T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/424
KARAR NO : 2025/188
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İzmir halinde meyve sebze satışı yapmakta olduğu, davalıya da mal sattığı, teslim ettiği ancak karşılığını alamadığını, faturalarda irsaliye yerine geçer ibaresi yer almakta olduğunu faturalara bir itiraz olmadığını,
faturaların kesinleşmiş olduğunu, davalının malın tesliminde nakit ödeme yapacağının kararlaştırıldığını ancak davalı tarafın halen herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin davalıdan tahsil edemediği alacağın vergi ve KDV'sini ödemek zorunda kaldığını, müvekkilin cari hesabından da anlaşılacağı üzere söz konusu satıştan kaynaklı alacağı bulunduğunu, cari hesap ile fatura bedelleri arasındaki farkın kasa bedellerinden kaynaklandığını, davalının ürünleri içinde aldığ kasaları da müvekkiline iade etmediğini, davalı tarafın borçlu olduğunu bilmesi rağmen ödeme yapmadığını, ödemenin tahsili amacıyla Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yerinde olmayan itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, alacağı karşılak miktarda davalı şirketin üzerine kayıtlı taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulü ile takibin devamına, davalı tarafa %20'sinden aşağı olmamek üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Usulune uygun davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
5-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
7-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
8-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/01/2025 havale tarihli raporu,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki meyve sebze alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve ekstre kayıtlarından kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklının...İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise ... Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 372.871,36-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
31/10/2024 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
31/10/2024 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı şirketin ticari defter ve belgelerini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı, ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmediği anlaşılmıştır.
Davalı... Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından usulüne uygun şekilde yapılan ihtara rağmen ticari defter ve belgelerin verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunulmaması ve ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirilmemesi sebebiyle, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, ekstre kayıtları, Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki meyve sebze alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, teslim olgusuna yönelik olarak taraflara ait ticari defter ve belgelerde yazılı delil bulunup bulunmadığı, faturanın taraflara ait ticari defter ve belgeler ile taraflara ait BA/BS formlarında yer alıp almadığı, neticeten davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacının davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 28/01/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı firma kanuni defter kayıtlarında yer alan, 01.03.2024-13.03.2024 tarih aralığında kasa hesabı yolu ile tahsil edilerek davalı firmaya ilişkin 120.01.015 ... cari hesabına alacak kaydedilmiş 47 adette toplam (47x6.900,00-TL) 324.300,00-TL'lik tahsilatın hangi belgeye ve gerekçeye dayanarak 01.04.2024 tarih ve
...sayılı yevmiye maddesi ile “Hesaplar Arası Virman” açıklaması ile ters
kayıtla iptal edilmiş olduğunun anlaşılamadığı,
03.01.2024-03.02.2024 Tarih aralığında davacı firma tarafından davalı firma için düzenlenen 11 adette toplam 355.525,57-TL'lik fatura bedelinden, davacı firma kanuni defter kayıtlarında yer alan 01.03.2024-13.03.2024 tarih aralığında 324.300,00-TL'lik kasa tahsilat bilgileri dikkate alınarak hesaplama yapılması görüşünün mahkemece benimsenmesi halinde davacı şirketin davalı şirketten Menderes İcra Dairesi...Esas icra takibinde 17.04.2024 takip tarihi itibariyle 31.225,57-TL alacaklı olduğu, mahkemece davacı firmanın kanuni Defter kayıtlarına göre karar oluşturulması
görüşünün benimsenmesi halinde, davacı şirketin davalı şirketten Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı icra takibinde 17.04.2024 takip tarihi itibariyle 334.122,66-TL alacaklı olduğu,
asıl alacağa 17.04.2024 takip tarihinden itibaren %44,25 avans faizi işletilebileceğini mütalaa etmiştir.
Davacı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/01/2025 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, davacı şirket tarafından ticari defter ve belgelere 01/03/2024-13/03/2024 tarihleri arasında toplamda 324.300,00-TL tutarında tahsilat kaydı girişi yapıldığı, akabinde 01/04/2024 tarihli ve... yevmiye numaralı işlem ile hesaplar arası virman açıklaması ile davalı şirkete ait kayıtlar üzerinde ters kayıt yapılması suretiyle 324.300,00-TL tutarında borçlandırma yapıldığı, yapılan işlemin gerekçesinin belirtilmediği gibi herhangi bir dayanağının da bulunmadığı gibi tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğüne de aykırılık teşkil ettiği, bahsi geçen tahsilat kayıtlarının davacı şirket bağlar nitelikte bulunduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/01/2025 havale tarihli raporuna karşı beyan ve itirazlarının, raporda yapılan tespit ve belirlemelere yönelik olmayıp, hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olmaları sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmelerine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların idda ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/01/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki meyve sebze alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve ekstre kayıtlarından kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 372.871,36-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında meyve sebze alım satımına dair ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına 03/01/2024 ile 03/02/2024 tarihleri arasında 11 adet fatura düzenlendiği, faturaların 355.525,57-TL tutarında oldukları, davacı şirket tarafından ticari defter ve belgelere 01/03/2024-13/03/2024 tarihleri arasında toplamda 324.300,00-TL tutarında tahsilat kaydı girişi yapıldığı, akabinde 01/04/2024 tarihli ve... yevmiye numaralı işlem ile hesaplar arası virman açıklaması ile davalı şirkete ait kayıtlar üzerinde ters kayıt yapılması suretiyle 324.300,00-TL tutarında borçlandırma yapıldığı, yapılan işlemin gerekçesinin belirtilmediği gibi herhangi bir dayanağının da bulunmadığı gibi tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğüne de aykırılık teşkil ettiği, bahsi geçen tahsilat kayıtlarının davacı şirket bağlar nitelikte bulunduğu, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alan ödeme tutarı toplamı olan 324.300,00-TL fatura bedeli toplamı olan 355.525,57-TL'den mahsup edildiğinde davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 31.225,57-TL tutarında alacaklı olduğunun sabit olduğu, alacağın faturaya dayalı olması çerçevesinde likit nitelikte bulunduğu ve bahsi geçen alacak bedeli yönünden icra inkar tazminatı şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı... Ve Ticaret Limited Şirketinin Menderes İcra Dairesinin...sas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 31.225,57-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 31.225,57-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa yıllık %44.25 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 341.645,79-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 31.225,57-TL'nin %20'si oranındaki 6.245,11-TL tutarındaki icra inkar tazminatının davalı... Ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.133,01-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 4.503,36-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.370,34-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan 100,00-TL elektronik tebligat, 2,00-TL kep posta ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.102,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret kabul oranı dikkate alınarak 259,77-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 4.503,36-TL peşin harç ile 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.930,96-TL giderin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi hükmü uyarınca 54.663,33-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 301,50-TL'sinin davalıdan, 3.298,50-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır