T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/545
KARAR NO : 2025/862
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Bergama ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Karar sayılı dava dosyası, 20/05/2024 tarihli görevsizlik kararı gereğince mahkememize tevzi edilmekle, mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirket ile arasındaki gıda ürünleri alım satım ilişkisinden dolayı davalı adına düzenlenen faturalardan 68.262,09-TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkilinin davalı ile arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklanan edimlerini yerine getirip fatura konusu malları davalıya teslim etmesine rağmen davalının fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilinin alacağın işlemiş faizi ile tahsili amacıyla Bergama İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının 07.02.2024 tarihli itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, müvekkilinin davalı adına düzenlenen; 18.07.2023 tarih ve... numaralı KDV dahil 4.196,55-TL tutarlı, 18.07.2024 tarih ve ...numaralı KDV dahil 53.610,80-TL tutarlı, 25.07.2023 tarih ve... numaralı KDV dahil 8.383,00-TL tutarlı, 25.07.2023 tarih ve... numaralı KDV dahil 2.676,50-TL tutarlı, 27.07.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 4.444,00-TL tutarlı, 27.07.2023 tarih ve... numaralı KDV dahil 4.191,50-TL tutarlı, 02.08.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 16.497,62-TL tutarlı, 11.08.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 9.955,85-TL tutarlı, 14.08.2023 tarih ve...numaralı KDV dahil 2.878,50-TL tutarlı, 14.08.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 22.810,85-TL tutarlı, 23.08.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 39.390,00-TL tutarlı, 23.08.2023 tarih ve... numaralı KDV dahil 4.805,14-TL tutarlı, 24.08.2023 tarih ve... numaralı KDV dahil 3.484,50-TL tutarlı, 29.08.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 12.220,07-TL tutarlı, 11.09.2023 tarih ve ....numaralı KDV dahil 23.150,67-TL tutarlı, 19.09.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 7.313,45-TL tutarlı, 02.10.2023 tarih ve ...numaralı KDV dahil 5.181,26-TL tutarlı, 05.10.2023 tarih ve ... numaralı KDV dahil 10.359,87-TL tutarlı, 22.12.2023 tarih ve... numaralı KDV dahil 12.922,95-TL tutarlı faturalara dayalı olarak davalıdan icra takip tarihi itibariyle 68.262,09-TL cari hesap alacağı bulunduğunu, davalının borca itirazının haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının likide alacağa haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında muhtelif gıda ürünlerine ilişkin alım-satım ilişkisi bulunduğu hususunda davacı yanca uyuşmazlığının bulunduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra dosyası yapılan itirazın da bu yönde olduğunu, davacının belirttiği faturaların karşılığında bazı ürünlerin tesliminin yapılmadığını, sipariş fişlerinin altındaki imzaların ve imza edenlerin bir kısmının kim olduğunu bilmediklerini, bu sebeple fişlerin asıllarının celbinin, sonrasında SGK ve müvekkili şirket kayıtlarından anılan şahısların müvekkili şirkette çalışıp çalışmadığının tespitinin gerektiğini, müvekkili tarafından davacı tarafa kesilen iade faturasının reddedilmediğini, ticari kayıtlardan da bunun anlaşılacağını, davacı adına kesilen 18.12.2023 tarih ve... sayılı 37.016,50-TL bedelli iade faturasının davacıya cari hesap dökümüne dahil edilmediğini ve davacının anılan davaya konu icra takibi haksız ve kötü niyetli olarak yaptığını, bunun yanında davacı şirket tarafından kesilen faturaların büyük bir kısmının müvekkilinin e-fatura sistemine düşmediğini, bu sebeple müvekkili aleyhine borç kaydı yapılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından müvekkili ticari defter ve kayıtlarının ve e-fatura sisteminin incelenmesiyle bu durumun ortaya çıkacağı, yine müvekkili tarafından müvekkilinin yönlendirdiği 3.kişilerce ödeme yapıldığını, bu ödemelerin yine cari hesap dökümünde görünmediğini, müvekkilinin dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davacıya 25.000,00-TL, ... isimli kişi tarafından da 18.000,00-TL kredi kartı ile, 6.000,00-TL nakit elden ödeme yapıldığını, bu sebeple davacı şirketin ... bünyesinde bulunan POS hesaplarının incelenmesinin gerektiğini, tüm bu ödemelerin, davacı yanca tebliği ve içeriği teslim edilmeyen faturalar birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını beyan etmekle, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibinden dolayı asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-Bergama Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Bergama İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,
5-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
6-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
7-İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde 2023 yılı itibarıyla davalı şirket bünyesinde sigortalı olarak çalışan listesi,
8-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/05/2025 havale tarihli raporu,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki muhtelif gıda malzeme ve ürün alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan gıda ürünleri sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen ve dava dilekçesinde 19 kalem olarak belirtilen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Bergama İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Ürünleri Limited Şirketi, borçlununise ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 68.262,09-TL asıl alacak, 644,28-TL işlemiş faiz ve 68.906,37-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
25/02/2025 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
25/02/2025 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresi, Bergama İcra Dairesini...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki muhtelif gıda malzeme ve ürün alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan gıda ürünleri sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen ve dava dilekçesinde 19 kalem olarak belirtilen faturalarda yer alan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, teslim olgusuna ilişkin olarak ticari defter ve belgelerde yazılı herhangi bir delil bulunup bulunmadığı, teslim edilmiş ise teslim edilen ürün bedelinin ne kadar olduğu, teslim alan kısmında adı ve soyadı ile imzası bulunan şahısların davalı şirket çalışanı olup olmadıkları, faturalar ve cari hesap kayıtları karşılığında davalı şirket tarafından davacı şirkete ne kadar ödeme yapıldığı, neticeten davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan gıda ürünleri sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen ve dava dilekçesinde 19 kalem olarak belirtilen faturalar ve cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, 27/05/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacı firma tarafından 18.07.2023-22.12.2023 tarih aralığında davalı firmaya 19 adette toplam 248.473,08-TL'lik satış faturası düzenlemiş olduğu ve davalı firma tarafından 31.07.2023-29.12.2023 tarih aralığında davalı firma tarafından 10 adette toplam 185.016,50-TL'lik ödeme yapmış olduğu görüşünün benimsenmesi halinde, 05.01.2024 takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten (248.473,08-TL-185.016,50-TL) 63.456,58-TL alacaklı olacağı, taraflar tacir olduğundan, asıl alacağa 05.01.2024 takip tarihinden itibaren %44,25 avans faiz oranının talep edilebileceği hususunda mütalaada bulunulmuştur.
Davacı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/05/2025 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, dava konusu edilen faturalara dayanak ürünlerin davalı şirketin talebi üzerine başka bir iş yerine teslim edildiği iddiasının soyut beyandan ibaret olup bu doğrultuda herhangi somut bir delil sunulmadığı, 25/02/2025 tarihli duruşma tutanağının 2 numaralı ara kararında taraf vekillerine delil olarak bildirdikleri ancak toplanmayan delilleri varsa bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde tanık listesi sunulmadığı, bilirkişi raporunun ibrazı akabinde itiraz dilekçesinde tanık dinletilmesi talebinde bulunulmuş ise de bu hususun iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına tabi olup kabulünün ve de ayrıca dosyanın tarafı olmayan bir iş yerine ait SGK kayıtlarının celbinin mümkün olmadığı anlaşılmakla reddine, sair itirazların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olduğu anlaşılmakla esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmesi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Davalı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/05/2025 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, itirazların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olduğu anlaşılmakla esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmesi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Bergama Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Bergama İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde 2023 yılı itibarıyla davalı şirket bünyesinde sigortalı olarak çalışan listesi, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/05/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki muhtelif gıda malzeme ve ürün alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan gıda ürünleri sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen ve dava dilekçesinde 19 kalem olarak belirtilen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Bergama İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 68.262,09-TL asıl alacak, 644,28-TL işlemiş faiz ve 68.906,37-TL toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında muhtelif gıda malzeme ve ürün alım satım ilişkisine binaen ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete sattığını ve teslim ettiğini iddia ettiği muhtelif gıda malzeme ve ürünleri sebebiyle davalı şirket adına faturalar düzenlediği, teslim olgusunun davalı tarafça kabul edilmediği, dosyada bulunan faturaların ve irsaliyelerin çeşitli kişiler tarafından imzalanmış olduğu, imzaların bulunduğu irsaliyelerde davalı şirkete ait kaşe bulunmadığı gibi, imzalayan kişilerin davalı şirket çalışanı veya yöneticisi ya da ortağı olmadıkları, bir kısım faturalara yönelik olarak davalı şirket tarafından yapılan ödemeler bulunmakta ise de, ödemelerin hangi faturalara binaen yapıldığının belirli olmadığı, ödeme tutarı haricinde kalan bedellere yönelik olarak düzenlenen faturalarda yer alan ürünlerin de davalı şirkete teslim edildiğinin ispatlanamadığı gözetildiğinde davacı şirketin teslim olgusunu ve dolayısıyla alacaklı olduğunu ispata elverişli herhangi yazılı bir delili mahkememize sunmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın dava dilekçesi kapsamında iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispat edemediği anlaşılmakla, açılan davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığının davalı şirket tarafından ispatlanamaması çerçevesinde davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin alacak bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 832,22-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 216,82-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 15,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır