T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/420 Esas
KARAR NO : 2025/449
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında tanzim ve imza olunan Satın Alma Sözleşmesi gereğince davalının "..." isimli işletmesinde sözleşme konusu ürünleri sözleşme süresi boyunca tüketici taleplerini karşılayacak ve aynı zamanda ticaretin ve hayatın olağan akışına ve işbu sözleşmenin muhteviyatına uygun miktarda düzenli ve sürekli satın almayı, satmayı, bulundurmayı, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlardan alkol satışına dair izin almayı, bu izinleri güncellemeyi, işletmeyi kapatmamayı, devretmemeyi, iş yerini çalıştırmaması, devretmesi, düzenli ve sürekli ürün satın almaması, aldığı alkol satış ruhsatının iptal edilmesi, geri alınması, süre uzatımının yapılmaması veya işbu sözleşme hükümlerinden herhangi birisini ihlal etmesi halinde müvekkil şirketten aldığı 120.680.-TL katkıyı en yüksek faizi ile birlikte iade etmeyi ve ayrıca 20.000 TL cezai şartı müvekkil şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini eksiksiz ifa ettiği halde, davalının işletmeyi devrederek, bizzat çalıştırmayarak, sözleşme konusu ürünleri düzenli ve sürekli satın almayarak, alkol satışına ilişkin belgeyi yenilemeyerek/güncellemeyerek/süre uzatımını yapmayıp "geçersiz" hale getirerek ve diğer sözleşmesel kleri yerine getirmeyerek, sözleşmenin birden fazla hükmünü ihlal ettiği, davalının sözleşmeyi ihlalinin alkol satış belgesinin iptal edildiğine dair resmi kurum belgesi ile dahi sabit olduğunu, davalı 120.680,00 TL katkı bedelini iade etmeyince İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı hakkında 120.680,00 TL katkı bedelinin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının sırf alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla borca itiraz ettiğini, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı dosyasındaki borca, ferilerine ve sair itirazın iptaline, icra takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının kötü niyetli davalı/borçludan tahsiline, yargılama gideri, harç ve avukatlık ücretinin davalı/borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde beyan ettiği hususlar gerçekleri yansıtmadığını, müvekkilinin sözleşmenin yükümlülüklerini ihlal edecek herhangi bir faaliyette bulunmadığını, bununla birlikte müvekkilinin, sözleşmenin yükümlülüklerine aykırı davranmamasına rağmen, işbu sözleşmeden doğan borcun bir kısmını ödemeyi arabuluculuk aşamasında teklif ettiğini ve uzlaşma sağlanmasına yönelik ılımlı bir tavır sergilediğini, fakat müvekkilinin uzlaşıcı yaklaşımının sonuçsuz kaldığını ve uzlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası nezdinde borca itirazın kötü niyetle yapıldığından bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin, müvekkilinin sözleşmenin gereklerini yerine getirdiği ve ulaşımcı tavrı dikkate alındığında hukuka aykırı olduğunu, müvekkil söz konusu borca itirazı kötü niyetle yapmadığı, buradaki amacın, sözleşmeye aykırı davranmadığı halde kendisine karşı başlatılan icra takibine karşı hukuki hakkını kullanmak olduğundan bahisle davanın reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4-Davalıya ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davalıya ait vergi sicil kayıtları,
6-Davalıya ait esnaf sicil kayıtları,
7-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
8-Davalıya ait ticari defter ve belgeler
9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 03/02/2025 havale tarihli raporu,
10-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 09/04/2025 havale tarihli raporu,
11-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan 01/11/2021 tarihli Satın Alma Sözleşmesinin davalının sözleşmede yer alan yükümlülüklerini işletmeyi devrederek, bizzat çalıştırmayarak, sözleşme konusu ürünleri düzenli ve sürekli satın almayarak, alkol satışına ilişkin belgeyi yenilemeyerek, güncellemeyerek ve süre uzatımını yapmayıp "geçersiz" hale getirerek, diğer sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmeyerek, sözleşmenin birden fazla hükmünü ihlal ettiği iddiası çerçevesinde, sözleşmenin kuruluşu akabinde davacı şirket tarafından davalıya verilen 120.680,00-TL mali katkı bedelinin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ise... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 120.680,00-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
15/10/2024 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
15/10/2024 tarihli duruşmanın 6 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı vekili davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın davalıya ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla Edirne Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın mahkememizce re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan 01/11/2019 tarihli Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi, sözleşme gereğince davacı şirket tarafından davalıya verildiği iddia edilen katkı payına ilişkin olarak tanzim olunan fatura, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davalıya ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan 01/11/2021 tarihli Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi kapsamında tarafların üzerilerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, davalının işletmeyi devredip devretmediği, bizzat çalıştırıp çalıştırmadığı, sözleşme konusu ürünleri düzenli ve sürekli satın alıp almadığı, alkol satışına ilişkin belgeyi yenileyip yenilemediği, güncelleyip güncellemediği ve süre uzatımını yapıp yapmadığı, bunun sonucunda yetki belgesinin geçersiz hale gelmesine sebebiyet verip vermediği, diğer sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin kurulduğu sırada davacı şirket tarafından davalıya katkı payı ödenip ödenmediği, ödenmiş ise hangi miktar ve oranda katkı payı ödendiği, bu kapsamda davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 03/02/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; taraflar arasındaki imzalı sözleşme gereği davalı tarafından davacının dağıtıcı firması adına 03.03.2022 tarihli... Seri Nolu 120.680,96-TL tutarında faturanın düzenlenmiş olduğu, takip talebi incelendiğinde alacağın sebebi olarak davacı tarafından dağıtıcı aracılığı ile ödenen davalı adına ödenen 120.680,00-TL katkı alacağı gösterilmiş olduğunu davalı...ın tarafından dava konusu 2022 hesap dönemine ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter Defteri ibraz edildiğini, 2022 hesap dönemi ticari defterlerinin yasalar ve muhasebe tekniğine uygun olarak düzenli ve zamanında işlenmiş yılsonu ve yılbaşı devir kayıtları ile ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğinin tespit edildiğini, kayıtların düzenli ve muhasebe ilkelerine yasaya uygun tutulduğu görüldüğünden diğer belge ve yardımcı kayıtlarla birlikte 2022 hesap dönemi ticari defterlerinin sahibi lehine kesin delil vasfının bulunabileceğini, katkı alacağı ile ilgili olarak davalı...ın 2022 hesap dönemi yevmiye defteri ve Defter-i Kebir kayıtlarının tetkikinde bahsi geçen katkı alacağının sebebi olan 03.03.2022 tarihli ve ...Seri Nolu 120.680,96-TL KDV dahil faturanın davalmın ticari defter kayıtlarında 03.03.2022 tarihli... yevmiye nolu maddesinde kayıtlı olduğunu, faturanın muhasebe kaydında 320 satıcılar hesabına borç,... hesaplanan KDV ve 602 diğer gelirler hesabına alacak kaydedilmiş olduğunu, faturanın ödeme kaydının ise 153 Ticari mallar ve 191 indirlecek KDV hesabına borç, 320 satıcılar hesabının alt hesabı ola...Tuz. Ltd. Şti. hesabına alacak kaydedilmiş olması nedeni ile fatura bedelinin ticari mal (bira) alınarak tahsil edilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalı bulunan sözleşmenin süresinin 01.11.2021 tarihinden itibaren 3 yıllık süreyi kapsadığı, dava dosyasına ibraz olunan davalı tarafın vergi kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalı...ın 31.12.2023 tarihi itibariyle işi bırakarak işyerini kapatmış olduğu, davalı tarafça 2024 yılı için alkol satış belgesi süre uzatımın yapılmamış olduğu, taraflar arasında imzalı 01.11.2021 tarihli Satın Alma Sözleşmenin 10. maddesi gereğince bu durumun taraflar arasında imzalı bulunan sözleşmenin ihlali olduğu hususunun mahkemece kabulü halinde, davacı tarafın davalı taraftan katkı alacağından kaynaklı 120.680,96-TL tutar alacağı bulunduğunu, 23.02.2024 takip tarihi itibariyle İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile talep edilen alacak miktarının, hesaplanan alacak miktarından 120.680,96-TL-120.680.00-TL= 0,96-TL noksan olduğunu, talep edilen icra inkar tazminatının mahkemenin takdirinde bulunduğunu mütalaa etmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın davalıya ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın mahkememizce re'sen belirlenecek Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan 01/11/2019 tarihli Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi, sözleşme gereğince davacı şirket tarafından davalıya verildiği iddia edilen katkı payına ilişkin olarak tanzim olunan fatura, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davalıya ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan 01/11/2021 tarihli Kapalı Satış Noktası Sözleşmesi kapsamında tarafların üzerilerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, davalının işletmeyi devredip devretmediği, bizzat çalıştırıp çalıştırmadığı, sözleşme konusu ürünleri düzenli ve sürekli satın alıp almadığı, alkol satışına ilişkin belgeyi yenileyip yenilemediği, güncelleyip güncellemediği ve süre uzatımını yapıp yapmadığı, bunun sonucunda yetki belgesinin geçersiz hale gelmesine sebebiyet verip vermediği, diğer sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin kurulduğu sırada davacı şirket tarafından davalıya katkı payı ödenip ödenmediği, ödenmiş ise hangi miktar ve oranda katkı payı ödendiği, bu kapsamda davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek, talimat dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 09/04/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; taraflarca imzalanan sözleşmenin 01.11.2021-30.10.2024 dönemini kapsamasına karşılık davalı firmanın 31.12.2023 tarihi itibariyle faaliyetini sonlandırmış olduğu, üç yıllık sözleşme döneminin 01.01.2024-30.10.2024 tarih aralığını kapsayan kısmının davalı firma tarafından yerine getirilmediği ve davalı firmaya ödenen 120.680,96-TL'nin 41.832,96 TL'lik kısmının dava dışı dağıtıcı ...Ltd.Şti. tarafından bakiye 78.848,00 TL'lik kısmına davacı... A.Ş. tarafından karşılanmış olduğu anlaşılmış olduğundan, davacı firmanın 01.11.2021-30.10.2024 sözleşme dönemi için dava dışı dağıtıcı...Ltd.Şti. aracılığı ile davalı firmaya ödemiş olduğu 120.680,96-TL fatura bedelinin, davacı firma tarafından karşılanan 78.848,00-TL'lik kısmının davalının ticari faaliyetini sonlandırdığı 31.12.2023 tarihinden sonraki dönem için kıst usulü hesaplanan (78.848,00-TL/1094x304) 21.910,23-TL'lik kısmının, davacı firmanın 01.11.2023-30.10.2024 sözleşme dönemi için dava dışı dağıtıcı...Ltd.Şti. aracılığı ile davalı firmaya ödemiş olduğu 120.680,96-TL fatura bedelinin, davalının ticari faaliyetini sonlandırdığı 31.12.2023 tarihinden sonraki dönem için kıst usulü hesaplanan (120.680,96-TL/1094x304) 33.534,75 TL'lik kısmının veya davacı firmanın dava dışı dağıtıcı ...Ltd.Şti. aracılığı ile davalı firmaya ödemiş olduğu 120.680,96-TL fatura bedelinin tamamının, davalı firmadan alınarak davacıya ödenip ödenmeyeceğine veya ödenecek ise yukarıda yer alan seçeneklerden hangisine göre karar oluşturulacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Kanuni faiz talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Sunulan deliller ile taraflara ait ticari defter ve belgeler ile sözleşme hükümlerine aykırı olarak alkollü içki satış belgesini süresinde yenilemediği, belgenin bu sebeple geçersiz hale geldiği, sözleşmede belirtilen adresteki faaliyetini 31.12.2023 tarihinde terk ettiği dikkate alındığında, davacı tarafça ödenen katkı payı bedelinin sözleşme hükümlerine aykırı fiilleri sebebiyle davalıdan talep edilebileceği, davacı tarafça davalı aleyhinde başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emrine yöneltilen itirazın haklı bir sebebe dayanmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalıya ait ticari defter ve belgeler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 03/02/2025 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 09/04/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalandığı iddia olunan 01/11/2021 tarihli Satın Alma Sözleşmesinin davalının sözleşmede yer alan yükümlülüklerini işletmeyi devrederek, bizzat çalıştırmayarak, sözleşme konusu ürünleri düzenli ve sürekli satın almayarak, alkol satışına ilişkin belgeyi yenilemeyerek, güncellemeyerek ve süre uzatımını yapmayıp "geçersiz" hale getirerek, diğer sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmeyerek, sözleşmenin birden fazla hükmünü ihlal ettiği iddiası çerçevesinde, sözleşmenin kuruluşu akabinde davacı şirket tarafından davalıya verilen 120.680,00-TL mali katkı bedelinin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, İzmir .... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 120.680,00-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, tarafların 01/11/2021 tarihli Satın Alma Sözleşmesi ile davalının işletmesinde davacı şirketin pazarladığı bira ürünlerini satması, sözleşme gereğince davacı şirket tarafından davalıya 120.680,00-TL katkı payının ödenmesi konusunda mutabık kaldıkları, sözleşmede kararlaştırılan 120.680,00-TL tutarındaki katkı payı bedelinin davacı şirket tarafından ödendiği ve davalı tarafından teslim alındığı, sözleşme hükümlerine aykırı olarak alkollü içki satış belgesini süresinde yenilemediği, belgenin bu sebeple geçersiz hale geldiği, sözleşmede belirtilen adresteki faaliyetini 31.12.2023 tarihinde terk ettiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafça ödenen katkı payı bedelinin, sözleşme hükümlerine aykırı olarak alkollü içki satış belgesini süresinde yenilemeyen, sözleşmede belirtilen adresteki faaliyetini 31.12.2023 tarihinde terk eden, bu kapsamda sözleşme hükümlerine aykırı şekilde hareket ettiği anlaşılan davalıdan talep edilebileceği, davacı tarafça davalı aleyhinde başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emrine yöneltilen itirazın haksız olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı...ın İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 120.680,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 120.680,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı...tan alınarak davacı ... Anonim Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.243,65-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.457,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.786,13-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.457,52-TL peşin harç, 110,00-TL e-tebligat gideri, 266,00-TL posta gideri ve kep posta gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.761,12-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır