T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/460
KARAR NO : 2025/241
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı...San. Ve Tic. A.Ş. ve T.A.Ş. ile davacı sigorta şirketi arasında kapsamlı işyeri sigorta poliçesi akdedildiğini, davacı ile dava dışı sigortalı...San. Ve Tic. A.Ş. arasında 27.06.2020 başlangıç 27.06.2021 bitiş tarihli... numaralı, Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi akdedildiğini, anılan poliçe ile ...Mah. ... Cad. No:... Torbalı/İZMİR adresinde bulunan işyerinin sigortalandığını, 29.01.2021 tarihinde sigortalı işyerinin bitişik nizamda bulunan...nolu işyerinde çıkan yangın neticesinde sigortalı işyerinin hasar gördüğünü, yangın raporunda yangının başlangıç merkezinin ...numaralı işyerinden kaynaklandığının tespit edildiğini, itfaiye raporu, ekspertiz raporu ve hasar resimlerinden anlaşılacağı üzere yangının davalı ...’un maliki olduğu ve...’in kiracısı olduğu ... numaralı işyerinden kaynaklandığını, davalılara ait işyerinin flaş talaş kurutma makinesinin hava siklon bölümündeki baca kısmından başlayan alevli yangın neticesinde sigortalı deponun çatısının yanmasına sebebiyet verilen hasar nedeni ile sigortalıya 33.692,40-TL tazminat ödendiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince müvekkili sigorta şirketinin zarar gören sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı davalılardan rücu hakkı bulunduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığın beyan etmekle, 33.692,40-TL tutarındaki alacağın 07.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yangının binadan kaynaklanmadığını ve davalının kusurunun bulunmadığını, gerek itfaiye raporunda gerekse Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesinin...D.İş. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda yangının meydana gelmesine veya büyümesinde davalının bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, itfaiye raporunda yangının çıkış nedeni olarak “Yangın başlangıcının belirtilen adresteki ... adlı işyerinin... kurutma makinesinin hava siklon bölümündeki baca kısmından başlamış olduğu görülmüş olup baca kısmındaki incelmiş talaş tozlarının kurutma makinesinden gelen sıcak havayla reaksiyona girerek kızışıp tutuştuğu, oluşan alevlerin bacanın çıkış noktasında sandviç panel arasındaki kolay yanıcı izolasyon malzemesini tutuşturup yan tarafındaki bitişik işyerinin çatısına, çatıdan da içeride bulunan eşyalara sirayet ettiği” şeklinde rapor düzenlendiğini, bahse konu yangının davalı...'e ait ... isimli işyerindeki siklon bacasında yangın tedbiri olarak bulunması gereken sulu siklon filtrenin bulunmaması sebebi ile meydana geldiğini, davalı ...’un maliki olduğu diğer davalı...in’in kiracısı olduğu depo niteliğindeki taşınmazın teknik koşullara uygun yapıldığını, eksik veya bozuk malzeme kullanılmadığını, yangın güvenliğini alma sorumluluğunun kiracı olarak bulunan işletmenin sahibi veya yöneticilerine ait olduğunu, davalı ...in depo olarak kiraladığı taşınmazı müvekkilinin bilgisi ve onayını almaksızın, müvekkilinden habersiz pelet üretim tesisi olarak kullandığını, baca dahi bulunmayan depoda çatıyı delerek makine bacası çıkardığını, tüm bu değişikliklerin davalı mülk sahibinin onayı ve bilgisi alınmaksızın kiracı tarafından gerçekleştirildiğini, davalının ağır ihmal ve kusuru neticesinde bu yangının meydana geldiğini, binaların yangından korunma yönetmeliğinde yangın güvenliğini alma da görevli ve sorumlular belirlendiğini, kalıcı yangın tedbirlerinin uygulanmasında bina sahibi tarafından bu hususlar yapının özelliği baz alınarak belirlendiğini, yapının özellikleri ve depo niteliğinde olduğu gözetildiğinde yönetmeliğe göre yapıda yangın kaçış yolları, yangın merdiveni, otomatik söndürme sistemi, otomatik algılama sistemleri vb. tedbirlerin uygulanmasının zorunlu olduğunu, kiracının alması gerekirken almadığı herhangi bir önlem bulunmadığından davalının sorumlu tutulamayacağını beyan etmekle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir... Şube Müdürlüğü nezdinde "...Mahallesi ... Caddesi No:... Torbalı/İZMİR" adresinde bulunan işyerinde 28/01/2024 günü meydana gelen yangın olayına ilişkin olarak düzenlenen... kayıt numaralı yangın raporları ile kayıt ve belgeler,
3-Davaya konu İzmir İli, Torbalı İlçesi, ...Mahallesi,... parselde kayıtlı, ... numaralı bağımsız bölüme ait takyidatlarını gösterir tedavüllü tapu kayıtları,
4-Davalı...'e ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davalı...'e ait vergi sicil kayıtları,
6-Davalı...'e ait esnaf sicil kayıtları,
7-Davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtları,
8-Davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları,
9-Davalı ...'a ait esnaf sicil kayıtları,
10-İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,
11-Torbalı İcra Dairesini... Esas sayılı dosyası,
12-İnşaat mühendisi bilirkişinin 13/01/2025 havale tarihli raporu,
13-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı ...Anonim Şirketi tarafından dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ait olan ve 27.06.2020 başlangıç, 27.06.2021 bitiş tarihli, ... numaralı, Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalanan... Mahallesi, ... Caddesi, No:... Torbalı/İZMİR adresinde bulunan iş yerinin bitişik nizamında bulunan... numaralı işyerinde çıkan yangın neticesinde, poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen 33.692,40-TL tutarındaki tazminat bedelinin,... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... Blokta yer alan... numaralı iş yerinin maliki davalı...ve kiracısı...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı sigorta şirketine verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümlenmesi için öncelikle sorumluluk kavramının ve buna ilişkin ilkelerin açıklanmasında yarar bulunmaktadır.
Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı; bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.
Sorumluluk hukukunun tarihsel gelişim süreci içerisinde kusur sorumluluğundan kusursuz sorumluluğa uzayan bir yol izlenmiştir. Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür (Tandoğan, H.: Türk Mes’uliyet Hukuku, Ankara 1967, s.89). Bu sorumlulukta kusur, sorumluluğun öğesi, bir diğer ifade ile kurucu unsurudur (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2014, s. 571).
Sorumluluk için mutlaka kusurun aranması bazı hâllerde modern tekniğin ve makineleşmenin icaplarına yabancı düşmektedir. Bu sebeple hukukun, esas prensibi olan kusur sorumluluğu yer yer zayıflamış hatta bazı hâllerde tamamen ortadan kalkarak yerini kusursuz sorumluluğa terk etmiştir. Teknik ilerlemeler ve ona bağlı olan tehlikelerin artması karşısında, kusura dayanan sübjektif sorumluluk artık yalnız başına, zarar görenlere etkili bir koruma sağlamaya elverişsiz ve dolayısıyla adaleti gerçekleştirmek bakımından yetersiz kalmıştır. Kusur yoksa sorumluluk da ortaya çıkmaz görüşü artık geçerliliğini kaybetmiştir. Objektif ihtimam vazifesinin ihlali mülahazası gereğince; bir şeye veya şahsa karşı kendisine, kanuni bir ihtimam vazifesi yükletilen kimse, bu vazifeyi kusuru olmaksızın yerine getirmese dahi, bu yüzden doğan zarardan mesul olmalıdır. Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir (Tandoğan, H.: Kusura Dayanmayan Sözleşme Dışı Sorumluluk Hukuku, Ankara 1981, s.3-10; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1985,Cilt I,s. 671).
Öğretide kusursuz sorumluluk hâlleri “olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu” gibi ikili ayırıma tabi tutulduğu gibi; “hakkaniyet sorumluluğu-nezaret ve ihtimam gösterme yükümünden doğan sorumluluk-tehlike sorumluğu” şeklinde üçlü ayrım yapanlar da vardır.
Kusursuz sorumluluk, genellikle olumsuz bir biçimde sorumlu kişinin kusurunu gerektirmeyen bir sorumluluk olarak tanımlanır. Burada sorumluluk, kusur yerine kanunun öngördüğü belirli bir olguya bağlanmıştır. Bu tür sorumluluğun kaynağı, sorumlu kişinin ya belirli kişi veya kişiler ya da bir eşya üzerinde sahip olduğu hakimiyet ilişkisidir. Bu hâllerde kişinin objektif nitelikteki gözetim ve denetim yapma yükümlülüğünün ihlali sonucunda sorumluluk doğmaktadır.
Bu noktada “yapı malikinin sorumluluğuna ” ilişkin olarak, kusursuz sorumluluk/ağırlaştırılmış sebep/ağırlaştırılmış objektif sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanacağında doktrinde ve uygulamada görüş birliği bulunmaktadır. Yapı malikinin sorumluluğu, bir kusur sorumluluğu olmadığı gibi tehlike sorumluluğu da değildir. Bu sorumluluk, niteliği itibariyle bir kusursuz sorumluluk türü olan özen (olağan sebep) sorumluluğudur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesinde; ''Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar. Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır.'' hükmü düzenlemiştir. Burada, yasa koyucu bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenlere mümkün olduğu kadar basit ve dolaysız bir tazmin imkânı sağlayarak onları korumaktadır. Bu anlamda sorumlu olabilecek malik, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir.
Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu, yapı eserinin yapımındaki bozukluğa veya bakımındaki eksikliğe dayanmaktadır. Sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk- bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır.
Bir bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesinin ilk şartı olan zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Burada ispat yükü zarar görene aittir.
Bununla birlikte sorumluluğun diğer şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Kanunda, bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiştir. Yapım bozukluğunu veya bakım eksikliğini ispat etmesi gereken zarar görenin, bir de illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre, hâkim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır (Ataay A.: Borçlar Hukuku Genel Teorisi, İstanbul 1995, s.348; Erten A.: Türk Borçlar Hukukuna Göre Bina ve İnşa Eseri Sahiplerinin Sorumluluğu, Ankara 2000, s.203; İmre Z.: Doktrinde ve Türk Hukukunda Kusursuz Mesuliyet Halleri, 1949, s.182; Tunçomağ K.: Borçlar Hukuku, İstanbul 1972, s.357; Baş E.: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Açısından Bina ve Yapı Eserlerinden Doğan Sorumluluk, s.110; Tandoğan H.: Türk Mes’uliyet Hukuku, s:193).
Hukuki sorumluluğu doğuran unsurlar arasında illiyet bağı büyük bir önem taşır. İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı, tazminat hukukunun temel ilkesidir. Bu şart olmaksızın bir kişinin sorumluluğu düşünülemez. İnsan düşüncesinin bir kanunu olan illiyet kavramı, zararla söz konusu davranış veya olay arasında bir sebep-sonuç bağının bulunmasını gerektirir. Hukukta, gerçekleşen zararla sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep- sonuç ilişkisine, genel anlamda illiyet bağı denir (Eren F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, s.558).
İlliyet bağı, temel ve niteliği ne olursa olsun, her türlü sorumlulukta büyük bir önem taşır. Bu yönden illiyet bağı, hukuki sorumluluğun olduğu kadar cezai sorumluluğun da temel şartlarından birini oluşturur. Hukuki sorumlulukta sorumluluk; ister sözleşme dışı sorumluluğa, ister sözleşme sorumluluğuna, ister kusur sorumluluğuna, ister kusursuz sorumluluğa, hatta tehlike sorumluluğuna dayansın, illiyet bağının varlığı mutlaka aranır. Bunlardan sadece kusursuz sorumlulukta illiyet bağı, kusur sorumluluğuna oranla daha fazla önem taşımaktadır. Zira burada illiyet bağı öne geçmekte, sorumluluk kusura değil, belirli bir olay veya tehlike ile gerçekleşen zarar arasındaki sebep-sonuç bağına dayanmaktadır (Eren,s.559).
Sözü edilen illiyet bağı, uygun illiyet bağıdır. Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Ancak bazı durumlarda, sebep, niteliği itibariyle gerçekleşen türde bir sonucu doğurmaya elverişli olmakla birlikte, ortaya çıkan ikinci bir sebep ilkini arkaya atmakta ve onu gerçekleşen olayda elverişsiz hâle getirmektedir. İlliyet bağının kesildiği bu gibi durumlardan birinin varlığı hâlinde yapı malikinin sorumluluğuna gidilemez.
İlliyet bağını kesen bu sebepler ise mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu düşünülemez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesi kapsamında sorumluluğun doğabilmesi için illiyet bağının kesilmemiş olması gerekir.
Eldeki davada illiyet bağını kesen bu sebeplerden üçüncü kişinin kusuru tartışma konusudur.
Belirtmek gerekir ki üçüncü kişinin kusuru, gerekli objektif yoğunluğa, başka deyişle gerekli ağırlığa ulaşmadıkça illiyet bağını kesmeye yetmeyecektir. Diğer bir anlatımla, üçüncü kişinin kusur yoğunluğu ilk sebebin arzettiği yoğunluktan daha ağır olup, illiyet bağını kesmedikçe sonuç doğurmayacaktır.
Dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ait olan ve 27.06.2020 başlangıç, 27.06.2021 bitiş tarihli, ... numaralı, Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...Mahallesi, ... Caddesi, No:..., Torbalı/İZMİR adresinde bulunan iş yerinin bitişik nizamında bulunan... numaralı işyerinde çıkan yangın neticesinde oluşan 33.692,40-TL tutarındaki hasar bedelinin, davacı ...Anonim Şirketi tarafından poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya ödendiği görülmektedir.
Sigortacının rücu hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde ; ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Davanın basit yargılamaya tabi olduğu, dilekçeler teatisinin dava ve cevap dilekçelerinin sunulması ile birlikte sona erdiği, bu kapsamda davacı vekili tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/3. maddesine aykırılık teşkil eder mahiyette mahkememize sunulan 21/10/2024 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinin dikkate alınmamasına, cevaba cevap dilekçesi başlıklı dilekçenin beyan dilekçesi olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın, yangın neticesinde oluşan hasar kapsamında sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen maddi tazminatın rücuen tazmini talebine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödemenin 07/02/2022 tarihinde yapıldığı, zorunlu arabuluculuk başvurusunun 30/01/2024 tarihinde gerçekleştirildiği ve arabuluculuk son anlaşamama tutanağının 20/02/2024 tarihinde tanzim edildiği, davanın ise 02/06/2024 tarihinde ikame edildiği, davacı vekili tarafından dava konusu alacak talebinin dayanak olduğu İstanbul... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında bulunan icra takibinin başlatıldığının belirtildiği, buna ilişkin dilekçesinin 21/10/2024 tarihinde mahkememize sunulduğu, duruşma gününden bir gün önce sunulan dilekçe içeriğinde bildirilen icra dosyasını celbinin ve incelenmesinin duruşma günü itibariyle mümkün olmadığı dikkate alınarak, zamanaşımı itirazının İstanbul ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının celbi ve incelenmesi akabinde değerlendirilmesi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödemenin 07/02/2022 tarihinde yapıldığı, zorunlu arabuluculuk başvurusunun 30/01/2024 tarihinde gerçekleştirildiği ve arabuluculuk son anlaşamama tutanağının 20/02/2024 tarihinde tanzim edildiği, davanın ise 02/06/2024 tarihinde ikame edildiği, davacı vekili tarafından dava konusu alacak talebinin dayanak olduğu İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında bulunan icra takibinin 20/02/2023 tarihinde başlatıldığı, borçlu vekilinin yetki itirazının kabul edilmesi neticesinde dosyanın Torbalı İcra Dairesine gönderildiği ve... Esas numarasına kaydının yapıldığı, bu kapsamda zamanaşımı süresinin icra takibinin başlatılmasıyla birlikte icra dosyasında borçlu görünen...yönünden kesildiği anlaşılmakla, davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği kanaatiyle davalı...vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalılara ait ticaret sicili kayıtları, davalılara ait vergi sicili kayıtları, davalılara ait esnaf sicili kayıtları, davacı ...Anonim Şirketi nezdinde dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ait olan ''... Mahallesi,... Caddesi, No:... Blok, D:... Torbalı/İZMİR'' adresinde bulunan iş yerine ilişkin olarak düzenlenen 27.06.2020 başlangıç, 27.06.2021 bitiş tarihli,... numaralı, Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi, 29/01/2021 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, başvuru sonucunda açılan hasar dosyası ile başvuru neticesinde davacı şirkete yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, İzmir ...na ilişkin olarak düzenlenen yangın raporları, dava dilekçesinde ekinde sunulan proforma faturalar ile teklif belgeleri ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; İzmir ... Şube Müdürlüğü nezdinde 29/01/2021 günü meydana gelen yangın olaylarına ilişkin olarak sigorta şirketi tarafından düzenlenen hasar dosyasında yer alan ekspertiz raporunda dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ait iş yerinde oluşan hasarın tamamen tespit edilip edilmediği, yangın raporlarında yer alan hasar kalemlerinin ekspertiz raporunda yer alıp almadığı, almıyor ise hangi sebeple yer almadığı ve yer almamasının haklı olup olmadığı, ekspertiz raporunda yapılan tespit ve belirlemelerin yangın raporları ile uyumlu olup olmadığı, sigorta şirketi tarafından belirlenen tazminat kalemlerinin yangın olayı tarihi itibarıyla piyasa koşullarına uygun olup olmadığı, düzenlenen yangın raporunda yer alan tespit ve belirlemeler çerçevesinde dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ait iş yerinde oluşan hasarların mahiyeti veya mahiyetlerinin ne olduğu, hasarın hangi kalem veya kalemlerden oluştuğu, yapılan ödeme tutarının makul olup olmadığı, neticeten dava konusu yangın olayı sebebiyle davacı sigorta şirketinin dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine yapmış olduğu ödeme çerçevesinde davalılardan talep edebileceği tazminat bedelinin ne kadar olduğu hususlarının ve sair hususların belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, inşaat mühendisi bilirkişinin 13/01/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; İzmir İli, Torbalı İlçesi,... Mahallesi,... Caddesi, No:... adresinde bulunan dava konusu taşınmazın kiralayanın davalı ..., kiracının davalı ... olduğu, 01.01.2020 başlangıç tarihli, 1 aylık kira bedelinin 5.500,00-TL+stopaj olduğu, taşınmazının cinsinin "işyeri", şimdiki durumunun "boş işyeri", ne için kullanılacağının "üretim ve depolama" olarak belirtildiği, demirbaş eşya beyanının ise "otomatik kapılar, acil çıkış kapıları, idari ofis, elektrik panosu" olarak belirtildiği ve karşılıklı imza altına alındığı, 26.03.2021 tarihli düzenlenen Yangın Hasarı Ekspertiz Raporu incelendiğinde; taşınmazın kullanım amacının depo olarak belirtildiği, kullanım alanının ise...nolu binaların birleştirilmesi ile toplam 1.000,00 m² alanlı olarak belirtildiği, işyerinin yan tarafından bulunan... nolu binada çıkan yangın neticesinde binanın hasar gördüğü, yapılan inceleme sonucunda hasarın yangın klozundan değerlendirilmesinin uygun olacağına karar verildiği, bina hasarı incelemesinde; eski çatının sökülmesi ve atılması:12.500,00-TL, yeni çatı yapılması (4 cm kalınlığında izoleli):72.500,00-TL, nakliye ve vinç bedeli:2.500,00-TL olarak belirlendiği, eksik sigorta bedeli üzerinden yapılan hesaplama ile 33.692,40-TL olarak sigortalıya ödendiği, yapılan incelemede ekspertiz raporu ile yangın raporunun uyumlu olduğu, ekspertiz raporunda tespit edilen hasar kalemlerinin piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu ve hesaplanan bedel üzerinden eksik sigorta bedelinden tenzilat uygulandığı, talep edilebilecek tutarın toplam 33.692,40-TL olabileceğini mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya, ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... Şube Müdürlüğü nezdinde "... Mahallesi... Caddesi No:... Torbalı/İZMİR" adresinde bulunan işyerinde 28/01/2024 günü meydana gelen yangın olayına ilişkin olarak düzenlenen... kayıt numaralı yangın raporları ile kayıt ve belgeler, davaya konu İzmir İli, Torbalı İlçesi,... Mahallesi,... parselde kayıtlı, ... numaralı bağımsız bölüme ait takyidatlarını gösterir tedavüllü tapu kayıtları, davalı...'e ait ticaret sicil kayıtları, davalı...'e ait vergi sicil kayıtları, davalı...'e ait esnaf sicil kayıtları, davalı ...'a ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları, davalı ...'a ait esnaf sicil kayıtları, İstanbul ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, Torbalı İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, inşaat mühendisi bilirkişinin 13/01/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...Anonim Şirketi tarafından dava dışı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ait olan ve 27.06.2020 başlangıç, 27.06.2021 bitiş tarihli,... numaralı, Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... Blok, D:... Torbalı/İZMİR adresinde bulunan iş yerinin bitişik nizamında bulunan... numaralı işyerinde çıkan yangın neticesinde, poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen 33.692,40-TL tutarındaki tazminat bedelinin, ... Mahallesi,... Caddesi, No: ... Blokta yer alan... numaralı iş yerinin maliki davalı...ve kiracısı...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı sigorta şirketine verilmesi talebine ilişkin olduğu, dava dışı sigortalı...Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ait olan ve 27.06.2020 başlangıç, 27.06.2021 bitiş tarihli, ... numaralı, Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... Mahallesi, ...Caddesi, No:...Blok, D:...lı/İZMİR adresinde bulunan iş yerinin bitişik nizamında bulunan... numaralı işyerinde 29/01/2021 tarihinde yangın olayı vuku bulduğu, yangın başlangıcının belirtilen adresteki ... iç kapı nolu ... adlı işyerinin... kurutma makinesinin hava siklon bölümündeki baca kısmından başlamış olduğu görülmüş olup yapılan araştırma ve soruşturmada baca kısmındaki incelmiş talaş tozlarının kurutma makinesinden gelen sıcak hava ile reaksiyona girerek kızışıp tutuşması ve oluşan alevlerin buradan da bacanın çıkış noktasında sandviç panel arasındaki kolay yanıcı izolasyon malzemesini tutuşturup yan taraftaki bitişik işyerlerinin çatılarına ve çatılardan da yerdeki eşyalara sirayet etmesi şeklinde oluştuğu, yangın neticesinde dava dışı sigortalıya ait iş yerinde de hasar meydana geldiği, bina hasarının onarımı açısından eski çatının sökülmesi ve atılması için 12.500,00-TL, 4 cm kalınlığında izoleli yeni çatı yapılması için 72.500,00-TL ve nakliye ile vinç bedeli için 2.500,00-TL olduğu, eksik sigorta uygulanması neticesinde sigortalıya 07/02/2022 tarihinde 33.692,40-TL ödendiği, yangının vuku bulması açısından dava dışı sigortalıya ait iş yerine komşu ... numaralı iş yerinin maliki ve iş yerinde kiracı sıfatı ile bulunan ve faaliyetleri çerçevesinde yangının başlamasına sebebiyet veren kiracı davalıların sorumluluklarının bulunduğu, dava dışı sigortalıya ödenen bedel açısından davalılara rücu şartlarının mevcut olduğu, davalılar açısından temerrüt olgusunun davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödeme yapılan 07/02/2022 tarihinde oluştuğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Rücuen tazminat talebinin KABULÜNE, 33.692,40-TL tazminatın ödeme tarihi olan 07/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...Anonim Şirketine verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.301,52-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 575,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.726,13-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 50,00-TL elektronik tebligat, 800,00-TL tebligat, 12,00-TL posta masrafı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 575,39-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.864,99-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı...vekilinin yüzlerine, davalı...'in yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır