T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/65
KARAR NO : 2025/185
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 16/07/2018
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizden verilen 24/12/2020 tarih ve... Karar sayılı kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih ve...Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmesi neticesinde mahkememize gönderilen dosya...Esas sırasına kayıt edilmekle, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı ... A.Ş'ye icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından itiraz edildiğini, itiraz ile 05.12.2017 tarihinde takibin durdurulduğunu, davacı müvekkili...'a ait 2011 model... plakalı traktörün davalı sigorta tarafından 09.12.2015 tarihli ... poliçe no ile sigortalandığını, davacıya ait... plakalı traktör ile ilgili 13.01.2016 tarihinde çalıntı ihbarında bulunulduğunu, Selçuk Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hırsızlık olayının gerçekleştiğine dair fail ya da faillerin meçhul olduğu yönünde karar verildiğini, davalı şirkete kasko poliçe kapsamında zararın karşılanması için başvurulduğunu, ancak müvekkile herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı şirkete 22.11.2016 tarihinde noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini davalı sigortanın cevabı ihtarında , söz konusu araçla ilgili 13.01.2016 tarihind... nolu hasar dosyasının açıldığını, Kasko Genel Şartları A.4.11 maddesinde araç anahtarının eli geçirilmesi suretiyle aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu meydana gelecek zararın veya hasarların teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının zararının karşılanmayacağının bildirildiğini, söz konusu traktörün anahtar ve ruhsatının olay anında davacıda olduğunu ve halen de kendisinde bulunduğunu, ihtarname ile durumun davalı sigorta şirketine bildirildiğini ancak davalı şirketin cevap vermediğini, anahtar ve ruhsatın mahkemeye ibraz edildiğini, davacının kasko alacağından kaynaklanan maddi ve manevi zararının karşılanmadığını, zarar tazmini için Selçuk İcra Dairesinde... nolu dosya kapsamında alacaklı olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla asıl alacak ve bütün ferilerine yapılan itirazların iptal edilerek icra takibinin kaldığı yerden devamını, davalının İİK'nın ilgili maddeleri gereğince icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
1-Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde bulunan... plakalı traktör mahiyetindeki araca ait olarak düzenlenen ... numaralı Kasko Sigortası poliçesi, ... numaralı hasar dosyası,
2-Dava konusu ... plakalı araca ait tescil kayıtları,
3-Selçuk İcra Dairesini... Esas sayılı dosyası,
4-Selçuk Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı soruşturma dosyası,
5-İzmir ... Tüketici Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası,
6-İzmir... Tüketici Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası içeriğinde yer alan 17/07/2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu,
7-...arasında yapılan İzmir... Noterliğinin 24/09/2020 tarih ve... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Alacağın Devri Sözleşmesi,
8-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih ve ... Karar sayılı kararı,
9-... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araç üzerinde... numaralı evrak kapsamında 07/03/2011 tarihli rehinin devam edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise kalan borç miktarının ne kadar olduğu, araç üzerinde bankanın dain-i mürtehin hakkı bulunup bulunmadığı, dain-i mürtehin sıfatının bulunması durumunda 13/01/2016 tarihli çalınma sebebiyle oluşan zararın... plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası neticesinde davacıya ödenecek bedelin ödenmesi hususuna koşulsuz muvafakatin olup olmadığına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar,
10-Selçuk Vergi Dairesi nezdinde ... plakalı araç üzerine işlenen 29/01/2016 tarihli ... numaralı haciz şerhi kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ve güncel rüçhan hakkı alacağı bedelinin ne kadar olduğu hususlarına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar,
11-Selendi Vergi Dairesi nezdinde... plakalı araç üzerine işlenen 29/06/2016 tarihli ... numaralı haciz ve yakalama şerhleri kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar,
12-Taşıtlar Vergi Dairesi nezdinde ... plakalı araç üzerine işlenen 26/10/2017 tarihli ... numaralı haciz şerhi kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar,
13-Sair deliller,
DAVA KONUSU:
Açılan dava, davacıya ait... plakalı traktör mahiyetindeki aracın 13/01/2016 tarihinde çalınması neticesinde taraflar arasındaki kasko sigortası poliçesi kapsamında çalınan traktör bedeline ilişkin tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Selçuk İcra Dairesini... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının... olduğu, borçlusunun ... Anonim Şirketi olduğu, alacaklı vekilinin borçlu sigorta şirketi aleyhine 39.750,00-TL asıl alacak ve 6.057,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.807,25-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A.I maddesinde kasko sigorta poliçesinin konusu düzenlenmiştir. Buna göre kasko sigortasının konusu ''Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.'' şeklinde açıklanmıştır.
Kasko Sigortası Genel Şartlarında teminat altında kabul edilen riskler:
''a)Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,
b)Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar,
c)Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar,
d)Aracın yanması,
e)Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi'' olarak düzenlenmiştir. Bunun yanında Genel Şartlarda teminat dışında kalan zararlar arasında düzenlenmeyen rizikolar için de ek kloz ile teminat sağlanabilir.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.4 tazminatın ödenmesine ilişkin maddesinde; sigortacının hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 iş günü içinde genel ve özel şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorunda olduğu, tazminatın ödeme borcunun herhalde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olacağı açıklanmıştır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen... maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Selçuk Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde, 13/01/2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlık fiilinin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediğinden bahisle dosyanın daimi arama bürosuna tevzi edildiği görülmektedir.
İzmir ... Tüketici Mahkemesinin...arar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, dava konusu aracın traktör vasfında bulunduğu ve zirai faaliyet kapsamında mesleki amaçla kullanıldığı, belirtilen sebeplerle davacının tüketici sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta poliçelerinden kaynaklandığından bahisle Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verilmiş, verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş ve yukarıda yer verilen esası almıştır.
İzmir... Tüketici Mahkemesinin... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında otomotiv alanında uzman bilirkişi, sigorta alanında uzman bilirkişi ve hesap bilirkişisinden oluşan heyet tarafından sunulan 17/07/2019 havale tarihli raporda, dava konusu aracın hasarsız emsal değerinin 38.000,00-TL olduğu, dava konusu hırsızlık olayına ilişkin rizikonun sigorta poliçesi kapsamında olduğu, davacı tarafından davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat miktarının 38.000,00-TL olduğu, icra takibi kapsamında talep edilebilecek alacak kalemlerinin ise 38.000,00-TL asıl alacak ve 3.167,01-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 41.167,01-TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili tarafından her ne kadar dava dilekçesinde asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de, talep konusu edilen asıl alacak miktarının yapılan yargılama ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu neticesinde belirlendiği dikkate alındığında likit olmadığı anlaşılmakla, yerleşik Yargıtay içtihatları ve yasa hükümleri gereğince yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin 24/12/2020 tarih ve... Karar sayılı kararının, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile; "...Davaya konu aracın trafik tescil kaydının incelenmesinde dava dışı... lehine rehin kaydı bulunduğu sabittir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1456. maddesinde sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemiş ise, sınırlı ayni hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceği, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacının sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 879. maddesinde muaccel olan sigorta tazminatının, malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu rıza beyanının açık olmasının yanı sıra kayıtsız ve şartsız olması da gerekmektedir. Bu durumda, araç tescil kaydınındaki rehinin devam edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, dava dışı bankanın dain-i mürtehin hakkı bulunup bulunmadığı üzerinde durulup, kalan borç miktarı, açılan davaya koşulsuz muvafakatinin olup olmadığı hususlarında usulüne uygun şekilde müzekkere yazılarak gelecek cevaba ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davanın esası hakkında karar verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır. ( Yargıtay 17. HD'nin 17.02.2016 tarih ve 2015/12694 E. - 2016/1844 K.)
2004 sayılı İİK'nın 206. maddesi gereğince alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir. 6183 sayılı Kanunun 21/1. Maddesinde; Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur, hükmü; 21/2. maddesinde de; Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur. Gümrük resmi, bina ve arazi vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan sonra gelir, hükmü getirilmiştir. Buna göre motorlu taşıtlar vergisi gibi servetten alınan vergilerden kaynaklanan kamu alacakları mükellefin geliri ve harcamasıyla ilgili vergi borçlarından olmayıp hacizli malın aynından yani kendisinden kaynaklandığından, ayni vergilerin konusu o eşyanın kendisidir. O halde mahkemece öncelikle malın aynından kaynaklanan kamu alacaklarının araştırılması, bunlara bağlı vergi alacaklılarının ferileri olan vergi cezası, tecil faizi, gecikme zammı gibi kamu alacaklarının malın aynından doğan alacak olup olmadığının tespit edilmesi, bu nitelikte olan kamu alacaklılarının rüçhan hakkı olduğu gözönünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin 21.03.2013 tarih ve 2012/9195 E. - 2013/526 K. )
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tescil kaydına göre araç üzerineden lehine rahin hakkı tesis edilien dava dışı banka ile aracın trafik tescil kayıtları ve ilgili vergi dairesi nezdinde gerekli araştırma yapılarak, rehinin devam edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, kalan borç miktarı, dava dışı bankanın dain-i mürtehin hakkı bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra, dava dışı bankanın dain müretihin sıfatının bulunduğunun kabul edilmesi halinde rehin hakkı sahibi dava dışı bankaya müzereke yazılmak suretiyle açılan davaya koşulsuz muvafakatinin olup olmadığı ve vergi borcu yönünden ise vergi dairesinin rüçhan hakkının bulunup bulunmadığı tespit edilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; 7251 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'a eklenen Ek Madde 6 gereğince sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği, hiç kimseye devredilemeyeceği hüküm altına alınmış olup 27.10.2020 tarihli ara karar ile davacının alacağını temlik ettiği belirtilerek davacının kaydının silinmesine, temlik alanın davacı olarak kaydının yapılmasına karar verilmiş olmasına rağmen karar başlığında davacı olarak temlik edene yer verildiği gibi noter huzurunda düzenlenen 24.09.2020 tarihli temliknamenin anılan yasal düzenleme gereğince geçerli olup olmadığı hususunda da gerekçede bir değerlendirmeye yer verilmemiş olması yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiş olup, kaldırma kararı akabinde dosya mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydı yapılarak devam olunmuştur.
Davacı vekili tarafından sunulan İzmir... Noterliğinin 24/09/2020 tarih ve...evmiye numaralı Alacağın Devri Sözleşmesine göre, davacı ...'ın dava konusu alacak bedelini ...a devrettiği görülmektedir.
Dava konusunun devri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesinde; ''Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.'' şeklinde düzenlenmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....temlik sözleşmesinin 01/07/2020 tarihinde imzalandığı, 7251 Sayılı Yasa ise 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, eldeki davaya uygulanması mümkün değildir. Bu sebeple mahkemece hukuki değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile; kararın HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına.....'' ibarelerine yer verilmiş, trafik kazasından kaynaklan maddi tazminat taleplerinin temlik edilmesine ilişkin olarak 28/07/2020 tarihinden önce imzalanmış temlik sözleşmelerinin geçerli olduğuna karar verilmiştir.
28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 57. maddesinde; ''5684 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 6–Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;
a)Alacaklı tarafından bizzat,
b)Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,
c)Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.
Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir.
28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa eklenen Ek Madde 6 uyarınca, sigortacılık yapan kurum ve kuruluşlardan talep edilecek tazminatların ancak hak sahibi ve vekiline ödenebileceği, tazminat alacağının hiç kimseye devredilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda her ne kadar İzmir... Noterliği'nin 24/09/2020 tarihli ve... yevmiye numaralı Alacağın Devri başlıklı belge doğrultusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi gereğince Uyap sisteminde davacı olarak kayıtlı bulunan ...ın kaydının silinmesine, İzmir... Noterliği'nin 24/09/2020 tarihli ve... yevmiye numaralı Alacağın Devri başlıklı belge ile dava konusu alacağı devralan ...'un davacı olarak Uyap sistemine kaydının yapılmasına karar verilmiş ise de, ara kararın temlik tarihi itibarıyla temlik işleminin geçersiz olduğu gözden kaçırılarak sehven oluşturulduğu dikkate alınarak, kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılama neticesinde verilen karar açısından oluşturulan gerekçeli karar başlığında davacı olarak temlik eden...'a yer verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti... Anonim Şirketine müzekkere yazılarak,... plakalı araç üzerinde... numaralı evrak kapsamında 07/03/2011 tarihli rehinin devam edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise kalan borç miktarının ne kadar olduğu, araç üzerinde bankanın dain-i mürtehin hakkı bulunup bulunmadığı, dain-i mürtehin sıfatının bulunması durumunda 13/01/2016 tarihli çalınma sebebiyle oluşan zararın... plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası neticesinde davacıya ödenecek bedelin ödenmesi hususuna koşulsuz muvafakatin olup olmadığına ilişkin evrak ve kayıtların mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında... plakalı traktör üzerine,...'ın kullanmış olduğu kredi teminatı olarak 08.03.2011 tarihinde rehin tesis edilmiş olup,...'tan olan alacağın, fazlaya ve hesap hatasına ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile haricen tahsil edildiği,... plakalı araç üzerindeki rehin şerhinin kayden devam etmekte olduğu, davacıya ödenecek bedelin ödenmesine ilişkin muvafakatlerinin bulunduğu mahkememize bildirilmiştir.
Selçuk Vergi Dairesine müzekkere yazılarak,... plakalı araç üzerine işlenen 29/01/2016 tarihli ... numaralı haciz şerhi kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ve güncel rüçhan hakkı alacağı bedelinin ne kadar olduğu hususlarına ilişkin evrak ve kayıtların mahkememize gönderilmesi istenilmiş, davacı ... T.C. Kimlik numaralı...'a ait... plakalı araç üzerine, 29/01/2016 tarih ...numaralı haciz bildirisi ile haciz konulmuş olup, haczin devam ettiği, adı geçen mükellefin yazımız tarihi itibariyle, gecikme zammı dahil 27.776,91-TL vergi borcu bulunduğu, 6183 Sayılı Kanunun önceliğinin yanı sıra, anılan kanunun 21. maddesi göre rüçhan hakkı bulunduğu, Vergi Dairesi alacağının yazı tarihinden sonra ödenmesi halinde bu tutara ödeme tarihi itibariyle vergi aslına 6183 Sayılı A.A.T.U.H.K.nun 51.maddesi gereğince her ay için ayrı ayrı %4,5 oranında gecikme zammı ilave edilmesi gerektiği, ay kesirlerine isabet eden gecikme zammının günlük olarak hesap edildiği, borçlu... adına kayıtlı... araç üzerindeki hacizlerin devam etmekte olup, hacze iştirak edildiği ve satış sonucunda yapılacak derece kararında; İcra İflas Kanununun 47 nci maddesine göre amme alacağının takibinde 6183 Sayılı Kanunun önceliğinin yanı sıra, anılan kanunun 21. maddesinde 08.04.2006 tarihinde yapılan yasal düzenleme de göz önünde bulundurularak bu madde hükmüne göre gereğinin yapılmasını ve derece kararının gönderilmesini ayrıca bahse konu aracın mahkememiz dosyasından ... Esas) satılması halinde daire adına yapılacak ödemelerde, ödevlinin borçlarına mahsuben T.C.... İzmir Selçuk Şubesindeki IBAN... numaralı hesabının kullanılması hususunun arz edildiği görülmektedir.
Selendi Vergi Dairesine müzekkere yazılarak,... plakalı araç üzerine işlenen 29/06/2016 tarihli ... numaralı haciz ve yakalama şerhleri kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin evrak ve kayıtlar celp edilmiş... T.C. kimlik numaralı...'ın daireye olan vergi borçlarının tamamını 7440 sayılı yasaya göre taksitlendirmiş ve tamamını ödemiş olup,... plakalı araç üzerine işlenen haciz ve yakalama şerhi kaldırıldığı, ayrıca borç kapsamında rüçhan hakkımızın bulunmadığı belirtilmiştir.
Taşıtlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak,... plakalı araç üzerine işlenen 26/10/2017 tarihli ... numaralı haciz şerhi kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin evrak ve kayıtların mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkereye verilen cevapta... plakalı taşıtın cinsinin traktör olduğu, kayıt ve tescile tabi olmakla birlikte 197 Sayılı M.T.V. Kanunu Listelerine tabi olmaması sebebiyle aynından doğan Motorlu Taşıtlar Vergisinin bulunmadığı, ancak mükellefin yazı tarihi itibarıyla hacze konu edilen 1.867,00-TL trafik para cezası aslı 1.625,60-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 3.492,60-TL borcu bulunduğu mahkememize bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde bulunan... plakalı traktör mahiyetindeki araca ait olarak düzenlenen... numaralı Kasko Sigortası poliçesi, ... numaralı hasar dosyası, dava konusu... plakalı araca ait tescil kayıtları, Selçuk İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, Selçuk Cumhuriyet Başsavcılığını... Soruşturma sayılı soruşturma dosyası, İzmir... Tüketici Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası, İzmir ... Tüketici Mahkemesinin...Karar sayılı dosyası içeriğinde yer alan 17/07/2019 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu,... ile ... arasında yapılan İzmir... Noterliğinin 24/09/2020 tarih ve... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Alacağın Devri Sözleşmesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 11/01/2024 tarih ve... Karar sayılı kararı, Türkiye Cumhuriyeti... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araç üzerinde ... numaralı evrak kapsamında 07/03/2011 tarihli rehinin devam edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise kalan borç miktarının ne kadar olduğu, araç üzerinde bankanın dain-i mürtehin hakkı bulunup bulunmadığı, dain-i mürtehin sıfatının bulunması durumunda 13/01/2016 tarihli çalınma sebebiyle oluşan zararın... plakalı aracın Kasko Sigortası poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası neticesinde davacıya ödenecek bedelin ödenmesi hususuna koşulsuz muvafakatin olup olmadığına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar, Selçuk Vergi Dairesi nezdinde... plakalı araç üzerine işlenen 29/01/2016 tarihli... numaralı haciz şerhi kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ve güncel rüçhan hakkı alacağı bedelinin ne kadar olduğu hususlarına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar, Selendi Vergi Dairesi nezdinde... plakalı araç üzerine işlenen 29/06/2016 tarihl... numaralı haciz ve yakalama şerhleri kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar, Taşıtlar Vergi Dairesi nezdinde... plakalı araç üzerine işlenen 26/10/2017 tarihli ... numaralı haciz şerhi kapsamında vergi borcunun ödenip ödenmediği, borç kapsamında rüçhan hakkının bulunup bulunmadığına ilişkin olarak bulunan evrak ve kayıtlar ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, davacıya ait... plakalı traktör mahiyetindeki aracın 13/01/2016 tarihinde çalınması neticesinde taraflar arasındaki kasko sigortası poliçesi kapsamında çalınan traktör bedeline ilişkin tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili taleplerine ilişkin olduğu, Selçuk İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında alacaklı vekilinin borçlu sigorta şirketi aleyhine 39.750,00-TL asıl alacak ve 6.057,25-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.807,25-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, 13/01/2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlık fiilinin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediğinden bahisle soruşturma dosyasının daimi arama bürosuna tevzi edildiği, ancak hırsızlık olayının gerçekleştiğinin dosya muhteviyatından da anlaşılacağı üzere sabit olduğu, İzmir.... Tüketici Mahkemesinin... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında otomotiv alanında uzman bilirkişi, sigorta alanında uzman bilirkişi ve hesap bilirkişisinden oluşan heyet tarafından sunulan 17/07/2019 havale tarihli raporda, dava konusu aracın hasarsız emsal değerinin 38.000,00-TL olduğu, dava konusu hırsızlık olayına ilişkin rizikonun sigorta poliçesi kapsamında olduğu, davacı tarafından davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat miktarının 38.000,00-TL olduğu, icra takibi kapsamında talep edilebilecek alacak kalemlerinin ise 38.000,00-TL asıl alacak ve 3.167,01-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 41.167,01-TL olduğu mütalaa edildiği, yapılan yargılama sonucunda dava konusu aracın traktör vasfında bulunduğu ve zirai faaliyet kapsamında mesleki amaçla kullanıldığı, belirtilen sebeplerle davacının tüketici sıfatının bulunmadığı, uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta poliçelerinden kaynaklandığından bahisle Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edildiği, gerçekten de dava konusu aracın traktör vasfında olması, zirai faaliyet kapsamında mesleki amaçla kullanılması ve dava dilekçesine konu talebin mesleki amaçla kullanılan aracın çalınması neticesinde taraflar arasındaki kasko sigortası poliçesi kapsamında araç bedelinin davalı sigorta şirketinden tazmini talebine ilişkin olması göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin görevli olduğu, 13/01/2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlık fiiline ilişkin meydana gelen riziko sonucunda...'a ait dava konusu aracın çalındığı, aracı çalan şahıs veya şahısların tespit edilemediği, ancak rizikonun gerçekleştiği hususunun sabit olduğu, aracın çalınması sonucunda oluşacak zararın taraflar arasındaki sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alındığı, olay tarihi itibarıyla dava konusu aracın değerinin 38.000,00-TL olduğu, davacının 38.00,00-TL miktarındaki zararını davalı sigorta şirketinden talep edebileceği, icra dosyası kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafça talep edilen 38.000,00-TL asıl alacak ve 3.167,01-TL işlemiş faiz bedeline yönelik itirazın haksız olduğu, İzmir...Noterliği'nin 24/09/2020 tarihli ve... yevmiye numaralı Alacağın Devri başlıklı belgenin 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa eklenen Ek Madde 6 uyarınca geçersiz olduğu, temlik işleminin takip ve dava tarihinden sonra gerçekleştirildiği, mahkememizce incelenen talebin davalı sigorta şirketinin takip tarihi itibarıyla davacı...'a borçlu olup olmadığının tespiti olduğu, bu kapsamda kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılama neticesinde verilen karar açısından oluşturulan gerekçeli karar başlığında davacı olarak temlik eden...'a yer verildiği, keza takip, itiraz ve dava tarihi itibarıyla hak sahibinin... olduğu, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti... Anonim Şirketinin... plakalı traktör üzerine tesis edilen rehnin devam ettiği, ancak...'tan olan alacağın haricen tahsil edildiği ve... plakalı araç üzerindeki rehin şerhinin kayden devam etmekte ise de davacıya ödenecek bedelin ödenmesine ilişkin muvafakatlerinin bulunduğunun bildirdiği, Selçuk Vergi Dairesi tarafından...'a ait... plakalı araç üzerine, 29/01/2016 tarih... numaralı haciz bildirisi ile haciz konulmuş olup, haczin devam ettiği, adı geçen mükellefin yazı tarihi itibarıyla gecikme zammı dahil 27.776,91-TL vergi borcu bulunduğunun, Selendi Vergi Dairesi tarafından... plakalı araç üzerine işlenen 29/06/2016 tarihli... numaralı haciz ve yakalama şerhleri kapsamında...'ın daireye olan vergi borçlarının tamamının 7440 sayılı yasaya göre taksitlendirildiği ve tamamının ödendiği,... plakalı araç üzerine işlenen haciz ve yakalama şerhinin kaldırıldığı, ayrıca borç kapsamında rüçhan hakkı bulunmadığının, Taşıtlar Vergi Dairesi tarafından ise... plakalı araç üzerine işlenen 26/10/2017 tarihli... numaralı haciz şerhi kapsamında... plakalı taşıtın cinsinin traktör olduğu, kayıt ve tescile tabi olmakla birlikte 197 Sayılı M.T.V. Kanunu Listelerine tabi olmaması sebebiyle aynından doğan Motorlu Taşıtlar Vergisinin bulunmadığı, ancak mükellefin yazı tarihi itibarıyla hacze konu edilen 1.867,00-TL trafik para cezası aslı 1.625,60-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 3.492,60-TL borcu bulunduğunun bildirildiği, bahsi geçen alacakların vergi alacağı mahiyetinde olduğu ve idari işlemden kaynaklanmakla birlikte mahkememizce hüküm sırasında dikkate alınmasının mümkün olmadığı, bu alacak kalemlerinin infaz aşamasında ilgili kurumlarca gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddine, ayrıca yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı ... Anonim Şirketi'nin Selçuk İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibine İTİRAZININ 38.000,00-TL asıl alacak ve 3.167,01-TL işlemiş faiz bedeli yönünden İPTALİNE, Selçuk İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 38.000,00-TL asıl alacak ve 3.167,01-TL işlemiş faiz üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %9 yasal faiz oranı ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Dava konusu araç üzerinde Selçuk Vergi Dairesi ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Taşıtlar Vergi Dairesi nezdinde bulunan vergi borçlarının infaz aşamasında dikkate alınmasına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL başvurma harcı ile 2.812,12-TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 3.427,51-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 37,50-TL elektronik tebligat, 68,50-TL tebligat, 89,00-TL KEP+posta masrafı, 1.050,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.245,00-TL yargılama gideri açısından davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 1.118,88-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 40,00-TL elektronik tebligat, 5,50-TL tebligat, 6,50-TL KEP posta masrafı olmak üzere 52,00-TL yargılama gideri açısından davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 46,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 4.640,24-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avanslarının talep halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, reddedilen kısım yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin, kabul edilen kısım yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır