T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/290
KARAR NO : 2025/28
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu... plakalı araca, 17.10.2023 tarihinde Buca'da, sürücü ...'ın kusurlu hareketi sonucunda arkadan çarptığını, kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın KTK'nun 52.maddesinin 1-b fıkrasının ihlal
ettiğini, tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını,... plaka sayılı aracın meydana gelen kazadan önce herhangi bir kaza geçirmemiş olup tramer
kaydı da bulunmadığını, kaza neticesinde ise müvekkilin aracında piyasa koşullarına göre büyük oranda değer kaybı meydana geldiğini, kazada kusuru bulunan ... plakalı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan
... Poliçe no’lu sigortası bulunduğunu, Değer kaybının tarafımıza ödenmesi için
kusurlu araç ZMMS sigortacısı ve davalı ...Anonim Şirketinden talep edildiğini ancak 16.02.2024
tarihinde yalnızca 7.490,00-TL ödeme yapıldığını, mağduriyetin giderilmediğini, ödenen işbu bedel değer kaybını karşılamaktan çok uzak olduğunu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda saptanacak olan değer kaybı miktarının, aracın (hasarsız ve onarılmış) rayiç değerleri arasındaki farkla mukayese edilerek tespit edilecek
gerçek değer kaybına göre karar verilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin "Trafik Sigortası Genel Şartları" ifadelerini iptal ettiğini, içtihatlar gereğince “kazaya konu aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve araç tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark” olarak tanımlanan gerçek değer kaybı tazminat bedelinin tespit edilerek, bu gerçek zarar tutarının tazmin
edilmesi gerektiğini, arabulucuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere araçtaki hasar onarım bedelinin ve araç değer kaybı tazminatının tam kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmaması sebebiyle HMK.107 uyarınca, yargılama sırasında alanında uzman bilirkişi araç değer kaybı tazminatının ve onarım bedelinin tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırılmak üzere toplamda şimdilik 1.000,00-TL kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal
faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili ...Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle; dava zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın dava konusu tamamen
ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Kazaya karışan ... sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasi ile sigortalı olduğunu, teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına
120.000,00-TL olduğunu, yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, davacı...'a 18/12/2023 tarihinde 28.972,89-TL hasar bedeli ödemesi,... Parça Sanayi'ye 12/12/2023 tarihinde 273,97-TL hasar bedeli ödemesi,... Parça Sanayi'ye 25/12/2023 tarihinde 1.482,97-TL hasar bedeli ödemesi,... Parça Sanayi'ye 08/01/2024 tarihinde 5.238,68-TL hasar bedeli ödemesi,...’a 16/02/2024 tarihinde 7.490,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, işbu davadan önce, davacı yana 16/02/2024 tarihinde 7.490,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını,
hesaplamanın, tamamen doğru verilere göre yapılmış ve müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan tüm
sorumluluğunu yerine getirdiğini, aksi halde, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini, değer kaybı tazminatı tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunundan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespitinin yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceğini, huzurdaki davaya konu talep için davadan önce davacı yana
18/12/2023 tarihinde 28.972,89-TL,...'ye toplam 6.995,62-TL araç hasarı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini, kaza sonrasında aracın onarımı gerçekleştirildiğini ve sigorta şirketinin bu onarım masrafını tazmin ettiğini, karşı yanın herhangi bir somut maddi zararı bulunmadığını beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilemisin talep etmiştir.
Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davalı ...Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araç açısından düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 17/10/2023 tarihli trafik kazası kapsamında davacı... tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun davacıya tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bulunan kayıtlar,
4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
5-Dava konusu kazanın gerçekleştiği 20/07/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plaka ve ... plaka sayılı araçların trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
6-Bilirkişi heyetinin 04/12/2024 havale tarihli raporları,
7-Davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
8-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 17/10/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait... plakalı araçta meydana gelen hasa sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihi olan 17/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... plakalı aracın maliki ... ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli ile değer kaybı bedeli miktarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ...aşvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu trafik kazasının maddi hasarlı trafik kazası olduğu ve taleplerin araçta oluşan maddi hasarların tazminine yönelik olduğu, kazanın 17/10/2023 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 04/04/2024 tarihinde ikame edildiği, bu kapsamda 2 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 17/10/2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı ...Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme evrakları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, davacıya ait... plakalı araca ait tramer kayıtları ve sair deliller göz önünde bulundurularak; ... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 17/10/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda... plakalı araçta oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinden dava açılmadan önce varsa davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacı tarafça talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedeli tazminatının hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 04/12/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; kazanın oluşu ve ihlaller bakımından ... plakalı kamyonet sürücüsünün önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,... plakalı kamyonet sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, değer kaybı bakımından 2017 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 720.000,00-TL ile 725.000,00-TL olduğu, ortalama değerinin 722.500,00-TL olduğu, Yargıtay 17 HD.'nin gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (760.000,00-TL) onarım sonrası rayici (722.500,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 37.500,00-TL olduğu, 16.02.2024 tarihinde ödendiği beyan edilen 7.490,00-TL değer kaybı ödemesi düşülmesi durumunda kalan
(37.500,00-TL-7.490,00-TL) bakiyenin 30.010,00-TL olacağını mütalaa etmişlerdir.
Davalı ...Anonim Şirketi vekilinin bilirkişi heyetinin 04/12/2024 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, raporun yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda mahkememiz ara kararına uygun olarak tanzim edildiği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı olarak 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 30.010,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Davalı ...'ın kazanın meydana geldiği sırada ... plakalı aracın kusurlu sürücüsü olduğu gözetildiğinde, davalı ... yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihinde oluştuğu izahtan varestedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 17/01/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 30/01/2024 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı ...Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araç açısından düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 17/10/2023 tarihli trafik kazası kapsamında davacı... tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun davacıya tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bulunan kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, dava konusu kazanın gerçekleştiği 20/07/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plaka ve ... plaka sayılı araçların trafik tescil ve ruhsat belgeleri, bilirkişi heyetinin 04/12/2024 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 17/10/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'a ait... plakalı araçta meydana gelen hasa sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinin haksız fiil tarihi olan 17/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... plakalı aracın maliki ... ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının ... plakalı ... sürücüsünün 17.10.2023 günü saat 15.50 sıralarında İzmir İli, ...lçesi,.... Sokak üzerinde düz seyir ile ilerlerken, trafiğin yavaşlaması sonucu duramayarak aracının ön kısımları ile hemen ön ilerisinde ilerleyen... plakalı kamyonetin arka kısımlarına neticesinde vuku bulduğu, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza sebebiyle davacıya ait aracın hasar gördüğü, aracın onarım bedelinin 75.293,47-TL olduğu, aracın kazadan önceki hasarsız halinin ikinci el rayiç değerinin kaza tarihi itibarıyla 760.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin ikinci el rayiç değerinin kaza tarihi itibarıyla 722.500,00-TL, bu kapsamda dava değerinin 37.500,00-TL olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru neticesinde davalı sigorta şirketince 16/02/2024 tarihinde 7.490,00-TL yapıldığı, talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedelinin 30.010,00-TL olduğu, davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı olarak 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 30.010,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davalı ...'ın kazanın meydana geldiği sırada...plakalı aracın kusurlu sürücüsü ve aynı zamanda maliki olduğu gözetildiğinde, davalı ... yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihinde oluştuğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 17/01/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 30/01/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Değer kaybı bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 30.010,00-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 17/10/2023 tarihinden, davalı ...Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti 76.541,49-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 30/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.049,98-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 500,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.122,38-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 765,00-TL normal tebligat, 6,00-TL posta (KEP) masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 500,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.696,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar ... ve ...Anonim Şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/01/2025
Katip... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır