T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/15 Esas
KARAR NO : 2025/904
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından verilen 06.07.2022 tarihli sipariş ile davalı borçlu tarafından 1520 adet beyaz çikolatalı fıstık kreması ve 1560 adet tuzlu karamelli fıstık kreması üretilmekle bu ürünler 21.07.2022 ve 27.07.2022 tarihinde ilgili ürünler müvekkiline teslim edildiğini, ilgili ürünlere dair satış bedeli müvekkili şirketçe davalıya eksiksiz ödendiğini, 06.07.2022 tarihli siparişte üretilen beyaz çikolatalı fıstık kremalarının üretim tarihi 15.08.2022, son kullanma tarihi 15.08.2023 ve tuzlu karamelli fıstık kremalarının üretim tarihi 01.08.2022, son kullanma tarihi 01.08.2023 olduğunu, söz konusu tarihler davalı borçlu tarafından imal edilen ürünlerin ambalajında (kapaklarında) da yer aldığını, ne var ki, 30.12.2022 tarihinde müvekkili şirket çalışanı tarafından bahsi geçen ürünlerde küflenme olduğu ve ürün kavanozlarında yumuşama ve yamulmalar olduğu tespit edilmiş, bunun üzerine müvekkili şirket ilgili ürünlerin satışını aynı gün durdurulmak zorunda kaldığını, 02.01.2023 tarihinde müvekkili şirket çalışanı davalı borçlu çalışanına elektronik posta ile ürünlerde son kullanma tarihinden önce bozulmalar olduğunu ve ürünlerin bu şekilde satılamayacağını bildirdiğini, davalı borçlu tarafından bu e-postaya ilişkin yazılı dönüş yapılmadı ise de sözlü olarak ilgili ürünlerde kullanılan fıstıkların bozuk olduğu müvekkili şirkete bildirilmiş, son kullanma tarihinden önce gerçekleşen bozulmanın üretimden kaynaklı olduğunu ikrar ettiğini, açıklanan durumdan ve ayıplı ürünlerden kaynaklı olarak müvekkil şirket zarara uğradığını, davalı borçlu tarafından üretilen ve müvekkili şirket tarafından satılmayan ayıplı ürün sayısı 860 olduğu tespit edildiğini, müvekkili şirketçe Üsküdar ... Noterliğinden keşide edilen 08/03/2023 tarihli... yevmiye numaralı ihtarname ile 6098 Türk Borçlar Kanunu ("TBK") madde 223 uyarınca ayıp bildiriminde bulunulmakla, TBK madde 227 kapsamındaki seçimlik haklardan sözleşmeden dönme hakkı kullanıldığı; 20.06.2022 tarihli faturaya istinaden ayıplı ürünlerin bedel iadesi (20.06.2022 tarihli faturaya istinaden 9.920 TL + KDV) ile sair zararların karşılanması talebi davalı borçluya bildirildiğini, müvekkili tarafından verilen 06.07.2022 tarihli sipariş ile 1560 adet tuzlu karamelli fıstık kreması üretilmekle bu ürünler 27.07.2022 tarihinde ilgili ürünler müvekkiline teslim edildiğini, ilgili ürünlere dair satış bedeli müvekkili şirketçe davalıya eksiksiz ödendiğini, 21.03.2023 tarihli analiz raporu ile ilgili ürünlerin aflatoksin miktarının izin verilen limitin çok üzerinde olduğu tespit edildiğini, müvekkili şirketçe son kullanma tarihinden önce bozulduğu anlaşılan bu ürünlerin satışı durdurulmak zorunda kalındığını, müvekkilince farklı tarihlerde üç ayrı ayıp bildirimi ve sözleşmeden dönme ihtarı keşide edilmiş olmakla, davalı borçlu tarafından bu ihtarnamelere herhangi bir dönüş yapılmadığını, .unun üzerine müvekkili şirketçe davalı borçluya taleplere dair 13/04/2023 tarihli... fatura numaralı toplam 81.315,10-TL bedelli iade faturası, 18/04/2023 tarihli ... fatura numaralı toplam 8.487,14-TL bedelli vade farkı faturası ve 18/04/2023 tarihli ... fatura numaralı toplam 1.2687,45-TL bedelli vade farkı faturası düzenlendiğini, davalı borçlu tarafından ilgili faturalara itiraz edildiğini, davalı ile farklı zamanlarda şifahi görüşmeler yapılmış ancak ne yazık ki netice alınamadığını, bunun üzerine İzmir... İcra Müdürlüğü ...a dosyası ile takip başlatılmış fakat borçlu tarafından müvekkili davacıya herhangi bir borcu olmadığından bahisle takibe, borca, ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek vaki itirazın iptaline ve takibin aynı şartlar ile devamına karar verilmesine, haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip dosyası: davacı yan, 13.04.2023 Tarihli 81.315,10 TL bedelli iade faturayı, 18.04.2023 Tarihli 8.487,14 TL bedelli vade farkı faturasını, 18.04.2023 Tarihli 1.268,45 TL bedelli vade farkı faturasını dayanak göstererek müvekkili şirket hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyası ile 7 örnek icra takibi başlatmış olup taraflarınca 12.06.2023 tarihinde takibe itiraz edildiğini, 14.06.2023 tarihli memurluk kararı ile takip durdurulduğunu, davacı yanın ayıplı ürün iddiaları gerçekleri yansıtmadığını, davacı yan, Üsküdar... Noterliğinden keşide edilen 24/02/2023 tarihli...yevmiye numaralı ihtarname ile seçimlik haklardan sözleşmeden dönme hakkı kullanıldığı; 20.06.2022 tarihinde davacıya teslim edilen ürünlerin son kullanma tarihinin 01.08.2023 olduğu, 03.03.2023 tarihinde davacı şirket çalışanı tarafından bahsi geçen ürünlerin içinde kurtçukların ve küflenmelerin olduğu iddia edilmiş ise de müvekkili şirkete herhangi bir ürün iadesi yapılmadığını, oysa sözleşmeden dönme hakkının kullanılmış olması halinde yasada da belirtildiği üzere (TBK m.227/1) “Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” hakkını kullanabileceğini, davacı yan iade fatura kesmekle yetinmiş, bozulduğu iddia edilen ürünleri veya herhangi bir numunesini müvekkiline göndermediğini, ihtarnamede bozuk ürünleri göndermeye hazır olduğunu dahi belirtmediğini, müvekkili şirketin ürettiği ürünler saklama koşullarına uygun şartlarda saklandığı takdirde son kullanım tarihinden önce bozulma riski bulunmadığını, keza, dava konusu olaya kadar davalı müvekkili ürünlerinde bozulma nedeni ile herhangi bir ürün (ve fatura) iadesi ile karşılaşmadığını, müvekkili hakkında herhangi bir takip veya dava açılmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 13/04/2023 tarihli ... fatura numaralı toplam 81.315,10-TL bedelli iade faturaya müvekkili tarafından İzmir.... Noterliğinin 19.04.2023 Tarih... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, müvekkili davalı tarafından davacı şirket hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz yolu ile 10 örnek kambiyo takibi başlatılmış olup, takip kesinleşmiş, davacının taşınmazlarına ve aracına haciz konduğunu, davacı yan işbu takibe karşı İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit davası açtığını, ayrıca davacı şirkete müvekkili şirket tarafından Karşıyaka ... Noterliği’nin 25.10.2023 tarih, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 05.01.2020 tarihli Ürün Üretim ve Satın Alma Sözleşmesi gereği asgari alım taahhütlerini yerine getirememiş olması nedeni ile 3.000.000,00-TL cezai şartın ödenmesi talepli ihtarname gönderildiğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı şirketin siparişi üzerine davalı tarafından üretilen ve davacıya teslim edilen 1520 adet beyaz çikolatalı fıstık kreması, 1560 adet tuzlu karamelli fıstık kreması, 1648 adet sade fıstık kreması ve 1560 adet tuzlu karamelli fıstık kremasının bir kısmının ayıplı olduğu iddiası ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen 13/04/2023 tarihli... fatura numaralı toplam 81.315,10-TL bedelli iade faturası, 18/04/2023 tarihli... fatura numaralı toplam 8.487,14-TL bedelli vade farkı faturası ve 18/04/2023 tarihli ... fatura numaralı toplam 1.2687,45-TL bedelli vade farkı faturası alacağına dayalı olarak davalı hakkında İzmir ... İcra Dairesi Müdürlüğünün... E. sayılı icra takip dosyasından başlatılan icra takibine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, borçlunun... Çikolata Gıda İnşaat Taahhüt Turizm Makina Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi
olduğu, davacı vekili tarafından müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine 91.070,69-TL asıl alacak, üzerinden icra takibi başlattığı, davalının süresinde yapmış olduğu borca itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce resen seçilecek gıda mühendisi ile SMMM bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 08/07/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Aflotoksinler özellikle yer fıstığı,fındık,badem,ve diğer tahıl ürünleri başta olmak üzere oldukça sıklıkla görüldüğü, yer fıstığı ise dünyada ve ülkemizde aflotoksin bulaşanının en fazla görüldüğü tarım ürünlerinin başında geldiği, özellikle fıstık ezmesi olarak piyasaya sürülen ürünlerin piyasa değeri en düşük olan fıstıklardan hatta fıstık kırıntılarından yapıldığını da düşünülürse fıstık ezmelerinde aflotoksin bulunma olasılığının bir kaç kat daha fazla olduğu, bir gıda maddesinde aflatoksin oluşması için ilk koşul, bu toksini yapan küfün gıda maddesine bulaşması, daha önemli olan ikinci koşul ise, gıdanın kendisinin ve bulunduğu ortamın küfün çoğalmasını sağlayacak şartlara sahip olması olduğunu, bu nedenledir ki aflotoksin bulaşan fıstıklardan üretilen fıstık ezmelerinde saklama ve muhafaza koşullarının uygun olmaması durumunda da toksin miktarı hızla artacak ve kabul edilebilir sınırın üzerine çıkacağını, gıdalarda aflatoksin üremesini engellemek için doğru ve hijyenik üretim, uygun muhafaza koşulları ve son tüketim tarihinden önce tüketilmesi ve üretimde GMP-HACCP kuralları kesintisiz uygulanması gerektiği, ancak üründe gizli ayıp olarak zamanla ortaya çıkan bu durumun davalı şirketin üretimindeki hammaddenin aflotoksin yükünün yoğun olmasından dolayı saklama şartlarına da bağlı olarak son tüketim tarihinden önce bozulmalar görüleceği, ancak dava dosyası içeriğinde davacının ürünleri hangi şartlarda muhafaza ettiği hususunda bir bilgiye rastlanılmadığı, Türk Gıda Kodeksi mikrobiyolojik kriterler tebliğinde değişiklik yapılması hakkında tebliğin dördüncü bölümde Özel Hükümler Uygun olmayan sonuçlarda;
"Madde 8 – (1) Analiz sonuçları, Ek-1 ve Ek-2’de belirlenen kriterlere uygun değilse gıda işletmecisi, HACCP ilkelerine dayalı prosedürlerinde tanımladığı düzeltici faaliyetler ve tüketici sağlığını korumak için gerekli diğer faaliyetler ile birlikte ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen tedbirleri alır.(2) Gıda işletmecisi, mikrobiyolojik bulaşmanın yeniden oluşmasını engellemek amacıyla uygun olmayan sonuçların sebebini bulmak için; HACCP ilkelerine dayalı prosedürlerin veya diğer iyi hijyen uygulamalarının geliştirilmesini içeren tedbirleri alır.(3) Ek-1’de yer alan gıda güvenilirliği kriterleri analiz sonuçları uygun değilse, 5996 sayılı Kanunun 22 nci maddesi gereği, ürün veya parti toplatılır veya geri çağrılır. Ancak sadece gıdayı üreten gıda işletmecisi tarafından yapılması şartıyla;a) Piyasaya arz edilen ancak henüz perakende aşamasında olmayan ve gıda güvenilirliği kriterlerini yerine getirmeyen ürünler, söz konusu tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla ilave işlemlere tabi tutulabilirler.3.alt başlıktan anlaşılacağı üzere 5996 sayılı kanunun 22 .maddesi uyarınca ürün ve partininin toplatılması ve geri çağrılması ve tüketiminin yapılmaması insan sağlığının korunması için gereklidir". bu sebepledir ki Gıda Mevzuatına mikrobiyolojik açıdan uygun olmayan fıstık ezmelerinin ayıplı ürünler olması ve gerekli kriterleri sağlamaması sebebiyle tüketibilir gıda vasıflarına aykırı olduğu, davacının satın aldığı fıstık ezmelerinde Türk Gıda Kodeksi yönetmelik ve tebliğinde bulunan kriterlere uygun olmadığı ve dolayısıyla ayıplı ürün olduğu davacı şirketin yaptırdığı analiz sonuçlarından anlaşıldığı, her ne kadar davalı şirket tarafından takibe konu... nolu 81.315,10 TL bedelli fatura kayıtlarına alınmamış olsa da ve davalı şirket tarafından fatura ve fatura içeriğine itiraz edilmiş olsa da davalı şirketin ayıplı ürünler olan fıstık ezmeleri toplam bedeli olan 81.315,10 TL borçlu olacağı hususlarında görüş bildirilmişlerdir.
Mahkememizin 08/10/2024 tarihli duruşma ara kararı gereğince dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor aldırılmıştır. 28/10/2024 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Kök raporda belirtilen hususlar esas olup davalı tarafın Gıda Hijyeni Yönetmeliğinin Gıda işletmecisinin genel sorumlulukları kapsamında Madde 5,Madde 6 ve Madde 7 kapsamında belirtilen Gıda güvenilirliğinin birincil üretimden başlayarak son tüketiciye kadar gıda zinciri boyunca sağlanması gerekliliği kapsamında önlemleri almadığı görüldüğü, ilgili bu mevzuat kapsamında davalı tarafın gıdalar için belirlenen mikrobiyolojik kriterlere uyularak, numune almak ve analiz etmek veya ettirmek hükümleri doğrultusunda davaya konu olan ürünlerin son ürün aşamasına gelinceye kadar yapılması gerekli hammade -ilk ürün-ara ürün-son ürün analizleri kayıtlarına da dava dosyasında rastlanamadığı, üretim zinciri boyunca gıda güvenilirliği sağlanamadığından hammadde kaynaklı meydana gelen aflotoksin bulaşığının üretim aşaması sonrasında son üründeki miktarının Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Tebliğinde belirtilen mikotoksin miktarı açısından değerlendirilmesinde aflotoksin miktarının yüksek olduğu davacı tarafın yaptırdığı 21.03.2023 tarihli T.C.Tarım ve Orman Bakanlığı Kalite Sistem Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Özel İstek Muayene ve Analiz Raporlarından anlaşıldığı, Aflotoksin miktarının Gıda Kodeksi Kriterlerine göre yüksek olması ve kabul edilebilir sınırlarının üzerinde bulunmasında birincil koşulun kullanılan hammaddenin aflotoksin içeriği olduğu, davalı tarafın bozulma görülen ürünlerin seri ve parti numaraları kapsamında üretim aşamasından önce üretimde kullanılacak hammaddelerin analizlerinin yapılması ve üretim prosesine bu şekilde alınması mecburiyetini ilgili Hijyen Yönetmeliği gereğince yerine getirmediği, bu analiz sonuçları ile ilgili herhangi bir belge bulunmaması sebebiyle Hammadde bulaşısı ile üretilen son ürün de muhafaza şartlarının uygun olmaması durumunda ikincil koşula bağlı olarak üründe mevcut olan aflotoksin miktarının artarak bozulmanın oluşmasının sadece saklama koşullarındaki uygunsuzluktan kaynaklanmayacağı veya bu süre zarfında bu kadar değer yükselmesinin sadece saklama koşullarından ötürü olmayacağı, davalı tarafın sevkiyat öncesinde ürünle ilgili aflotoksin analizlerinin bulunmaması,sevkiyat zincirinde kullanılan araçlarda soğuk hava şartlarının sağlanıp sağlanamadığı gibi soğuk taşıma zinciri ile ilgili ihlallerin somut verilerine dosya kapsamında yer verilmediği, davacı taraf ise soğuk hava depolarının 18C olduğu hususundaki görsellerini dava dosyasına eklemiş ancak Hijyen Yönetmeliğinin 7.Maddesinin (ç ) bendinin ‘Soğuk zinciri korumak ve kayıt altına almak.’şartında belirtilen günlük, düzenli ve sistematik olarak soğuk hava depo kayıtlarının tutulduğu hususunda belgelerinin bulunmaması sebebiyle; bozulmada ikincil koşul olan depolama şartlarının bozulma üzerindeki orantısal değerinin bilinmesi mümkün olmadığı hususlarında görüş bildirilmişlerdir.
Davalı tanığı...ın mahkememizde alınan ifadesinde; " Ben her davacı ve davalı şirket bünyesinde 2020 yılının Eylül ayında gıda mühendisi olarak işe başladım, haftanın üç günü... Çikolata'da, diğer üç günü de davacı... Gıda'da görev yapıyordum. Ben Nisan 2022 yılına kadar iki şirket arasında köprü görevi gördüm, davacı şirket, davalı şirkete fason üretim yaptırıyordu.... Çikolata almış olduğu siparişlerin hammadesini hazırlayıp saklardı, şişelerini kapatırdı, fakat barkod makinesi olmadığı için tarih bilgisi kavanozları yapıştırılmazdı,... Gıda kendi uygun gördüğü tarihte tarih yapıştırırdı, kendisine gelen sipariş miktarı uyarınca işlem yapar, kalan ürünleri ise depoda saklamaya devam ederdi, depoda yanları ve altları açık, hava alabilir şekildeydi, sadece klima ile soğutma sağlanıyordu, saklama koşullarının uygun olmadığını şirkete söyledik fakat herhangi bir değişiklik yapılmadı. Ben görevim gereği ürünün içeriğindeki tespitleri görmüyordum, sadece fiziken inceleme yapıyordum, fiziksel bulaş var mı yok mu buna bakardım, sıkıntı görmediğimde üretime başlardım, dava konusu ürünlerde benim olduğum dönemlerde herhangi bir sıkıntı yoktu, tanıklık ücreti talebim yoktur,dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı...un mahkememizde alınan ifadesinde; " Ben davacı şirket bünyesinde 2020 yılı ile 15 Aralık 2023 tarihleri arasında depo sevkiyat görevlisi olarak çalışmaktaydım. Ürünleri odada normal klima ile muhafaza ediyorduk, genelde klima 17 derece olarak ayarlıydı, ayrıca bu odaların açıklık olduğu için hava kaçağı da olmaktaydı, bu sorunu belirtmemize rağmen yapılmadı, benim bildiğim saklama koşullarına ilişkin bunlardır, biz ürünleri fason yaptırıyorduk, dışarıdan ürünler geldikten sonra etiket ve tarih basma olayını biz yaparız, daha sonra sevk edilecekse sevkiyatları yaparız, sevkiyatları yaparken ürünlerin ısıya maruz kalmaması açısından +4 ile sevk ediyorduk ancak depodaki saklama koşulları bu araçlardaki gibi değildi, başka bir diyeceğim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur,dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 13/05/2025 tarihli duruşma ara kararı gereğince dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek 2. ek rapor aldırılmıştır. 10/06/2025 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; İlgili mevzuat kapsamında davalı tarafın gıdalar için belirlenen mikrobiyolojik kriterlere uyularak,yapılması gerekli hammade -ilk ürün-ara ürün-son ürün analizlerini yaptırmadığı dava dosyası kayıtlarından ve tanık beyanından anlaşıldığı, üretim zinciri boyunca gıda güvenilirliği sağlanamadığındanı meydana gelen aflotoksin bulaşığının üretim aşaması sonrasında son üründeki miktarının yüksek çıktığı görüldüğü, bu analiz sonuçları ile ilgili herhangi bir belge bulunmaması sebebiyle aflotoksin miktarının artarak bozulma oluşturmasının sadece saklama koşullarındaki uygunsuzluktan kaynaklanmayacağı veya bu süre zarfında bu kadar değer yükselmesinin sadece saklama koşullarından ötürü olmayacağının belli olduğu, davacı taraf hava depolarının Hijyen Yönetmeliğinin 7.Maddesinin (ç ) bendinin ‘Soğuk zinciri korumak ve kayıt altına almak.’ şartında belirtilen günlük, düzenli ve sistematik olarak soğuk hava depo kayıtlarının tutulduğu hususunda belgelerinin bulunmaması ve tanık beyanınca da gerekli özenin gösterilmediği anlaşıldığı, ancak bozulmada ikincil koşul olan depolama şartlarının bozulma üzerindeki orantısal değerinin bilinmesi mümkün olmadığı, zira davalı firmanın üretim öncesi-üretim aşaması-üretim sonrası olarak yapılması gerekli olan kalite analizlerini yapmadan davacı tarafa ürünü teslim etmesi sebebiyle bulaşı kaynağı üründe aflotoksin miktarı artmaya devam etmiş soğuk zincirin taşıma ve depolama sırasında yeterince sağlanamadığı durumlarda değer artışı daha hızlı ilerlediği, ancak aflotoksindeki bu değer artışı üzerinde saklama koşulları mevcut bulaşının artış hızı üzerinde ikincil etkiye sahipken; hammadde ve üretim kaynaklı bulaşma ise esas etken olduğu hususlarında görüş bildirilmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, keşif tutanağı, bilirkişi raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasındaki alışverişe konu, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı olduğunun kabulü halinde gizli ayıplı olup olmadığı, ayıplı ürünler nedeniyle davacının bir zararının doğup doğmadığı, zararının varlığının kabulü halinde talep edilen miktarda bir zararının bulunup bulunmadığı, bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davanın niteliği, taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları dikkate alınarak taraflara ait defter ve kayıtlar ile davaya konu ticari ürünler ve dosyada toplanan delil ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde bilirkişi raporlarınd aGıda Mevzuatına mikrobiyolojik açıdan uygun olmayan fıstık ezmelerinin ayıplı ürünler olması ve gerekli kriterleri sağlamaması sebebiyle tüketibilir gıda vasıflarına aykırı olduğu, davacının satın aldığı fıstık ezmelerinde Türk Gıda Kodeksi yönetmelik ve tebliğinde bulunan kriterlere uygun olmadığı ve dolayısıyla ayıplı ürün olduğu davacı şirketin yaptırdığı analiz sonuçlarından anlaşıldığı, her ne kadar davalı şirket tarafından takibe konu ... nolu 81.315,10 TL bedelli fatura kayıtlarına alınmamış olsa da ve davalı şirket tarafından fatura ve fatura içeriğine itiraz edilmiş olsa da davalı şirketin ayıplı ürünler olan fıstık ezmeleri toplam bedeli olan 81.315,10 TL borçlu olacağı, davalı tarafın Gıda Hijyeni Yönetmeliğinin Gıda işletmecisinin genel sorumlulukları kapsamında Madde 5,Madde 6 ve Madde 7 kapsamında belirtilen Gıda güvenilirliğinin birincil üretimden başlayarak son tüketiciye kadar gıda zinciri boyunca sağlanması gerekliliği kapsamında önlemleri almadığı görüldüğü, ilgili bu mevzuat kapsamında davalı tarafın gıdalar için belirlenen mikrobiyolojik kriterlere uyularak, numune almak ve analiz etmek veya ettirmek hükümleri doğrultusunda davaya konu olan ürünlerin son ürün aşamasına gelinceye kadar yapılması gerekli hammade -ilk ürün-ara ürün-son ürün analizleri kayıtlarına da dava dosyasında rastlanamadığı, üretim zinciri boyunca gıda güvenilirliği sağlanamadığından hammadde kaynaklı meydana gelen aflotoksin bulaşığının üretim aşaması sonrasında son üründeki miktarının Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Tebliğinde belirtilen mikotoksin miktarı açısından değerlendirilmesinde aflotoksin miktarının yüksek olduğu davacı tarafın yaptırdığı 21.03.2023 tarihli T.C.Tarım ve Orman Bakanlığı Kalite Sistem Özel Gıda Kontrol Laboratuvarı Özel İstek Muayene ve Analiz Raporlarından anlaşıldığı, Aflotoksin miktarının Gıda Kodeksi Kriterlerine göre yüksek olması ve kabul edilebilir sınırlarının üzerinde bulunmasında birincil koşulun kullanılan hammaddenin aflotoksin içeriği olduğu, davalı tarafın bozulma görülen ürünlerin seri ve parti numaraları kapsamında üretim aşamasından önce üretimde kullanılacak hammaddelerin analizlerinin yapılması ve üretim prosesine bu şekilde alınması mecburiyetini ilgili Hijyen Yönetmeliği gereğince yerine getirmediği, bu analiz sonuçları ile ilgili herhangi bir belge bulunmaması sebebiyle Hammadde bulaşısı ile üretilen son ürün de muhafaza şartlarının uygun olmaması durumunda ikincil koşula bağlı olarak üründe mevcut olan aflotoksin miktarının artarak bozulmanın oluşmasının sadece saklama koşullarındaki uygunsuzluktan kaynaklanmayacağı veya bu süre zarfında bu kadar değer yükselmesinin sadece saklama koşullarından ötürü olmayacağı, davalı tarafın sevkiyat öncesinde ürünle ilgili aflotoksin analizlerinin bulunmaması,sevkiyat zincirinde kullanılan araçlarda soğuk hava şartlarının sağlanıp sağlanamadığı gibi soğuk taşıma zinciri ile ilgili ihlallerin somut verilerine dosya kapsamında yer verilmediği, davacı taraf ise soğuk hava depolarının 18C olduğu hususundaki görsellerini dava dosyasına eklemiş ancak Hijyen Yönetmeliğinin 7.Maddesinin (ç ) bendinin ‘Soğuk zinciri korumak ve kayıt altına almak.’şartında belirtilen günlük, düzenli ve sistematik olarak soğuk hava depo kayıtlarının tutulduğu hususunda belgelerinin bulunmaması sebebiyle; bozulmada ikincil koşul olan depolama şartlarının bozulma üzerindeki orantısal değerinin bilinmesi mümkün olmadığının bildirildiği dolayısıyla dava konusu ürünlerin gerekli kriterleri sağlamaması sebebiyle tüketibilir gıda vasıflarına aykırı olduğunun ve söz konusu aykırılığın başlıca sebebinin ham madde ve üretim kaynaklı olduğu davalının söz konusu ürünlerin üretim aşamasında ve davacıya teslimi aşamasında gerekli kriterlere uygunluğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile itirazın iptaline fakat alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-İzmir .. İcra Müdürlüğünü...Esas sayılı icra takip dosyasına başlatılan takibe davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.221,03-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.099,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.121,12-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 130,00-TL elektronik tebligat, 560,00-TL tebligat, 6.000-TL bilirkişi ücreti, 5,75-TL KEP posta masrafı, 2.085,17-TL Noter ... Üsküdar... Noterliğine ödenen onaylı evrak masrafı, 84,00-TL posta masrafı, 1.099,91-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.392,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza