T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/591
KARAR NO : 2025/529
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/07/2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca davalı ... nezdinde sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağından, eksper raporundan ve SBM kayıtlarından ...plakalı aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybının tespiti için dosyanın eksper...'a teslim edildiğini ve değer kaybı ekspertiz raporunda değer kaybı bedelinin 10.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz hizmet raporu hizmet bedeli için ekspere 889,76-TL ödendiğini, araçta meydana gelen değer kaybı zararının bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacağını, ilgili aracın kaza tarihini kapsar şekilde... poliçe numarası ile... A.Ş.'nin teminatı kapsamında olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre değer kaybının "Araçta meydana gelen değer kaybı, aracın kaza tarihindeki hasarsız 2. el piyasa değeri ile hasarı onarıldıktan sonraki 2. el piyasa rayici arasındaki farktır." olduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda denetime elverişli bir rapor ile sonuca gidilmesi gerektiğini, ... A.Ş'ye yapılan yazılı başvuruya istinaden müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, değer kaybı bedeli zararının tespiti için ekspere ödenen 889,76-TL hizmet bedeli karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 100,00-TL değer kaybı tazminatının ve 889,76-TL değer kaybı eksper hizmet bedelinin davalı şirketten (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri, vekalet ücreti ile arabuluculuk vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazı olduğunu, 2 yıllık zamanaşımı süresi 21.07.2024 de dolduğunu, belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, görülmekte olan davanın konusunun 21.07.2022 tarihinde davacının malik olduğu ... plakalı araç ile müvekkili şirkette 28.10.2021-28.10.2022 tarihleri arasında... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 100.000,00-TL sigortalı teminat limiti ile sigortalı olduğunu, davacının aracındaki hasar için 22/08/2022 tarihinde 14.930,53-TL davacıya, 24/08/2022 tarihinde tedarik firması olan...firmasına 6.650,29-TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, araçtaki değer kaybı için 05/06/2024 tarihinde 3.000,00-TL davacı vekiline ödeme yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğundaki tüm borcun mevzuat ve hakkaniyet gereği yerine getirdiğini, dava dilekçesinde trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, değer kaybı tazminat talebine yönelik kaza tarihi itibari ile reel kayıp uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda hesaplama yapılmasının, yani aracın marka model ve hasar durumu göz önünde bulundurulduğunda reel kaybın belirlenmesi gerektiğini, geriye dönük hasar kayıtlarının başvurandan talep edilmesi gerektiğini, ödemenin tenzili gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, istenebilecek faiz türünün sadece yasal faiz olduğunu beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-21/07/2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı,
3-Davalı ... nezdinde ...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 21/07/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı şirket tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar,
4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
5-Dava konusu kazanın gerçekleştiği 21/07/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... ve ...plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
6-Dava konusu araca ait tamirat evrakları,
7-Bilirkişi heyetinin 26/03/2025 havale tarihli raporları,
8-Davacı vekilinin 12/05/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
9-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 21/07/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...ne ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedeli ve 889,76-TL tutarındaki ekspertiz ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasar ve buna bağlı olarak değer kaybı bedeli miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu trafik kazasının maddi hasarlı trafik kazası olduğu ve taleplerin araçta oluşan maddi hasarların tazminine yönelik olduğu, kazanın 21/07/2022 tarihinde gerçekleştiği, davanın ise 20/07/2024 tarihinde ikame edildiği, icra takibinin başlatılması ile birlikte zamanaşımı süresinin kesildiği, bu kapsamda 2 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, kaldı ki zorunlu arabuluculuk dava şartı başvurusunun 08/07/2024 tarihinde yapıldığı, arabuluculuk son anlaşamama tutanağının ise 19/07/2024 tarihinde tanzim edildiği, bu süreçte de zamanaşımı süresinin durduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı da gözetildiğinde davanın açıldığı tarih itibarıyla zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği, davanın zamanaşımı süresi sona ermeden ikame edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
... nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 28.10.2021 ile 28.10.2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu görülmektedir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 21/07/2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ... nezdinde ...plakalı araç açısından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, davacıya ait ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen tramer kayıtları, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil kayıtları, dava konusu araca ait tamirat evrakları ve sair hususlar göz önünde bulundurularak; ...plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 21/07/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar neticesinde yaptırılan ekspertiz ücreti bedelinin piyasa koşullarına göre makul olup olmadığının, araçta oluşan değer kaybı bedelinin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ikinci el bedeli ile kazadan sonraki hasarlı ikinci el bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek, varsa dava açılmadan önce davalı ... tarafından davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 26/03/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; ...plakalı kamyonet sürücüsü kavşakta ilk geçiş hakkını vermeyerek çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü atfı kabil kural ihlali yapmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, 2019 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, Temmuz 2022 kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 369.000,00-TL ile 373.000,00-TL olduğu, ortalama değerinin 371.000,00-TL olduğu, Yargıtay 17 HD.'nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile 380.000,00-TL) onarım sonrası rayici (371.000,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 9.000,00-TL olduğu, davalı şirketin, 05.06.2024 tarihinde ... adına 3.000,00-TL ödeme yaptığı dikkate alınması durumunda, bakiye farkın (9.000,00-TL-3.000,00-TL) 6.000,00 TL olacağı, Ekspertiz Hizmet Bedeli Bakımından 889,76-TL Ekspertiz bedelinin miktar olarak makul olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 26/03/2025 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, aracın kazadan önceki hasarsız halinin ve kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerlerinin serbest piyasa araştırması yapılmak suretiyle belirlendiği, araştırma sonuçlarına raporda somut bir şekilde yer verildiği, itirazların soyut beyandan ibaret olup somut bir veri barındırmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin sunulan 07/10/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini, 6.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı ... şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı ... şirketine 04/06/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı ... şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 17/06/2024 tarihinde temerrüte düşeceği, ancak dava açılmadan önce kısmi ödemenin yapıldığı 05/06/2024 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez.
Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...abuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 21/07/2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı ... nezdinde ...plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 21/07/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak davacı şirket tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, dava konusu kazanın gerçekleştiği 21/07/2022 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... ve ...plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, dava konusu araca ait tamirat evrakları, bilirkişi heyetinin 26/03/2025 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 12/05/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 21/07/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...ne ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedeli ve 889,76-TL tutarındaki ekspertiz ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ...plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, ... nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin 28.10.2021 ile 28.10.2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu, dava konusu trafik kazasının ...plakalı kamyonet sürücüsünün 21.07.2024 günü saat 11.10 sıralarında İzmir İli, Balçova ilçesi, Eğitim Mahallesi, bila sokak/caddeden seyir halinde olduğu sırada dönüş yapmak isterken aracının sol yan kısımlarına, sağından düz şekilde gelen... plakalı otomobilin sol ön kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu, ...plakalı kamyonet sürücüsünün geçiş üstünlüğü olan araca ilk geçiş hakkını vermemesi sebebiyle kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde araçta hasar meydana geldiği, oluşan hasarın onarım bedelinin 22.813,63-TL olduğu, aracın dava konusu trafik kazasından önceki hasarsız halinin kaza tarihindeki ikinci el değerinin 380.000,00-TL, kazadan sonraki hasarlı halinin kaza tarihindeki ikinci el rayiç değerinin ise 371.000,00-TL olduğu, bu kapsamda araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin 9.000,00-TL olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru çerçevesinde davalı ... tarafından davacı tarafa değer kaybına mahsuben 3.000,00-TL ödendiği, ödeme bedeli mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı bedelinin 6.000,00-TL olduğu, davacı vekilinin sunulan 07/10/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesinde dava dilekçesinde 100,00-TL olarak belirttikleri dava değerini, 6.000,00-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı ... şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı ... şirketine 04/06/2024 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı ... şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 17/06/2024 tarihinde temerrüte düşeceği, ancak dava açılmadan önce kısmi ödemenin yapıldığı 05/06/2024 tarihinde temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Değer kaybı bedeli talebinin KABULÜNE, 6.000,00-TL maddi tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve kısmi ödeme tarihi olan 05/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacı ...ne verilmesine,
2-Davacı vekilinin arabuluculuk vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 100,76-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 87,05-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 95,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti, 889,76-TL eksper rapor ücreti, 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 100,76-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.444,72-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 6.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır