T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/361
KARAR NO : 2025/486
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, 20217021 sipariş numaralı ve ihraç kayıtlı talep edilen gıda ambalaj ürünleri ile ilgili davalı imalatçı ambalaj firmasına 02/03/2021 tarihinde sipariş verdiğini, bu sipariş formunun alt kısmında, "Bencikli, delaminasyon, zip çevresinde kıvrılma/kabarcık, kenar kesimi hatalı vb. kalite sorunlu işlerin mutlaka ayıklanması" özellikle belirtilmişse de, gıda ambalaj ürünlerinin hiç ayıklanmadığı, böylece müvekkili firmanın da, kendisine teslim edilen ambalaj ürünlerini yurt dışına ihraç ettiğini, ayrıca davalı firma tarafından imalatı yapılıp, müvekkili firmaya teslim edilen ürünlere dair 16/04/2021 tarihli ve... belge numaralı e-arşiv satış faturasının da bulunduğunu, müvekkili firmaya kesilen bu faturaya dair ürünlerin yabancı meşeli firmaya teslim sürecinden sonra kullanım koşullarına göre ambalaj ürünlerindeki ayıpların tespiti yapılarak müvekkili firmaya kalite raporlaması yapıldığını, kalite raporlamasına göre satış faturasının 2 sıra numaralı ... %72 1,5 Kg 190x360 MM... mal hizmet kısmındaki 66.370 adet kısmında sipariş formunda belirtilen özellikle ayıklanması istenilen ayıp ve kusurlar bulunmakta olduğunu, kalite raporlamasının yapılmasına müteakip müvekkili firmanın da, davalı firmaya mail yoku ile ayıplı ambalaj ürünlerinin tespitini içerir 12/04/2022 tarihli reklamasyon bildirimi yapıldığını, davalı firmanın 14/04/2022 tarihli cevap mailinde kalite raporlaması yapılan ambalaj ürünlerindeki ayıpların iadesini bir nevi kabul edildiğini ve karşılıklı devam eden yazışmalarda bu ürünlerin Belçika'dan getirtilmesi için navlun ve gümrük bedeli araştırılması yapılmasının talep edildiğini, 28/04/2022 tarihinde oluşabilecek masrafların bildirildiği ve 10/05/2022 ve 29/07/2022 tarihlerinde de söz konusu reklamasyon bildiriminin sonuçlandırılması için geri dönüş bildirimi yapılması istendiğini, bu yazışmalar üzerine davalı firmaya son olarak 16/08/2022 tarihinde mail atıldığını, firmanın yetkililerine mail ortamında detaylı bilgi geçilmesi üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen sonuçlanmadığından, malların imha sürecine geçildiği bildirildiğini, böylece ayıklanmadan teslim edilen ambalaj ürünlerinin Belçika'daki müşterinin talebi üzerine tarafınca imhasına onay verildiğini ve imha sürecine dair video çekilerek bir örneğinin de davalı imalatçı firmaya link paylaşarak mail yoluyla iletildiğini, davalı firmaya kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi açıklamasıyla 18/10/2022 tarihinde fatura düzenlendiği, davalı firmanın ödeme yapılacağını söylemesi üzerine bir süre daha beklenildiğini ancak ödeme yapılmadığı, faturaya da yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı firmanın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, itirazın iptali ile takibin devamına, takibe konu mal bedelinin iadesine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından cevap sunulmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
7-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
8-Davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 02/12/2024 havale tarihli raporu,
10-Bilirkişi heyetinin 18/04/2025 havale tarihli raporları,
11-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki gıda ambalaj ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirketten satın alınan ambalaj ürünlerinin 66.370 adedinde ayıp ve kusur bulunduğunun ihraç edildiği yurt dışı ülkesindeki şirket tarafından tespit edildiği ve ürünlerin imha edildiğinden bahisle, ayıplı ve kusurlu ürünlerin iade ücretleri açısından davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ''12/04/2022 tarihli,...eferans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Kemalpaşa İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 950,40-EUR fatura alacağı, 44,36-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 994,76-EUR alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Satım sözleşmesi, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun (BK) 182. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Borçlar Kanununun 182/1. maddesinde düzenlenen satım sözleşmesiyle; alıcı satış bedeli olarak bir miktar para vermeyi borçlanır; satıcı ise satıma konu malı alıcıya teslim ederek mülkiyeti ona geçirme borcu altına girer.
Taşınır bir malın satışına ilişkin sözleşmede satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.
Satıcının borçlarından bir tanesi de Borçlar Kanununun 194. ilâ 207. maddeleri arasında düzenlenen ayıba karşı tekeffül borcudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinde; "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır...
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Ayıba ilişkin hukuki düzenlemenin bulunduğu, Borçlar Kanununun 194. maddesinde “Ayıba Karşı Tekeffül” başlığı altında:
“Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir.
Bayi, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür.” hükmü yer almaktadır.
Anılan düzenlemede “Satıcı alıcıya karşı satılanın zikir ve vaadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir surette tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan mesuldür” denilmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinde; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde de; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Öğretide ayıp; satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hâli olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.
Ayıba karşı tekeffül, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaad edilen vasıfları taşımamasından veya satılan şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır. Şu hâle göre ayıba karşı tekeffül ya zikir ve vaad olunan vasıfların bulunmaması ya da satılanın lüzumlu vasıflarının olmaması sebebiyle gerçekleşir.
Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Çünkü satımda alıcının amacı, istediği maksat için kullanabileceği, yararlı bir malın mülkiyetine sahip olmaktır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile; bu borç kanunen mevcuttur. Bu nedenle satıcının bu borcunu kanuni bir borç olarak nitelendirmek mümkündür (Tandoğan, H.: Borçlar Hukuku-Özel Borç İlişkileri, C.1/1, Ankara 1988, s.163; Yavuz, C.: Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1996, s.91).
Ayıba karşı tekeffüle ilişkin kuralların uygulanabilmesi için satıcının kusurlu olması şart değildir. Gerçekten de Borçlar Kanununun 194. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre satıcı, ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Ancak satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi alıcı satım anında malın ayıplı olduğunu bilmemelidir. Ayıbı bilen veya bilmesi gereken alıcı, satıcı ayrıca garantide bulunmamış ise ayıp hükümlerine dayanamaz. Bu konu Borçlar Kanununun 197. maddesinde “Bayi, müşterinin bey'i zamanında malumu olan ayıptan mesul olmadığı gibi mebii kâfi derecede muayene etmekle fark etmiş olacağı ayıptan da ancak bunun mevcut olmadığını temin etmiş ise mesul olur.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre alıcı gizli ya da açık ayıbı bilerek alıyorsa ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvuramaz.
Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcıya Borçlar Kanunu'nun 202. ve devamı maddelerinde seçimlik haklar tanınmıştır. Buna göre alıcı sözleşmeden dönebileceği gibi semenin indirilmesini ya da malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini de isteyebilir. Tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemelerde alıcının malın onarılmasını isteme hakkına sahip olduğu da benimsenmiştir.
Alıcının seçimlik haklarının düzenlendiği 227. maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Nitekim, aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 20.06.2019 tarihli ve 2017/19-1657 Esas 2019/744 Karar sayılı kararında da yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
10/09/2024 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
10/09/2024 tarihli duruşmanın 6 numaralı ara kararında ise davalı... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ''12/04/2022 tarihli,... referans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve... numaralı fatura, Kemalpaşa İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki gıda ambalaj ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirketten satın alınan ambalaj ürünlerinin 66.370 adedinde ayıp ve kusur bulunup bulunmadığı, bu durumun ürünlerin ihraç edildiği yurt dışı ülkesindeki şirket tarafından tespit edilip edilmediği, buna ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya muhteviyatında yer alıp almadığı, ürünlerin ihraç edildiği yurt dışı ülkesindeki şirket tarafından ürünlerin ayıplı ve kusurlu olmaları çerçevesinde davacı şirketten ücret kesintisi veya ücret iadesi işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne kadar ücret kesintisi veya iadesi yapıldığı, ayıplı ve kusurlu olduğu iddia edilen ürünlerin iade ücretleri açısından davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ''12/04/2022 tarihli, ...eferans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 02/12/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davalı firma tarafından davacı firma için düzenlenen 16.04.2021 tarih ve ... sayılı satış faturasına konu olan toplam 66.370 adet... numaralı Bag 1,5kg ... 72%190*360mm den, 4.000 adetin ithalatçı müşterinin kabul edemeyeceği kadar kusurlu olduğu görüşünün benimsenmesi halinde, davacı firmanın davalı firmadan Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı iİcra takibinde 04.02.2024 takip tarihi itibariyle 950,40 Eur alacaklı olduğu, asıl alacak tutarına 04.02.2024 takip tarihinden itibaren devlet bankalarının Eur ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
17/12/2024 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararında davacı vekiline, dava dilekçesi ekinde sunulan 11/04/2022 tarihli ...aşlıklı belgenin yeminli tercüman nezdinde tercümesinin yaptırılarak, yeminli mali müşavir tarafından düzenlenen aslını mahkememize sunmak üzere 1 aylık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde beyanda bulunulmuştur.
Davacı vekilince sunulan beyan dilekçesi akabinde dosyanın 02/12/2024 havale tarihli raporu tanzim eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ve yeni görevlendirilecek bir ambalaj alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ''12/04/2022 tarihli,... referans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve... numaralı fatura, Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 02/12/2024 havale tarihli raporu, dava dilekçesi ekinde sunulan 11/04/2022 tarihli ... başlıklı belgenin yeminli tercüman nezdinde tercümesinin yapılması ile yeminli mali müşavir tarafından düzenlenen aslı ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; ''12/04/2022 tarihli,... referans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve... numaralı faturaya konu olan ayıplı ve kusurlu olduğu iddia edilen ürünlerin ayıplarının hangi sebepten kaynaklandığı, saklama koşullarının nasıl olduğu, ürünlerin teslim tarihlerinin 16/04/2021, kalite kontrol raporunun tanzim tarihinin ise 11/04/2022 olduğu gözetildiğinde ürünlerde bozulma olmasının, bu durumun saklama koşullarından kaynaklanmasının mümkün olup olmadığı, ürünlerin ihracat amacıyla temin edildiği dikkate alındığında ihracat işleminden önce davacı tarafından kontrol edilmeleri durumunda ayıpların tespit edilip edilemeyeceği, ayıpların mahiyetinin ne olduğu (açık ayıp-gizli ayıp), bu kapsamda iade ücretleri açısından davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ''12/04/2022 tarihli, ... referans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve ... numaralı faturanın hangi gerekçe ile düzenlendiği, fatura açıklamasının ne olduğu, satış faturası olup olmadığı, neticeten ''12/04/2022 tarihli, ... referans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve... numaralı faturadan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 18/04/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; ürünlerin sadece bir kısmında kusurların oluşmasından dolayı depolama koşullarının kusur oluşma üzerinde etkisinin az olacağı, bu ürünlerin üretimden kaynaklı hatalı oldukları, mahkemece davalı firma tarafından davacı firma için düzenlenen 16.04.2021 tarih ve...sayılı satış faturasına konu olan toplam 66.370 adet ... numaralı Bag 1,5kg ... 72%190*360 mm den, 4.000 adetin ithalatçı müşterinin kabul edemeyeceği kadar kusurlu olduğu ve teknik bilirkişi görüşü de dikkate alınarak bunun üretimden kaynaklandığı görüşünün benimsenmesi halinde, davacı firma tarafından düzenlenen 18.10.2022 tarihli ve ... sayılı Reklamasyon faturası nedeniyle, davacı firmanın davalı firmadan Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinde 04.02.2024 takip tarihi itibariyle, 950,40-EUR alacaklı olduğu, asıl alacağa devlet bankalarının EUR ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın talep edilebileceğini mütalaa etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve beyanları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 02/12/2024 havale tarihli raporu, bilirkişi heyetinin 18/04/2025 havale tarihli raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki gıda ambalaj ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirketten satın alınan ambalaj ürünlerinin 66.370 adedinde ayıp ve kusur bulunduğunun ihraç edildiği yurt dışı ülkesindeki şirket tarafından tespit edildiği ve ürünlerin imha edildiğinden bahisle, ayıplı ve kusurlu ürünlerin iade ücretleri açısından davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ''12/04/2022 tarihli, ... referans numaralı kalite şikayeti sonucu oluşan mal bedeli iadesi'' açıklamalı 18/10/2022 tarihli ve ...numaralı faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 950,40 EUR fatura alacağı, 44,36 EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 994,76 EUR alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasındaki gıda ambalaj ürünleri alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirketten satın alınan ambalaj ürünlerinin ayıplı olduğunun ihraç edildiği ülkedeki şirket tarafından tespit edildiği, davacı şirketin davalı şirketten sipariş ettiği ürünlerin çift kat malzemeden üretilmiş kilitli/zipli ürün ambalajı olduğu, birinci katmanın PET malzemesinden, ikinci katmanın ise PE malzemeden üretildiği, ürünlerin üzerine ayrıca baskı işlemi de uygulandığı, iki farklı malzemenin birleştirilmesiyle üretilen ürünler arasında hava kabarcığı benzeri baloncuklu yapı oluştuğu ve görsel olarak ürünü bozduğu, davaya konu olan ürünlerin depolama sırasında uygunsuz koşullarda saklanmış olabileceği ihtimali düşünüldüğünde, ürünlerin tamamında ya da büyük bir çoğunluğunda kötü depolamadan kaynaklı benzer kabarcıklı kusurların ve kilit kısmında bozulmaların oluşmasının gerektiği fakat sadece küçük bir miktar üründe davaya konu olan şekilde kusurların oluştuğu göz önüne alındığında, bunun üretim sırasında oluşmuş bir üretim hatası olabileceği ve bu kusurun mal teslimi sırasında tespit edilebilir olduğu, ürünlerin sadece bir kısmında kusurların oluşmasından dolayı depolama koşullarının kusur oluşma üzerinde etkisinin az olacağı, bu ürünlerin üretimden kaynaklı hatalı oldukları, davacı firma tarafından düzenlenen 18.10.2022 tarihli ve ... sayılı Reklamasyon faturası nedeniyle, davacı firmanın davalı firmadan Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinde 04.02.2024 takip tarihi itibarıyla 950,40-EUR alacaklı olduğu, faturanın tebliğine ilişkin herhangi bir delilin mahkememize sunulmadığı gözetildiğinde temerrüt olgusunun takip tarihi itibarıyla vuku bulduğu, alacağın faturaya dayalı olması ve bu kapsamda bilinebilir mahiyette bulunması çerçevesinde yasal şartları oluşan işlemiş faiz bedelinin usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı... Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin Kemalpaşa İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 950,00-EUR asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 950,00-EUR asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar hesaplanacak Kamu Bankalarınca 1 Yıl ve Daha Uzun Vadeli Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, 44,36-EUR işlemiş faiz bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 950,00-EUR'nun takip tarihindeki Avro kuru 32,8643-TL karşılığı 31.221,09-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı... Sanayi Ticaret Anonim Şirketinden alınarak davacı...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.271,95-TL karar ve ilam harcından, 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.844,35-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere olmak üzere toplam 855,20-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 55,00-TL elektronik tebligat, 311,00-TL fiziki tebligat, 84,00-TL KEP+posta masrafı, 8.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.950,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 8.550,72-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 194,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 8,65-TL'sinin davacıdan alınarak davalya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 3.439,40-TL'sinin davalıdan, 160,60-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır