T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/395
KARAR NO : 2025/550
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 13/05/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ... adı altında 8 şirketten oluşan grup şirketlerinden biri olduğunu, yapılan iş kapsamında üretim, uygulama ve tüm iş süreçlerinin gerek işyeri içerisinde gerekse şantiyelerce takibinin sağlanması, uygulanması, süreçlerin yönetilmesi için davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şirketi ve davalı ... Anonim Şirketi ile yapılan anlaşma uyarınca ... programı yani ... programının 17.12.2021 tarihinde satın alındığını, davalı ... diğer davalıya ait... Ana paket,...+50 kullanıcı,...Mobile ve ... Danışmanlık ve Proje bedeli satın alındığını, müvekkili firma tarafından satın alınan ürün ve programlara ilişkin 17.12.2021 tarih ve... numaralı fatura düzenlendiğini ve müvekkili şirketçe ödemelerin yapıldığını ancak müvekkil şirketçe satın alındığı tarihten itibaren davalıya ait program düzgün bir şekilde kurulmadığını ve kullanıma açılmadığını, programın satın alındığı tarihten bu güne kadar mobil ortamda doğru ve düzgün bir şekilde çalışmadığını, müvekkili şirketçe tüm bunlara ilişkin müşteri şikayetlerinin her iki davalı şirkete gerek mail yoluyla gerekse telefon ile de bildirildiğini, davalı şirketlerce programın bakım, güncelleme vb. yüklemeleri gerçekleştirilmesine rağmen program, programda yer alan kusurlar/ayıplar sebebiyle kullanılamadığını, satın alınan mobil program çalışmadığı gibi, program uzak bağlantısı da çalışmadığını, iş ve üretim sürecinin uzaktan da yönetilebilmesi amacı ile satın alınan programın gerek mobilde gerekse uzak bağlantıda çalışmaması sebebi ile müvekkili şirketin söz konusu programı satın almaktaki beklentileri karşılanamadığını, programda yer alan ve düzeltilemeyen kusurlar/ayıplar sebebi ile program kullanılamadığını, müvekkili şirket tarafından kullanılamayan ayıplı program ve uygulamalar dolayısıyla sözleşmenin iptal edildiğine ve sözleşme bedelinin iadesine ilişkin davalı şirketlere Torbalı... Noterliğinin 16.03.2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen sözleşme bedelinin iadesinin yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, müvekkili şirketlere davalı şirketlerce satılan .... Ana paket, ... Enterprise+50 kullanıcı,... Mobile ve... ve Proje programlarına ilişkin sözleşmenin/satışın iptaline, müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabulculuk Bürosunun ... Dosya numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,
2-Taraflar arasındaki anlaşmaya dayanak olarak davalı şirket tarafından düzenlenen Teklif Formu,
3-Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 17/12/2021 tarihli ve ...numaralı fatura,
4-Davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar,
5-Torbalı .... Noterliğinin 16/03/2023 tarih...evmiye numaralı ihtarnamesi,
6-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
7-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
8-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yılına ilişkin BA/BS formları,
9-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yılına ilişkin BA/BS formları,
10-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
11-Davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
12-Bilirkişi heyetinin 13/03/2025 havale tarihli raporları,
13-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı şirket ile davalı...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki anlaşmaya binaen davacı şirket tarafından davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden satın alınan ve lisans hakları davalı ... Anonim Şirketine ait olan... Ana Paket, ...+50 kullanıcı,... Mobile ve dava dışı başka bir şirkete ... ve Proje ürünlerinin bedellerinin, daval... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 17/12/2021 tarihli ve ... numaralı fatura kapsamında davalı... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine ödendiği, ancak ürünün satın alındığı tarihten dava tarihine kadar doğru ve düzgün bir şekilde çalışmadığı, davalı şirketlerce yapılan bakım ve güncelleme işlemlerinin ayıpların giderilmesine etkisi olmadığı, mobil program çalışmadığı gibi program uzak bağlantısının da çalışmadığı, bu sebeple programın kullanılamadığı, sonuç olarak ürünlerin ayıplı olduklarından bahisle taraflar arasındaki sözlü sözleşmeden dönme hakkının kullanılması ile sözleşmenin iptaline ve davacı şirket tarafından ödendiği iddia olunan sözleşme bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirkete iadesine karar verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Satım sözleşmesi, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 182. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 182/1. maddesinde düzenlenen satım sözleşmesiyle; alıcı satış bedeli olarak bir miktar para vermeyi borçlanır; satıcı ise satıma konu malı alıcıya teslim ederek mülkiyeti ona geçirme borcu altına girer.
Taşınır bir malın satışına ilişkin sözleşmede satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.
Satıcının borçlarından bir tanesi de Borçlar Kanunu'nun 194. ilâ 207. maddeleri arasında düzenlenen ayıba karşı tekeffül borcudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23.maddesinde; "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır...
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Ayıba ilişkin hukuki düzenlemenin bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun 194. maddesinde “Ayıba Karşı Tekeffül” başlığı altında:
“Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir.
Bayi, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür.” hükmü yer almaktadır.
Anılan düzenlemede “Satıcı alıcıya karşı satılanın zikir ve vaadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir surette tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan mesuldür” denilmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinde; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde de; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Öğretide ayıp; satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hâli olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.
Ayıba karşı tekeffül, satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaad edilen vasıfları taşımamasından veya satılan şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır. Şu hâle göre ayıba karşı tekeffül ya zikir ve vaad olunan vasıfların bulunmaması ya da satılanın lüzumlu vasıflarının olmaması sebebiyle gerçekleşir.
Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Çünkü satımda alıcının amacı, istediği maksat için kullanabileceği, yararlı bir malın mülkiyetine sahip olmaktır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile; bu borç kanunen mevcuttur. Bu nedenle satıcının bu borcunu kanuni bir borç olarak nitelendirmek mümkündür (Tandoğan, H.: Borçlar Hukuku-Özel Borç İlişkileri, C.1/1, Ankara 1988, s.163; Yavuz, C.: Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1996, s.91).
Ayıba karşı tekeffüle ilişkin kuralların uygulanabilmesi için satıcının kusurlu olması şart değildir. Gerçekten de Borçlar Kanunu'nun 194. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre satıcı, ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Ancak satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi alıcı satım anında malın ayıplı olduğunu bilmemelidir. Ayıbı bilen veya bilmesi gereken alıcı, satıcı ayrıca garantide bulunmamış ise ayıp hükümlerine dayanamaz. Bu konu Borçlar Kanunu'nun 197. maddesinde “Bayi, müşterinin bey'i zamanında malumu olan ayıptan mesul olmadığı gibi mebii kâfi derecede muayene etmekle fark etmiş olacağı ayıptan da ancak bunun mevcut olmadığını temin etmiş ise mesul olur.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre alıcı gizli ya da açık ayıbı bilerek alıyorsa ayıba karşı tekeffül hükümlerine başvuramaz.
Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcıya Borçlar Kanunu'nun 202. ve devamı maddelerinde seçimlik haklar tanınmıştır. Buna göre alıcı sözleşmeden dönebileceği gibi semenin indirilmesini ya da malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini de isteyebilir. Tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemelerde alıcının malın onarılmasını isteme hakkına sahip olduğu da benimsenmiştir.
Alıcının seçimlik haklarının düzenlendiği 227. maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Nitekim, aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 20.06.2019 tarihli ve 2017/19-1657 Esas 2019/744 Karar sayılı kararında da yer verilmiştir.
İş bu davanın taraflarının her birinin tacir sıfatını haiz ticaret şirketleri olması sebebiyle nispi ticari dava niteliğinde olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, İzmir Arabulculuk Bürosunu... Dosya numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağında tarafların davacı şirket ile dava dışı ... ve davalı ... Anonim Şirketi olduğu, uyuşmazlık konusunun ''Ticari satımdan kaynaklı 10/02/2017 tarihli sözleşmenin iptali ve satış bedelinin iadesi'' olarak tespit edildiği, dava konusunun davacı şirket ile davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki 17/12/2021 tarihli anlaşmaya binaen davacı şirket tarafından davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden satın alınan ve lisans hakları davalı ... Anonim Şirketine ait olan... Ana Paket, ... Enterprise+50 kullanıcı,...Mobile ve ... ve Proje ürünlerinin ayıplı oldukları iddiası kapsamında sözleşmenin iptali ve bedel iadesi talebi olduğu, yani İzmir Arabulculuk Bürosunun... Dosya numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının dosyamız ile ilgisi bulunmadığı, İzmir Arabulculuk Bürosunun ... Dosya numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağında ise tarafların davacı şirket ile davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, uyuşmazlık konusunun ''17/12/2021 tarihli ticari satımdan kaynaklanan sözleşmenin iptali ve satış bedelinin iadesi'' olarak tespit edildiği, bu tutanağın dava konusu ile ilgili olduğu ancak davalı ... Anonim Şirketinin arabuluculuk görüşmelerine dahil edilmediği, açıklanan gerekçeler dahilinde davalı ... Anonim Şirketi açısından arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, arabuluculuk görüşmelerine dahil edilmeyen ve son anlaşamama tutanağında yer verilmeyen, bu sebeple arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeyen davalı... Anonim Şirketine yöneltilen taleplerin iş bu dosyadan tefrik edilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın, satılanda sonradan ortaya çıkan ve gizli ayıp olduğu iddia edilen ayıptan kaynaklı olarak, ayıp niteliğindeki arıza dolayısıyla sözleşmeden dönme çerçevesinde sözleşmenin iptali ve sözleşme gereğince ödenen bedelin, üründe olduğu iddia edilen ayıptan kaynaklı olarak sorumlulukları bulunduğundan bahisle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Boçlar Kanununun 223. maddesinde alıcının devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğunun, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağının, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağının, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğinin, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağının, aynı Kanun'un 231. maddesinde ise satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının, alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkının bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmayacağının, satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağının düzenlendiği, dava konusu ürünün 17/12/2021 tarihinde davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden satın alındığı, arızanın ise satın alındığı tarihten itibaren ortaya çıktığının ve giderilemediğinin iddia edildiği, arızanın oluşumunda satıcının ağır kusuru bulunduğunun iddia edilmediği gibi, satıcının sorumluluğunu yasa hükmünde yazılı süreden daha uzun bir süre için üstlendiği yönünde de herhangi bir iddia bulunmadığı ancak satılanda bulunduğu iddia edilen ayıbın mahiyetinin, hangi tarihte ortaya çıktığının ve ilk bildirimin hangi tarihte yapıldığının dosyadaki mevcut delil durumu itibarıyla bu aşamada belirlenmesinin mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, zamanaşımı itirazının bilirkişi raporu alındıktan sonra değerlendirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, bu kapsamda davacı vekili tarafından davalı... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesine karşı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/3. maddesine aykırılık teşkil eder mahiyette beyan dilekçesi adı altında mahkememize sunulan 01/07/2024 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinin dikkate alınmamasına, cevaba cevap dilekçesi başlıklı dilekçenin beyan dilekçesi olarak değerlendirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, bu kapsamda davalı ...Anonim Şirketi vekili tarafından davacı vekilinin 01/07/2024 havale tarihli karşı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/3. maddesine aykırılık teşkil eder mahiyette beyan dilekçesi adı altında mahkememize sunulan 07/10/2024 havale tarihli ikinci cevap dilekçesinin dikkate alınmamasına, cevaba cevap dilekçesi başlıklı dilekçenin beyan dilekçesi olarak değerlendirilmesine yönelik olarak ara karar tesis edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
07/11/2024 tarihli duruşmanın 9 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
07/11/2024 tarihli duruşmanın 10 numaralı ara kararında ise davalı vekili adına davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı gibi, ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmemiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere dosyanın bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ile bir yazılım alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki anlaşmaya dayanak olarak davalı şirket tarafından düzenlenen Teklif Formu, davalı...arafından davacı şirket adına düzenlenen 17/12/2021 tarihli ve ... numaralı fatura, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları ile BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine ait ticari defter ve belgeler, dava konusu... Ana Paket, ...+50 kullanıcı, ... Mobile ve...yazılım ürünleri ile sair hususlar birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, ticari defter ve belgelerin sahipleri lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı şirket ile davalı ... Ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki anlaşmaya binaen davacı şirket tarafından daval...en satın alınan ve lisans hakları davalı ... Anonim Şirketine ait olan...Ana Paket,... Enterprise+50 kullanıcı, ... ürünlerinin bedellerinin, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 17/12/2021 tarihli ve ... numaralı fatura kapsamında daval... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine ödenip ödenmediği, ödenmiş ise hangi tarihte ödendiği, ürünlerin sağlıklı bir şekilde çalışıp çalışmadıkları, kendilerinden beklenen faydayı sağlayıp sağlamadıkları, ürünlerin hatalı veya ayıplı olup olmadıkları, ürünler üzerinde davalı şirketlerce bakım ve güncelleme işlemleri yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihlerde yapıldığı, bakım ve güncelleme işlemlerinin ayıpların giderilmesine etkisi olup olmadığı, mobil program ve program uzak bağlantısının çalışıp çalışmadığı, programın kullanılıp kullanılamadığı, sonuç olarak ürünlerin ayıplı olup olmadıkları, ayıplı iseler ayıpların mahiyetinin (açık ayıp-gizli ayıp) ne olduğu, ayıpların hangi sebepten kaynaklandığı, ayıpların üretimden mi yoksa kullanımdan mı kaynaklandığı, ayıpların aracın kullanımını önemli ölçüde etkiler mahiyette bulunup bulunmadığı, ayıpların tamir suretiyle giderilip giderilemeyeceği, ayıpların davacı şirket tarafından davalı şirketlere bildirilip bildirilmediği, bildirilmiş ise hangi tarihte bildirildiği hususları ile sair hususların belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 13/03/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; davacı firmanın kanuni defter kayıtlarına
göre, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı firma tarafından düzenlenen 17.12.2021
tarih ve ...sayılı “... Ana Pakewt,
...+50 Kullanıcı,... Ve ...ve Proje Bedeli”
açıklamalı, (85.275,00-TL+15.349,50-TL KDV) 100.624,50-TL bedelli faturadan kaynaklandığı, anılan fatura bedelinin 06.01.2022 tarihinde 100.523,00-TL'lik kısmının müşteri çeki ciro edilmek suretiyle ve 02.03.2022 tarihinde banka hesabı aracılığı ile
bakiye 101,80-TL'lik kısmının ödenmiş olduğu, 13.05.2024 dava tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı firmadan alacağının bulunmadığı, dava konusu yazılım davacı sunucularında mevcut olduğu ve halen erişilebilir durumda olduğu, davacının yerel ağı kullanılarak web üzerinden erişilebildiği ancak mobil uygulama üzerinden erişilemediği, davacının yerel ağı dışından ise erişilemediği ve bu durumun nedeninin davalının bağlantı ayarlarını doğru yapmamış olması olduğu ve bu nedenle dava konusu yazılımın dava dilekçesi sonrasında bile güncellenmiş olsa bile davacının iş süreçlerine uygun olarak dağıtık ve uzaktan bağlantı ile mobil arayüz ile erişilebilecek durumda olmaması nedeniyle davacının işine yaramaktan uzak olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabulculuk Bürosunun... Dosya numaralı Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, taraflar arasındaki anlaşmaya dayanak olarak davalı şirket tarafından düzenlenen Teklif Formu, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 17/12/2021 tarihli ve ... numaralı fatura, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar, Torbalı... Noterliğinin 16/03/2023 tari... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, bilirkişi heyetinin 13/03/2025 havale tarihli raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, davacı şirket ile davalı ... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki anlaşmaya binaen davacı şirket tarafından davalı ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden satın alınan ve lisans hakları davalı... Anonim Şirketine ait olan... Enterprise+50 kullanıcı, ...ir şirkete ... ürünlerinin bedellerinin, davalı... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı şirket adına düzenlenen 17/12/2021 tarihli ve ... numaralı fatura kapsamında davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine ödendiği, ancak ürünün satın alındığı tarihten dava tarihine kadar doğru ve düzgün bir şekilde çalışmadığı, davalı şirketlerce yapılan bakım ve güncelleme işlemlerinin ayıpların giderilmesine etkisi olmadığı, mobil program çalışmadığı gibi program uzak bağlantısının da çalışmadığı, bu sebeple programın kullanılamadığı, sonuç olarak ürünlerin ayıplı olduklarından bahisle taraflar arasındaki sözlü sözleşmeden dönme hakkının kullanılması ile sözleşmenin iptaline ve davacı şirket tarafından ödendiği iddia olunan sözleşme bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı şirkete iadesine karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davacı şirket tarafından ... Ana Paket,...+50 kullanıcı, ... Mobile ve dava dışı başka bir şirkete... ve Proje ürünlerinin davalı şirketten satın alındığı, ürünlerin bedellerinin ödendiği, dava konusu yazılımın davacı şirkete ait sunucularda mevcut olduğu ve halen erişilebilir durumda olduğu, davacının yerel ağı kullanılarak web üzerinden erişilebildiği ancak mobil uygulama üzerinden ve davacının yerel ağı dışından uygulamaya erişilemediği, bu durumun davalı şirketin bağlantı ayarlarını doğru yapmamış olmasından kaynaklandığı, dava konusu yazılım davanın açılmasından sonra güncellendiği ancak güncellemeye rağmen davacının iş süreçlerine uygun olarak dağıtık ve uzaktan bağlantı ile mobil arayüz ile erişilebilecek durumda olmadığı, yani davacının işine yaramaktan uzak olduğu, bu durumun ürünün ayıplı olduğunu ortaya koyar nitelikte olduğu, ayıbın niteliğinin gizli ayıp olup, makul süre içerisinde davalı şirkete bildirimde bulunduğu, taraflar arasında dava konusu üründe bulunan sıkıntıların çözümü noktasında görüşmeler sağlandığı, ayıbın giderilmediği ve hali hazırda ürünün davacı şirketin ihtiyaçlarını karşılayamadığı anlaşılmakla, davacıya tanınan sözleşmeden dönme hakkının haklı sebebe dayandığının tespiti ile ödenen ürün bedellerinin tahsili taleplerinin davacı tarafça usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlandığı kanaatiyle, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davacı şirket ile davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki ...+50 kullanıcı, ... Mobile ve dava dışı başka bir şirkete... ve Proje ürünlerinin satın alınmasına yönelik olarak yapılan anlaşmadan haklı sebeple döndüğünün TESPİTİNE,
2-Sözleşme ve ürün bedelinin iadesi talebinin KABULÜ İLE, 100.624,50-TL'nin 100.523,00-TL'sine 06/01/2022 tarihinden, 101,50-TL'sine 02/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı ... Sanayi Anonim Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.873,65-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.718,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.155,23-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 155,00-TL elektronik tebligat, 216,00-TL posta+KEP masrafı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.718,42-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 10.517,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır