T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/46 Esas
KARAR NO : 2025/272
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikli Sözleşmeden Kaynaklanan Ödenen Bedelin İadesi ve Cezai Şart İstemli)
DAVA TARİHİ : 31/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikli Sözleşmeden Kaynaklanan Ödenen Bedelin İadesi ve Cezai Şart İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında okul binası devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı tarafça devredilecek okul karşılığında bedelin 375.000,00.-TL olarak belirlendiğini, okul içindeki demirbaş, tefrişat malzemeleri, ilkokul ve ortaokul öğrencisi dışında kalan şekli ile okul mülkiyetinin üçüncü şahsa ait olan sözleşme konusu binayı sözleşmenin beşinci maddesine göre 30/06/2019 tarihine kadar boşaltmadığı takdirde devredenin 30/06/2019 tarihine kadar aldığı toplam 350.000,00-TL’yi devralana iade edeceğinin, bunun yanında 350.000,00-TL cezai şartı da ödemeyi kabul ettiğinin kararlaştırıldığını, devir sözleşmesinin taliki şarta bağlı bir sözleşme olup TBK’nun 170 ve 173.maddeleri uyarınca devrolunan okulun belirlenen tarihte kullanmaya salih bir şekilde devredilip devredilmediğinin irdelenmesi gerektiğini, somut olayda taliki şartın gerçekleşmediğini ve 30/06/2019 tarihinde devir konusunun, devralan davacıya devredilmediğini, bununla ilgili düzenlenen tutanakta mülk sahibinin de imzasının bulunduğunu, müvekkilinin kendi imkanlarıyla okulu eğitim dönemine yetiştirmeye çalıştığını ve 18/02/2019 tarihinde mülk sahibi ile kira sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmede davalı ...'ün sözleşmenin 19. maddesinde eski kiracı sıfatıyla 30/06/2019 tarihinde okul binasını bu tarihte kullanmaya salih bir şekilde boşaltacağını aksine bir davranışta devralanın uğrayacağı her türlü zararı karşılayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, belirtilen tarihte binanın devredilmemesi nedeniyle 16/07/2019 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek sözleşmenin feshedildiğinin davalı tarafa bildirildiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini, TBK'nun 77. maddesi gereğince davalıların sebepsiz olarak edindikleri 350.000,00-TL'yi iade etmelerinin zorunlu hale geldiğini, davacı tarafça ödenen 350.000,00-TL'nin davalı ...'ün şahsi hesabına havale edildiğini, bu nedenle ...'ün şahsi olarak sorumlu olduğunu, TBK’nun 179.maddesi gereğince belirlenen sürede devri yapmayan davalıların sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemeleri gerektiğini, TBK'nun 180. maddesi uyarınca cezai şartın istenebilmesi için davacının zararının oluşmasının zorunlu olmadığını, iadesi gereken ödeme ile cezai şartın tahsili için yaptıkları icra takibine davalıların itiraz edip takibi durdurduklarını bildirmiş, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalılar vekili yasal cevap süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davaya bakmaya yetkili mahkemenin davalıların ikametgahı nedeniyle Manisa Mahkemeleri olup, itirazın vekil tarafından yapılmış olması nedeniyle dava dilekçesi ve eklerinin vekil yerine davalı asillere tebliğ edilmesi nedeniyle tebligatların usulsüz olarak yapıldığını, bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığı sonucuna varılamayacağını, davacının müvekkili davalılara keşide ettiği ihtarnamelere karşı cevabi ihtarnamelerin gönderildiğini, okulun 30/06/2019 tarihinde boşaltıldığını, 02/07/2019 tarihinde gerekli işlemlerin başlatıldığının açıkça belirtildiğini, ayrıca taşınmazın tahliye ve teslim edildiğine dair 30/06/2019 tarihli mailin gönderildiğini, tutanakta davalı şirkete ait imza ve kaşe bulunmadığını, davacı tarafın 02/07/2019 tarihinde okulu teslim alıp MEB, belediye ve benzeri yerlere başvurarak yasal bürokratik işlemleri başlattığını, mülk sahibi ile davacının 01/09/2019 tarihinde kira sözleşmesi yaptıklarını, davacı tarafın taşınmazın boşaltılmadığına dair yasal bir tespitinin de bulunmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen okul binası devir sözleşmesi gereğince sözleşmede belirlenen tarihte devri kararlaştırılan okul binasının, davalı tarafça, davacı tarafa boşaltılarak teslim edilmediği iddiası ile sözleşmenin 5.2 maddesi hükmü uyarınca davacı tarafça sözleşmenin feshedilmesine bağlı olarak davalının ödemesi gerektiği iddia edilen davacı tarafça davalı şirkete ödenen bedel ile birlikte sözleşmede belirlenen cezai şartın tahsili için yapılan icra takibinde, davalıların borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında; davacı taraf, davaya konu sözleşme gereğince davalı tarafa ödediği 347.000,00-TL ile 350.000,00-TL cezai şarttan oluşan toplam 715.700,00-TL alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra yolu ile takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde davalılar vekili tarafından borca ve ferilerine ilişkin itiraz dilekçesi sunulmuş, bu nedenle takip durmuştur.
Davalılar vekili yasal cevap süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde, dava dilekçesi tebligatının itiraz dilekçesini sunan vekil yerine davalı asillere tebliğinin usulsüz olduğu iddiasında bulunmuş ise de yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca itirazın iptali davasının icra takibinden bağımsız olup açılacak itirazın iptali davalarında tebligatın itiraz dilekçesini sunan vekile değil, davalı asil taraflara yapılmasının gerektiği, davalılar tarafından vekil kaydedildiği takdirde vekaletnamenin sunulmasından sonra vekile tebligatların yapılabileceği, davalılar vekilinin cevap dilekçesinde davalılara Tebligat Kanunu'na aykırı olarak tebligatın usulsüz olarak yapıldığına dair bir iddiasının bulunmaması, usulsüzlük iddiasının yalnız vekile tebligat yapılmamasına ilişkin bulunduğu, bu iddianın da haklı olmadığı, buna göre cevap dilekçesinin yasal süre içinde sunulmadığı dikkate alınarak davalı tarafın cevap dilekçeleri ve cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak ileri sürdükleri yetki itirazı, dikkate alınmamış ve davalıların yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadıkları kabul edilerek yargılama HMK' nun 128(1) maddesi çerçevesinde yapılmıştır.
Davacı taraf davasını sözleşmenin 5.2 maddesine ve bu madde uyarınca davalı şirket tarafından sözleşmede belirlenen tarihte okulun boşaltılarak teslim edilmemesi nedenine dayandırmıştır. Dosyadaki 16/07/2019 tarihli ihtarname örneğinden bu nedene dayalı olarak sözleşmenin feshedildiği bildirilmiş, davaya konu icra dosyasında takip konusu yapılan ödemeler ile cezai şartın ödenmesi ile verilen senetlerin iadesi istenmiştir.
Davacı ve davalı şirketler arasında düzenlenen okul binası devir sözleşmesinin varlığı ve içeriği konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Dava dilekçesine ekli olarak sunulan 02/07/2019 tarihli adi yazılı belgelerde; sözleşmeye konu devri yapılacak okulda belirlenen eksikler sayılmış, on dördüncü maddede sayılan eksikliklerin giderilmesi veya eksikliklerin maddi tespitinin ödenmesinin veya yeni kiracı olan davacı şirkete eksiklerin giderilmesi ile ilgili ödeme veya tadilat işlerinin yapılmasını üstlenmesi ile ilgili anlaşmaya varılması halinde yeni kiracıdan binanın teslim edildiği şeklinde boyalı, badanalı ve demirbaşlar eksiksiz bir şekilde teslim edilmesi şartının aranacağı, bu süreçte yeni kiracının işleyişin okul ruhsatlandırılması süreci ile ilgili gecikmeye uğraması halinde oluşacak zararın tazmini açısından her türlü yükümlülükleri kabul edeceği, senetlerin alındığı, davalı şirketten kira karşılığı alınmış çeklerin tahsil edilmeyeceği ve davalı şirkete iade edileceği, binanın teslimi ile ilgili uygunluk ve karşılıklı onay olmaması halinde oluşacak zararların bu çeklerle tahsil edileceği kararlaştırılmış, tutanak binanın mülk sahibi ... ile davacı ve davalı şirketin yetkilileri tarafından imza altına alınmıştır.
01/09/2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davacı şirket, mülk sahibi... Sağlığı..Şirketinden okul binasını on yıl süre ile kiralamıştır.
Manisa Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü...nun 30/08/2019 tarihinde açılarak faaliyete başladığını, okulların kurucusunun 28/08/2020 tarihinde kapatmak üzere başvurduğunu, gerekli incelemelerin yapılıp raporun Milli Eğitim Bakanlığı'na sunulduğunu, kapatma işleminin devam ettiğini bildirmiştir.
Davaya konu sözleşmenin 5.2 maddesinde; sözleşmenin mücbir sebepler ve 15/02/2019 'a kadar devir alan ile mülk sahibi arasında yeni kira sözleşmesinin imzalanamaması dışında feshedilemeyeceği, bunun dışında herhangi bir nedenle devir alanın 15/02/2019'dan sonra sözleşmenin imzalanmasının ardından sözleşmeyi feshettiği takdirde 30/06/2019'a kadar devir edene ödediği ve kıymetli evrakın karşılığı olan 350.000,00-TL'den vazgeçeceği, devredenin de bu şartlar dışında herhangi bir sebeple sözleşmeyi feshederse ayrıca 30/06/2019 'a kadar mevcut binayı boşaltmazsa 30/06/2019'a kadar devralandan aldığı 350.000,00-TL 'lik nakit ve kıymetli evrakın veya bunların karşılığı olan meblağı iade etmeyi ve 350.000,00-TL tazminatı cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği taraflarca imza altına alınmıştır.
Davacı taraf dava sebebini sözleşmenin 5.2 maddesindeki 30/06/2019 tarihinde binanın boşaltılmaması ve teslim edilmemesi sebebine dayandırdığına göre bu iddianın haklılığı ve bu maddeye dayanarak sözleşmeyi feshetmekte haklı olup olmadığı uyuşmazlığın çözüm noktasıdır.
Yapılan yargılama sonunda, 20/01/2021 tarihli kararla davalı ... ile ilgili davanın pasif husumet yokluğu, davalı şirket hakkında açılan davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin 10.01.2024 tarihli ilamı ile karar kaldırılmış, kararın gerekçesinde; taraf şirketlere ait ticari sicil kayıtları, ticari defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle SMMM ve şirketler mevzuatında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden alınacak raporla karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, karar çerçevesinde taraf şirketlere ait defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle mali müşavir bilirkişi ile şirketler hukuku konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi ... 05/08/2024 tarihli raporunda; davacı şirketin 2019 yılına ait yasal defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmadığını, davalı şirkete ait 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin defterlerin tasdik bilgilerinin tespit edilmediğini, 2021 yılına ait yasal defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, davalı şirketin 31/07/2021 tarihinde vergi mükellefiyetinin terkin edildiğini, her iki şirketin defterlerinin kendi lehlerine delil olarak kabul edilemeyeceğini, yevmiye ve defter-i kebir işlem kayıtları üzerinde yaptığı incelemede devir sözleşmesine ait hiçbir işlemi tespit edemediğini, davaya konu ödemelerde şahsi hesapların kullanılmış olması nedeniyle defterlerde kayıt bulanmadığını, banka evraklarına göre: davacı şirket ortağı ...'nun şahsi hesabından, davalı şirket ortağı ...'ün şahsi hesabına sekiz ayrı havale ile toplam 347.000,00 TL'lik ödeme yapıldığını, devir sözleşmesinin 3.2 maddesinde devredenin 2018-2019 eğitim öğretim yılının sona ermesinden sonra haziran 2019 yılı içinde sözleşme şartlarına uygun olarak binanın teslim edileceğinin düzenlendiğini, bu konuda davalı şirket unvanı altında davalı şirket yetkilisi tarafından devredilecek binanın adresi belirtilerek binanın 30/06/2019 saat 17:00'de boşaltılarak teslim edilecek duruma getirildiğine dair e-posta iletisinin dosyada bulunduğunu, 02/07/2019 tarihli tutanakta eksikliklerin belirlenerek bu süreçte yeni kiracının işleyişin okul ruhsatlandırılması süreci ile ilgili gecikmeye uğraması halinde oluşacak zararın tazmini açısından her türlü yükümlülüklerin kabul edileceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin adres değişikliğinin ağustos 2019, davalı şirketin ise temmuz 2019 ayı içerisinde yapıldığını, 02/07/2019 tarihli tutanaktan binanın tutanakta belirtilen eksikler nedeniyle sözleşme şartlarına uygun olarak teslim edilmediğinin anlaşıldığını bildirmiştir.
Şirket iş ve işlemleri mevzuatı bilirkişisi...04/05/2025 tarihli raporunda; 02/07/2019 tarihli tutanakla taşınmazın davacı tarafından teslim alındığını, tutanakta yer alan eksiklerin varlığının taraflarca kabul edilip, bu eksikliklerin ruhsat alınmasına engel teşkil etmeyeceği düşünülmekle birlikte ruhsat alınamaması durumunda meydana gelen zararların mülk sahibi ve devreden kiracı tarafından karşılanmasının gerektiğini, devredilen taşınmazda davacı tarafça tadilata 2019 yılı ağustos ayında başlanabildiğini, davacının 16/08/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü, buna göre sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca cezai şartın hukuken geçerli olup, 30/06/2019 tarihine kadar binanın boşaltılmaması nedeniyle talep edilebileceğini, 02/07/2019 tarihli tutanakta taşınmazın boşaltılmadığına ilişkin bir kayda yer verilmediğini, davalı şirketin 30/06/2019 tarihinde saat 17:00'de binanın teslim edilebilecek duruma getirildiğine dair e-posta gönderdiğini, tutanakta belirtilen eksiklerin bakım ve temizlik işleri olduğunu, binanın boya, tamir, bakım ve temizlik işlemlerinin yapılmasını gerektirecek şekilde teslim edildiğini, bu koşulların mülk sahibi ile de teati edilerek masrafların mülk sahibi tarafından karşılanması durumunda kira sözleşmesinin sonunda davacının boyalı, temizliği yapılmış şekilde teslim etmekle yükümlü olduğunun tutanakta kararlaştırıldığını, kira sözleşmesinde binanı boyalı, bakımlı, temizliği yapılmış şekilde teslim edileceğine yönelik bir taahhüttün söz konusu olmadığını, binanın sözlemede kararlaştırılan sürede ve koşullarda teslim edilip edilmediğine ait takdir yetkisinin mahkemeye ait olup, teslim edilmediğinin kabulü halinde davacının ödediği 347.000,00 TL ile cezai şartı talep etme hakkının bulunduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi... 30/01/2025 tarihli ek raporunda; davalı şirketin 31/07/2021 tarihinde vergi mükellefiyeti kaydının terkin edildiğini ve bu tarihten itibaren faaliyetinin bulunmadığını, kaydi değerler bilançosuna göre sermaye ve yedekler toplamının 15,43 katının, kaydi değerler bilançosuna göre sermaye ve yedekler toplamının 1,10 katının zararlar sebebiyle kaybettiğini, 31/12/2021 tarihli bilançoları üzerinde yapılan inceleme ile gerek kaydi değerlere, gerekse rayiç değerlere göre borca batık durumda bulunduğunu, davaya ve icra takibine konu cezai şartı ödeme imkanının olmadığını bildirmiştir.
Davacı tarafça, davalı şirket ile birlikte davalı şirketin yetkilisi ... hakkında dava dilekçesinde hasım gösterilerek dava açılmış ise de; davalı şirketin, limited şirket olması nedeniyle yetkilisi davalı ...'ten ayrı tüzel kişiliğinin olup, davaya dayanak sözleşmenin davacı ve davalı şirketler arasında düzenlendiği, davalı ...'ün sözleşmenin tarafı, kefili olarak veya başka sıfatla sözleşmede imzasının bulunmadığı, sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak şirket adına imzaladığı, davacı tarafça yapılan davaya konu ödemelerin sözleşme hükümleri gereği davalı şirket için yapıldığı göz önünde tutulduğunda, ödemelerin davalı ...'ün şahsi hesabına gönderilmiş olması, davalı ...'ün sözleşmenin tarafı haline getirmediği gibi ödemelerin iadesinin gerekmesi halinde iadenin ...'ten değil, şirketten iadesinin talep edilebileceği, buna bağlı olarak bu ödemeler yönünden açılan bu davada, davalı ...'e davalı sıfatıyla husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmadığı, yine dava dilekçesine ekli adi yazılı belgelerde ve kira sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmasının davanın konusu ve sonuç talebe göre davalı ...'ün davalı sıfatıyla davada yer almasını gerektirmediği gibi davalı ...'ün 02/07/2019 tarihli tutanağı şirket yetkilisi sıfatıyla imzalayıp, şahsi olarak sözleşmeye konu alınan nakit paraların iadesi veya cezai şarttan şirketle birlikte sorumluluğu kabul eden bir kayda tutanakta yer verilmediği, her ne kadar davacı tarafça, davalı ...'ün sözleşmeden kaynaklanan ödemeleri tahsil etmesinin TBK'nun 206.maddesi hükmü çerçevesinde sözleşmeye katılma olarak değerlendirilmesi gerektiği iddiasında bulunulmuş ise de, TBK'nun 206.maddesinde düzenlenen sözleşmeye katılmaya ilişkin hiçbir yasal koşulun somut davada toplanan deliller, yazılı belgeler ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleşmediğinin açık ve anlaşılır olduğu birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'e dava konusu alacaklar yönünden husumet düşmediği dikkate alınarak, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada toplanan tüm deliller, taraflar arasında düzenlenen varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan devir sözleşmesi, dava dilekçesine ekli olarak sunulan adi yazılı belgeler, davacı ile mülk sahibi arasında yapılan kira sözleşmesi, ihtarname örnekleri, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabı ile; davacı ve davalı şirketler arasında akdedilen sözleşmede dava dışı şirkete ait okul binasının sözleşmede belirtilen demirbaş ve malzemeleri ile birlikte davalı şirket tarafından davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, devir karşılığında devir bedelinin 375.000,00-TL olarak belirlendiği, davacı şirket tarafından 24/01/2019 tarihi ile başlayan 14/06/2019 tarihine kadar devam eden tarihlerde sekiz ayrı havale ile toplam 357.000,00-TL'nin davalı şirketin yetkilisi olan davalı ... hesabına ödendiği, sözleşmenin 3.2 maddesinde; devredenin 2018/2019 eğitim öğretim yılı sona erer ermez haziran 2019 ayı içinde okul binasındaki demirbaş, tefrişatlarını yeni binasını taşımakla mükellef olduğunun, 5.2 maddesinde ise; sözleşmenin mücbir sebepler ve 15/02/2019'a kadar devralan ile mülk sahibi arasında yeni kira sözleşmesinin imzalanması dışında feshedilemeyeceğinin, bunun dışında herhangi bir nedenle devralanın, 15/02/2019'dan sonra yeni kira sözleşmesinin imzalanmasının ardından sözleşmeyi feshederse, 30/06/2019'a kadar devredene kadar ödediği ve verdiği kıymetli evrakın karşılığı olan 350.000.00 TL'den vazgeçeceğinin, devredenin bu şartlar dışında herhangi bir sebeple sözleşmeyi feshederse, ayrıca 30/06/2019'a kadar mevcut binayı boşaltmazsa 30/06/2019'a kadar devir alandan aldığı 350.000,00 TL'lik nakit ve kıymetli evrakı veya bunların karşılığı olan meblağı iade edeceğinin ve 350.000,00 TL tazminatı da cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiğinin, sözleşmenin 6.maddesinde; devir bedellerinin, davalı şirketin müdürü ... hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığı, kararın kaldırılmasından sonra alınan 05/08/2024 tarihli raporla gerek davacı, gerekse davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının kendi lehlerine delil teşkil eder niteliği bulunmamakla birlikte her iki tarafın defter ve kayıtlarında dava konusu sözleşme ve para transferleri ile ilgili hiçbir kaydın yer almadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarında uyuşmazlıkla ilgili bir bilgi ve belge bulunmamasının uyuşmazlığın çözülmesine engel olmadığı gibi dosyada toplanan delillere göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği, dava dilekçesine ekli olarak sunulan adi yazılı 02/07/2019 tarihli belge örneklerinde davalı şirket tarafından binanın boşaltılmadığına dair hiçbir ibareye yer verilmediği, ancak belgede yazılı eksikliklerin bulunduğunun davalı şirketin yetkilisi davalı ... tarafından imzalanmış olması nedeniyle davalı şirket tarafından kabul edildiğinin gerektiği, belgede çok sayıda tamirat ve tadilatı gerektiren eksikliklere yer verildiği, her ne kadar devir sözleşmesinde binanın kullanıma uygun eksik ve ayıpsız olarak 30/06/2019 tarihine kadar teslim edileceği konusunda açık bir hükme yer verilmemiş ise de, hayatın olağan koşullarına göre binanın tesliminin 02/07/2019 tarihli tutanakta belirlenen ve davalı şirket tarafından kabul edilen eksikler olmaksızın teslim edilmesinin gerektiği, aksi durumun bir başka deyişle binanın tadilat ve tamirat gerektirir şekilde teslim edileceği konusunda tarafların anlaştığının davalı tarafça kanıtlanmasının gerektiği, davalı tarafın bu yönde bir delil ve belge sunmadığı, buna göre devire konu okul binasının devir sözleşmesinde kararlaştırılan tarihte eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim edilmemesi nedeniyle davacı tarafın sözleşmeyi feshetmesinde haklılık bulunduğu, buna bağlı olarak sözleşme hükümleri uyarınca ödediği bedelin iadesini ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep edebileceği, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalı tarafa toplam 347.000,00 TL ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı şirketin tüzel kişi tacir olması nedeniyle cezai şart bedelinden sorumlu olup, her ne kadar bilirkişi raporu ile davalı şirketin borca batık halde vergi mükellefiyeti kaydının silinerek faaliyetinin durduğu belirlenmiş ise de, dava ve karar tarihi itibariyle ticaret sicilinden terkin edilmediği, borca batık olması nedeniyle sözleme ile taahhüt ettiği 350.000,00 TL cezai şartın davalı şirketin mahvına sebep olmayacağı, sözleşme hükümleri ve sözleşmenin niteliği dikkate alınarak, cezai şart bedelinden hakkaniyet indirimi yapılmasını gerektirir bir yasal gerekliliğinde bulunmadığı dikkate alınarak, davanın 347.000,00 TL asıl alacak ile 350.000,00 TL cezai şart alacağı yönünden kabulü ile davalı şirketin bu alacaklara ilişkin itirazının iptaline, davacı tarafça takip talebinde ve buna bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de, davalının icra takibi öncesinde temerrütte düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talebinin usul, yasa ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun bulunmadığı dikkate alınarak, davacı tarafın 18.000,00 TL işlemiş faiz isteminin reddine, cezai şart bedelinin likit olmaması nedeniyle cezai şart bedeli yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle davacı tarafın cezai şarta ilişkin icra inkar isteminin reddine, 347.000,00 TL'lik asıl alacağın likit olması ve davalı şirketin bu alacak yönünden haksız itirazı nedeniyle davalı şirketin asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, işleyecek faiz yönünden tarafların tacir olması nedeniyle davacı tarafın takip talebi ile talep ettiği 19,50 oranındaki avans faizi ve oranının takip tarihi itibariyle yasal norma uygun bulunmasına rağmen değişen oranlarda talep edilmemesinin yasal norma aykırı olduğu ve davacı tarafın talep ettiği faiz oranıyla bağlı bulunduğu göz önünde tutularak, taleple bağlılık ilkesi gereği işleyecek faiz yönünden toplam asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını geçemeyecek şekilde bu oranda ve değişen oranlarda uygulanacak avans faizi üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. .
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;
1-Davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-Davalı... Şirketi hakkındaki davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalı... Şirketinin davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile;
Takibin 347.000,00 TL asıl alacak ve 350.000,00 TL cezai şart alacağından oluşan toplam 697.000,00 TL asıl alacak ile,
İşleyecek faiz yönünden; toplam asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranını geçemeyecek şekilde bu oranda ve değişen oranlarda uygulanacak avans faizi üzerinden devamına,
3-Davanın kısmen REDDİ ile;
Davacı tarafın, davalı şirket yönünden; 18.000,00 TL işlemiş faiz isteminin reddine,
4-Hükmedilen 347.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranındaki 69.400,00 TL icra inkar tazminatının davalı... Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin icra inkar isteminin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 47.612,07 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 8.631,92 TL peşin harç ile 15,00 TL tamamlama harcından oluşan toplam 8.646,92 TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 38.965,15 TL harcın davalı... Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından ödenen 8.646,92 TL harcın davalı... Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine
7-Davanın kabul edilen alacak bölümü yönünden; davacı şirket yararına AAÜT' nin 13(1) maddesi uyarınca takdir edilen 108.550,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı... Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine
8-Davanın reddedilen alacak bölümü yönünden; davalı... Şirketi yararına AAÜT' nin 13(1-2) maddesi uyarınca takdir edilen 18.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı... Şirketine verilmesine,
9-Davalı ... yararına AAÜT'nin 3(2) ve 7(2) maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ...'e verilmesine,
10-Davalı ...'e ait yapılan yargılama giderlerinin indirilmesinden sonra davacı tarafça yapılan yargılama giderleri yönünden, davalı... Şirketi hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 2.135,20 TL yirmi iki adat posta gideri, 1,50 TL üç adet kep müzekkere gideri, 169,50 TL yirmi bir adet elektronik tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 8.350,60 TL yargılama giderinden 39/40'ının karşılığı olan 8.141,83 TL yargılama giderinin davalı... Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, 1/40'ının karşılığı olan 208,77 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 19/20'sinin karşılığı olan 1.254,00 TL'sinin davalı... Şirketinden, 1/20'sinin karşılığı olan 66,00 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
12-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza