T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/310
KARAR NO : 2025/213
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itiraz dilekçesinde müvekkiline borcu olmadığını belirterek takibi durdurduğunu, davalı taraf ve müvekkil şirket arasında ticari ilişki sözkonusu olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete sattığı malların faturalarının ticari defter kayıtlarında mevcut olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla, Menderes İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında davalının yetkis itirazının reddine, takibin devamına, davalı aleyhine takip çıkış tutarı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinni davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesni talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibinde cari hesaplarına dayanarak alacaklı olduklarından bahisle icra takibinde bulunduklarını, yetki itirazı ile borca itiraz ettiklerini, bu sebeple alacaklı alacaklı olmak ayrı, alacaklı olduğu iddiasına dayanmak farklı olduğunu, yetkili İcra Dairesinin müvekkili şirketin bulunduğu yer Turgutlu İcra Dairesi olduğunu, müvekkili şirketin bulunduğu yer yetkili olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca yetkili mahkemenin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı şirkete müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan etmekle, davnın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası,
3-Davacı şirkete ait şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları,
4-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022-2024 yılına ilişkin BA/BS formları,
5-Davalı şirkete ait şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları,
6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022-2024 yılına ilişkin BA/BS formları,
7-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
8-Davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 12/12/2024 havale tarihli raporu,
10-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 04/02/2025 havale tarihli raporu,
11-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki mal alım satımına dair ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının...Limited Şirketi, borçlunun ise ...Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 205.199,15-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, görülmektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, borçlu şirket vekili tarafından Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasında davalı şirketin merkez adresinin Turgutlu ilçesinde olması sebebiyle Turgutlu İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğunun düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirtildiği, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinde taraflar arasında aksine bir anlaşmanın bulunmaması durumunda para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının belirlendiği, dava konusu uyuşmazlığın faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan para alacağına ilişkin olduğu, her ne kadar davalı borçlu şirket vekilince davalı şirketin merkez adresinin Turgutlu ilçesinde olması sebebiyle Turgutlu İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de, dava konusu itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak alacağın fatura ve cari hesaptan kaynaklanan para alacağı olduğu, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğine yönelik düzenleme gözetildiğinde davacı şirketin merkezinin bulunduğu Menderes İcra Dairesinin de yetkili olduğu, bu kapsamda icra takibinin yetkili icra dairesinde ikame edildiği kanaatiyle, icra takibinde yer alan ödeme emrinde icra dairesinin yetkisine yönelik olarak yapılan itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Borçlu şirket vekili tarafından Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davalı şirketin merkez adresinin Turgutlu ilçesinde olması sebebiyle Turgutlu İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğunun düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirtildiği, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinde taraflar arasında aksine bir anlaşmanın bulunmaması durumunda para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının belirlendiği, dava konusu uyuşmazlığın faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan para alacağına ilişkin olduğu, her ne kadar davalı borçlu şirket vekilince davalı şirketin merkez adresinin Turgutlu ilçesinde olması sebebiyle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, dava konusu itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak alacağın fatura ve cari hesaptan kaynaklanan para alacağı olduğu, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğine yönelik düzenleme gözetildiğinde davacı şirketin merkezinin bulunduğu İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu, bu kapsamda yetki ilk itirazının yerinde olmadığı göz önünde bulundurularak reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
19/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
19/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, cari hesap kayıtları, Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalara konu malların veya hizmetin davalı şirkete teslim edilip edilmediği veya verilip verilmediği, mal veya hizmet teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş belgelerin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alıp almadığı, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği faturalar ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek, talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 12/12/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; ...Ticaret Limited Şirketi firmasının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK 64/3 gereğince sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu, davacı... Limited Şirketinin davalı taraf... Ticaret Limited Şirketinden icra takip tarihi olan 02/02/2024 itibarıyla 205.200,00-TL alacaklı olduğu, dava tarihi 15/04/2024 itibarıyla 205.200,00-TL alacaklı olduğunu mütalaa etmiştir.
Davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi akabinde davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, cari hesap kayıtları, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalara konu malların veya hizmetin davalı şirkete teslim edilip edilmediği veya verilip verilmediği, mal veya hizmet teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş belgelerin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alıp almadığı, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği faturalar ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek, talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 04/02/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı... Limited Şirketi'nin 2023-2024 yılları inceleme döneminde E-Defter tuttuğu 2023-2024 inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratlarının incelenmesinde, davacı... defterlerinde 02.02.2024 takip tarihi itibariyle davalı...ın davacı...e 205.199,15.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiğini, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı" hususları irdelendiğinde; davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, 2023-2024 inceleme döneminde E-Defter tuttuğu, inceleme dönemine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratlarının incelenmesinde oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 6102 sayılı TTK 64/3. Mad. göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmadığını, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususunun hukuki olması sebebiyle değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalara konu malların veya hizmetin davalı şirkete teslim edilip edilmediği veya verilip verilmediği, mal veya hizmet teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş belgelerin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alıp almadığı, davacı şirketin davalı şirket adına düzenlediği faturalar ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı hususları irdelendiğinde, taraflar arasında sadece 2023 yılı inceleme döneminde ticari bir ilişkinin var olduğu, takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı olarak ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalara konu malların veya hizmetin her iki taraf defterlerine de kaydedildiği anlaşıldığından davalı şirkete teslim edildiği, mal veya hizmet teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş belgelerin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer aldığı, davacı... defterlerinde 02.02.2024 takip tarihi itibariyle davalı ...'ın davacı ...e 205.199,15-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususu irdelendiğinde icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığını, talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu irdelendiğinde, dosya içeriğindeki davalı tarafın defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunun sonuç bölümünde 2023 ve 2024 yılı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılan davalı şirketin defter kayıtlarına göre; inceleme yapılan...icaret Limited Şirketi firmasının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK 64/3 gereğince sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu, davacı ... ve Ticaret Limited Şirketinin davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden icra takip tarihi 02/02/2024 itibarıyla 205.200,00-TL alacaklı olduğu, dava tarihi 15/04/2024 itibarıyla 205.200,00-TL alacaklı olduğu hususunda mütalaada bulunulmuştur.
Davalı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 12/12/2024 havale tarihli raporu ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 04/02/2025 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, itiraz beyanının soyut ifadelerden ibaret olduğu, taraflara ait ticari defter ve belgelerdeki kayıtların birbirini doğruladığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Menderes İcra Dairesini... Esas sayılı icra takip dosyası, davacı şirkete ait şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022-2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait şirketi temsil ve imzaya yetkili şahısları da gösterir ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2022-2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 12/12/2024 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 04/02/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki mal alım satımına dair ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi ilişkin olduğu, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 205.199,15-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında 2023 yılına ait olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve dava konusu itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak faturalarda yer alan malların davalı şirkete teslim edildiği, faturaların her iki tarafa ait ticari defter ve belgelerde yer aldığı, faturaların davacı şirkete ait BS formu ile davalı şirkete ait BA formlarında da yer aldığı, bu kapsamda usulüne uygun şekilde tutulan ve birbirini doğrular nitelikte bulunan taraf ticari defter ve belgelerinde yer aldığı üzere davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 205.199,15-TL tutarında alacaklı olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı şirketin iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, davalı şirketin ödeme emrine yönelttiği itirazının haksız olduğu, alacağın faturaya dayalı olması yanında her iki tarafa ait ticari defter ve belgelere işlenmiş olması çerçevesinde likit mahiyette olduğu ve icra inkar tazminatı talebi açısından da yasal şartların mevcut bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 205.199,15-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %44,25 oranında ve değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 205.199,15-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacı ...Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 14.017,15-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.478,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.538,86-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 60,00-TL elektronik tebligat, 124,00-TL posta+KEP masrafı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.478,29-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.089,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 32.831,86-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır