin ortakları olup, davalıların murisinin aynı zamanda şirket müdürü olduğu, uyuşmazlığın şirket faaliyetleri kapsamında davacının... mirasçıları olan davalılardan alacak istemine ilişkin olduğu, davanın alacak ilişkisinden doğan ticari işletmeyi ilgilendiren bir dava olması ve şirketler ile ortakları arasındaki ilişkinin TTK'nda düzenlenmesi nedeniyle uyuşmazlık konusu davanın mutlak ticari davalardan olduğu, bu nedenlerle asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili tarafından İstinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin ... Hukuk Dairesinin 15/09/2022 tarihli kararı ile; davacının, davalıların murisi... ile kardeş olup, dava dışı şirkette ortak oldukları, davalıların murislerinin borçlarından ötürü müşterek malik bulundukları gayrimenkulleri satıp davalıların murisleri ...in borçlarının ödendiğini iddia ile ödenen bu bedelin tahsilini eldeki dava ile talep ettikleri, davalıların murisi ...in şirket müdürü olduğu, davaya konu uyuşmazlığın limited şirket ortaklık ilişkisinden doğan mutlak ticari dava olup, aynı zamanda taraflar arasında İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinde sorumluluk davasının görüldüğü, davanın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içerisinde bulunduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, davacı tarafça dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi üzerine 14/11/2022 tarihli ek kararla davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen ek karar 07/12/2022 tarihinde kesinleşmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında tarafların ortağı oldukları..... Şirketinin, davalıların murisi ...in şirket yöneticiliği yaptığı dönemde yaptığı iş ve işlemlerle şirketi zarara uğrattığı, bu zarardan davalıların mirasçı sıfatıyla sorumlu bulundukları iddiası ile davalılar hakkında açtığı tazminat istemli dava derdesttir.
Mahkememizce verilen görevsizlik kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılması üzerine dava, usul ve esas yönünden incelenmiş, uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Dava ve cevap dilekçelerinde dile getirilen iddia ve savunmalar ile dosyada toplanan belge örneklerinden; tarafların dava dışı ... Şirketinin ortakları olup, davalıların, ortaklık payının murisleri ...ten miras yolu ile geçtiği, ...in bir dönem şirketin yöneticiliğini yaptığı,... tarafından Bodrum... mahallesinde bulunan bir taşınmazın 25/02/2009 tarihinde satın alındıktan sonra 02/02/2020 tarihinde vefatı ile birlikte mirasçı davalılara geçtiği, davalıların 06/10/2020 tarihinde taşınmazı üçüncü kişilere sattıkları, dava dilekçesinde; davalıların murisinin kişisel borçlarının ödenmesi için satıldığı iddia edilen, İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesinde yer alan... parsel sayılı taşınmaz ile İstanbul ile Üsküdar İlçesi... Mahallesinde yer alan... parsel sayılı taşınmazın 1/3 paylarlar...,... ve ... adına kayıtlı olup, 25/01/2021 tarihinde Konak'taki taşınmazın, 18/09/2019 tarihinde...'deki taşınmazın üçüncü kişilere satıldığı, davalılar ile şirket ve diğer ortaklar arasında çok sayıda mahkemede farklı nitelikte davaların görüldüğü, şirketin genel kurul kararı ile davalıların ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği, buna ilişkin yargılama sürecinin devam ettiği belirlenmiştir.
Somut olayda; dava, davalıların murisi ile davacı ve diğer dava dışı paydaşların, müşterek malik oldukları iki taşınmazın satılıp elde edilen para ile davalıların murisinin borçlarının ödendiği, davacıya düşen taşınmaz bedellerinin davalıların murisine ödünç olarak verilip geri iade edilmediği, dava konusu ödünçten mirasçı sıfatıyla davalıların sorumlu bulunduğu iddiası ile ödünç verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, her iki taşınmazda 1/3 oranında paydaş olması nedeniyle taşınmazların satışından elde edilen bedelin 1/3'üne karşılık gelen miktarı davalıların murisine ödünç olarak verdiğini, bu paranın iade edilmediğini, İzmir Basmanedeki taşınmazın 600.000,00 TL'ye, İstanbul... taşınmazın ise 3.500.000,00 TL'ye satıldığını, toplam değerin 4.100.000,00 TL olup kendi payı olan 1/3 paya karşılık gelen satış bedelinin 1.366.666,00 TL olduğunu bildirerek miras payları oranında davalılardan tahsilini istemektedir.
Her ne kadar davacı ile davalılar ve davalıların murisi aynı şirketin ortağı ve davacı ile davalıların murisi davaya konu borçlanma sırasında şirket yetkilileri olsa da davaya konu taşınmazların malikinin şirket olmadığı, her iki taşınmazın...,... ve ... adına paylı olarak kayıtlı olduğu, Bodrumdaki arsa niteliğindeki taşınmazı ...in şirket adına değil kendi adına satın aldığı, bu arsanın borçları ve masrafları nedeniyle ...in şahsi olarak maddi sıkıntılar yaşadığı, şirketin ekonomik bir sıkıntısının olmadığı, borçlanmanın da şirket borçları için değil ...in bu arsadan kaynaklanan borçları nedeniyle... tarafından yapıldığı, ...in bu çerçevede; şirket adına kullandığı krediler nedeniyle kaynaklanan şirket alacağının şirket tüzel kişiliği tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava konusu edilip davanın derdest olduğu göz önünde tutulduğunda, davalıların murisinin, şirketin ticari ve hukuki işlemlerinden kaynaklanmayan yalnız üçüncü kişilere olan kendi şahsi borçlarının ödenmesi için kardeşler adına tapuda kayıtlı taşınmazların satılarak davacının payına düşen satış bedelinin, davalıların murisine borç olarak verilmesinin davacı ile davalıların murisinin, şirket ortaklığı ve yöneticiliğinden veya şirket iş ve işlemlerinden kaynaklanan ticari bir ilişki içinde oluşmadığı, buna bağlı olarak uyuşmazlığın ticari niteliğinin bulunmadığı mahkememizce kabul edilmekle birlikte İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin kararı gereği uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunun kabulü karşısında dava; tüketim ödüncünden kaynaklanan alacağın tahsili istemli olarak ve ödünç sözleşmelerinin, Türk Borçlar Kanunun 379. ve devamı maddelerinde düzenlenmesi, somut olaya uygun düşen tüketim ödüncüne aynı kanunun 386. ve devamı maddelerinde yer verilmesi, uyuşmazlığın TTK'nun 553 ve devamı maddelerinde düzenlenen şirket yöneticisinin sorumluluğu hükümleri çerçevesinde çözümlenmesinin mümkün bulunmadığı, Türk Ticaret Kanununda uyuşmazlık hakkında başkaca bir düzenlemeye de yer verilmediği dikkate alınarak, TBK'da yer alan ve yukarıda belirtilen ilgili hükümler çerçevesinde dosyada toplanan tüm yazılı delil ve belgeler, davacı ile davalılar ve davalıların murisinin akrabalık derecelerine göre tanık beyanları ve dava konusu taşınmazların tapu kayıt ve satış senedi bilgileri, ilgili döneme ait banka kayıtları, tarafların ortağı olduğu......Şirketinin defter ve kayıtları ve tüm deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine dayalı olarak alınan rapor ile uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Davacı tanığı ... yeminli beyanında; ...i tanıdığını, Basmane'deki mülkün satışı ile ilgili kendisini davet ettiğini, pastahaneye gittiğini, buranın acil olarak satılması gerektiği ile ilgili kendisini bilgilendirdiğini, bina ile ilgili bilgileri aldığını, aileyi tanıdığı için maddi bir sıkışıklık içinde olduğunu düşünmediğinden sebebini sorduğunu, onun da kendisine "borcum var bunu acil olarak satacağız, ben sana güveniyorum" dediğini, hatta Bodrum'da da bir arsasını satacağını ve onun satışını orada takip edenlerin olduğunu söylediğini, kendisine vekalet verdiklerini, mülkün satışı ve ödeme ile ilgili birkaç kişinin ...in yanına gidip geldiğini, durumun sıkıntılı bir iş olduğunu orada anladığını, mülkün satışını gerçekleştirdiğini, ödemenin bahsedilen şahıslara kendisi tarafından yapılmasını ...in istediğini, bu şahıslara borcu olduğunu ve ödemesinin gerekli olduğunu söylediğini, mülkün satışının 1 ay kadar süre aldığını, ...in söylediği kişilere mülkün satışından elde edilen ödemenin bir kısmını bankaya bir kısmını da Amerikan doları olarak bu şahısların gönderdiği bir kişiye elden ödediğini, toplamda 700.000,00 TL tutarında bir rakam olduğunu, banka havalesi ile parayı oğlunun banka hesabı üzerinden gönderdiğini, satıştan elde edilen bedelin tamamını ...in söylediği kişilere ödediğini, hatırladığı kadarıyla bankadan gönderdikleri paranın 400.000,00 TL civarında olup, bunun dışında kalanı döviz olarak ödediğini, davacı tanığı... yeminli beyanında; Şirketin mali işlerini ...in yaptığını, ...'in şirket müdürü olduğunu, ...in şirketin mali ve idari işleri ile ...'in ise şirketin çiftlik işleriyle ilgilendiğini, abisi ...in tefecilere olan borçlanmasının tefecilerin mekanı basması ile ortaya çıktığını, tefecilerden yüksek faizli borçlar aldığını, bu borçların kapatılması için abisi...in sahte imzalarla bankalardan krediler çektiğini ve kendi üzerine bir arsa satın aldığını, bunun başka bir mahkemede dava konusu olduğunu, ... ve ...in ortak oldukları Basmane'de ve İstanbul'da taşınmazları bulunduğunu, abisi...'in hayati tehlikesinin olduğunu, borçları olduğunu, bunları ödemesi gerektiğini söyleyerek bu taşınmazların satılmasını ve taşınmazlardaki ... ve ...'in hisselerini borç olarak istediğini ve her iki taşınmazın satıldığını, bu taşınmazlardan elde edilen paranın tamamını ...in aldığını, bu parayla borçlarının ancak bir kısmını karşılayabildiğini, borçlarından acil olan kısımlarının bu şekilde ödendiğini, davacı tanığı... yeminli beyanında; aile ile iyi bir dostluğunun bulunduğunu, kendisinin İstanbul'da ...eki mülklerinde kiracı olduğunu, halen aynı dükkanda kiracı olmaya devam ettiğini, ...in kendisine gelip acil paraya ihtiyacı olduğunu ve İstanbul'daki taşınmazı satacağını söylediğini, kendisinin de ...'i arayıp, "abin burayı satıyormuş buranın benim olmasını çok isterim" dediğini,...'in "benim haberim yok" dediğini, kendisinin taşınmazın yarı parasını bulduğunu, ...in "sen benim kardeşimsin sana bu dükkanı zaten veririm ancak başımda sıkıntılar var acil paraya ihtiyacım var" dediğini, kendisinin de ...e yardımcı olmak için arabasını satıp parasını verdiğini, davacı tanığı... yeminli beyanında; ...in borçları olduğunu, bir ara tefeci ve mafyaların evini bastığını, bu olaydan sonra borçlarını ödemek için acil olarak satabilecekleri İstanbul'da bir taşınmaz ve Basmanede ki 5 katlı bir bina bulunduğunu, bunların satılıp bir an önce borcun kapatılmasının lazım olduğunu, ...in, ...'e "ben bunların karşılığında gerekirse bir şeylerden feragat ederim" dediğini, bundan sonra İstanbuldaki ve Basmanedeki taşınmazların satıldığını, parasının tefecilere verildiğini ancak borçların tamamını karşılamadığını, davacı tanığı ... yeminli beyanında; ...in borçlarının olduğunu, pastahanede 17 yıldır çalıştığını, pastahaneye alacaklarını istemek için tefecilerin geldiğini, ...in borçları ödensin diye İstanbul'daki ve Basmane'deki taşınmazların satıldığını, elde edilen parayla borçların ödendiğini, davacı tanığı... yeminli beyanında; 2015 yılından beri pastahanede çalıştığını, ...in borcu olduğunu, İstanbul ve Basmane'deki taşınmazların satıldığını, bu gayrimenkullerin borcun bir miktarını karşıladığını, ...in pastahanede bu borcun kendi borcu olduğunu her zaman söylediğini, İstanbul'a taşınmazı satmak üzere davacı ile...i'in birlikte gittiklerini, kendilerine "biz İstanbul'a gidiyoruz siz dükkana mukayet olun" dediklerini, bir gün ...in pastahanede akşam üstü bulunurken 5,6 araba insanın gelip karşısına oturduğunu, sıkıntılı bir durum olduğu için davacıyı çağırdıklarını, davacının gelip onlarla hararetli konuştuğunu, konuşmaları duymadığını, davacı tanığı ... yeminli beyanında; Babası öldükten sonra şirketin mali işlerinden abisi ...in sorumlu olduğunu, kendisinin de şirket ortağı olduğunu, etraftan ...in kendi şahsi harcamaları için şirket adına krediler çektiğini duyduklarını, bunu kendisine sorduklarında tersleyip, "sıkıntı yok, halledeceğim" gibi cevaplarla oyaladığını, şirketin borç batağına girdiğini, abisi...in tefecilere dahi düştüğünü, aldığı borçların faizini ödeyemez hale geldiğini, hatta kendisi dışındaki diğer şirket ortaklarının imzasını taklit ederek yüksek miktarda kredi çektiğini de öğrendiklerini, ölmeden bir ay önce ... tefecilerin basmasıyla bütün olayların patladığını, bunun üzerine ...in kendi borçlarının sadece bir kısmını ödemek üzere Basmane'deki 5 katlı taşınmaz ile İstanbul'daki bir dükkanı satıp, bütün parayı kendisinin aldığını, elde edilen parayla borçlarının bir kısmını ödeyebildiğini, davacıya ve...'in varislerine "bir şekilde telafi edeceğim, ya para olarak ya da hisselerimin bir kısmını vereceğim" dediğini, bunları annesine, kendisine ve kız kardeşi...'a da söylediğini, daha sonra kendi, eşi, ... davacı bir masada otururken, davacının ...in bu sözlerini hatırlatıp "...e baban böyle böyle söylemişti. Bana bir şey olursa oğlum halledecek" dediğinde, ... buna karşılık...'tten olma kuzenlerine bu borcu ödeyeceğini ve kabul ettiğini söylediğini, ancak amcasına "borç vermeseydin istersen dava aç" dediğini, eşinin de iki amcanın birini kabul edip birini etmemen çelişkilidir diye anlattığını, davacı tanığı... yeminli beyanında; Tarafları aile dostu olması nedeniyle tanıdığını, ...'in çocukluk arkadaşı olduğunu, taşınmazların satıldığını ...'ten duyduğunu, ...in borçlanarak Bodrum'dan bir yer aldığını kendisine söylediğini ve bunu davacıya söylemememini istediğini, ileride kendisinin söyleyeceğini söylediğini, daha sonra borçların kangren hale geldiğini söylediğini, borçların kendisinin mi yoksa şirketin mi olduğunu bilmediğini, borçlarını ödemekte zorlandığını bilmediğini, ...in kendisiyle dertleşen biri olup davacıdan, tefecilerin bulaştığını öğrendiğini, davalı tanığı ... yeminli beyanında; Bodrum'da alınan bir arsa olduğunu, arsayı ailesinin bilgisi dahilinde ...in aldığını, kendisinin o sıralarda pastahanede çalıştığını, 2020-2021 yılları gibi işten ayrıldığını, Bodrum'un satışı ile ilgili bazı sıkıntılar olduğunu, şirket içinde bunların konuşulduğunu, herkesin bilgisi dahilinde olduğunu, Bodrumdaki arsa ile ilgili satış ve alım için bazı insanların geldiğini, ... vefat ettikten sonra Bodrumdaki arsanın satıldığını, onun dışında pek bir bilgiye sahip olmadığını, davalı tanığı... yeminli beyanında; Taraflar arasında devam eden bir çok dava olduğunu bildiğini, kendisinin... ve... ile 2019'un yaz aylarında tanıştığını, onların yağmalandıkları dosyada müşteki vekili olarak görev yaptığını, yağma olayından sonra defalarca... toplantılar yapıldığını, emniyet müdürünün dahi katıldığını, kendisinin de "bu adamlara neden para ödediniz" diye sorduğumda ...ve ...in annelerinin başlarına bir bela gelmemesi için ödemelerini istediklerini söylediklerini, ayrıca ...in kendisine tefecilerden birinin ...'in akrabalarından biri olduğunu ve bu nedenle ona bir zarar gelmemesi için ödediğini söylediğini, Bodrumdaki arsa ile ilgili olarak ...'in "Bodrumdaki arsa bir kara delik oldu sürekli masraf yapmak zorunda kalıyoruz, ruhsat alma aşaması için sürekli masraf yapıyoruz, burayı satmamız gerekiyor" dediğini hatırladığını, bu konuşmalar 2019 yılının Ağustos aylarında geçtiğini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunda; ...Şirketi ortaklar kurulunun 08.01.2012 tarihli kararı ile ...,... ve...'in 10 yıl süre ile müdür olarak seçilmelerine ve şirketi münferinden temsil etmelerine karar verildiğini, 14.02.2014 tarihinde...'in vefatı nedeniyle... ve ...'in 10 yıl süre ile müdür olarak yetkili kılınmasına karar verilip 02.02.2020 tarihinde ...in vefat etmesi nedeniyle ortaklar kurulunun 14.12.2020 tarihli kararı ile ..., ... ve ...'in 10 yıl süre ile müdür olarak seçilmelerine karar verildiğini, davacı ve davalıların şirket ortağı olduklarını, şirketin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 13.02.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, alınan kararlar ile ...'in temsil yetkisi sonlandırılarak ... ve...'in 13.02.2042 tarihine kadar müşterek yetki ile müdür olarak seçildiklerini, Muğla ili, ... ilçesi,... parsel sayılı taşınmazın, 25.02.2009 tarihinde... tarafından satın alındığını, 25.02.2009 tarihli ve... yevmiye ile 10.000 TL bedel ile... tarafından satın alınmış olduğu, 25/02/2009 tarih ve... yevmiye ile... lehinde 900.000,00 TL bedel ile 1. dereceden ve 11/03/2011 tarih ve... yevmiye ile ... lehinde 2.000.000,00 TL bedel ile 2. dereceden ipotek şerhi konulduğunu, ...in vefatından sonra davalılar adına geçen taşınmazın, davalılar tarafından 06.10.2020 tarihinde ...'ye satıldığını, İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan ... parsel sayılı taşınmazdak... nolu bağımsız bölümlerin 1/3 payının ..., 1/3 payının... ve 1/3 payının... tarafından 24.04.2004 tarihinde satın alınmasından sonra taşınmazın tamamının 18.07.2019 tarihinde ...'a satıldığını, İstanbul ili, Üsküdar ilçesi ,... parsel sayılı taşınmazın ...,... ve... tarafından 03.09.1984 tarihinde 1/3 paylarla satın alındığını,...'in vefatından sonra 1/3 payın mirasçıları adına tescil edildiğini ve taşınmazın tamamının 18.09.2019 tarihinde ... ve... satıldığını,
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında,... ve ...'in kararda adı geçen şüpheliler hakkında yaptıkları şikayete ilişkin soruşturma sonunda, şüpheliler hakkında atılı suçlardan kamu davası açmaya yeter delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, tarafların ortağı olduğu ...Şirketinin 2008 yılından 2023 yılı dahil kanuni defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğunu, 2008 ve 2023 yılları da dahil olmak üzere 2008 yılından 2023 yılına kadar olan kayıtlarda ortaklardan alacaklar hesabında, alacak kayıtları bulunmasına rağmen şirketin, davalıların murisi ...ten alacaklı olduğuna dair herhangi bir kayda rastlanmadığını, ...in İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde, 12 yıl önce Bodrum ilçesinde kendi adına banka kredisi ile 750.000 TL karşılığında bir arsa aldığını, imar konuları ile ilgili masraflar yaptığını, masraflarla birlikte 1.700.000,00 TL borcu olduğunu, borcu ödemekte sorun yaşaması ve bankadan ilave para alamayınca uzaktan akrabası olan...tan borç aldığını,...ın 2.450.000,00 TL borç çıkardığını, dava konusu iki taşınmazın satışından 1.550.000,00 TL nakit para, 300.000,00 TL çek ve 600.000,00 TL işyeri olmak üzere bu parayı ödediklerini beyan ettiğini, Bodrumdaki arsanın satın alınması bedelinin şirket hesaplarından ödenmiş olduğuna veya taşınmaz alımına yönelik kredi kullanıldığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığını, şirket adına bankalardan kullanılmış olan kredilerin, şirketin kanuni defter ve kayıtlarında yer almadığını, bu nedenle bilanço ve gelir tabloları üzerinden tespit edilmesinin mümkün bulunmadığını, davaya konu her iki taşınmazın satışından kaynaklanan paralarla şirketin banka kredi borçlarının ödendiğine dair bir kayda rastlanmadığını, tapu işlemlerinde alım - satım bedelinin düşük gösterilmesinin yaygın bir uygulama olması nedeniyle gerçek satış bedellerinin tapu kayıtlarından hareket edilerek tespitinin mümkün bulunmadığını, ancak davalılar vekilinin 31.03.2023 tarihli dilekçesinde, davacı tarafın bildirdiği taşınmazların gerçek satış bedelinin toplamının 4.100.000,00 TL olarak belirtilmesi nedeniyle taraflar arasında taşınmazların gerçek satış bedeli konusunda bir ihtilaf bulunmadığı gibi elde edilen bedelden 2.400.000,00 TL'lik bölümünün ...klıların borcunun ödenmesi için kullanıldığı konusunda da bir ihtilaf bulunmadığını, 1.700.000,00 TL'lik bölümünün... ve ...'in bankadaki ortak hesabında kaldığını, bu hesaptan... tarafından 06.09.2019 tarihinde 1.050.000,00 TL, ... tarafından 09.09.2019 tarihinde 450.000,00 TL havale edildiğini, 300.000,00 TL'lik çekin ...'e temlik edilmesi nedeniyle alacaklı ...e toplam 1.800.000,00 TL ödeme ile birlikte diğer alacaklara yapılan ödemelerle birlikte toplam 2.450.000,00 TL ödeme yapıldığını, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında, davacı şirketin zararlarının yargılama konusu olup, bu davada davacının şahsi olarak verdiği ödüncün dava konusu olması nedeniyle her iki taşınmazın 4.100.000,00 TL toplam bedelle satılmış olmasına bağlı olarak davacının taşınmazlardaki payının 1/3 olması nedeniyle kendisine düşen payın 1.366.666,66 TL olduğunu, taşınmazların satışından elde edilen ve ortak hesaba yatırılan paralardan 800.500,00 TL'sinin ... tarafından kullanıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, satış bedelinin ortak hesapta kalan 1.700.000,00 TL dahil tamamının davalıların murisi ...in şahsi borçlarının ödenmesinde kullanıldığının kabulü halinde, davacı ...'in davalıların murisinden 1.333.666,66 TL alacaklı olduğunu, ortak hesaptan ... tarafından 09.09.2019 ve 19.09.2019 tarihlerinde çekilen toplam 899.500,00 TL'den 09.09.2019 tarihinde ...'e 450.000,00 TL ödenmesinden sonra kalan 449.500,00 TL'nin ...'in zimmetinde olduğunun kabulü halinde, davacı ...'in davalıların murisinden olan alacağının 917.166,66 TL olacağını bildirmiş, tarafların itirazların karşılanması amacıyla ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda, tarafların yapılan itirazların tek tek değerlendirilmesi sonucunda, tüm banka hesap hareketlerinin detaylı şekilde incelenerek raporda, bu konudaki verilere yer verildiğini, kök raporda yapılan tespit ve hesaplamaların doğru olması nedeniyle ulaşılan sonuçta bir değişiklik yapılması gerekmediğini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, duruşmada dinlenen yeminli tanık beyanları, bilirkişi rapor ve ek raporu ile; davacı ile davalıların murisi ...in kardeş olup, aile şirketi olan..... Şirketinin ortakları ve yetkilileri oldukları dönemde, müteveffa ...in, Bodrum... mahallesinde bulunan bir taşınmazı 25/02/2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada verdiği ifadesinde belirttiği üzere 750.000,00 TL bedelle satın alıp, arsanın imarı ile yaptığı masraflarla birlikte maliki olduğu arsa için 1.700.000,00 TL kadar borçlandığı, bu borçlarının bir bölümünü ödemek üzere banka kredisi kullandığı, bir bölümünü ödemede zorlandığı için bankadan ilave para alamayınca uzaktan akrabası olan...'tan borç aldığı, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında şüpheli olarak adı geçen kişilerden aldığı borcu ödeyememesi ve bu kişilerle... ve ailesi arasında soruşturmaya konu olacak olayların yaşanması üzerine ailece alınan kararla,...,... ve ... adlarına 1/3 paylarla kayıtlı olan İzmir ili, Konak ilçesi, ... mahallesinde yer alan... parsel sayılı taşınmaz ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesinde yer alan ... parsel sayılı taşınmazın satılarak elde edilen bedellerle ...in borçlarının kapatılması yoluna gidildiği, ...'de bulunan taşınmazın satış bedeli tapuda düşük gösterilmiş ise de, gerçekteki satış bedelinin 3.500.000,00 TL, İzmir'deki taşınmazın satış bedelinin 600.000,00 TL olup, toplam 4.100.000,00 TL taşınmaz bedeli elde edildiği, bilirkişi raporunda da davalı şirkete ait defterler üzerinde yapılan incelemede de belirlendiği üzere Bodrum'daki arsanın satın alınması bedelinin, şirket hesaplarından ödenmiş olduğuna veya taşınmaz alımına yönelik kredi kullanıldığına dair şirket defter ve kayıtlarında herhangi bir kayda rastlanmadığı, şirket adına bankalardan kullanılmış olan kredilerin, şirketin kanuni defter ve kayıtlarında yer almadığı, bu nedenle bilanço ve gelir tabloları üzerinden bu durumun tespit edilmesinin mümkün bulunmadığı, davaya konu her iki taşınmazın satışından kaynaklanan paralarla şirketin banka kredi borçlarının ödendiğine dair bir kayda rastlanmadığı birlikte değerlendirildiğinde, satışı yapılan her iki taşınmazın şirkete ait olmadığı gibi şirketin taşınmazların paydaşı da olmadığı göz önünde tutulduğunda davaya konu alacağın kardeşler arasında şahsi münasebetten ve ödünç vermeden kaynaklandığının açık ve anlaşılır olması karşısında, tapu işlemlerinde alım - satım bedelinin düşük gösterilmesinin yaygın bir uygulama olması nedeniyle gerçek satış bedellerinin tapu kayıtlarından hareket edilerek tespitinin mümkün bulunmadığına ve taraflar arasında her iki taşınmazın satış bedelinin 4.100.000,00 TL olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı göz önünde tutulduğunda, davacının her iki taşınmazdaki payının 1/3 olması nedeniyle müteveffa ve onun ölümü nedeniyle mirasçıları davalılardan 1/3 payına karşılık olarak 1.366.666,66 TL talepte bulunabileceği, dosyada toplanan tüm delil ve tanık beyanları ile her iki taşınmazın satışından elde edilen paraların, müteveffa ...in borçlarının ödenmesinde kullanılıp, davacının, taşınmazların satışından elde edilen ve ...in borçlarının ödenmesinden kullanılan parayı ödünç olarak verdiği, dava tarihine kadar... ve mirasçıları tarafından ödünç olarak verilen paranın tamamı veya bir bölümünün iade edilmediği, her ne kadar davacı tarafça 1.366.666,66 TL'nin tamamının ...in borçları için verildiği iddia edilmiş ise de, bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla açıklandığı ve hesaplandığı üzere taşınmazlardan elde edilen bedelin bir bölümünün davacı ile ...in ortak hesabına yatırılıp, bu ortak hesaptan ... tarafından 09.09.2019 ve 19.09.2019 tarihlerinde çekilen toplam 899.500,00 TL'den, 09.09.2019 tarihinde ...'e 450.000,00 TL'nin ...in borcu için ödenmesinden sonra ...'te kalan 449.500,00 TL'nin, ...in borcu için ödendiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması sebebiyle 449.500,00 TL'nin ...'te kaldığı kabul edilerek, 1.336.666,66 TL'lik taşınmaz payı bedelinden mahsubundan sonra davacı ...'in, ...in borçları için ödediği paranın 917.166,66 TL olduğunun kabulünün gerektiği, bir başka deyişle davalı mirasçıların, muris ...in, davacıya olan borcunun 917.166,66 TL olup, bu miktardan miras payları oranında müştereken sorumlu bulunmalarına rağmen dava dilekçesinde, davalı mirasçılardan alacağın miras payları oranında birbirinden bağımsız olarak tahsilinin talep edilip ayrıca davalı ...'in, davacının satın aldığı ... plaka sayılı aracın alımı sırasında davacı adına iki adet 75.000,00 TL bedelli toplam 150.000,00 TL ödeme yapılması nedeniyle bu miktarın ...'in borcundan mahsup edilerek talep edildiği, davalı...'in mirasın 1/4'ü, davalı ...'in ise 3/4'üne sahip olup, davacı tarafın bu paylar üzerinden davalı mirasçılardan tahsil talebinde bulunması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak ve her ne kadar davacı tarafça ticari faiz uygulanması talep edilmiş ise de, davacının taşınmaz satışından elde ettiği şahsına ait parayı kardeşi müteveffaya ticari bir iş kapsamında değil, müteveffanın satın aldığı arsa nedeniyle borçlarını ödeyememesi sebebine dayalı olarak üçüncü kişilere olan şahsi borçlarını ödemesi nedeniyle ödünç vermesine bağlı olarak davacı ile müteveffa arasındaki bu hukuksal ilişkinin ticari bir ilişki niteliğinde bulunmadığı dikkate alınarak, ticari faiz uygulanması mümkün bulunmadığından davacı tarafın ticari faiz uygulanması isteminde haklılık bulunmadığı, ancak davacının, davalılara keşide ettiği 04/02/2022 tarihli ihtarname ile davalılara tebliğden itibaren 6 haftalık ödeme için süre verilmesi nedeniyle davalıların 23/03/2022 tarihinde temerrütte düşmeleri nedeniyle bu tarihten itibaren hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanması gerektiği dikkate alınarak, 917.166,66 TL sabit görülen alacağın, 1/4'ünün karşılığı olan 229.291,66 TL alacağın davalı...'ten, 3/4'ünün karşılığı olan 687.874,99 TL alacaktan davalı tarafça mahsup edilen 150.000,00 TL'nin indirilmesinden sonra geriye kalan 537.874,99 TL alacağın davalı ...'ten 23.03.2022 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın, davalı... yönünden 112.374,34 TL, davalı ... yönünden 187.125,01 TL alacak ile ticari faiz uygulanması konusundaki fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
229.291,66 TL alacağın davalı...'ten, 537.874,99 TL alacağın davalı ...'ten 23.03.2022 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Davanın KISMEN REDDİ İLE;
Davacı tarafın, davalı... yönünden 112.374,34 TL, davalı ... yönünden 187.125,01 TL alacak ile ticari faiz uygulanması konusundaki fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 52.405,15 TL karar ve ilam harcının, 15.662,91 TL'lik bölümünden davalı...'tin, 36.742,24 TL'lik bölümünün davalı ...'tin sorumlu olup, peşin yatırılan 20.777,62TL harcın, 6.210,02 TL'lik bölümünün davalı... yönünden, 14.567,60 TL'lik bölümünün davalı ... yönünden indirilmesinden sonra geriye kalan 9.452,89 TL'lik bölümünün davalı...'ten ve 22.174,64 TL'lik bölümünün davalı ...'ten tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 20.777,62 TL harcın, 6.210,02 TL'lik bölümünün davalı...'ten, 14.567,60 TL'lik bölümünün davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
5-Davanın kabul edilen bölümü için; davacı yararına AAÜT'nin 13(1)maddesi uyarınca takdir edilen 119.075,00 TL nispi vekalet ücretinin, 35.589,14 TL'lik bölümünün davalı...'ten, 83.485,86 TL'lik bölümünün davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın reddedilen bölümü için; davalılar yararına AAÜT'nin 13(1)maddesi uyarınca takdir edilen 47.919,90 TL nispi vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 215,00 TL yirmi bir adet elektronik tebligat gideri, 39,00 TL yirmi bir adet kep müzekkere gideri, 522,00 TL beş adet posta reddiyatı, 7.500,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 8.455,90 TL yargılama giderinin 7/10'unun karşılığı olan 5.919,13 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3/10'unun karşılığı olan 2.536,77 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin 7/10'unun karşılığı olan 2.240,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3/10'unun karşılığı olan 960,00 TL'lik bölümünün davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından harcanmayan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı vekili ile davalılar vekinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Başkan...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza