T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/480 Esas
KARAR NO : 2025/515
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in 02/06/2022 tarihinde kullanmış olduğu... adına kayıtlı olan ve diğer davalı ... Anonim Şirketi tarafından sigortalanan... plaka sayılı araç ile müvekkili ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı araca çarptığını, olayda müvekkili Atatürk Bulvarı istikametinden İzmir Bulvarı'na giriş yapıp Batı Aydın Bulvarı istikametine seyir halinde iken ...'in müvekkilinin aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin aracında büyük maddi hasar meydana geldiği gibi aracın tamirat sonrası değerinde de büyük düşüş meydana geldiğini, ekte sunulan hasar fatura suretinde onarım ve yenilenme sonucu toplam hasarın 53.134,02-TL olarak belirlendiğini, hasar gören parçalar orijinal parçaları ile değiştirilseler bile araç önden hasar görmüş olması nedeniyle büyük değer kaybına uğradığını, psikolojiye giren ve önden darbeli aracı kullanamayacak olan müvekkilinin aracı değerinin çok altında satmak zorunda kaldığını, kazadan sonra müvekkilinin aracının bakım ve onarımının ilgili sigorta şirketi tarafından giderildiğini, ancak değer kaybına ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma gerçekleşmediğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 02.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan araç değer kaybının HMK 107. maddesi gereğince zarar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak vasfında olan 5.000,00 TL maddi tazminatın sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden (sigorta limiti aşılmamak üzere) temerrüt tarihinden işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasına konu... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numarasıyla 02.12.2021-02.12.2022 tarihleri arasında 43.000-TL limitle ZMM Sigortalı olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete ulaşan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bir değer kaybı mevcut ise “gerçek değer kaybı” belirlenmesi gerektiğini, değer kaybı tazminat tutarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar ZMSS Genel Şartlar tebliğine göre hesaplanması gerektiğini, aracın daha önce başka bir kazaya karışıp karışma; tespiti gerektiğini, kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini, araç şasesinde veya aracın iskeletinde hasar gören herhangi bir parça mevcut olmadığından değer kaybı talebinin reddini talep ettiklerini, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi kayıtlarını istediklerini, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-02/06/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
3-Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 02/06/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, hasar dosyası,
4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
5-Dava konusu ... ve... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
6-Davacı ... ile davalı ...'e ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri,
7-Bilirkişi heyetinin 17/02/2025 havale tarihli raporları,
8-Davacı vekilinin 13/03/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 02/06/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedelinin davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmakla, davalı ... Anonim Şirketi vekilince dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından bahisle sigorta şirketine başvuru dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu trafik kazasının maddi hasarlı trafik kazası olduğu ve taleplerin araçta oluşan maddi hasarların tazminine yönelik olduğu, kazanın 02/06/2022 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 07/06/2024 tarihinde ikame edildiği, ancak zorunlu arabuluculuk dava şartı başvurusunun 21/05/2024 tarihinde yapıldığı, arabuluculuk son anlaşamama tutanağının ise 04/06/2024 tarihinde tanzim edildiği, arabuluculuk sürecinde zamanaşımı süresinin durduğu, bu kapsamda 2 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce resen belirlenecek bir trafik alanında uzman bilirkişi ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 02/06/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil kayıtları, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, dava konusu ... plakalı araca ait tramer kayıtları ve sair deliller göz önünde bulundurularak;... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 02/06/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle dava konusu araçta varsa oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 17/02/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak;... plakalı otomobil sürücüsünün ışık ihlali yaparak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını, 2014 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 382.000-TL ile 386.000-TL olduğunu, ortalama değerinin 384.000-TL olduğunu, Yargıtay 17 HD. nin gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının aracın kaza öncesi rayici ile 390.000 TL onarım sonrası rayici 384.000 TL arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 6.000,00 TL olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Davacı vekilinin bilirkişi heyetinin 17/02/2025 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, değer kaybı bedelinin emsal bedelinin serbest piyasa araştırması yapılarak ve yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları çerçevesinde ve mahkememiz ara kararı doğrultusunda aracın kaza tarihinden önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kaza tarihinden sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farkı esas alınmak suretiyle belirlendiği, aracın dava konusu trafik kazasından daha önce karıştığı kazalar ile bu kazalarda hasar aldığı bölgelerin değerlendirildiği, emsal araştırma sonuçlarına raporda somut bir şekilde yer verildiği, kaldı ki davacı vekilinin itirazlarının herhangi somut bir veriye dayanmayan soyut beyanlardan ibaret olduğu, hiçbir yazılı delil veya belge taşımadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bilirkişi heyetinin 17/02/2025 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, kazanın... plakalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yapması sebebiyle meydana geldiği gözetildiğinde kusur atıf ve belirlemelerinin yerinde ve makul olduğu, davalı sigorta şirketinin, trafik kazasında hasar gören araç üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişilere karşı sigortalısının kusuru oranında, orijinal parça kullanılmak suretiyle ve iskonto uygulanmaksızın hesaplanacak ve de KDV bedeli dahil onarım bedelinden ibaret gerçek zarar bedeli mukabilinde sorumlu olduğu, değer kaybı bedelinin msal bedelinin serbest piyasa araştırması yapılarak ve yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları çerçevesinde ve mahkememiz ara kararı doğrultusunda aracın kaza tarihinden önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kaza tarihinden sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farkı esas alınmak suretiyle belirlendiği, aracın dava konusu trafik kazasından daha önce karıştığı kazalar ile bu kazalarda hasar aldığı bölgelerin değerlendirildiği, emsal araştırma sonuçlarına raporda somut bir şekilde yer verildiği, kaldı ki davacı vekilinin itirazlarının herhangi somut bir veriye dayanmayan soyut beyanlardan ibaret olduğu, hiçbir yazılı delil veya belge taşımadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 13/03/2025 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 5.000,00-TL olarak belirttikleri taleplerini 6.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 02/06/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, dava konusu 02/06/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, dava konusu ... ve... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, davacı ... ile davalı ...'e ait vukuatlı nüfus aile kayıt örnekleri, bilirkişi heyetinin 17/02/2025 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 13/03/2025 havale tarihli ıslah dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 02/06/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedelinin davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü ...'nın idaresindeki ... otomobili ile Atatürk Bulvarı istikametinden İzmir Bulvarına giriş yapıp Batı Aydın bulvarı istikametine devam etmek istediği sırada kendisine Trafik ışığı olarak yeşil ışık yandığı sırada devam etmiş ve aracının ön kısımlıyla; sürücü ...'in idaresindeki... plakalı otomobili ile İzmir bulvarı kadın doğum kavşağı içerisinde dönel kavşak içerisinde kendisine Kırmızı ışık yanmasına rağmen ışıklı kavşağı istikametine durmayarak devam etmiş ve aracının sağ yan kısımlarına bu aracın çarpması neticesinde vuku bulduğu, kazadan dolayı davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, kamera görüntüleri ile sürücü beyanları kapsamında tespit edildiği üzere kazanın oluşumunda ışık ihlali yapmak suretiyle kazaya sebebiyet veren... plakalı otomobil sürücüsünün ...'in %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, oluşan hasarın onarım bedelinin 53.133,21-TL olduğu, aracın dava konusu trafik kazasından önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el değerinin 390.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin ise 384.000,00-TL olduğu, bu kapsamda araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin 6.000,00-TL olduğu, davacı vekilinin 13/03/2025 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 5.000,00-TL olarak belirttikleri taleplerini 6.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını bedel artırım dilekçesi çerçevesinde usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Değer kaybı bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 6.000,00-TL maddi tazminatın, davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 02/06/2022 tarihinden, davalı ... Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti 50.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve rizikonun sigorta şirketine ihbarı akabinde talebin reddedildiği 17/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 145,00-TL elektronik tebligat, 350,00-TL tebligat, 4,00-TL posta masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.854,20-TLyargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 6.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır