T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/649
KARAR NO : 2025/17
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/08/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... A.Ş.'nin müvekkili sigorta şirketinin...nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olduğunu,... A.Ş. tarafından İngiltere’de yerleşik ...fitmasına 22 palet, 21.460 kg. brüt, 20.000 kg net çekirdeksiz üzüm cinsi emtiası, nakliyesi davalı taşıyıcı şirketin sorumluluğunda gerçekleştirilmek üzere satıldığını, işbu emtianın taşındığı ... nolu konteynerın alıcı firmaya ulaşmasını takiben yapılan kontrollerde konteyner tavanının delinmiş olması nedeniyle bir kısım emtianın hasarlandığının tespit edildiğini, konteynerin tavan bölümünde oluşan deliklerin emtianın konteynere yüklenme aşamasında mevcut olmaması, konteyner alıcı firmaya ulaştığında tavanındaki deliklerin tespit edilmiş olması karşısında, sigortalısının hasar ihbarı üzerine açılan hasar dosyası ile teknik yönden aldırılan ekspertiz raporunda nakliye esnasında vinç desteği ile gemiye ve limana, kara nakil aracına aktarılan konteynerin muhtemelen vincin konteyneri hatalı kavraması sonucu vinç aparatları ile delinmiş olabileceği, konu ıslanma hasarının konteyner tavanındaki delikten içeriye su sirayeti ile meydana geldiği, hasarın poliçe şartları gereğince teminat kapsamında kaldığı, hasarın meydana geliş şekli itibariyle sigortalıya navlun faturasını düzenleyen davalı taşıyıcı şirketin uğranılan zarardan sorumlu olduğu ve kendisine rücu edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığını, emtiada oluşan toplam gerçek zarar ve hasar miktarının 1.280,40 USD olarak hesaplandığını ve bu tutarın sigortalısına 29.09.2022 tarihinde ödendiğini, bunun üzerine rücüen tahsil amacıyla İzmir...İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, itirazın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya mesnet taşıma ilişkisi deniz taşıması olduğundan görevli mahkemenin İzmir Deniz İhtisas Mahkemesi olduğunu, yükün teslim edilmesini müteakip 1 yıl geçtikten sonra yargı yoluna başvurulmuş olmasından dolayı söz konusu dava hak düşürücü sürenin geçmiş olmasından dolayı usulden reddedilmesi gerektiğini, bununla beraber müvekkilinin borca itiraz tarihi 15/04/2023 olup takip 18/04/2023 tarihinde durduğunu, İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklının, bu davayı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabileceği, dava tarihinin 12/08/2024 olması sebebiyle itirazın iptali davasının hak düşürücü süreden sonra açıldığından bahisle usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, konteynerde olduğu iddia olunan deliklerin emtianın ıslanmasına sebep olduğu varsayımında dahi, davacı tarafça dosyaya sunulan sigorta poliçesi kapsamında ıslanmadan kaynaklanan zararların yer almadığını, bu bahisle davacı tarafça sigortalısına yapılan ödemenin ex-gratia (hatır ödemesi) olduğunun açık olduğunu bu nedenle davacının rücu hakkı da bulunmadığını, davanın asıl taşıyan sıfatına haiz...'ya izafeten...A.Ş.'ye ihbar edilmesini, davacının emtianın alıcı firmaya ulaşmasını takiben yapılan incelemelerde konteyner tavanının delik olması sebebiyle emtianın hasarlanmış olduğu iddiasına ilişkin bir survey raporunun mevcut olmadığını, herhangi bir rapor sunulmadan hasar varsa miktarı ve gerçek ksebebinin tebliğ edilmeden böyle ibr işlem yapılmasnını taşuma hukukunda mümkün olmadığını, davaya konu yükün 10/01/2022 tarihinde varış limanına ulaştığını ancak davacı tarafından müvekkiline süresi içinde çekilen bir ihtarname bulunmadığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın görev yönünden, hak düşürücü süre yönünden, pasif husumet yokluğundan usulden reddedilmesine, aksi kanaatte davanın ... A.Ş.'ye ihbarına, haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, kötü niyetle açılan işbu dava sebebiyle davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı takip dosyası,
3-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
4-Davacı ... Anonim Şirketi nezdindeki... nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesinin, dava dışı... Anonim Şirketi tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, varsa davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar,
5-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı şirket tarafından ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı...Anonim Şirketi tarafından İngiltere ülkesinde yerleşik bulunan ... firmasına satılan 22 palet, 21.460 kg brüt, 20.000 kg net çekirdeksiz üzüm cinsi emtiasının taşındığı... numaralı konteynerin alıcı firmaya ulaşmasını takiben yapılan kontrollerde konteyner tavanının delinmiş olması sebebiyle bir kısmının hasarlandığının tespit edilmesi üzerine sigortalı tarafından yapılan başvuruya binaen 29/09/2022 tarihinde ödenen 1.280,40-USD tutarındaki hasar bedelinin, taşıma işlemini gerçekleştiren davalı... Anonim Şirketinden rücuen tazmini amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesini... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhiine 1.280,40 USD asıl alacak, 44,20 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.324,60 USD toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu olan itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak alacağın sebebinin, davacı şirket tarafından ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı... Anonim Şirketi tarafından İngiltere ülkesinde yerleşik bulunan...firmasına satılan 22 palet, 21.460 kg brüt, 20.000 kg net çekirdeksiz üzüm cinsi emtiasının taşındığı...numaralı konteynerin alıcı firmaya ulaşmasını takiben yapılan kontrollerde konteyner tavanının delinmiş olması sebebiyle bir kısmının hasarlandığının tespit edilmesi üzerine sigortalı tarafından yapılan başvuruya binaen 29/09/2022 tarihinde ödenen 1.280,40-USD tutarındaki hasar bedeline ilişkin olduğu, taşıma işleminin deniz taşımacılığını içerdiği görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/2. maddesi gereğince; Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalara 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Beşinci Kitabında düzenlenen Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerektiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından İzmir İli, il mülki sınırları yargı çevresinde yetkili olmak üzere İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde; ''Mahkemenin görevli olması'' hükmüne yer verilmiş olup, davanın görevli mahkemede açılması dava şartları arasında sayılmıştır.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ...cra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı ... Anonim Şirketi nezdindeki ... nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesinin, dava dışı... Anonim Şirketi tarafından şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, varsa davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davacı şirket tarafından... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı... Anonim Şirketi tarafından İngiltere ülkesinde yerleşik bulunan ... firmasına satılan 22 palet, 21.460 kg brüt, 20.000 kg net çekirdeksiz üzüm cinsi emtiasının taşındığı... numaralı konteynerin alıcı firmaya ulaşmasını takiben yapılan kontrollerde konteyner tavanının delinmiş olması sebebiyle bir kısmının hasarlandığının tespit edilmesi üzerine sigortalı tarafından yapılan başvuruya binaen 29/09/2022 tarihinde ödenen 1.280,40-USD tutarındaki hasar bedelinin, taşıma işlemini gerçekleştiren davalı... Anonim Şirketinden rücuen tazmini amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasında alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhiine 1.280,40 USD asıl alacak, 44,20 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.324,60 USD toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu olan itirazın yöneltildiği ödeme emrine dayanak alacağın sebebinin, davacı şirket tarafından... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı... Anonim Şirketi tarafından İngiltere ülkesinde yerleşik bulunan... firmasına satılan 22 palet, 21.460 kg brüt, 20.000 kg net çekirdeksiz üzüm cinsi emtiasının taşındığı ... numaralı konteynerin alıcı firmaya ulaşmasını takiben yapılan kontrollerde konteyner tavanının delinmiş olması sebebiyle bir kısmının hasarlandığının tespit edilmesi üzerine sigortalı tarafından yapılan başvuruya binaen 29/09/2022 tarihinde ödenen 1.280,40-USD tutarındaki hasar bedeline ilişkin olduğu, taşıma işleminin deniz taşımacılığını içerdiği, iş bu davanın taraflar arasında var olan sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı, taraflar arasında sigorta sözleşmesi bulunmadığı, ... Anonim Şirketinin Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına yaptığı ödeme mukabilinde, sigortalısının halefi konumuna geldiği, bu kapsamda hukuki konumu bakımından selefi olan sigortalısının hukukuna tabi olduğu, iş bu dava açısından dava dışı sigortalı tarafından davalıya husumet yöneltilerek dava açılmış olsa idi hangi mahkeme görevli olacak ise, sigortalısına halef sıfatıyla ... Anonim Şirketi tarafından açılan dava açısından da o mahkemenin görevli olduğu, dava konusu tazminat kalemleri ve bedellerinin deniz taşımacılığının kusurlu şekilde gerçekleştirildiği iddiasından kaynaklandığı, bu kapsamda deniz ticaretine ilişkin yargılama açısından İhtisas Mahkemesi sıfatını haiz İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, bu kapsamda mahkememizin görevli olmadığı, belirtildiği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından İzmir İli, il mülki sınırları yargı çevresinde yetkili olmak üzere görevlendirilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, mahkememizin iş bu davaya bakmaya görevli bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, davaya konu uyuşmazlığın Deniz Ticareti İhtisas Mahkemesinin görev alanında girdiği ve Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından İzmir İli açısından deniz ticaretine veya deniz sigortalarına ilişkin davalara münhasıran bakmakla görevli Deniz Ticareti İhtisas Mahkemesinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlendiği anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE (DENİZ TİCARETİ İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/01/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır