T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/520 Esas
KARAR NO : 2025/262
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olup davalı ile arasında ticari ilişki meydana geldiğini, davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden dolayı taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi oluştuğunu, müvekkilinin, davalıya çeşitli türlerde peynir ürünlerini fatura karşılığı sattığını ve teslim ettiğini, davalı tarafa teslim edilen ürünler dolayısı ile söz konusu faturaya davalı tarafından süresi içerisinde itiraz da edilmediğini ve fatura muhtevasının davalı tarafından kabul edildiğini, davalının, teslim aldığı ürünlerden bir kısmını iade ederek iade faturası düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkili tarafından iade faturasının ticari kayıtlarına işlendiğini ve cari hesap dökümünden de görüleceği üzere davalı-borçlunun bakiye olarak 90.624,88 TL borcunun kaldığını, taraflar arasındaki ilişki dolayısıyla davalı-borçlu tarafından ödenmesi gereken borcun müvekkilinin taleplerine rağmen ödenmediğini ve her seferinde davalı tarafından "yakın zamanda ödeyeceğim, şu an sıkışığım, sıkıntılarım var" gibi söylemlerle müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin tüm iyi niyetine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine müvekkili şirket adına alacağını tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının, alacağın tahsilini engellemek için haksız ve kötüniyetli bir şekilde herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulmasını sağladığını belirterek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın 90.624,88 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun haksız itirazı sebebiyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava konusu alacak üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, faturaya konu ürünlerin teslim edildiğini bir kısmına iade faturası kesildiğini kayıtlara işlendiğini neticeden cari hesaptaki bakiye 90.624,88 TL yönünden İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davacının icra takibine konu ettiği cari hesap alacağının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında cari hesapta bir mutabakat yapılmadığını, davacı tarafça satışı yapılan peynirlerin bir kısmının teslim anında bir kısmının ise müşteri kullanımı ile ayıplı çıktığını, bu durumun davacı satıcıya bildirilmesine rağmen davacının, müvekkilinin seçimlik hakkının kullandırmadığını, davacının iş yerinde huzursuzluk çıkarttığını ve haksız yere icra takibi başlattığını, davalı müvekkilinin, toptan ve perakende gıda satış ticareti ile uğraştığını, davacı tarafla peynir satın alınması konusunda anlaştıklarını, taraflar arasındaki anlaşma gereği, satışı yapılacak peynirlerin davalı müvekkiline teslim edildiğini, taraflar arasındaki satışa konu ürünlerin belli bir sıcaklık altında muhafazası gerektiğinden teslimde direkt davalı müvekkilinin soğuk hava deposuna yerleştirildiğini, peynirlerin teslimi akabinde gözden geçirme ile bazı ürünlerin ambalajlarının açık olduğunun tespit edildiğini, bunların derhal satıcı davacıya bildirildiğini ve iade faturası düzenlendiği, iade dışında kalan peynirlerin ise satış yapıldıktan sonra müşterilerden peynirlerin bir kısmının yeşillendiği ve sularını akıttığına dair şikayetler gelmeye başladığını, bu durumun ortaya çıkmasının akabinde davacıya derhal bildirim yapıldığını ve ürünlerin değişiminin istenildiğini, davacı firma yetkilisinin önce ürünleri iade alacaklarını belirterek davalıyı bir süre oyaladıktan sonra ürünleri değiştirmeyerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dilekçesindeki davacının oyalandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça satışı yapılan ürünlerin ayıplı olduğunun bildirilmesi akabinde davacı firmanın ürünleri geri alacağını beyan ettiğini, neticeden ayıplı hiçbir ürünü iade almayarak müvekkili aleyhine dava konusu icra takibini başlattığını, davacı tarafın, ayıplı ürünlerle ilgili bir işlem yapmadığı gibi çalışanını müvekkilinin iş yerine göndererek iş ve çalışma hürriyetini ihlal ettiğini, davacı şirket çalışanı olduğu bilinen şahsın davalının iş yerine gelerek tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, davacı şirket yetkilileri ve çalışanı aleyhine yaptıkları şikayet sonucu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numarası ile soruşturma açıldığını, davacının, ayıplı ifa sebebiyle temerrüde düşmüş olduğundan; geçerli bir ifa söz konusu olmayıp asıl alacağı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla dava konusu icra takibi ile talep edilen faizin ve icra inkar tazminatının da bu sebeple kabulünün mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve aleyhe kabul anlamına gelmemesi kaydıyla davacının ayıplı ifasından doğan değişim haklarının kullandırılmasını aksi halde davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının...A2 Şubesi olduğu, borçlusunun ... olduğu, davacı vekilinin davalı şirket aleyhine 90.624,88-TL cari hesap alacağı ve 659,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.284,08-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
19/11/2024 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerinin, müvekkillerine ait ticari defter ve belgelerin uyap sistemi üzerinden mahkememize bildirildiği beyan dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş oldukları görülmüştür.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 06/12/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; İzmir... İcra Dairesi... E. sayılı dosyası ile davacı taraf vekilince, davalı taraf aleyhine, tarihinde, 90.624,88-TL asıl alacak ve 659,20-TL işlemiş (reeskont avans) faiz olmak üzere 91.284,08-TL toplam alacağın tahsili amacı ile takip başlatıldığını, davalı/borçlu vekilince itiraz dilekçesinin sunulmasına müteakip takibin durdurulmasına karar verildiğini; davacı tarafın, incelemeye esas 2023 ve 2024 yılları hesap dönemlerinde e-defter mükellefi olup süresinde oluşturulmuş kebir ve yevmiye defterleri beratlarının tarafına ibraz edildiğini, ticari defterlerinin tasdiklerinin, TTK 69 m. ve VUK 220-225 m. öngörülen yasal süreleri içerisinde yaptırıldığını, defterlerinin kayıtlama sistemi olarak, Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunun tespit edildiğini, defterlerinin, kayıtları yönünden birbirini doğrulayacak şekilde istikrarlı olduğunu; davalı tarafın, 2023 ve 2024 yılları hesap dönemlerinde basılı defter tutmakta olduğunu, 2024 yılı hesap dönemine ait defterlerinin, 02.12.2024 tarihli beyan dilekçesinde belirtilmiş olan SMMM...'da olmaması nedeni ile incelenemediği, 2023 yılı ticari defterlerinin tasdiklerinin, TTK 69 m. ve VUK 220-225 m. öngörülen yasal süreleri içerisinde yaptırıldığını, defterlerin kayıtlama sistemi olarak, Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğunun tespit edildiğini, defterlerinin, kayıtları yönünden birbirini doğrulayacak şekilde istikrarlı olduğunu; defterlerin delil niteliğinin hukuki nitelendirmesinin ve nihai kararın mahkemeye ait olduğu; davacı taraf defterlerine, davalıya 1 adet fatura ile toplam 135.404,64.-TL tutarında mal sattığını ve davalı tarafça 1 adet iade faturası ile 44.779,76.-TL tutarlık kısmının iade edildiğini, işbu tutar kadar kısmının iadesini kabul ederek, davalı tarafın borcundan mahsup ettiğini ve 08.03.2024 takip tarihi itibarı ile davalının 90.624,88-TL borçlu olduğunu kaydettiği; davalı taraf defterlerinde, davacıdan 1 adet fatura ile toplam 135.404,64.-TL tutarında mal aldığına ilişkin kayıt tespit edildiği; taraflar arasında, mal teslimine ilişkin ticari ilişki bulunduğunun her iki her iki taraf defterlerinde sabit olduğu, davalı tarafın, malların ayıplı olduğu yönünde iddiasının mevcut olduğunu, dosya içeriğinde işbu hususta yapılmış ayıp bildirimine ilişkin sunulu belge görülemediği, davacının faiz talebinin mahkemece uygun görülmesi halinde, 90.624,88.-TL'nın 08.03.2024 takip tarihinden, 27.06.2024 dava tarihine kadar işlemiş reeskont avans faizinin 14.007,20-TL olarak hesaplandığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari iş kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, icra dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 90.624,88-TL asıl alacak ve 659,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 91.284,08-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı taraf defterlerine, davalıya 1 adet fatura ile toplam 135.404,64.-TL tutarında mal sattığını ve davalı tarafça 1 adet iade faturası ile 44.779,76.-TL tutarlık kısmının iade edildiğini, işbu tutar kadar kısmının iadesini kabul ederek, davalı tarafın borcundan mahsup ettiğini ve 08.03.2024 takip tarihi itibarı ile davalının 90.624,88-TL borçlu olduğunu kaydettiği; davalı taraf defterlerinde, davacıdan 1 adet fatura ile toplam 135.404,64.-TL tutarında mal aldığına ilişkin kayıt tespit edildiği; taraflar arasında, mal teslimine ilişkin ticari ilişki bulunduğunun her iki her iki taraf defterlerinde sabit olduğu, davalı tarafın, davacı tarafça satışı yapılan peynirlerin bir kısmının teslim anında bir kısmının ise müşteri kullanımı ile ayıplı çıktığını ileri sürmüş ise de bu yönde dosyaya bilgi belge sunulmadığı yine davacı alacaklıya ürünlerin tesliminden sonra ayıp ihbarında bulunulduğunun da ispat edilemediği, ürünlerin özelliği ve teslim tarihi dikkate alındığında ürünler üzerinde inceleme yapılmasının yargılamaya yenilik katmayacağı, davalının dava konusu takip dosyası dolayısıyla davacıya borçlu olmadığını ispat edemediği , davalı şirketin ödeme emrine yönelttiği itirazlarının haksız olduğu kanaatine varılarak, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasından tahsili talep edilen 90.624,88-TL asıl alacak yönünden davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 90.624,88-TL asıl alacak yönünden devamına,
2-Takipte tahsili talep edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.190,58-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.091,23-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.099,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 40,00-TL elektronik tebligat, 175,00-TL tebligat gideri, 6,00-TL (KEP) posta masrafı, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.091,23-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.739,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza