T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/380
KARAR NO : 2025/210
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/10/2023 tarihinde davalı şirketin ZMMS sigortalısı... sevk ve idaresindeki... plakalı kamyonet ile ...Cad. Urla istikametine seyir halindeyken, No:104 önüne geldiğinde aynı istikamette seyir halindeki müvekkili İbrahim Karademir sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete arkadan çarpması sonucu müvekkilinin savrularak karşı istikametteki... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalı şirkette sigortal... plakalı aracın, 2918 sayılı KTK md. 56/1-c “Önlerinde giden araçları Yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek (Yakın takip)” kuralını ihlal ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığnı, kazaya ilişkin İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile kovuşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin Dokuz eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldığını ve her iki bacağındaki kırıklar sebebiyle ameliyat olduğunu, vücudunun çeşitli bölgelerinde yaralanmeler olduğunu, kazadan beri şiddetli ağrılar çektiğini, yaşadığı hareket kısıtlılığı sebebiyle yaşama uyum sağlayamadığını, çalışma hayatında ciddi aksamalar yaşadığını,... plakalı aracın davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10,00-TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, arabuluculuk vekalet ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davacının yaralandığı bölgeler dikkate alındığından kaza esnasında koruyucu tertibat, kask, koruyucu mont, dizlik vb. kullanmadığı, koruyucu tertibat kullanması halinde bahsi geçen yaralanmaların meydana gelmeyeceği ve koruyucu tertibat kullanılmaması ile maluliyetin meydana gelmesi arasında nedensellik bağının bulunduğu ve davacının kendi kusurlu eylemiyle zararını arttığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, davacının sevk ve idaresindeki motosikleti yetersiz ehliyetle kullanarak zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet verdiğini, davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davacının faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceği, ticari faiz talebinin reddinin gerektiğini beyan etmekle, davanınreddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davacı ...e ait nüfus aile kayıt örneği,
3-Davalı...sigorta Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortaı poliçesi, 01/10/2023 tarihli trafik kazası kapsamında davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evraklar,
4-Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 01/10/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plakalı, ... plakalı ve ... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
5-İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyası,
6-Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi nezdinde 01/10/2023 tarihli kazada yaralanan davacıya ait olarak düzenlenen tedavi evrakları,
7-İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde davacıya ait olarak bulunan iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, 01/10/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin kayıtlar,
8-Davacı vekili tarafından sunulan 28/02/2025 tarihli feragat dilekçesi,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 01/10/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde ... plakalı motosiklette sürücü iken yaralanan...in vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşup oluşmadığı ile oluşmuş ise vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranı çerçevesinde mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli iş göremezlik tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını tanzim eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilince dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından bahisle sigorta şirketine başvuru dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
01/10/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve kazanın meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde, kazanın... plakalı araç sürücüsü...'in... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde meydana geldiği anlaşılmakla, kazanın oluşumunda...plakalı araç sürücüsü ...in %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu kabul olarak yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile davacı ve davacı vekili adına çıkartılacak tebligatların tebliğ edilmeleri için gerekli olan süre de gözetilerek muayene günü belirlenerek, belirlenecek muayene gününün İVEDİLİKLE mahkememize bildirilmesi, akabinde belirlenecek muayene gününde hazır olacak veya davacı vekilince hazır edilecek... T.C. Kimlik numaralı...'in gerekli muayenelerinin yapılarak dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...e ait Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; 01/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı...in vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise sürekli iş göremezlik oranının ne kadar olduğu hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik''' hükümleri çerçevesinde tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesinin istenilmiş, mahkememizin 11/02/2025 tarihli duruşmasında verilen ara karar gereğince maluliyet raporunun düzenlenmesi amacıyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yazılan müzekkere kapsamında, maluliyet raporunun tanzimi açısından davacının muayenesinin gerekli olduğunun, muayene gününün 14/11/2024 günü saat 09:30 olarak oluşturulduğunun mahkememize bildirildiği, davacı İbrahim Karademir ve vekili adına ayrı ayrı çıkartılan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından belirlenen muayene gününü bildirir ''Belirlenecek muayene gününde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı nezdinde hazır bulunmanız ve bu sebeple maluliyet raporunun tanzim edilememesi durumunda ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ve dosyanın mevcut durumuyla değerlendirileceği ihtar olunur.'' şerhini içerir tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildikleri, davacının belirlenen muayene gününde başvuru yapmaması sebebiyle muayenesinin gerçekleştirilemediği ve raporun düzenlenemediğinin mahkememize bildirildiği, raporun düzenlenmesi açısından davacının fiziki olarak muayene edilmesinin gerekli olduğunun bildirilmesi, bildirilen muayene gününün davacı ve vekiline ayrı ayrı tebliğ edildiği, çıkartılan tebligatlarda davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı nezdinde hazır bulunması ve hazır bulunmaması sebebiyle maluliyet raporunun tanzim edilememesi durumunda ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları ve dosyanın mevcut durumuyla değerlendirileceğinin ihtar edildiği, mevcut tedavi evrakları çerçevesinde maluliyet raporunun düzenlenmesinin mümkün olmadığı ve davacı ile vekilinin usulüne uygun ihtarlara rağmen muayene işlemlerinin gerçekleşmesi için gereken iş ve işlemleri yerine getirmedikleri anlaşılmakla, davacı tarafın maluliyet raporu deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili 28/02/2025 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan anlaşma belgesi uyarınca davadan feragat ettiklerini, davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiştir.
Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya, ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı...e ait nüfus aile kayıt örneği, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortaı poliçesi, 01/10/2023 tarihli trafik kazası kapsamında davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evraklar, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 01/10/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plakalı, ... plakalı ve... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyası, Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi nezdinde 01/10/2023 tarihli kazada yaralanan davacıya ait olarak düzenlenen tedavi evrakları, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde davacıya ait olarak bulunan iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, 01/10/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin kayıtlar, davacı vekili tarafından sunulan 28/02/2025 tarihli feragat dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 01/10/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde... plakalı motosiklette sürücü iken yaralanan...in vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşup oluşmadığı ile oluşmuş ise vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranı çerçevesinde mahrum kaldığı ve kalacağı gelirlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli iş göremezlik tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını tanzim eden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, kazanın... plakalı araç sürücüsü...in ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde meydana geldiği, bu kapsamda kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsü... oranında asli ve tam kusurlu olduğu, vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili 28/02/2025 havale tarihli dilekçesi ekinde sunulan anlaşma belgesi uyarınca davadan feragat ettiklerini, davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, feragat olgusunun taraflar arasındaki anlaşmaya binaen gerçekleşmesi çerçevesinde davalı tarafın davacı tarafın haklılığını kabul etmiş olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın feragat sebebiyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 410,266-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 17,34-TLharcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Vekalet ücreti talep etmedikleri yönündeki beyanları göz önünde bulundurularak taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır