T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/282 Esas
KARAR NO : 2025/672
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflarca 08.02.2022 tarihinde taşıt tanıma sistemi sözleşmesi akdedildiğini ve sözleşmenin 08.02.2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini, sözleşme 1 yıldan uzun süre uygulandıktan sonra 05.07.2023 tarihinde Beşiktaş... Noterliğinden... yevmiye ile keşide edilen ihtarname ile, sözleşmenin süre başlıklı maddesine uygun olarak 07.10.2023 sona erme tarihinden sonra yenilenmemek üzere, bu tarihten en az 90 gün önce bildirimde bulunulduğunu, sözleşmenin sona ermesinden yaklaşık 1,5 ay sonra ...Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi tarafından cezai şart açıklamalı 61.556,40-TL tutarındaki 30.11.2023 tarihli fatura düzenlendiğini, bu faturanın ... Ticareti Ve İmalatı Limited Şirketi tarafından e-fatura sistemi üzerinden 12.12.2023 tarihinde tebliğ alındığını, davacı firmanın ... ile imzalamış olduğu Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi gereği, fatura bedelinin otomatik olarak 11.12.2023 tarihinde davalı ...Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi hesabına aktarılmış olduğunu, Beşiktaş... Noterliğinden 18.12.2023 tarih ve... yevmiye ile keşide edilen ihtarname ile fatura içeriğine itiraz edilerek ödenen tutarın 3 gün içinde iadesinin talep edildiğini, ...Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi'nin ödemeden imtina etmesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğ... Esas ile icra takibi başlatıldığını, ...Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi'nin itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas dosyasına vaki itirazın iptraline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı ... Ticareti ve İmalatı Ltd. Şti arasında 08.02.2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi bulunmakta olup taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin işbu sözleşmeye dayandığını, nitekim davacı yan tarafından da bu husus ikrar edilmiş olup sözleşmesel ilişki kapsamında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, usulüne uygun şekilde akdedilen sözleşmenin taraflar için bağlayıcı olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, nitekim dava dilekçesi ekinde sunulan tüketim raporu incelendiğinde davacının sözleşme süresi boyunca ...Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi tarafından temin edilen akıllı halkalar ile taşıt tanıma sistemini kullanarak yakıt alımı gerçekleştirdiğinin görüleceğini,Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi hangi nedenle sona ermiş olursa olsun davacı sözleşme uyarınca kendisine sağlanan cihazları sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle en geç 1 ay içerisinde müvekkile iade etmekle yükümlü olduğunu, davacının en geç 07/11/2023 tarihinde Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi uyarınca verilen cihazları iade etmekle yükümlü olduğunu, keza 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sözleşmesinin 07/10/2023 tarihinde sona erdiğinin tarafların kabulünde olduğunu, ancak davacının Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi kapsamında ...Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi tarafından temin edilen cihazları iade etmediğini, dava dilekçesinde de davacının aksi yönde bir iddiası bulunmadığını, hatta davacı uhdesinde akıllı halka cihazlarının mevcut olduğunu ancak cihazların müvekkili şirkete iade edilmediğinin yine davacı tarafından sunulan 12 Aralık 2023 tarihli mail yazışması incelendiğinde tespit olunacağını, sözleşmenin sona ermesinden yaklaşık 2 ay ve cezai şart bedeline ilişkin faturanın tanzim edilmesinden 12 gün sonra davacı yan tarafından akıllı halka cihazlarının iadesine ilişkin mail atıldığını, davacı yan tarafından atılan mail tarihinde ise cihazlarının iade edilmesi gereken 1 aylık sürenin çoktan geçtiğinin açık olduğunu, sözleşmenin sona ermesinden 2 ay sonra müvekkil şirkete uyuşmazlık konusu ile ilgili mail atan davacının bahsi geçen maile dayanarak müvekkil şirketin iade talebini kabul etmediğini ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığının iddia edilmesinin abesle iştigal olduğunu, keza süresinde edimini yerine getirmeyen tarafın bizzat davacı olduğunu, sözleşme uyarınca üzerine düşen edimi yerine getirmeyen davacının, Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi'nin 8. Maddesinde yer aldığı üzere her bir cihaz için ayrı ayrı hesaplanan cezai şart bedelinin tümünden sorumlu olduğunu, düzenleme uyarınca ...Ticaret ve Nakliyat Anonim Şirketi tarafından Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi kapsamında verilen cihazların sözleşme süresince yahut sonrasında iade edilmemesi halinde davacının her bir cihaz için hesaplanacak cihaz başına "1000 TL+KDV olup yıllık satış oranı [(TEFE+ÜFE)/2]" tutarında cezai şart bedelinden sorumlu olduğunun sabit olduğunu, nitekim Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi 8. Maddesinde belirtildiği üzere fesih nedenlerinden birinin gerçekleşmiş olması ceza şart istemek için tek başına yeterli olduğunu, dolayısıyla sözleşmenin sözleşmenin sona erme şeklinden bağımsız olarak; davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirmemesinden mütevellit cezai şart isteme koşullarının oluştuğunu ve davacının cezai şart bedelinden sorumlu olduğuNU, bu nedenlerle Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi m.8 uyarınca cezai şart bedeli hesaplandığını, ilgili düzenleme kapsamında davacı firmanın 25 aktif cihazı için (1.000,00-TL + yıllık artış oranı olan Yİ-ÜFE /2 olarak) cihaz başı ücret 1.000,00- TL olmak üzere toplam 61.556,40-TL cezai şart bedeli hesaplandığını, bu sebeple hesaplamada herhangi bir belirsizlik bulunmadığını, cezai şart bedeline istinaden müvekkilİ şirket tarafından 30/11/2023 tarihli ... Fatura no'lu 61.556,40-TL bedelli fatura kesilerek davacının... hesabından tahsil edildiğini, fatura bedelinin iadesinin kabulünün mümkün olmadığından bahisle, davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunu...rabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi,
3-Davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 30/11/2023 tarihli ve 61.556,40-TL bedelli fatura,
4-İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,
5-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
6-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
7-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
8-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
9-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 13/02/2025 havale tarihli raporu,
10-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 22/04/2025 havale tarihli raporu,
11-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesine dair ticari ilişki kapsamında, davacı şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin 05/07/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin sona erdiği ve uzamadığının davalı şirkete bildirilmesine rağmen davalı şirket tarafından davacı şirket adına cezai şart bedeli adı altında düzenlenen 30/11/2023 tarihli 61.556,40-TL tutarındaki fatura bedelinin, ana sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirket ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Borçlandırma Sözleşmesi kapsamında 11/12/2023 tarihinde davalı şirkete ait hesaba aktarıldığı, bedelin iadesi talep edilmesine rağmen iade edilmediği iddiası çerçevesinde, haksız yere ödenen 61.556,40-TL tutarındaki cezai şart bedelinin iadesi amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı... Ticareti Ve İmalatı Limited Şirketi tarafından, borçlunın ise davalı ...Ticaret Ve Nakliyat Anonim Şirketi olduğu, davacı vekili tarafından davalı şirket aleyhinde 61.556,40-TL asıl alacak, 897,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.454,03-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın 16/01/2024 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
10/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
10/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 8 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla Gebze Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Beşiktaş ... Noterliğinin 05/07/2023 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı şirket tarafından davacı şirket adına cezai şart bedeli adı altında düzenlenen 30/11/2023 tarihli 61.556,40-TL tutarındaki fatura, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesine dair ticari ilişki kapsamında, davacı şirketin davalı şirkete ait akaryakıt istasyonlarından yakıt alınabilmesi amacıyla akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünü temin edilip edilmediği, edilmiş ise kaç adet akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünü temin edildiği, ürünlerin davacı şirkete teslimine ilişkin olarak davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yazılı bir belge bulunup bulunmadığı, teslim edilmiş ürün var ise akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünlerinin sözleşmenin sonlandırılması akabinde davalı şirkete iade edilip edilmediği, ürünlerin davalı şirkete iadesine ilişkin olarak davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yazılı bir belge bulunup bulunmadığı, akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünlerinin sayısı ile taraflar arasındaki sözleşmenin Fesih ve Cezai Şart başlıklı 8. maddesi hükmü dikkate alındığında her bir ürün açısından belirlenen cezai şart bedelinin ne kadar olduğu, düzenlenen fatura bedelinin ürün adedi ve sözleşmede belirlenen hükümlere uygun olup olmadığı, bu kapsamda fatura bedelinin ana sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirket ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Borçlandırma Sözleşmesi kapsamında 11/12/2023 tarihinde davalı şirkete ait hesaba aktarılması çerçevesinde, ödenen bedelin uygun olup olmadığı ve iadesi talep edilebilecek bedelin ne kadar olduğu, davacı şirketin 61.556,40-TL tutarındaki cezai şart bedelinin iadesi talebinden kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 13/02/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı...Ticareti Ve İmalatı Limited Şirketinin dava konusu ettiği 30/11/2023 tarih ve 61.556,40-TL tutarlı fatura bedeli ile buna ilişkin işletilen faiz miktarı kadar davalıdan alacaklı olduğunu mütalaa etmiştir.
Davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Beşiktaş ... Noterliğinin 05/07/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı şirket tarafından davacı şirket adına cezai şart bedeli adı altında düzenlenen 30/11/2023 tarihli 61.556,40-TL tutarındaki fatura, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesine dair ticari ilişki kapsamında, davacı şirketin davalı şirkete ait akaryakıt istasyonlarından yakıt alınabilmesi amacıyla akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünü temin edilip edilmediği, edilmiş ise kaç adet akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünü temin edildiği, ürünlerin davacı şirkete teslimine ilişkin olarak davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yazılı bir belge bulunup bulunmadığı, teslim edilmiş ürün var ise akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünlerinin sözleşmenin sonlandırılması akabinde davalı şirkete iade edilip edilmediği, ürünlerin davalı şirkete iadesine ilişkin olarak davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yazılı bir belge bulunup bulunmadığı, akıllı hakla veya akıllı anahtar ürünlerinin sayısı ile taraflar arasındaki sözleşmenin Fesih ve Cezai Şart başlıklı 8. maddesi hükmü dikkate alındığında her bir ürün açısından belirlenen cezai şart bedelinin ne kadar olduğu, düzenlenen fatura bedelinin ürün adedi ve sözleşmede belirlenen hükümlere uygun olup olmadığı, bu kapsamda fatura bedelinin ana sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirket ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Borçlandırma Sözleşmesi kapsamında 11/12/2023 tarihinde davalı şirkete ait hesaba aktarılması çerçevesinde, ödenen bedelin uygun olup olmadığı ve iadesi talep edilebilecek bedelin ne kadar olduğu, davacı şirketin 61.556,40-TL tutarındaki cezai şart bedelinin iadesi talebinden kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek, talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 22/04/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; mahkemece 07.10.2023 sözleşme fesih tarihi itibariyle 25 adet TTS aparatının davacı firma tarafından davalı firmaya veya ilgili... servisine iade edilmesi gerektiği görüşünün benimsenmesi halinde, davalı firma tarafından düzenlenen 30.11.2023 tarih ve ... sayılı "Cezai Şart" açıklamalı 61.556,40-TL (KDV dahil) bedelli faturanın davacı firma tarafından imzalanmış olan 08.02.2022 tarihli sözleşme hükümlerine uygun olduğuna ve İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas icra takibinde davacı firmanın davalı firmadan alacağının bulunmadığına karar verilmesinin mahkemenin taktirinde olduğunu, davacı firmanın talebine istinaden davalı firma tarafından Nisan 2022 tarihinde TTS sisteminden çıkartılan ... plakalı araçlara takılı TTS cihazlarının iadesi talep edilmeyerek cihazın imhasının davalı firma tarafından talep edilmiş olmasından hareketle, 07.10.2023 sözleşme fesih tarihi itibariyle 25 adet TTS cihazının davalı firmaya iade edilmemesi yönünden davacı firmanın haklı olduğu görüşünün mahkemece benimsenmesi halinde, İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas icra takibinde 11.01.2024 takip tarihi itibariyle davacı firmanın davalı firmadan 61.556,40-TL asıl alacaklı olduğuna ve asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren reeskont faizi talep edilebileceğine karar verilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu mütalaa etmiştir.
Cezaî şart, borçlunun asıl borcunu ileride hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezaî şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlâli ile doğabilecek olan fer’î bir edimdir. Borçlu cezaî şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının kapsamını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etme imkânını bulacaktır. Cezaî şart kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezaî şart kararlaştırılabilir (Selahattin Sulhi Tekinay, Sermet Akman, Halûk Burcuoğlu, Atillâ Altop; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 358).
Cezaî şartın istenebilmesi için sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunması gerekir. Sözleşmede kararlaştırılmamış olsa dâhi temerrüt hâlinde alacaklı gecikme tazminatı talep edebilir ise de cezaî şartın istenebilmesi için sözleşmede bununla ilgili açık hüküm bulunması gerekir.
Cezaî şartın esas itibariyle iki temel amacı (işlevi) bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri ise, borcun ihlâli hâlinde borçlu tarafından ödenecek tazminatı önceden ve götürü olarak belirlemektir. Bu iki temel amacı dışında, cezaî şartın diğer bir amacı da, ifayı engelleyen cezaî şartta (dönme/fesih cezasında) borçlunun cezaî şart ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır (Köksal Kocaağa; Ceza Koşulu (Sözleşme Cezası), Ankara 2018, s. 31).
Taraflar arasındaki 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesinin Malzeme ve Teçhizat başlıklı 3. maddesinde; ''... TTS'nin çalışması amacıyla MÜŞTERİ'ye teslim edilen her ekipman...in mülkiyetindedir ve MÜŞTERİ'ye ariyeten verilmiştir. MÜŞTERİ, sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde,...nin ariyeten vermiş olduğu ekipmanları...e en geç 1 ay içerisinde aynen lade edecektir.... TS kapsamında müşterinin kullanımına sunulan cihazlar 1-Taşıt Kimlik Ünitesi (TKÜ) / 2s Akilli Halka (AH) /3- Akıllı Anahtar (AA)' dır. Cihazlar depozitoludur ve müşteriye ariyeten verilmiştir.Bu yüzden;cihazların kullanımı sonrasında; iptal başvurusu yaptıktan sonra iade edilmeleri gerekmektedir.'' düzenlemesinin, Fesih ve Cezai Şart başlıklı 8. maddesinde ise; ''Müşteri'nin işbu sözleşme ile üstlendiği edinimlerine riayet etmemesi ve/veya sözleşmenin süresinin bitiminden önce feshine sebebiyet vermesi; sözleşme imzalandıktan ve cihazlar müşteriye ulaştırıldıktan sonra 15 gün içinde Müşterinin yakıt alımına başlamaması; bankada kredi açılmaması, açılan kredinin limitlerinin yetersiz olması veya kredinin banka tarafından herhangi bir sebeple iptal edilmesi, dahil olmak üzere sistemde kayıtlı bulunan beher aracın 3 (üç) ay süresince yakıt almaması durumunda veya sözleşme tarihi itibariyle... TTS sisteminde halihazırda kayıtlı bulunan araçlarla birlikte yeni dahil olan araç sayısında 2450 azalma olması veya sözleşme tarihinden itibaren 6 aylık yakıt alımlarını baz olarak hesaplanan, aylık yakıt alımı ortalamasında 9650 azalma olması durumunda veya yıllık tüketiminin 40m3 altına düşmesi durumunda..., işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Yukarıda sayılan her bir fesih nedeninin gerçekleşmesi halinde veya satılan taşıtlar üzerinden Taşıt Tanıma Cihazları'nın sökülmemesi veya söküldüğü halde...e teslim edilmemesi,... tarafından iadesi istenildiği halde iade edilmemesi veya... tarafından zayi olduğunun, hasarlı olduğunun tespit edilmesi,... TTS sistemine dahil olan araçların sözleşme süresinden önce sistemden çıkması halinde, cezai şart bedeli, taşıt başına ve/veya her bir Taşıt Tanıma Cihazı için 1.000TL+KDV olup yıllık artış oranı (Yİ-ÜFE+TÜFE)/2 olarak hesaplanacaktır. İşbu bedel takip eden ayın 10'unda tahsil edilir. Müşteri, bu hususu peşinen kabul eder....in böyle bir durumda sözleşmeyi fesih hakkı ve bu sebeple uğradığı zararları talep hakkı saklıdır.'' hükmünün düzenlendiği görülmektedir.
Türk Medeni Kanununun “Dürüst davranma” alt başlıklı 2. maddesinde; hukuk düzeninin kişilere tanıdığı bütün hakların kullanılmasında göz önünde tutulması ve uyulması gereken iki temel ilkeye yer verilmiş olup, öncelikle hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği ifade edilmiş, ardından hakların açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 2/1 inci maddesinde belirtilen dürüstlük kuralı, herkesin uyması gerekli olan genel ve objektif bir davranış kuralıdır. Genel olarak dürüstlük kuralı, kişilerin tarafı oldukları hukuki ilişkilerde dürüst, namuslu, ahlâklı ve diğer kişilerde yaratılan güvenle tutarlı şekilde davranmalarını ifade eder. Buna göre belirli bir hukuki ilişkide dürüstlük kuralına uygun davranış; toplumdaki dürüst, namuslu ve orta zekâlı bir kişinin, genel ahlâk, doğruluk ve karşılıklı güven esaslarına uygun davranış biçimidir. Dürüstlük kuralına uygun bu davranışın belirlenmesinde, toplumda geçerli olan genel ahlâk kuralları, günün âdet ve uygulamaları, davranışın söz konusu olduğu hukuki ilişkilerin içerik ve amaçları da dikkate alınacaktır (Mustafa Dural, Suat Sarı, Türk Özel Hukuku C. I, İstanbul 2018, s. 244).
Dürüstlük kuralı, hakların ve borçların nasıl ve hangi kurallara riayet edilerek kullanılacağını ve nasıl yerine getirileceğini gösterir. Başka bir deyişle “haklarını kullanan” ve “borçlarını yerine getiren” herkesin dürüst, namuslu ve orta zekâlı bir kişinin, genel ahlâk, doğruluk ve karşılıklı güven esaslarına uygun davranması gerektiğini belirtmektedir. Türk Medeni Kanununun 2. maddesi anlamında dürüstlük kuralı, tüm hakların kullanılmasının sınırını çizmek suretiyle hakların ve borçların kapsamını belirlemektedir. Bu hakların sözleşmeden ya da kanundan doğmuş olması bakımından bir fark yoktur. Hakların ve borçların içeriğini belirleyen bu kural, herkese yönelik olup hem alacaklıya hem de borçluya hitap etmektedir.
Türk Medeni Kanununun 2/2. maddesinde belirtilen hakkın kötüye kullanılması yasağı ile hiçbir hakkın, o hakkın kötüye kullanılması şeklinde bir yetkiyi içermediği, bu nedenle içerdiği yetkiyi aşan şekilde bir kullanımın hak olarak hukuk düzeni tarafından korunmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda getirilen sınırlama, bütün haklar yönünden genel ahlâki bir sınırlama niteliğindedir. Bu sınırın aşıldığı durumlarda, hakkın sahibine tanıdığı yetkilerin dışına çıkılmış olmakta, bir hakkın kullanıldığı görüntüsü altında haksız bir davranış gerçekleştirilmektedir. Hakkın dışına çıkıldığı için de doğal olarak hukuk düzeni bu davranışa herhangi bir koruma sağlamamaktadır (Dural/Sarı, s. 256).
Türk Medeni Kanununun “başlangıç hükümleri” arasında yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı diğer başlangıç hükümleri gibi bir “genel kural”dır. Bu sebeple medeni hukuk dışındaki hukuk dallarında da uygulama alanı bulmaktadır. Bu kurallara uyma zorunluluğu hakları kullanan ve borçları ifa eden herkes için geçerlidir.
Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2022 tarihli ve 2020/11-656 Esas, 2022/1350 Karar sayılı kararında da değinilmiştir.
Yukarıda yer verilen sözleşme maddesi uyarınca, sözleşmenin sona ermesi akabinde taşıt tanıma cihazlarının davalı şirkete teslim edilmesi gerektiği, aksi takdirde her bir cihaz açısından 1.000,00-TL+KDV değeri üzerinden yıllık artış oranı (Yİ-ÜFE+TÜFE)/2 olarak hesaplanacak bedelin cezai şart olarak ödeneceğinin davacı şirket tarafından kabul ve taahhüt edildiği, daha önceki sözleşmenin yürürlükte bulunduğu sırada gerçekleştirilen mail yazışmalarından anlaşıldığı üzere cihazların davalı şirket tarafından gönderilmediği, yeni cihaz gönderilmeyeceğinin belirtilerek davacı şirketin anlaşmalı servislere yönlendirilmesi suretiyle montajın yaptırılmasının talep edildiği, 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesinin devamı sırasında davacı şirket tarafından sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin sona ermesinden 90 gün önce olacak şekilde Beşiktaş .... Noterliğinin 05/07/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin uzamayacağının ve davacı şirketin iradesinin sona ermesi yönünde olduğunun ihtar edilmek suretiyle sözleşmenin feshedildiği, 2022 yılının Nisan ayında sözleşme devam ettiği sırada davacı şirket tarafından bir kısım araçlar yönünden Taşıt Tanıma Sistemi kaydının iptal edilmesinin davalı şirketten talep edildiği, davalı şirket tarafından iptal talebinin kabulü ile taşıt tanıma cihazının imha edilmesi yönünde davacı şirkete talimat verildiği, keza sözleşmenin 3. maddesinde de iptal talebi akabinde cihazların imha edilmesi gerektiğinin düzenlendiği, sözleşmenin feshine dair talebin ulaşması ve sözleşmenin sona ermesi akabinde imha edilmesi talep edilen cihazlar açısından cezai şart bedeline yönelik olarak düzenlenen faturanın hakkaniyete ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenen dürüst davranma ilkesine uygun olmadığı, bu durumun hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün bulunmadığı kanaatine varılmış ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 30/11/2023 tarihli ve 61.556,40-TL bedelli fatura, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 13/02/2025 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 22/04/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesine dair ticari ilişki kapsamında, davacı şirket tarafından keşide edilen Beşiktaş... Noterliğinin 05/07/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin sona erdiği ve uzamadığının davalı şirkete bildirilmesine rağmen davalı şirket tarafından davacı şirket adına cezai şart bedeli adı altında düzenlenen 30/11/2023 tarihli 61.556,40-TL tutarındaki fatura bedelinin, ana sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirket ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Borçlandırma Sözleşmesi kapsamında 11/12/2023 tarihinde davalı şirkete ait hesaba aktarıldığı, bedelin iadesi talep edilmesine rağmen iade edilmediği iddiası çerçevesinde, haksız yere ödenen 61.556,40-TL tutarındaki cezai şart bedelinin iadesi amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu,İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından davalı şirket aleyhinde 61.556,40-TL asıl alacak, 897,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.454,03-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın 16/01/2024 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasındaki 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesine dair ticari ilişki kapsamında, davalı şirket tarafından davacı şirkete taşıt tanıma sistemi cihazı monte edilmesi ve davacı şirket araçlarının bu cihazlar vasıtasıyla yakıt alımı yapabilmesine yönelik olarak hizmet verildiği, Beşiktaş... Noterliğinin 05/07/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin sona erdiği ve uzamadığının davalı şirkete bildirildiği, sözleşmenin Malzeme ve Teçhizat başlıklı 3. maddesinde; ''... TTS'nin çalışması amacıyla MÜŞTERİ'ye teslim edilen her ekipman...in mülkiyetindedir ve MÜŞTERİ'ye ariyeten verilmiştir. MÜŞTERİ, sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde,...nin ariyeten vermiş olduğu ekipmanları...e en geç 1 ay içerisinde aynen lade edecektir.... TS kapsamında müşterinin kullanımına sunulan cihazlar 1-Taşıt Kimlik Ünitesi (TKÜ) / 2s Akilli Halka (AH) /3- Akıllı Anahtar (AA)' dır. Cihazlar depozitoludur ve müşteriye ariyeten verilmiştir.Bu yüzden;cihazların kullanımı sonrasında; iptal başvurusu yaptıktan sonra iade edilmeleri gerekmektedir.'' düzenlemesinin, Fesih ve Cezai Şart başlıklı 8. maddesinde ise; ''Müşteri'nin işbu sözleşme ile üstlendiği edinimlerine riayet etmemesi ve/veya sözleşmenin süresinin bitiminden önce feshine sebebiyet vermesi; sözleşme imzalandıktan ve cihazlar müşteriye ulaştırıldıktan sonra 15 gün içinde Müşterinin yakıt alımına başlamaması; bankada kredi açılmaması, açılan kredinin limitlerinin yetersiz olması veya kredinin banka tarafından herhangi bir sebeple iptal edilmesi, dahil olmak üzere sistemde kayıtlı bulunan beher aracın 3 (üç) ay süresince yakıt almaması durumunda veya sözleşme tarihi itibariyle... TTS sisteminde halihazırda kayıtlı bulunan araçlarla birlikte yeni dahil olan araç sayısında 2450 azalma olması veya sözleşme tarihinden itibaren 6 aylık yakıt alımlarını baz olarak hesaplanan, aylık yakıt alımı ortalamasında 9650 azalma olması durumunda veya yıllık tüketiminin 40m3 altına düşmesi durumunda..., işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Yukarıda sayılan her bir fesih nedeninin gerçekleşmesi halinde veya satılan taşıtlar üzerinden Taşıt Tanıma Cihazları'nın sökülmemesi veya söküldüğü halde...e teslim edilmemesi,... tarafından iadesi istenildiği halde iade edilmemesi veya... tarafından zayi olduğunun, hasarlı olduğunun tespit edilmesi,... TTS sistemine dahil olan araçların sözleşme süresinden önce sistemden çıkması halinde, cezai şart bedeli, taşıt başına ve/veya her bir Taşıt Tanıma Cihazı için 1.000TL+KDV olup yıllık artış oranı (Yİ-ÜFE+TÜFE)/2 olarak hesaplanacaktır. İşbu bedel takip eden ayın 10'unda tahsil edilir. Müşteri, bu hususu peşinen kabul eder....in böyle bir durumda sözleşmeyi fesih hakkı ve bu sebeple uğradığı zararları talep hakkı saklıdır.'' hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin sona ermesi akabinde taşıt tanıma cihazlarının davalı şirkete teslim edilmesi gerektiği, aksi takdirde her bir cihaz açısından 1.000,00-TL+KDV değeri üzerinden yıllık artış oranı (Yİ-ÜFE+TÜFE)/2 olarak hesaplanacak bedelin cezai şart olarak ödeneceğinin davacı şirket tarafından kabul ve taahhüt edildiği, daha önceki sözleşmenin yürürlükte bulunduğu sırada gerçekleştirilen mail yazışmalarından anlaşıldığı üzere cihazların davalı şirket tarafından gönderilmediği, yeni cihaz gönderilmeyeceğinin belirtilerek davacı şirketin anlaşmalı servislere yönlendirilmesi suretiyle montajın yaptırılmasının talep edildiği, 08/02/2022 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesinin devamı sırasında davacı şirket tarafından sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin sona ermesinden 90 gün önce olacak şekilde Beşiktaş ,,. Noterliğinin 05/07/2023 tarih ve ,,, yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin uzamayacağının ve davacı şirketin iradesinin sona ermesi yönünde olduğunun ihtar edilmek suretiyle sözleşmenin feshedildiği, 2022 yılının Nisan ayında sözleşme devam ettiği sırada davacı şirket tarafından bir kısım araçlar yönünden Taşıt Tanıma Sistemi kaydının iptal edilmesinin davalı şirketten talep edildiği, davalı şirket tarafından iptal talebinin kabulü ile taşıt tanıma cihazının imha edilmesi yönünde davacı şirkete talimat verildiği, keza sözleşmenin 3. maddesinde de iptal talebi akabinde cihazların imha edilmesi gerektiğinin düzenlendiği, sözleşmenin feshine dair talebin ulaşması ve sözleşmenin sona ermesi akabinde imha edilmesi talep edilen cihazlar açısından cezai şart bedeline yönelik olarak düzenlenen faturanın hakkaniyete ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenen dürüst davranma ilkesine uygun olmadığı, bu durumun hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün bulunmadığı, ana sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirket ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında imzalanan Borçlandırma Sözleşmesi kapsamında 11/12/2023 tarihinde davalı şirkete ait hesaba aktarılmasının haklı ve hukuki bir tarafı olmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, cezai şart bedeli adı altında düzenlenen faturanın ve bu faturaya dayanılarak gerçekleştirilen tahsilat işleminin hukuka uygun olmadığı, tahsil edilen bedelin iade edilmesi gerektiği, iade açısından temerrüt olgusunun tahsil tarihinde vuku bulduğu, tahsil edilen bedelin belirlenebilir nitelikte olduğu ve bu kapsamda icra inkar tazminatı talebi yönünden de yasal şartların mevcut olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-a)Davalı ...Ticaret Ve Nakliyat Anonim Şirketinin İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 61.556,40-TL asıl alacak ve 897,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 62.454,03-TL alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 62.454,03-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı... Anonim Şirketinden alınarak davacı ... Ticareti Ve İmalatı Limited Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 4.266,23-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 754,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.511,94-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 120,00-TL elektronik tebligat, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti, 285,00-TL talimat gideri, 754,29-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.086,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır