T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/622
KARAR NO : 2025/685
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılmış olan 20.05.2023 ve 20.06.2023 tarihli 2 adet sözleşme mevcut olduğunu, bu sözleşmeler ile davacı tarafından davalı şirkete bağlı olan otellerde kullanılmak üzere sarf malzemesi alımı konusunda anlaşma sağlandığını, sözleşme gereği alımı yapılması gereken ürünlerin sadece davalı şirkete özgü olarak, otel odalarında kullanımı yapılan ve sadece davalı şirketin otellerinde kullanılabilecek, üzerinde şirkete ait etiket ve reklamlar bulunan ürünler olduğunu, belirlenen malların müvekkili tarafından üretilmiş ve müvekkiline ait depolarda bekletilmekte ve ihtiyaç için sipariş geçilen davalıya ait otellere teslimi yapıldığını, kararlaştırılan alımın,sözleşme tarihinden bu yana muhtemelen %70-%75 lik kısmının yerine getirildiğini, malların teslim edildiğini, faturaların kesildiğini, bedellerin gecikmeli olsa dahil tahsil edildiğini ancak davalı şirketin yönetiminin değişmesinden sonra tutum değişikliğinin başgösterdiğini, önce Ankara.... Noterliğinin 15.08.2023 tarihli... sayılı ihtarnamesi ile sözleşme şartlarında gabin olduğundan bahisle ihtar çekildiğini, sözleşmede iyileştirme talep edildiğini, sözlü yapılan görüşmelerde indirim, iskonto talebinde bulunulduğunu ve basiretsiz tutum ve ithamlarda bulunularak sözleşmeden çıkılmaya çalışılıldığını, bu ihtara Karşıyaka... Noterliğinin 21.08.2023 tarihli... sayılı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, daha sonra Ankara... Noterliğinin 12.12.2023 tarihli...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözde ürünlerdeki eksiklik ve hata ile ilgili ihtar çekildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılan ürünlerin neredeyse %70-%75 tesliminin yapılmasından sonra, üstelik herhangi bir şikayet söz konusu değilken,yönetim değişikliğinden sonra, ürünlerde hata olduğunun ileri sürülmesinin davalının gerçek niyetini ortaya koyduğunu, sözleşmede gabin ile sürülmesinden sonra bu gelişmelerin de yaşanmasının manidar olduğunu, Karşıyaka ... Noterliğinin 11.03.2024 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile üretilerek depoda bekletilen ve davalı tarafından teslim alınmayan ürünlerin teslimi ve ödemesi ile ilgili bildirimde bulunulduğunu, ödeme yapılmadığı takdirde takip başlatılacağının bildirildiğini, üretilen ürünlerde davalı logosununu bulunması nedeniyle başka mecralarda satılma olanağının bulunmadığını, depoda bekleyen ürünlerin faturasının 06.05.2024 tarihinde kesilerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafın fatura içeriğini kabul etmesine rağmen Ankara...Noterliğinin 12.02.2024 tarihli ihtarname ile sözde bedelsiz mallar olduğunu ileri sürerek faturayı ödemeyi kabul etmediğini, bunun üzerine İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma ile yapılan sözleşmeye göre, davacının herhangi bir üretim faaliyetine başlamadan önce müvekkilinden yazlı onay alması gerektiğni ancak onay alınmadan üretimin gerçekleştirildiğini, sözleşmenin 8.maddesinde “ürünler talep ve sipariş üzerine üretilen değil sözleşmede kararlaştırılan sayıda” diyerek sözleşme hükümlerine aykırı olarak üretim yaptıklarını teyit ettiklerini, sözleşme kapsamında öncelikli şartın avans ve onay olduğunu, davacının eksik ve yanlış ürün tedariki dışında ayrıca yanlış fatura kestiğini, özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen, davacının sözleşmeye aykırı davranışlarını sürdürdüğünü, ayrıca, zaman zaman eksik gramajda ve yanlış ürün gönderimi yaparak müvekkilinin zarar görmesine sebebiyet verdiğini, davacının onay almadan üretime geçmesi nedeniyle davacının bu üretim faaliyetlerinden doğan talepleri hukuka aykırı olduğunu, davacı firmanın zaman zaman eksik gramajda ürün gönderimi yaptığını, hatta ürün talebi olmadığı halde ürün gönderdiğini, müvekkilinin davacının gönderdiği ihtar üzerine davacı ile anlaşmak istediğini ve ödeme yapması karşılığında sözleşmeye uygun olarak sevkiyatları yapmalarının talep edildiğini fakat davacının borcun ödenmesi için müvekkiline 100.000,00-TL vekalet ücreti şartı ileri sürdüğünü, sadece iki noktaya sevkiyat yapabilecekleri koşulu ile ödeme kabul edeceklerini bildirdiklerini, bu talebin yasal ve adil bir davranış olmadığını, davacı firmanın sözleşme şartlarını ihlal ettiğini, müvekkilini hukuka aykırı şartlarla borç ödeme sürecinde zor durumda bıraktığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini beyan etmekle, davanın esastan reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmakak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası,
3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yıllarna ilişkin BA/BS formları,
6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
7-Ankara ... Noterliğinin 15/08/2023 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 12/12/2023 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamelerin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları,
8-Karşıyaka ... Noterliğinin 21/08/2023 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakı,
9-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
10-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar,
11-Taraflar arasında düzenlenen 20/05/2023 ve 20/06/2023 tarihli Satış Sözleşmeleri ile Ek Şartlar,
12-Bilirkişi heyetinin 10/06/2025 havale tarihli raporları,
13-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki 20/05/2023 ve 20/06/2023 tarihli Satış Sözleşmelerine binaen %70-75'i davacı şirket tarafından davalı şirkete ait otellere gönderilen ve teslim edildiği, sadece davalı şirkete özgü olarak, otel odalarında kullanımı yapılan ve sadece davalı şirketin otellerinde kullanılabilecek, üzerinde şirkete ait etiket ve reklamlar bulunan duş jeli, şampuan, sabun, ayakkabı çekeceği, makyaj pamuğu, otel terlikleri vb. yüksek miktarda sarf malzemesi ürünlerinin, davalı şirketin yönetim değişikliğinden sonra sözleşme hükümlerinde gabin olduğundan bahisle sözleşmenin feshedilmeye çalışıldığı, akabinde ürünlerde eksik veya ayıp bulunduğundan bahisle sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesi üzerine, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği sözleşmede kararlaştırılan sayıda üretilen ve sadece davalıya ait otellerde kullanılabilecek, başkaca mecralarda satılma şansı olmayan, bu sebeple alınması zorunlu olan ancak teslim alınmadığı iddia olunan ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 06/05/2024 tarihli ve... seri numaralı, 755,978,99-TL bedelli fatura ile daha önceden davalı şirkete teslim edildiği ancak bedellerinin ödenmediği iddia edilen ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/02/2024 tarihli ve...seri numaralı, 47.297,25-TL bedelli fatura ile 07/02/2024 tarihli ve... seri numaralı, 31.531,50-TL bedelli faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ise ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 905.068,82-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
18/02/2025 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir.
18/02/2025 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında ise davalı vekili adına davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu flash bellek verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunulmuştur.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ile turizm alanında uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki 20/05/2023 ve 20/06/2023 tarihli Satış Sözleşmeleri, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 06/05/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 755,978,99-TL bedelli fatura ile 07/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 47.297,25-TL bedelli fatura ve 07/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 31.531,50-TL bedelli fatura, İzmir.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki 20/05/2023 ve 20/06/2023 tarihli Satış Sözleşmelerine binaen teslim alınmasının zorunlu olduğu ancak teslim alınmadığı iddia olunan ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 06/05/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 755,978,99-TL bedelli faturanın davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde yer alıp almadığı, ayrıca yine davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 47.297,25-TL bedelli fatura ile 07/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 31.531,50-TL bedelli faturalarda yer alan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmedikleri, teslim olgusuna yönelik olarak davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde herhangi yazılı bir delil bulunup bulunmadığı, faturaların davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile BA/BS formlarında yer alıp almadığı, neticeten sözleşme gereğince teslim alınması zorunlu olduğu ancak teslim alınmadığı iddia olunan ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 06/05/2024 tarihli ve... seri numaralı, 755,978,99-TL bedelli fatura ile daha önceden davalı şirkete teslim edildiği ancak bedellerinin ödenmediği iddia edilen ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 47.297,25-TL bedelli fatura ile 07/02/2024 tarihli ve... seri numaralı, 31.531,50-TL bedelli faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 10/06/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre
kararlaştırılan toplam 2.542.068,30-TL+KDV tutarında ürün teslim alınmasından
davalı firmanın sorumlu olduğu görüşünün benimsenmesi halinde, tarafların Ba/Bs
formlarına göre toplam 1.832.334,36-TL (KDV Hariç)'lik satışın kayda girmiş olduğu
dikkate alındığında, davacı firma tarafından 812.157,48-TL (KDV dahil) talepte bulunulabileceğini mütalaa etmişlerdir.
Davacı vekilinin bilirkişi heyetinin 10/06/2025 havale tarihli raporlarına karşı beyan ve itirazlarının, hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olması sebebiyle mahkememizce esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 10/06/2025 havale tarihli raporlarına karşı beyan ve itirazlarının, sözleşme hükümleri gözetildiğinde üretim onayına yönelik itirazın yerinde olmadığı, sair itirazlardan bir kısmının soyut beyandan ibaret olup herhangi somut bir veri barındırmadığı anlaşılmakla reddine, kalan itirazların ise hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olması sebebiyle mahkememizce esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesi yönünde ara karar tesis edilmiştir.
Davalı vekiline, cevap dilekçesinin ''Borcun Ödenmesi İçin Koyulan Ek Şartlar'' başlıklı kısmında belirtildiği üzere, ürünlerin sevkiyatını kabul edip etmedikleri hususunda yazılı beyanlarını sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş olup, davalı vekili teslimatı kabul etmedikleri beyanını içerir dilekçesini mahkememize sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve beyanları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yıllarna ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023-2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları, Ankara... Noterliğinin 15/08/2023 tarihli...yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 12/12/2023 tarihli...evmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamelerin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları, Karşıyaka ... Noterliğinin 21/08/2023 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakı, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtları, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtları, taraflar arasında düzenlenen 20/05/2023 ve 20/06/2023 tarihli Satış Sözleşmeleri ile Ek Şartlar, bilirkişi heyetinin 10/06/2025 havale tarihli raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki 20/05/2023 ve 20/06/2023 tarihli Satış Sözleşmelerine binaen %70-75'i davacı şirket tarafından davalı şirkete ait otellere gönderilen ve teslim edildiği, sadece davalı şirkete özgü olarak, otel odalarında kullanımı yapılan ve sadece davalı şirketin otellerinde kullanılabilecek, üzerinde şirkete ait etiket ve reklamlar bulunan duş jeli, şampuan, sabun, ayakkabı çekeceği, makyaj pamuğu, otel terlikleri vb. yüksek miktarda sarf malzemesi ürünlerinin, davalı şirketin yönetim değişikliğinden sonra sözleşme hükümlerinde gabin olduğundan bahisle sözleşmenin feshedilmeye çalışıldığı, akabinde ürünlerde eksik veya ayıp bulunduğundan bahisle sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesi üzerine, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği sözleşmede kararlaştırılan sayıda üretilen ve sadece davalıya ait otellerde kullanılabilecek, başkaca mecralarda satılma şansı olmayan, bu sebeple alınması zorunlu olan ancak teslim alınmadığı iddia olunan ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 06/05/2024 tarihli ve... seri numaralı, 755,978,99-TL bedelli fatura ile daha önceden davalı şirkete teslim edildiği ancak bedellerinin ödenmediği iddia edilen ürünlere ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 47.297,25-TL bedelli fatura ile 07/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı, 31.531,50-TL bedelli faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 905.068,82-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından davalı şirketin talebi üzerine üretilen ürünlerin özel üretim ürünleri olduğu, ürünlerin davalı şirkete ait otellerden konaklayacak misafirlere sunulmak üzere davalı şirkete ait otellere ilişkin amblem, etiket ve reklamları içerir şekilde üretildiği, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde 'Konusu' başlıklı 2. maddesinde; ''Ekli sayfada belirtilen müşteri odaları malzemeleri olup, cins, birim fiyat, adet,tanım ve baskı detayları Alıcı tarafından onaylanmıştır. Satıcı bu onaylanan detaylar doğrultusunda imalat ve tedariğe başlayacaktır. Cinslerde, detay tanımlarında sipariş adetlerinde veya teslim tarihlerinde yapılabilecek yeni değişiklikler için Satıcının rızası gereklidir. Satıcının rızası dışındaki değişiklik yapılması halinde uğranılacak zarar Alıcı tarafından tazmin edilecektir.'' hükmünün, 'Teslim Şekli ve Zamanı' başlıklı 3. maddesinde; ''Ek:1'de detayları yer alan mallar, ekli teklifte tanımlı adetler; avansın ve siparişe konu tüm ürünlere ait onayların alındığı tarihten itibaren herhangi bir mücbir sebep olmadığı taktirde 45 iş günü içinde belirtilen adreslere peyder pey verilen sipariş miktarlarına göre sevkiya başlamış 65 gün içinde tamamı teslim edilmiş olacaktır sevkiyat maliyetleri satıcı tarafından karşılanır.'' hükmünün, 'Ayıp İhbarı' başlıklı 4. maddesinde; ''Sözleşme konusu malların Alıcı tarafından teslim alınmasından itibaren 3 gün içerisinde Satıcıya yazılı şekilde bildirilmeyen ayıplardan satıcı sorumlu tutulamaz.'' hükmünün, 8. maddesinde ise; ''İhtilaf halinde Satıcının defter ve kayıtları münhasır delil olarak kabul edilmiştir.'' hükmünün düzenlendiği, ayrıca sözleşmeye ek olarak ürün listesinin de belirlendiği, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca ekli listede yer alan tüm ürünlerin üretim onaylarının verildiği, sözleşmede ürünlerin üretim zamanına dair herhangi bir tarih veya onay belirlemesi bulunmadığı, keza belirtildiği üzere onayın sözleşmenin tanzimi sırasında verildiği, ürünlerin mahiyeti ve sözleşmenin tanzimi sırasında verilen onay gözetildiğinde, maliyet hesabı yapılmak suretiyle üretimin toplu bir şekilde gerçekleştirildiği iddiasının makul ve kabul edilebilir olduğu, yine sözleşmede kararlaştırıldığı üzere ayıp iddiasına yönelik olarak 3 günlük süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair herhangi yazılı bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, kaldı ki davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinin ''Borcun Ödenmesi İçin Koyulan Ek Şartlar'' başlıklı kısmında davacı tarafça davalı şirketten onay alınmadan üretim faaliyeti yapılamayacağı hüküm olarak düzenlese de davacının gönderdiği ihtar üzerine kendisi ile anlaşmak istenildiği ve ödeme yapması karşılığında sözleşmeye uygun olarak sevkiyatları yapmaları talep edildiğinin beyan edilmesinin mevcut ürünlerin davalı şirket tarafından kabul edildiğine delalet teşkil ettiği, bahsi geçen beyan ile davacı şirket tarafından ürünlerin talep edilen otellere sevkiyatının gerçekleştirilmesi açısından gerekli hazırlıkların tamamlandığı ve davalının temerrüte düşürüldüğüne dair herhangi bir yazılı delil sunulamaması kapsamında davalı vekiline, cevap dilekçesinin ''Borcun Ödenmesi İçin Koyulan Ek Şartlar'' başlıklı kısmında belirtildiği üzere, ürünlerin sevkiyatını kabul edip etmedikleri hususunda yazılı beyanlarını sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş olup, davalı vekilinin verilen kesin süre içerisinde sunmuş olduğu dilekçesinde teslimatın kabulüne yönelik beyanda bulunmaması üzerine teslimatı kabul etmedikleri sonucuna ulaşılmış, ayrıca sarf Malzemeleri ve ambalajları üzerinde davalı firmanın ambleminin bulunduğu dikkate alındığında, bu ürünlerin dava dışı firma dışında başka bir firmaya satışının mümkün olmayacağı, ambalajların değiştirilerek içerisindeki ürünlerin başka bir firmaya pazarlanabileceği bununda yeni ambalaj basımı yapılacağı düşünüldüğünde %50 oranında bir değer kaybı ya da sarfiyata sebep olacağı gözetilerek, davacı şirketin ürünlerin uhdesinde kalması neticesinde oluşan %50 oranındaki değer kaybı veya sarfiyat bedeli mukabilinde, fazladan faturalandırılan tutarın mahsubu neticesinde bakiye ürün bedelinin %50'si olan 406.078,74-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirketin tacirler arası usul uyarınca olarak usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmemesi sebebiyle temerrütün takip tarihi itibarıyla vuku bulduğu kanaatiyle işlemiş faiz bedelinin de talep edilemeyeceği kanaatine varılmış, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı ve davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen kısmen itirazın haksız olduğu, alacağın faturaya dayanması sebebiyle likit mahiyette olduğu ve icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı ...nin İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 406.078,74-TL asıl alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 406.078,74-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %48 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 428.729,00-TL asıl alacak ve 70.261,08-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 498.990,08-TL alacak bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 406.078,74-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...nden alınarak davacı ...ne verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 27.739,23-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 10.930,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.808,25-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 10.930,98-TL peşin harç ile 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.358,58-TL giderin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 55,00-TL elektronik tebligat, 4.021,50-TL KEP+posta masrafı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.076,50-TL yargılama gideri açısından davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 5.867,05-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 64.911,81-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 78.848,51-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 1.615,20-TL'sinin davalıdan, 1.984,80-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır