T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/372
KARAR NO : 2025/238
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/02/2024 tarihinde müvekkilinin... plakalı ... marka ve modelli aracı ile İzmir.... Sokak
mevkiinde seyir halinde iken davalı ... A.Ş nezdinde ...
poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ... plakalı...ın maliki, olay anında sürücüsü olan eşi ...’nın, müvekkilin aracının yanından geçerken hatalı ve kontrolsüz bir şekilde geri manevra yapması akabinde müvekkilin aracına çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında düzenlenen 26.02.2024 tarihli kaza tespit tutanağında
görüleceği üzere kazanın meydana gelmesinde... plakalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu
olduğunu, müvekkiline ait araçta maddi hasar oluştuğunu, müvekkilinin aracının daha önceden herhangi bir
kazaya karışmamış olan aracın onarım ve yenilemesi sonucu 22,482.94-TL ağır hasar kaydı oluştuğunu, hasar
gören parçaların orijinal parçaları ile değiştirilseler bile araç kazalı bir araç kabul edileceğinden dolayı değer
kaybına uğrayacağını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığnı beyan etmekle, müvekkiline ait... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin kaza tarihinden başlayarak işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26.02.2024 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlanan... plakalı araçta meydana geldiği
iddia olunan değer kaybının karşılanması talebiyle müvekkili şirket aleyhine işbu dava ikame edildiğini, değer
kaybı talepleri teminat dışında kaldığını, kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkili şirkete yapılan
başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını, alınan ekspertiz raporunda, araçta değer kaybının olmadığının tespit
edildiğini, değer kaybı taleplerinin genel şartlar'da açıkça belirlendiğini, yapılacak hesaplamada genel şart
hükümlerinin ve unsurlarının esas alınması gerektiğini, karşı tarafın müvekkil şirkete yaptığı başvuru
öncesinde temin ettiği ekspertiz raporunun ücretinden müvekkil şirket sorumlu olmadığını, talep edilen faiz
türü hatalı olduğunu beyan etmekle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin, dava konusu 26/02/2024 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin kayıtlar,
3-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plaka sayılı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
4-Dava konusu kazanın gerçekleştiği 26/02/2024 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... ve... plaka sayılı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
5-Bilirkişi heyetinin 02/01/2025 havale tarihli raporları,
6-Davacı vekili tarafından sunulan 19/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
7-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 26/02/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'ya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 16/03/2023 ile 16/03/2024 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin 200.000,00-TL olduğu görülmektedir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 26/02/2024 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme evrakları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, davacıya ait... plakalı araca ait tramer kayıtları ve sair deliller göz önünde bulundurularak;... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 26/02/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda... plakalı araçta oluşan hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu, hasar sebebiyle meydana gelen değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinden dava açılmadan önce varsa davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacı tarafça talep edilebilecek bakiye değer kaybı bedeli tazminatının hesaplanarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 02/01/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak;
... plakalı otomobil sürücüsünün geri manevra kurallarına uymayarak arkasındaki araca
çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,
... plakalı otomobil sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı,
2012 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 930.000,00-TL ile 935.000,00-TL olduğu, ortalama değerinin 932.500,00-TL olduğu, Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile
(950.000,00-TL) onarım sonrası rayici (932.500,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve
değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 17.500,00-TL olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Davacı vekilinin bilirkişi heyetinin 02/01/2025 havale tarihli raporlarına karşı beyan ve itirazlarının, raporun dava konusu aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle, serbest piyasa araştırması sonuçlarına somut bir şekilde yer verilerek düzenlendiği, bu kapsamda raporun usul ve yasa hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun olduğu, mahkememiz ara kararı doğrultusunda düzenlendiği, itirazların soyut beyandan ibaret olup herhangi bir somut veri içermediği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 02/01/2025 havale tarihli raporlarına karşı beyan ve itirazlarının, kazanın... plakalı otomobil sürücüsünün 26.02.2024 günü 12.Sokak üzerine doğru dikine şekilde geri manevra yapar iken, aracının arka kısımları ile arkasından düz şekilde giden... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu,... plakalı otomobil sürücüsünün geri manevra kurallarına uymadığı,... plakalı otomobil sürücüsünün ise herhangi bir atfı kabil kusurunun bulunmadığı, dava konusu aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle, serbest piyasa araştırması sonuçlarına somut bir şekilde yer verilerek düzenlendiği, bu kapsamda raporun usul ve yasa hükümleri ile yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun olduğu, mahkememiz ara kararı doğrultusunda düzenlendiği, itirazların soyut beyandan ibaret olup herhangi bir somut veri içermediği anlaşılmakla reddine, sair hususların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olmaları sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmelerine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 19/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı olarak 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 17.500,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 13/03/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 22/03/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların idda ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin, dava konusu 26/02/2024 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plaka sayılı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, dava konusu kazanın gerçekleştiği 26/02/2024 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... ve... plaka sayılı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, bilirkişi heyetinin 02/01/2025 havale tarihli raporları, davacı vekili tarafından sunulan 19/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 26/02/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı...'ya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenerek, belirlenecek değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının... plakalı otomobil sürücüsünün 26.02.2024 günü 12.Sokak üzerine doğru dikine şekilde geri manevra yapar iken, aracının arka kısımları ile arkasından düz şekilde giden... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu,... plakalı otomobil sürücüsünün geri manevra kurallarına uymadığı,... plakalı otomobil sürücüsünün ise herhangi bir atfı kabil kusurunun bulunmadığı, kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar oluştuğu, oluşan hasarın onarım bedelinin 22.482,94-TL olduğu, dava konusu aracın kazadan önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin 950.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin ise 932.500,00-TL olduğu, bu kapsamda araçta 17.500,00-TL değer kaybı meydana geldiği, davacı vekilinin 19/02/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı olarak 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 17.500,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 13/03/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 22/03/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmakla, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Değer kaybı bedeli bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 17.500,00-TL maddi tazminatın, bakiye poliçe limiti olan 200.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 22/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacı...'ya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.195,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 615,40-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 152,40-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 60,00-TL elektronik tebligat, 124,00-TL posta+KEP masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 615,40-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.154,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerini yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır