T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/69 Esas
KARAR NO : 2025/437
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilin dava dilekçesinde özetle:Davacı vekili, 26.01.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi...‘nun vekili tarafından müvekkil aleyhine İzmir ... İş Mahkemesinde işçilik alacakları ile ilgili alacak davası açıldığı, ilgili mahkemenin kararı sonrasında hüküm altına alınan işçilik alacaklarının icra takibi sonrasında 3.375,75 TL' nin müvekkilince 21.04.2022 tarihinde ödenmiş olduğu, davalı şirket ile yapılan sözleşmeler gereği işçilik alacaklarından yasal sorumluluğun şirketlere ait olduğunun belirlendiği, müvekkilinin borcun tamamını rücu etme hakkı bulunduğu, iddia ve ifade edilmiş; Fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, 13.375,75 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Alacağın zaman aşımına uğradığını, iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının rucüen tazminat talebi zamanaşıma uğradığını, TBK ya göre rücuen tazminat zamanaşımının 2 yıl olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle de davanın reddinin gerekiğini, işçiler emir ve talimatları davacıdan aldığını, kurum tarafından yapılan ihalelerin belirli süreli olmakta ve ihaleyi alan şirketlerin bu süreden daha fazla işçileri ilgili kurumda çalıştıramadığını, dolayısıyla işçiyle müvekkili şirket arasındaki sözleşme ihale süresiyle sınırlı olduğunu, bu bakımdan müvekkili şirket açısından iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, işçi kesintisiz çalışmasını müvekkili şirkette değil davalı kurumda gerçekleştirmiş olduğunu, bu nedenle iş sözlemesinin işçi açısından belirli süreli olduğundan bahisle ödenmesi gereken yıllık izin ücreti alacağından davacı idare kurumun sorumlu olduğunu, müvekkilinin, dava dışı işçiye ödenen yıllık izin ücreti alacağı nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı işçi, aralıksız olarak davacı kurum bünyesinde çalıştığından işçi alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, zira ihaleyi alan firmalarda sigortalı olarak çalışan işçilerin, davacının işçisi olup emir ve talimatları da davacıdan aldığını, Yapılan ihalelerin ile alt işveren değişirken personellerin aynı kalması ve işe giriş çıkış hususunda davacı kurumun tek yetkili olması hususlarını göz önünde önünde bulundurmaması ve davacı kurum tek yetki sahibiyken personellerin işçilik alacaklarından kendilerini tamamen soyutlamasının kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca imzalanan sözleşmelerde kamu gücünün de kullanıldığı ve serbest iradeden bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, kira ihaleyi alan firmalarda sigortalı olarak çalışan işçilerin davacı kurumun işçisi olup emir ve talimatları da bu kurumdan aldığını, çalışanlara emir ve talimat veren kurum işveren olup kanuni yükümlülüklerin kamu kurum tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin, işçilik alacakları nedeniyle mahkemece sorumlu tutulsa dahi müvekkilinin sorumluluğunun, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdinde çalıştığı süre ve o dönemindeki ücreti üzerinden yarı oranında sorumludur. Yargıtayın yerleşik içtihatları da bu yönde olduğunu, ayrıca, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin iş mahkemesinde kabul edilen işçilik alacakları haricindeki alacak kalemlerinden (vekalet ücreti, yargılama gideri v.b.)sorumlu tutulmasının da hukuken kabul edilemeyeceği kanaatinde olduklarını, yasal olarak sorumluluğu bulunan kamu kurumuna karşı açılan davanın iş davası ve sonrasındaki icra masraflarından kamu kurumunun sorumlu olduğunu, zira bu hususta müvekkili kurumun bir tazmin sorumluluğu olmayıp dava dışı işçi, işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davayı, davacı kamu kurumuna yönelttiğini, davacı kurumun da işbu işçilik alacaklarından sorumlu olup kendine yöneltilen dava masrafları ve icra masraflarının rücu ilişkisine dahil edilmesi düşünülemeyeceğini, asıl alacağa talep edilen faizin başlangıç tarihi hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faiz başlangıç tarihinin davacının ödeme tarihi olarak kabulü hukuka uygun olmadığını, müvekkili şirketin, ödenen işçilik alacakları ücreti alacağından işbu davanın açılması ile haberdar olduğunu, temerrüt şartları gerçekleşmeden alacağa faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının, ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz işletilmesi yönündeki talebinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, mahkemenizce müvekkili şirketin sorumluluğuna hükmedilecekse de, borcundan iş bu davanın açılmasıyla haberdar olan müvekkili için faiz başlangıç tarihinin, davacı tarafından dava dışı işçiye ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yürütülmesinin hatalı olacağını, zira davacı kamu kurumunun yaptığı ödemeleri ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesinin külfetini müvekkili şirket değil bizzat kendi ihmali davranışından kaynaklı olduğundan davacı kamu kurumunun üstlenmesi gerektiğini, müvekkilinin, davacının ilgili ödemenin ne zaman yaptığını bilmesinin hukuken mümkün olmadığı gibi böyle bir takip zorunluluğunun da olmadığını, müvekkili ...Şirketinin dava dışı işçiye yapılan ödemeyi ve ödeme tarihini işbu dava neticesinde öğrenmiş olup dava dışı işçiye ne zaman ödeme yaptığını bilmediğinden temerrüt şartları gerçekleşmediğini, açıklanan nedenlerle; davalı müvekkile haksız yöneltilen davanın reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise de dava dışı işçinin müvekkili nezdinde çalıştığı süreyle sınırlı kalmak üzere yarı oranında sorumluluğuna gidilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 05/03/2024 tarihli yazı cevapları, İzmir... İş Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarihli yazı cevabı, ...Genel Müdürlüğü'nün 20/02/2024 tarihli yazı cevabı, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 07/02/2024 tarihli yazı cevabı, İzmir.... İcra Dairesi'nin...sayılı yazı cevabı, iş alanında uzman aktüerya bilirkişi... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
İzmir... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde: Alacaklısının dava dışı ... Borçlularının davacı Türkiye Cumhuriyeti ... Anonim Şirketi ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 18.008,46-TL net kıdem tazminatı, 1.684,82 TL net ihbar tazminatı, 714,91 TL net yıllık izin ücreti, 1.224,46 TL net ıslah ihbar tazminatı, 3.473,50 TL net ıslah yıllık izin ücreti, 500,33TL harç masrafı, 524,50-TL yargılama gideri, 3.295,00 TL ilam vekalet ücreti, 7.341,53 TL, 333,18-TL , 141,38-TL, 33,81-TL, 95,93 -TL,9,38 -TL,9,82-TL, 61,75-TL işlemiş faiz olmak toplam alacağın 37.452,76 TL fatura alacığına ilişkin alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar kapsamında iş hukuku alanında uzman aktüerya bilirkişi ... tarafından hazırlanan 27/01/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde, "Hukuki yön ve delillerin değerlendirilmesi İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmak üzere; Dava ve uyuşmazlık konusu davalarda temyizen inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine (Yargıtay 15.H.D.) Verildiğinden bu dairenin kararlarında yer alan ilkeler doğrultusunda; Dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlerin sorumlu olabileceği tutarlar yukarıdaki tabloda hesaplanmış ve sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur. Raporda yer verilen analiz ve hesaplamalar, Yargıtay 23.H.D., Yargıtay 6.H.D.(Yargıtay 15.H.D.) ile İzmir BAM 13. ve 21. H.D. sinin ilke kararları ve güncel içtihatlarına göre yapılmış olmakla birlikte; davacı Bakanlığın, dava dışı işçiye icra takibi sonrasında ödediği ve talepte bulunduğu 13.375,75 TL' den, davalı alt işverenlerin sorumlu tutulabileceği miktar ile rücu edilebilecek bu tutarlara uygulanabilecek faiz takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı görüş ve kanaatiyle... "şeklinde kanaat belirtildiği, davacı vekili, davacı vekili vekilinin bilirkişi raporuna karşı itiraz ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında tanzim olunan 29/03/2013 tarihli Temizlik Hizmeti Alımı Sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalı şirketten temizlik hizmeti alınıp alınmadığı, alındı ise temizlik hizmeti kapsamında davacı bankanın dava dışı davalı şirket çalışan...nun İzmir... İş Mahkemesinin... esas sayılı dosyasına yapılan yargılama neticesinde dava dışı ...nun ihbar ve kıdem tazminatını ödeyip ödemediği, ödedi ise bu hususta davalı yana yapılan ödemeleri rücu edip edemeyeceğine ilişkin rücuen alacak davası olduğu tespit edildi.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Uyap sitemi üzerinden İş Mahkemesi kararı incelenmiştir.
İzmir ... İş Mahkemesinin 24/12/2019 kararında,”…Davacıya ait SSK şahsi sicil dosyası, işyeri kayıt ve
belgeleri, dosya kapsamına uygun 13/05/20149 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının,
davalı bankadan ihale ile iş alan davalı şirket ve dava dışı şirketler bünyesinde temizlik elemanı olarak
03/11/2007-22/08/2017 tarihleri arasında en son 1.850,10-TL brüt ücret ile çalıştığı, iş akdinin tazminat hak etmeyecek şekilde sona erdiği işveren tarafından ispat edilemediğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,
kullandığı yada karşılığının ödendiği ispat edilemediğinden 95 gün karşılığı yıllık izin alacağı olduğu kanaatine
varılarak kabul kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamı ile 1.000,00-TL brüt izin alacağının dava tarihinden itibaren, 4.858,65-TL brüt izin alacağının ıslah tarihi
olan 18/11/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya
verilmesine, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verildiği, kararın 10/03/2022 tarihinde kesinleştiği,icraya konulması ile İzmir ... İcra Dairesine ait, icra emri, takip talebi, 20.04.2022
tarihli dosya hesabı, 21.04.2022 tarihli tahsilat makbuzu belgelerinden takibe konu asıl alacak ve faizleri için asıl
işverence, toplam net 13.375,75₺ ödeme yapıldığı, dava dışı işçinin en son 01.07.2010-22.08.2017
tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, kanuni düzenlemeler uyarınca işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup
bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumlu olduğu, yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin son
yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici
sorumlu olduğu,bu hali ile son çalışılan işyerinin sorumlu olduğu anlaşılmakla, açılı davanın kabulü ile ;13.375,75TL alacağın, icra dosyasına ödeme yapıldığı tarihten yani 21/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;13.375,75TL alacağın 21/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 913,70-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 486,10-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan elektronik tebligat, tebligat, (KEP) posta masrafı, bilirkişi ücretinden ibaret 3.563,50-TL olmak üzere ayrıca 427,60-TL başvuru ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.418,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 13.375,75-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza