T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/36
KARAR NO : 2025/683
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında "..." için 10.12.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisatı işlerinin davalı tarafça üstlendiğini, sözleşme uyarınca davalının işe 02.01.2022 tarihinde başlaması ve tüm işlemleri 01.03.2022 tarihine kadar eksiksiz ve ayıpsız şekilde tamamlaması gerektiğini, müvekkilinin davalıya yapmış olduğu tüm yazılı bildirim ve ihtarlara rağmen davalının işi ilerletmediğini, 23.09.2022 tarihli ihtarname ile davalıya ihtarda bulunulduğunu, ihtarname tarihinde toplamda 5.440 metre uzunluğundaki işin yalnızca 2.000 metresi için gerekli malzemelerin şantiyeye getirilmiş olduğunu, yalnızca 600 metrelik bir saha uygulaması yapılmış olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap olarak sözleşmenin imzalanması, müvekkilinin davalıya avans ödemesi yapması ve şantiyenin kendilerine uygun şekilde tesliminden 10 aylık bir süre sonrasında fiyat artışı gerekçesiyle sözleşmenin sona erdirilmesi talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin bu gibi fiyat artışlarından etkilenilmemesi için sözleşmenin imzası akabinde iyi niyetli bir şekilde ve kendi takdiriyle davalıya 500.000,00-TL tutarında bir avans ödemesi gerçekleştirildiğini, yapılan bu ödemeye rağmen davalının kötüniyetli bir şekilde sözleşmenin sona erdirilmesi talebini ilettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı yanın herhangi bir sebeple fiyat değişimi talep edemeyeceği ve birim fiyatların iş bitimine kadar aynı kalacağı hususunun açık bir şeklide düzenlendiğini, müvekkilinin 23.09.2022 tarihli ihtarnamesi ile davalı yana sözleşmenin feshedildiği, işin davalının nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırılacağı ve sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin yapmak zorunda kaldığı ödemelerin davalının hakedişinden düşüleceğinin ihtar edildiğini, müvekkilinin gerek taraflar arası imzalı sözleşme kapsamında düzenlenen seçimlik haklar ile kendisine tanınmış olan fesih ve işi üçüncü kişiye devir hakkını kullandığını, 23.09.2022 tarihli işbu ihtarnameye davalı tarafından 26.09.2023 tarihli cevapta davalının kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak müvekkilince şantiyenin hazır duruma getirilmediğini, elektrik işlerinin başka bir firmaya verilmiş olduğunu ve 234.143,46-TL tutarında hesaplanan ve mutabık kalınan bir hakediş olduğunun beyan edildiğini, müvekkili adına gönderilen 04.10.2022 tarihli cevap niteliğinde gönderilen ihtarnamede herhangi bir kabul edilmiş hakediş olmadığı da özellikle belirtilerek davalının sözleşme ihlalinde olduğunun açık bir şekilde ifade edildiğini, hakedişin kararlaştırılmasında nihai takdirin müvekkilinde olduğunu, müvekkilinin imza ve onayı olmaksızın hiçbir hakedişin davalı tarafça hak teşkil etmediğni, davalı tarafça, hak kazanıldığı iddia edilen 234.143,46-TL tutarındaki hakedişe istinaden ... numaralı fatura düzenlenerek müvekkilinee gönderildiğini ve müvekkili tarafından 14.10.2022 tarihli ihtarname ile faturaya itiraz edildiğni ve fatura iadesi gerçekleştirildiğini, müvekkilinin gerek ilgili mevzuattan gerekse sözleşmeden doğan hakkını kullanarak, davalının tamamlamaktan imtina ettiği işleri dava dışı... firmasına vermek zorunda kaldığını, bu kapsamda,... ile müvekkili arasında 25.10.2022 tarihli yeni bir sözleşme imzalandığını, davalı tarafından KDV dahil 545.636,74-TL karşılığında yapılması gereken işin ... tarafından KDV dahil 964.421,48-TL karşılığında yapıldığını, aradaki 474.490,83-TL farkın müvekkili nezdinde doğrudan bir zarara sebebiyet verdiğini, anılan fark üzerinden müvekkili yanca İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, itirazın iptali ile İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya üzerinden takibin devamına, davalı aleyhine, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan takibin haksız olduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, aynı zamanda icra dairesinin yetkili olmadığı itirazının da yapıldığını, müvekkilinin adresinin İstanbul'da olduğunu, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili olan mahkemeye gönderilmesi gerektiğini, yasal ilgili mevzuatta öngörülen zamanaşımı süreleri geçen alacaklar yönünden zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının haksız çıkar elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmekte iken davacı tarafın eylemleri nedeniyle şantiye işe ve hizmete davacı tarafından hazır hale getirilmediğini, davacı şirket tarafından başka bir elektrik firması şantiye içerisine dahil edildiğini, müvekkili firmaya gerçek dışı beyanların yer aldığı ihtarnameler gönderildiğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, davacı firmanın satışın önemli unsurlarından olan satış bedelini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bununla ilgili olarak müvekkili firmanın hakedişi doğmuş olmasına rağmen davacının ödeme yapmadığını, bu hususun akabinde davacı şirket aleyhine Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Değişik İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, anılan kararın akabinde müvekkilinin borcunun davacı taraftan Bakırköy ... İcra Dairesi... Esas sayılı dosya ile tahsil edildiğini, davacı tarafın icra takibine konu itirazın iptalini talep ettiğni, icra takibinekonu miktarın fark bedeli olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketle anlaşmış olmasına rağmen şantiyeyi işe ve hizmete uygun hale getirmeyerek müvekkili firmayı kısıtladığını, daha sonra ise müvekkili şirketin işe tamamlamadığını iddia ederek başka bir firmaya işi yaptırdığını ve aradan doğan fark bedelini tahsil etmeye çalıştığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği fark bedelini istemesinin müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirdiğine karine olduğunu, zira davacı tarafın müvekkili şirkete ödediği miktarları değil, başka firmanın anlaşma bedeli ile dosya tarafları arasındaki anlaşma bedelinin arasındaki farkı talep ettiğini beyan etmekle, öncelikle yetkisizlik kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,
5-Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş Esas sayılı dosyası,
7-Taraflar arasında ...antiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme, 01/01/2022 tarihli Yer Teslim Tutanağı, teknik şartname, hakediş raporları, geçici ve kesin kabul tutanakları ve sair belgeler,
8-Davacı şirket ile davalı şirket ve dava dışı ... Elektrik ... Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlere ilişkin olarak düzenlenen geçici ve kesin hakediş raporları, geçici ve kesin kabul tutanakları, varsa hesap mutabakatları, ödeme belgeleri, cari hesap ekstreleri, yazışmalar, kesintiler ve sair tüm evrak ve belgeler,
9-Davalı şirket ile davacı şirket arasındaki... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme kapsamında, işin yapılacağı yerin davacı şirket tarafından hazır hale getirilmediği iddiası çerçevesinde davacı şirkete çekilen ihtarname sureti, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen ... numaralı ve 234.143,46-TL tutarındaki fatura,
10-Bornova...Noterliğinin 23/09/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 30/09/2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 14/10/09/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi,
11-Bakırköy ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,
12-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
13-Bilirkişi heyetinin 21/05/2025 havale tarihli raporları,
14-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki ... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme kapsamında, sözleşmenin tanziminden 10 ay süre sonra fiyat artışı gerekçesiyle sonlandırılması sebebiyle, işin dava dışı üçüncü kişi tarafından yerine getirilmesi neticesinde davacı şirket tarafından ödenmek durumunda kalınan ücret farkından kaynaklanan alacağın, sözleşmenin haksız sebeple feshi çerçevesinde davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve... K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ...İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ise ...Taahhüt İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 474.490,83-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Borçlu vekili tarafından İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyası sayılı dosyasında davalı şirketin adresinin bulunduğu yer olan Büyükçekmece İcra Dairelerinin yetkili olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğunun düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının belirlendiği, davaya dayanak alacağın taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, tarafların merkez adreslerinin İstanbul İlinde bulunduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan mail içeriklerinden anlaşıldığı üzere sözleşmenin ifa edileceği yerin İstanbul İli olduğu, taraflar arasında tanzim olunan sözleşmenin 16. sayfasında 30. maddenin ve devamında 17. sayfasında 32. maddenin bulunduğu ancak dava dilekçesi ekinde sunulu sözleşme çerçevesinde yapılan değerleme neticesinde yetkili icra dairesinin Büyükçekmece İcra Dairesi olduğu tespit edilmiş ise de, davacı vekilinde işbu celse sunulan ve taraflar arasında imzalandığı anlaşılan sözleşmenin 31. maddesi dikkate alındığında tacir sıfatına haiz tarafların yetki sözleşmesi yapmış oldukları, sözleşme maddelerinin tarafları bağlar nitelikte olduğu ve yapılan yetki sözleşme çerçevesinde İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla, borçlu vekilinin icra dairesine itirazının yerinde olmadığı tespiti ile yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı vekili tarafından davalı şirketin adresinin bulunduğu yer olan Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle mahkememizin yetkisine itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğunun düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının belirlendiği, davaya dayanak alacağın taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, taraflar arasında imzalandığı anlaşılan sözleşmenin 31. maddesi dikkate alındığında tacir sıfatına haiz tarafların yetki sözleşmesi yapmış oldukları, sözleşme maddelerinin tarafları bağlar nitelikte olduğu ve yapılan yetki sözleşme çerçevesinde mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazının, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 147/6. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmakla reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
28/05/2024 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
28/05/2024 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş ve davalı vekili kesin süre içerisinde davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini mahkememize sunmuş ise de, taraflar arasındaki... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşmenin 36. maddesinde ''Taraflar iş bu sözleşmeden dolayı doğabilecek ihtilaflarda İŞVEREN'in ticari defter ve kayıtlarının HMK 287. maddesi anlamında geçerli, bağlayıcı, kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul ve beyan ederler.'' düzenlemesinin bulunduğu, bahsi geçen maddenin delil sözleşmesi niteliğinde olduğu ve tacir olan tarafları bağladığı dikkate alınarak, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesine yer ve gerek olmadığına karar verilerek yargılamaya davam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ile elektrik elektronik alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, taraflar arasında ... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme, 01/01/2022 tarihli Yer Teslim Tutanağı, teknik şartname, hakediş raporları, geçici ve kesin kabul tutanakları ve sair belgeler, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen... numaralı ve 234.143,46-TL tutarındaki fatura, Bornova... Noterliğinin 23/09/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Bornova... Noterliğinin 30/09/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Bornova... Noterliğinin 14/10/09/2022 tarih ve... numaralı ihtarnamesi, davacı şirket ile dava dışı... Elektrik ... Anonim Şirketi arasında...şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 25/10/2022 tarihli sözleşme, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş Esas sayılı dosyası, Bakırköy... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davacı vekilinin 31/10/2024 tarihli delil dilekçesi ekinde sunulan... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işleri kapsamında olarak davalı ...Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ... Elektrik ... Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlere ilişkin olarak düzenlenen geçici ve kesin hakediş raporları, geçici ve kesin kabul tutanakları, varsa hesap mutabakatları, ödeme belgeleri, cari hesap ekstreleri, yazışmalar, kesintiler ve sair tüm evrak ve belgeleri içerdiği belirtilen 1 adet CD belgesi, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş Esas sayılı dosyası, Bakırköy ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasındaki ... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme kapsamında, tarafların üzerilerine düşen yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, sözleşmeye konu yerin belirlenen tarihte davalı şirkete teslim edilip edilmediği, davalı şirketin işi telim aldığı tarihten itibaren sözleşme konusu işlerin tamamını teslim tarihine kadar teslim edip etmediği, davalı şirket tarafından işin ne kadarlık kısmının tamamlandığı, tamamlanan kısma ilişkin olarak davalı şirket tarafından hak edilen bedelin ne kadar olduğu, tamamlanan kısma ilişkin olarak davalı şirket tarafından hak edilen bedelin davalı şirkete ödenip ödenmediği, tamamı ödenmemiş ise ne kadarlık kısmının ödendiği, davacı şirketin dava dışı ... Elektrik ... Anonim Şirketini hangi tarihte işe başlattığı,... Elektrik ... Anonim Şirketinin işe başladığı tarihte davalı şirket ile mevcut olan sözleşmenin feshedilmiş olup olmadığı, feshedilmemiş ise davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin dava dışı ... Elektrik ... Anonim Şirketinin işe başladığı tarihten ne kadar süre sonra feshedildiği, her iki sözleşme arasındaki birim fiyat farkının ne kadar olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin devamı sırasında sözleşmede kararlaştırılmamış olmasına rağmen davalı şirkete harici ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne kadar fazla ve harici ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin sözleşme sürecinde oluşan maliyet ve fiyat farkını telafi eder nitelikte olup olmadığı, ödemelerin sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından yerine getirildiği iddia edilen iş ve verildiği iddia edilen hizmeti karşılar nitelikte olup olmadığı, sözleşmenin devamı sırasında davalı şirkete eksik olarak ödenen bedel bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme tamamlanacak olsa idi davacı şirkete maliyetinin ne kadar olacağı, sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle işin dava dışı... Elektrik ... Anonim Şirketine yaptırılması kapsamında davacı şirketin ne kadar bedel ödediği, bu kapsamda sözleşmenin tamamlanma ihtimali ile tamamlanmaması neticesinde ortaya çıkan bedel farkının ne kadar olduğu, neticeten tarafların sözleşme gereğince üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmedikleri, sözleşmenin tanziminden 10 ay süre sonra fiyat artışı gerekçesiyle sonlandırılması sebebiyle, işin dava dışı üçüncü kişi tarafından yerine getirilmesi neticesinde davacı şirket tarafından ödenmek durumunda kalınan ücret farkından kaynaklanan alacağın, sözleşmenin haksız sebeple feshi gerekçesiyle talep edilip edilemeyeceği, davacı şirketin sözleşmenin davalı şirket tarafından feshedilmesi sebebiyle işin yaptırıldığı üçüncü kişiye ödediği bedel çerçevesinde davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 21/05/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; davacı ile davalı arasında “... Projesi” kapsamında şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisatı işlerinin yapılması ile ilgili olarak 10.12.2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı, işin yapımına ilişkin yer tesliminin 01.01.2022 tarihinde yapıldığı, sözleşmeye göre davalı yanın işe 02.01.2022 tarihinde başlaması ve yüklenmiş olduğu tüm iş ve işlemleri 01.03.2022 tarihine kadar eksiksiz ve ayıpsız şekilde tamamlaması gerektiği, taraflarca imzalanan sözleşme kapsamında işin sözleşme ile belirlenen 01.03.2022 tarihinde tamamlanmaması üzerine davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen 23.09.2022 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, işin davalının nam ve hesabına üçüncü kişilere yaptırılacağı ve sözleşmenin feshi nedeniyle davacının yapmak zorunda kaldığı ödemelerin davalının hakedişinden düşüleceğinin ihtar edildiği, sözleşmenin davacı firma tarafından 23.09.2022 tarihli ihtarname ile sona erdirilmesi üzerine eksik kalan ilerin tamamlatılması amacıyla dava dışı... firması ile 25.10.2022 tarihli sözleşmenin imzalandığı, davalı tarafından KDV dahil 545.636,74-TL karşılığında yapılması gereken işin dava dışı... tarafından KDV dahil 964.421,48-TL karşılığında yapılması nedeniyle aradaki 474.490,83-TL fark üzerinden davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin devamına, davalı aleyhine, %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle işbu davanın açıldığı, davalının sözleşme gereğince yükümlülükleri yerine getirmemesi üzerine eksik kalan işlerin dava dışı üçüncü kişi tarafından tamamlanması nedeniyle davacı şirket tarafından ödenmek durumunda kalınan ücret farkı alacağın talep edilebileceğinin değerlendirildiği, davalı firma tarafından tamamlanan işler nedeniyle 35.031,76 TL anapara alacağının bulunduğu, sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle Davacı şirketin işin yaptırıldığı üçüncü kişiye ödediği bedel çerçevesinde davalı şirketten 439.845,17-TL alacaklı olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 21/05/2025 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, taraflar arasındaki sözleşmede delil olarak münhasıran işveren davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin kabul edildiği, bu kapsamda başkaca delil incelenmesinin mümkün bulunmadığı, fiyat farkı bedeli olarak düzenlenen faturada yer alan bedellerin makul olup olmadığının gerekçeli olarak değerlendirildiği, davalı şirket tarafından yapılan işlerden kaynaklı borç bedelinin ödenmesi ile sözleşmenin feshi neticesinde oluşan fiyat farkı bedeline yönelik bedelin mahiyetlerinin farklı olduğu ve tamamlanan işlerden kaynaklanan bedelin ödenmesinin fiyat farkı bedelinin talep edilmesine engel teşkil etmeyeceği, dava dışı üçüncü kişi olan şirket ile imzalanan sözleşmenin taraflar arasındaki sözleşmenin feshi akabinde imzalandığı, bu kapsamda itirazların soyut beyandan ibaret olup somut herhangi bir veri barındırmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş Esas sayılı dosyası, taraflar arasında ...şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme, 01/01/2022 tarihli Yer Teslim Tutanağı, teknik şartname, hakediş raporları, geçici ve kesin kabul tutanakları ve sair belgeler, davacı şirket ile davalı şirket ve dava dışı ... Elektrik ... Anonim Şirketi tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlere ilişkin olarak düzenlenen geçici ve kesin hakediş raporları, geçici ve kesin kabul tutanakları, varsa hesap mutabakatları, ödeme belgeleri, cari hesap ekstreleri, yazışmalar, kesintiler ve sair tüm evrak ve belgeler, davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme kapsamında, işin yapılacağı yerin davacı şirket tarafından hazır hale getirilmediği iddiası çerçevesinde davacı şirkete çekilen ihtarname sureti, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen... numaralı ve 234.143,46-TL tutarındaki fatura, Bornova.... Noterliğinin 23/09/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, 30/09/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 14/10/09/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Bakırköy.... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, bilirkişi heyetinin 21/05/2025 havale tarihli raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak imzalanan 10/12/2021 tarihli sözleşme kapsamında, sözleşmenin tanziminden 10 ay süre sonra fiyat artışı gerekçesiyle sonlandırılması sebebiyle, işin dava dışı üçüncü kişi tarafından yerine getirilmesi neticesinde davacı şirket tarafından ödenmek durumunda kalınan ücret farkından kaynaklanan alacağın, sözleşmenin haksız sebeple feshi çerçevesinde davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 474.490,83-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında... şantiye enerji dağıtımı temel ve altyapı elektrik tesisat işlerine ilişkin olarak 10/12/2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu kapsamda davalı şirket tarafından işlerin yapımına başlanıldığı, sözleşmenin imzalanması akabinde 10 ay sonra davalı şirket tarafından sözleşmenin fiyat artışları sebebiyle feshedilmek istenildiği ve işin tamamlanmadığı, sözleşmenin davacı şirket tarafından gönderilen ihtarname suretiyle feshedildiği, işin daha sonradan dava dışı ...Elektrik ... Anonim Şirketine devredilmesi suretiyle tamamlattırıldığı, 01.08.2022 ve 01.09.2022 tarihli hakediş cetvellerine göre, davalı şirket tarafından sözleşme fiyatları ile toplam 712.199,28-TL tutarında iş yapılmış olduğu, 128.195,87-TL tutarındaki KDV bedeli eklediğinde davalı şirketin hakettiği alacağının toplam 840.395,15-TL olduğu, 71.219,93-TL tutarında %10 teminat kesintisi ve 500.000,00-TL avans kesintisi olmak üzere toplam 571.219,93-TL kesinti yapıldığında davalı şirkete ödenmesi gereken net tutarın 269.175,22 TL olduğu, tamamlanan iş sebebiyle davalı şirketçe talep edebilecek tutarın 769.175,22-TL olduğu, davacı şirket tarafından 24.12.2021 tarihinde yapılan 500.000,00-TL avans ödemesi ve Bakırköy ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası kapsamında 24.10.2022 tarihinde yapılan 234.143,46-TL tutarında anapara ödemesi mahsup edildiğinde davalı şirketin davacı şirketten 35.031,76-TL tutarında alacağı bulunduğu, davacı şirketin davalı şirket ile yaptığı sözleşme bedelinin KDV dahil 545.250,65-TL, dava dışı ... Anonim Şirketi ile yaptığı sözleşmenin ise 964.421,48-TL tutarında olduğu göz önünde tutulduğunda iki sözleşme arasındaki farkın 419.170,83-TL olduğu, yapılan ödemelerin sözleşme sürecinde oluşan maliyet ve fiyat farkını telafi eder nitelikte olduğu, işin taraflarca imzalanan 10.12.2021 tarihli sözleşme kapsamında tamamlanması halinde davacı şirkete maliyetinin 545.250,65-TL olacağı, sözleşmenin tamamlanmaması sebebiyle ortaya çıkan fark bedelinin KDV dahil 474.876,93-TL olduğu, davalının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, sözleşmenin tanziminden 10 ay süre sonra fiyat artışı gerekçesiyle sonlandırılması sebebiyle işin dava dışı üçüncü kişi tarafından yerine getirilmesi neticesinde davacı şirket tarafından ödenmek durumunda kalınan ücret farkından kaynaklanan alacağın, sözleşmenin haksız sebeple feshi gerekçesiyle talep edilebileceği, sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle davacı şirketin işin yaptırıldığı üçüncü kişiye ödediği bedel çerçevesinde davalı şirketten 439.845,17-TL tutarında alacaklı olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı kanaatiyle açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddine, ayrıca alacağın sözleşmeye dayalı ve bu çerçevede belirlenebilir olması sebebiyle kabul edilen tutar yönünden yasal şartları oluşan icra inkar tazminatına yönelik talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı ...Taahhüt İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin İzmir.... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 439.845,17-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 439.845,17-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %16,75 oranında ve değişen oranlarda ticari işlerde temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, 34.645,66-TL asıl alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 439.845,17-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...Taahhüt İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacı ...Ticaret Anonim Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 30.045,82-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 5.730,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 24.315,15-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 5.730,67-TL peşin harç ile 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.158,27-TLgiderin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 90,00-TL elektronik tebligat, 120,00-TL fiziki tebligat, 3,50-TL KEP+posta masrafı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.213,50-TL yargılama gideri açısından davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 7.613,77-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 69.976,78-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 2.892,20-TL'sinin davalıdan, 227,80-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır