T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/185
KARAR NO : 2025/522
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.04.2023 tarihinde imzalanan temizlik hizmet sözleşmesi sonucu müvekkili şirketin, davalı şirkete inşaat sonrası daire temizliği hizmeti verdiğini, daha sonra taraflarca 17.07.2023 tarihinde zeyilname düzenlenerek sözleşme süresinin uzatıldığını, müvekkili şirketin 23.05.2023 tarihli tutanak ile yapılmış olan temizlik hizmetinin 13.04.2023-25.05.2023 tarihinde davalı şirket yetkilisi tarafından onaylandığını, bu hizmet alımı sorunsuz devam ederken, 07.07.2023 tarihinde talep edilen temizlik personelinin müvekkili şirket tarafından, davalı şirketin talep ettiği yere gönderildiğinde personelin içeri alınmadığını, bu durumun tutanak altına alındığını ve bu nedenle de zeyilnamede belirtilen süre uzatım için gereken işlerin, davalı şirketin personelleri iş yerine almaması nedeniyle gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin hizmet devam etmeyecekse 07.07.2023 tarihine kadar yaptığı hizmetin bedelini davalı şirketten talep ettiğini ancak talebe karşılık verilmediğini, bu hizmetlere ilişkin müvekkili şirket tarafından 15.06.2023 düzenleme tarihli ...2,52TL bedelli ve 27.07.2023 tarihli ... fatura numaralı 68.340,00 TL bedelli faturalar düzenlendiğini ve mail yolu ile iş bu faturaları davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin 11.07.2023 tarihinde 403.160,44-TL tutarında kısmi ödeme yaptığını, davalı şirket tarafından, müvekkili şirket aleyhine ... fatura numaralı 06.07.2023 tarihli 330,40 TL, ... fatura numaralı 21.07.2023 tarihli 8.675,68 TL,... fatura numaralı 16.08.2023 tarihli 1.020,00 TL bedelli 3 adet fatura düzenlediğini, bunun üzerine bakiye alacak için müvekkili şirket tarafından İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile takipbaşlatıldığını, davalı şirketin itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı şirket tarafından bu aşama sonrası anlaşma önerisi geldiğini ancak iş bu anlaşma sonucu kısmi ödeme olarak 13.11.2023 tarihinde 14.961,80-TL ödeme yapan davalı şirket kalan bakiyeyi yine ödemediğini beyan etmekle, davanın kabulüne, İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip sonrası yapılan ödeme düşüldükten sonra 92.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan 07/04/2023 tarihli "... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi" uyarınca davacı firma belirlenen temizlik hizmetlerini sözleşme ve eklerine müşteri talimatlarına ve proje ile bağlantılı her türlü şartname, talimatname genelge vs. dahil bilcümle mevzuata uygun olarak eksiksiz, kusursuz olarak zamanında ifa edilmesi yükümlülüğünü üstlendiğini, sözleşmeye ek 1 nolu zeyilname ile de sözleşme süresi 30.06.2023 tarihine kadar uzatılarak temizlik hizmetinin bu tarihe kadar tamamlanması hususunda anlaşıldığını, davacının, sözleşmeye konu hizmetin ifa edilmesi adına sözleşmenin 3.15. ve 3.16. maddelerine göre SGK'ya başvurarak iş yeri açmakla yükümlü olduğundan bu iş yeri numarası adı altında projede çalışan tüm işçilerin sigortalanmaları ve çalışanlarının tüm ücretlerinin sorumluluğunun kendisine ait olacağını kabul ettiğini, davacının İzmir.... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile hizmet sözleşmesine dayanarak başlatmış olduğu icra takibine istinaden sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeye ek protokol yapılarak personellerinin aylık ücret bordroları, maaş ödeme dekontları, işe giriş- çıkış bildirgeleri, ssk prim bildirgeleri, eksik gün bildirimleri de dahil olmak üzere eksik evraklarını tamamlaması halinde ödeme yapılması hususunda karşılıklı mutabık kalındığını, 08.11.2023 tarihli protokolun 3.maddesine göre müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek davacı tarafa cari hesabında görünen 14.961,80 TL tutarlı cari hesap alacağı 13.11.2023 tarihinde ödendiğini, kalan bakiye borç için ise davacı tarafça sözleşmeye istinaden verilmiş olan teminatın iadesi şartlarının yerine getirilmesi ile dosyanın haricen tahsil bildirimi ile kapatılması konusunda anlaşıldığını, ancak davacının protokolde belirlendiği üzere işçilere ait maaş ödeme dekontları, iş sözleşmeleri, eksik gün bildirimleri, SSK prim bildirgeleri, eksik SGK işe giriş bildirgeleri-çıkış bildirgeleri, işten istifa eden işçilerin istifa dilekçelerini sunmadığını, bu nedenle şartları yerine getirmediğinden protokol gereği anlaşılan ödemenin yapılmasına imkan bulunmadığını, işçilere ait belgeleri sunmayarak kötü niyetli olarak dava yoluna gidildiğini, davacı şirketin hakediş, alacak, teminatlarından keserek ödeme hak ve yetkisine sahip olduğu gibi davacı şirketin SGK aylık ödeme makbuzları vd. diğer istenen belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmemesi halinde müvekkili şirketin ödeme yapmama hakkına sahip olduğuna ilişkin de açık sözleşme hükmü bulunduğunu, davacı şirket basiretli bir iş adamı gibi hareket etmediğini beyan etmekle davanın reddine, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Taraflar arasında tanzim olunan 07/04/2023 tarihli ... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi,
3-Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 15.06.2023 tarihli ve ... fatura numaralı 452.062,52-TL bedelli ve 27.07.2023 tarihli ve... numaralı 68.340,00-TL bedelli faturalar,
4-Davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemelere ilişkin dekont suretleri ve kayıtlar,
5-Taraflar arasında tanzim olunan 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokol,
6-İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası,
7-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
8-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
9-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,
10-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,
11-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
12-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
13-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 29/08/2024 havale tarihli raporu,
14-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/02/2025 havale tarihli ek raporu,
15-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasında tanzim olunan 07/04/2023 tarihli... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete temizlik hizmeti verildiği ve verilen hizmetin davalı şirket yetkilisi tarafından onaylandığı, hakediş raporu düzenlendiği, akabinde davacı şirket çalışanlarının 07/07/2023 tarihi itibarıyla hiçbir sebep olmaksızın iş yerine alınmadığı, bu kapsamda 07/07/2023 tarihine kadar verilen hizmet bedelinin ödenmesinin talep edildiği ancak ödenmediği iddiası kapsamında, davacı şirket tarafından sözleşme gereğince 07/07/2023 tarihine kadar verildiği iddia edilen hizmete binaen davalı şirket adına düzenlenen 15.06.2023 tarihli ve ... fatura numaralı 452.062,52-TL bedelli fatura, 27.07.2023 tarihli ve ... numaralı 68.340,00-TL bedelli fatura bedellerinden, davalı şirket tarafından muhtelif tarihlerde yapılan kısmi ödemelerin mahsubu ile bakiye alacak bedelinin davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir...icra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise...Üretim Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 48.9002,00-TL bakiye fatura alacağı, 68.370,00-TL bakiye fatura alacağı olmak üzere toplam 117.242,00-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
11/06/2024 tarihli duruşmanın 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
11/06/2024 tarihli duruşmanın 7 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Gereken bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında tanzim olunan 07/04/2023 tarihli ... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi, hakediş raporu, davacı şirket çalışanlarının 07/07/2023 tarihi itibarıyla hiçbir sebep olmaksızın iş yerine alınmamasına dair tutanak, davacı şirket tarafından sözleşme gereğince 07/07/2023 tarihine kadar verildiği iddia edilen hizmete binaen davalı şirket adına düzenlenen 15.06.2023 tarihli ve ... fatura numaralı 452.062,52-TL bedelli fatura ile 27.07.2023 tarihli ve ... numaralı 68.340,00-TL bedelli fatura, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile sair hususlar birlikte değerlendirilerek; araflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, ticari defter ve belgelerin sahipleri lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında hukuki ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebepten kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında tanzim olunan 07/04/2023 tarihli...İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından verildiği iddia edilen hizmetin davalı şirkete verilip verilmediği, hizmetin verildiğine dair taraflara ait ticari defter ve belgelerde yazılı herhangi bir delil bulunup bulunmadığı, davacı şirket tarafından sözleşme gereğince 07/07/2023 tarihine kadar verildiği iddia edilen hizmete binaen davalı şirket adına düzenlenen 15.06.2023 tarihli ve ... fatura numaralı 452.062,52-TL bedelli fatura, 27.07.2023 tarihli ve ... numaralı 68.340,00-TL bedelli fatura bedellerinden, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere davalı şirket tarafından muhtelif tarihlerde yapılan kısmi ödemelerin mahsubu bedellerinden kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 29/08/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan 2023 yılına ait Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2023 yılına ait Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı ancak 2023 yılına ait Envanter defterinin dosyaya hiç sunulmaması sebebiyle incelenemediğini, davacı şirketin resmi defterlerinde; 18.08.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketin, davacı şirkete 107.216,00.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, takip tarihinden sonra da davalı şirketin banka hesabından, davacı şirket hesabına yapılan 13.11.2023 tarihinde 14.961,80.-TL tutarındaki banka ödemesinin alacak kaydının yapıldığı ve davacı şirketin resmi defterlerinde 13.11.2023 tarihi itibariyle davalı şirketin, davacı şirkete 92.254,20.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, davalı şirketin 2023 yılı inceleme dönemlerinde e-defter tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin e-defter beratları incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı, davalı şirketin resmi defterlerinde; 18.08.2023 takip tarihi itibariyle davacının izlendiği 320.04.01.B107 davacı şirket hesabının, davalı şirketten 14.961,80.-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği, takip tarihinden sonra da davalı şirtetin banka hesabından, davacı şirketin banka hesabına yapılan 13.11.2023 tarihinde 14.961,80.-TL tutarındaki banka ödemesinin alacak kaydının yapıldığı ve davalı şirketin resmi defterlerinde; 13.11.2023 tarihi itibariyle davacının izlendiği... davacı şirket hesabının davalı şirtetten hiç alacaklı olmadığı, hesabın sıfırlandığı hiç bakiye vermediğinin kaydedildiği, davalı şirketin resmi defterlerinde, 18.08.2023 takip tarihi itibariyle davacının izlendiği...avacı şirket hesabının davalı şirketten 84.265,80.-TL tutarında alacaklı olduğunun kaydedildiği, taraf defter kayıtları arasında 18.08.2023 takip tarihi itibariyle ve takip tarihinden sonra davalı 13.11.2023 ödemesinden sonra 7.988,40TL bakiye farkı olduğu, bakiye farkı sebebinin davalı şirket defterlerinde 07.04.2023 tarihli 4.205,88.-TL tutarındaki damga vergisi ile 17.07.2023 tarihli 3.782,52.-TL tutarındaki damga vergisi olmak üzere (4.205,88-TL+3.782,52-TL) 7.988,40.-TL toplam tutarındaki iki ayrı damga vergisinin, davacı hesabına borç kayıtları yapılırken davacı şirket defterlerine hiç kaydedilmemesi sebebiyle taraf defter kayıtları arasında 7.988,40.-TL bakiye farkı olduğu, taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı hususları irdelendiğinde tarafların ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan 2023 yılına ait Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdikleri ile 2023 yılına ait Yevmiye Defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı ancak 2023 yılına ait Envanter defterinin dosyaya hiç sunulmaması, davalı şirketin 2023 yılı inceleme dönemlerinde e-defter tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin e-defter beratları incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 6102 sayılı TTK 64/3. Mad. göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacağı, ticari defter ve belgelerin sahipleri lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları hususunun hukuki olması sebebiyle, takdirin mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu hususları irdelendiğinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin var olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan takibe ve davaya konu davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların içeriğinde yazan Temizlik Hizmetinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında tanzim olunan 07/04/2023 tarihli... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından verildiği iddia edilen hizmetin davalı şirkete verilip verilmediği, hizmetin verildiğine dair taraflara ait ticari defter ve belgelerde yazılı herhangi bir delil bulunup bulunmadığı hususları irdelendiğinde davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların tamamı her iki taraf defterlerine kaydedildiği görüldüğünden, davacı şirket tarafından davalı şirkete verildiği iddia edilen hizmetin verildiği, davacı şirket tarafından sözleşme gereğince 07/07/2023 tarihine kadar verildiği iddia edilen hizmete binaen davalı şirket adına düzenlenen 15.06.2023 tarihli ve ...atura numaralı 452.062,52-TL bedelli fatura, 27.07.2023 tarihli ve ... numaralı 68.340,00-TL bedelli fatura bedellerinden, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere davalı şirket tarafından muhtelif tarihlerde yapılan kısmi ödemelerin mahsubu bedellerinden kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının belirlenmesi hususları irdelendiğinde taraf defter kayıtları arasında 18.08.2023 takip tarihi itibariyle ve Takip tarihinden sonra davalı 13.11.2023 ödemesinden sonra 7.988,40TL bakiye farkı olduğu, bakiye farkı sebebinin davalı şirket defterlerinde 07.04.2023 tarihli 4.205,88.-TL tutarındaki damga vergisi ile 17.07.2023 tarihli 3.782,52.-TL tutarındaki damga vergisi olmak üzere (4.205,88-TL+3.782,52-TL) 7.988,40.-TL toplam tutarındaki iki ayrı damga vergisinin, davacı hesabına borç kayıtları yapılırken davacı şirket defterlerine hiç kaydedilmemesi sebebiyle taraf defter kayıtları arasında 7.988,40.-TL bakiye farkı olduğu, mahkeme tarafından davacı şirket resmi defter kayıtları kabul edilir ise, takip tarihinden sonra davalının ödeme tarihi olan 13.11.2023 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 92.254,20.-TL tutarında borçlu olacağı, davalı şirket resmi defter kayıtları kabul edilir ise, takip tarihinden sonra davalının ödeme tarihi olan 13.11.2023 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 84.265,80.-TL tutarında alacaklı olacağını mütalaa etmiştir.
Taraf vekillerinin itirazları ile birlikte görülen lüzum üzerine dosyanın 29/08/2024 havale tarihli raporu tanzim eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında tanzim olunan 17/07/2023 tarihli...zmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesine Ait Zeyilname ile 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokol ve davalı şirket tarafından 13/11/2023 tarihli ödemeye ilişkin evraklar, davacı şirketin dava konusu sözleşme kapsamında çalıştırdığı işçilere ait maaş ödeme dekontları, iş sözleşmeleri, eksik gün bildirimleri, SSK prim bildirgeleri, eksik SGK işe giriş bildirgeleri-çıkış bildirgeleri, işten istifa eden işçilerin istifa dilekçeleri, davacı şirket tarafından 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokol çerçevesinde davalı şirkete sunulan bir takım bilgi ve belgeler ile taraflara ait ticari defter ve belgeler birlikte değerlendirilerek; davacı şirketin dava konusu sözleşme kapsamında çalıştırdığı işçilere ait maaş ödeme dekontları, iş sözleşmeleri, eksik gün bildirimleri, SSK prim bildirgeleri, eksik SGK işe giriş bildirgeleri-çıkış bildirgeleri, işten istifa eden işçilerin istifa dilekçelerine ilişkin yazılı belgelerin bulunup bulunmadığı, var ise 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokol kapsamında davalı şirkete sunulup sunulmadığı, davacı şirket tarafından 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokol çerçevesinde davalı şirkete sunulan belgelerin davacı şirketin dava konusu sözleşme kapsamında çalıştırdığı işçilere ait maaş ödeme dekontları, iş sözleşmeleri, eksik gün bildirimleri, SSK prim bildirgeleri, eksik SGK işe giriş bildirgeleri-çıkış bildirgeleri, işten istifa eden işçilerin istifa dilekçelerine ilişkin tüm bilgi ve belgeleri içerip içermediği, 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokol kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ve her iki tarafın da kabulünde olan 14.961,80-TL tutarındaki ödeme de gözetildiğinde, neticeten davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının belirlenerek düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 28/02/2025 havale tarihli ek raporunda sonuç olarak; 08/11/2023 tarihli icra takibine konu borcun ödenmesine ilişkin protokol kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ve her iki tarafın da kabulünde olan 14.961,80-TL tutarındaki ödeme de gözetildiğinde, neticeten davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı hususu irdelendiğinde; kök raporda taraf defter kayıtları irdelenmesi neticesinde taraf defter kayıtları arasında 7.988,40-TL tutarında bakiye farkı olduğu ve bu bakiye farkının da sözleşme ve zeyilnamedeki damga vergisinin, davacı defterlerine hiç kaydedilmezken, davalı defterlerinde davacı hesabına borç kaydedilmesinden kaynaklandığı, irdelenen davaya konu sözleşme ve zeyilnamede damga vergisinin yükümlülüğünün davacı şirket tarafında olduğu hüküm altına alındığı görüldüğünden, davalı şirket defter kayıtlarını kabul etmek gerekmiş ve 13.11.2023 tarihinde davacı şirketin, davalı şirketten 84.265,80-TL tutarında alacaklı olacağı hususunda mütaladaa bulunmuştur.
Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir ve Türk Hukuk Lûgatında “kanıtlama, tanıtlama” olarak ifade edilmektedir (Türk Hukuk Lügatı, Ankara 2021, Cilt I, s. 595).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187/1. maddesi; ''İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir.
Diğer taraftan hâkim kural olarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; ''İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.'' şeklinde hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü üzerinde taşıyacaktır. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir
Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir.
İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nunda senet, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve uzman görüşü olarak sıralanmıştır. Ancak sayılan bu deliller sınırlayıcı (tahdidi) olmayıp, kanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu getirmediği hâllerde taraflar kanunda düzenlenmemiş diğer delillere de dayanabilirler. Delillerin değerlendirilmesinde ise, hâkimin bağlılığı ve her bir delile bağlanan hukukî sonuçlar bakımından “kesin” ve “takdiri” deliller ayrımı esas alınarak incelenme yapılmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanunî deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise hâkimi bağlamaz, hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200/1. maddesi; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gereğine işaret etmiştir.
Yazılı delille (senetle) ispatı gereken hususlar, istisnalar dışında takdiri delillerle ve bu kapsamda tanık delili ile ispatlanamaz ise de, bu hususların senet dışındaki yemin, ikrar ve ticari defterler gibi diğer kesin delillerle kanıtlanması mümkündür. Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde tanık dinlenebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200/2. maddesine göre karşı tarafın tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202. maddesinde düzenlenen delil başlangıcının olması ya da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesinde sayılan istisnalardan birinin bulunması gerekir.
Taraflar arasında tanzim olunan 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokolün konusu 07/04/2023 imza tarihli... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ve Madde 3-Protokol şartları başlığı altında belirlenen şartların alacaklı tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi halinde alacaklı tarafından başlatılan İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibine konu kalan borcun borçlu tarafından ödenmesine ilişkin şartları içerdiği, 3. maddede borçlu ile alacaklı firma arasında akdedilen 07/04/2023 tarihli ...İzmir Projesi Temizlik Hizmet sözleşmesi kapsamında borçlu aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takibine istinaden borçlu tarafça 14.961,80-TL tutarlı cari hesap alacağının 13/11/2023 tarihinde alacaklının ... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi ile belirttiği IBAN hesabına ödeneceği, 07/04/2023 tarihli ... İzmir Projesi Temizlik Hizmet sözleşmesinin 3.15 maddesi ve 3.16 maddesi gereği şirket çalışanlarına ilişkin daha evvet alacaklı tarafça sunulmayan 2023 yılı nisan, mayıs, haziran, temmuz dönemlerine ilişkin ve borçlu tarafından talep edilen tüm belgelerin (personellerin aylık ücret bordroları, maaş ödeme dekontları, işe giriş- çıkış bildirgeleri, ssk prim bildirgelerinin, eksik gün bildirimleri vb.) sunulması, alacaklının şirket çalışanlarına ilişkin SGK dosyasının kapatılmış olması, SGK borcu yoktur yazısının eksiksiz olarak sunulmasının alacaklı tarafça kabul, beyan ve taahhüt edildiği, alacaklı tarafından... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtildiği üzere imalatlara, camlara, ankastrelere vb. herhangi bir zarar verilmediğine dair kabul tutanağı düzenleneceği, belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde 15 gün içinde borçlu tarafa sözleşmenin 6. maddesi kapsamında verilmiş olan 82.265,80-TL teminat bedelinin iade edileceği, dosya kapsamında kalan borç için belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde alacaklı tarafından verilen 82.265,80-TL tutarlı teminatın iadesi ile dosya haricen tahsil bildirimi ile kapatılacağının taraflarca kabul, beyan ve taahhüt edildiğinin açıkça belirtildiği görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve beyanları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesini... Esas sayılı takip dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir tarafından düzenlenen 29/08/2024 havale tarihli rapor, 28/02/2025 havale tarihli ek rapor ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında tanzim olunan 07/04/2023 tarihli ... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete temizlik hizmeti verildiği ve verilen hizmetin davalı şirket yetkilisi tarafından onaylandığı, hakediş raporu düzenlendiği, akabinde davacı şirket çalışanlarının 07/07/2023 tarihi itibarıyla hiçbir sebep olmaksızın iş yerine alınmadığı, bu kapsamda 07/07/2023 tarihine kadar verilen hizmet bedelinin ödenmesinin talep edildiği ancak ödenmediği iddiası kapsamında, davacı şirket tarafından sözleşme gereğince 07/07/2023 tarihine kadar verildiği iddia edilen hizmete binaen davalı şirket adına düzenlenen 15.06.2023 tarihli ve ... fatura numaralı 452.062,52-TL bedelli fatura, 27.07.2023 tarihli ve ... numaralı 68.340,00-TL bedelli fatura bedellerinden, davalı şirket tarafından muhtelif tarihlerde yapılan kısmi ödemelerin mahsubu ile bakiye alacak bedelinin davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıda davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 48.9002,00-TL bakiye fatura alacağı, 68.370,00-TL bakiye fatura alacağı olmak üzere toplam 117.242,00-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında tanzim olunan 08/11/2023 tarihli İcra Takibine Konu Borcun Ödenmesine İlişkin Protokolün konusu 07/04/2023 imza tarihli... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ve Madde 3-Protokol şartları başlığı altında belirlenen şartların alacaklı tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi halinde alacaklı tarafından başlatılan İzmir ...İcra Dairesinin... Esas sayılı takibine konu kalan borcun borçlu tarafından ödenmesine ilişkin şartları içerdiği, 3. maddede borçlu ile alacaklı firma arasında akdedilen 07/04/2023 tarihli... İzmir Projesi Temizlik Hizmet sözleşmesi kapsamında borçlu aleyhine başlatılan İzmir.... İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takibine istinaden borçlu tarafça 14.961,80-TL tutarlı cari hesap alacağının 13/11/2023 tarihinde alacaklının... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesi ile belirttiği IBAN hesabına ödeneceği, 07/04/2023 tarihli... İzmir Projesi Temizlik Hizmet sözleşmesinin 3.15 maddesi ve 3.16 maddesi gereği şirket çalışanlarına ilişkin daha evvet alacaklı tarafça sunulmayan 2023 yılı nisan, mayıs, haziran, temmuz dönemlerine ilişkin ve borçlu tarafından talep edilen tüm belgelerin (personellerin aylık ücret bordroları, maaş ödeme dekontları, işe giriş- çıkış bildirgeleri, ssk prim bildirgelerinin, eksik gün bildirimleri vb.) sunulması, alacaklının şirket çalışanlarına ilişkin SGK dosyasının kapatılmış olması, SGK borcu yoktur yazısının eksiksiz olarak sunulmasının alacaklı tarafça kabul, beyan ve taahhüt edildiği, alacaklı tarafından... İzmir Projesi Temizlik Hizmet Sözleşmesinin 6. maddesinde belirtildiği üzere imalatlara, camlara, ankastrelere vb. herhangi bir zarar verilmediğine dair kabul tutanağı düzenleneceği, belirtilen şartların yerine getirilmesi halinde 15 gün içinde borçlu tarafa sözleşmenin 6. maddesi kapsamında verilmiş olan 82.265,80-TL teminat bedelinin iade edileceği, dosya kapsamında kalan borç için belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde alacaklı tarafından verilen 82.265,80-TL tutarlı teminatın iadesi ile dosya haricen tahsil bildirimi ile kapatılacağının taraflarca kabul, beyan ve taahhüt edildiğinin açıkça belirtildiği, protokolde ticari ilişkiden kaynaklanan alacak bedelinin 14.961,80-TL olduğunun belirtildiği ve bu tutardaki cari hesap alacağının davalı şirket tarafından davacı şirkete ödendiği, protokol kapsamında kalan taahhüdün ise 82.265,80-TL tutarlı teminat bedelinin iadesine ilişkin olduğu, dava dilekçesinde, davalı şirkete verilen hizmetten kaynaklı olarak davalı şirket adına düzenlenen fatura bedellerinden kısmi ödemelerin mahsubu ile bakiye bedellerinin tahsilinin talep edildiği, tarafları bağlar nitelikte bulunan protokol kapsamında bakiye cari hesap alacağının ödenmesi yanında teminat bedelinin iadesi açısından 07/04/2023 tarihli... İzmir Projesi Temizlik Hizmet sözleşmesinin 3.15 maddesi ve 3.16 maddesi gereği şirket çalışanlarına ilişkin daha evvet alacaklı tarafça sunulmayan 2023 yılı nisan, mayıs, haziran, temmuz dönemlerine ilişkin ve borçlu tarafından talep edilen tüm belgelerin (personellerin aylık ücret bordroları, maaş ödeme dekontları, işe giriş- çıkış bildirgeleri, ssk prim bildirgelerinin, eksik gün bildirimleri vb.) sunulması, alacaklının şirket çalışanlarına ilişkin SGK dosyasının kapatılmış olması, SGK borcu yoktur yazısının eksiksiz olarak sunulması şartlarının yerine getirildiğine dair herhangi somut bir delilin dosyaya sunulmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlayamadığı, takibin başlatılması açısından davacı tarafın kötü niyetli olduğunun ise davalı tarafça ispatlanamadığı ve mahkememizce bu yönde bir kanaate varılmadığı göz önünde bulundurularak, açılan davanın reddine, kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı... Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davalı... Üretim Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketine verilmesi talebinin, davacı şirketin kötü niyetinin ispatlanamaması sebebiyle REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 984,92-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 369,52-TLharcınkarar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/06/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır