T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/720 Esas
KARAR NO : 2025/528
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...A.Ş. tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalı...plakalı aracın 26.02.2023 tarihinde müvekkili ... adına kayıtlı... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarparak
trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini,...plakalı araç zorunlu trafik sigortacısı olan... Anonim Şirketi tarafından... numaralı hasar dosyası üzerinden yaptırılan ekspertiz çalışmasında araçtaki hasarın yan sanayi parçalar üzerinden yüksek iskonto oranı ve düşük işçilik masrafları uygulanarak karşılandığını, buna göre araçtaki hasarın KDV dahil 29.607,09-TL olarak tespit edildiğini, davalı şirket tarafından bu tutarın 25.090,75-TL olarak 11/05/2023 tarihinde kısmen ödendiğini, davalı sigorta şirketinin kendi eksperince tespit edilen rakamı dahi eksik ödediğini, esasen hasarı da eksik tespit ettiğini, sigorta şirketince görevlendirilen eksperin işçilik ücretlerini oldukça düşük tespit ettiğini, eksper tarafından yapılan bu ekspertiz sonrasında, tamirhane yetkilisi tarafından bu düşük işçilik bedellerinin kabul edilmediğini, müvekkiline aracını bu ücretlere tamir etmelerinin mümkün olmadığı bilgisi verildiğini, bunun üzerine piyasada araştırma yapan müvekkil bu belirtilen rakamlara aracını tamir ettirme imkanı bulunmadığını öğrenince aracındaki gerçek hasar miktarını tespit ettirebilmek için yasal hakkını kullanarak kendi eksperini atadığını ve sigorta eksperi ... tarafından araç hasar raporunda KDV dahil 32.842.11-TL olarak tespit edildiğini ve müvekkilinin araç onarımının bu ekspertiz raporuna göre yaptırıldığını, ayrıca müvekkilinin rapor ücreti için de 724,06-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, fotoğraflarda da görüleceği gibi aracın kazaya uğramış parçalarının mümkün olduğunca bir çoğu el emeği ile onarıma tabi tutularak tazminatın artmasına engel olunduğunu, bu bağlamda sigorta şirketince yapılan işçilik ödemesinin yeterli olmadığının açık olduğunu, ayrıca sigorta şirketinin aracın anlaşmasız serviste tamir edilmesini de bahane edemeyeceğini, zira; ilgili yönetmeliğin B.2. Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi başlığının 5. Paragrafına göre “2.2. Hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilir. Sigortacı söz konusu bedel uygulaması hakkında hak sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendirir. Sigortacı bu süre içinde anılan bildirimi yapmadığı takdirde bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremez” maddesi gereği ilgili şirketin kesinlikle bir bildirimde bulunmadığını, söz konusu kaza sebebiyle araçta meydana gelen hasarın tespiti için yapılan ekspertiz layığıyla yapılmadığından dolayı, müvekkili tarafından ayrı bir ekspertiz yaptırılmak zorunda kalındığını,... Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınmış olan rapor için 724,06 TL ödeme yapıldığını, söz konusu zararın ortaya çıkmasına da davalı taraf sebebiyet vermiş olduğundan 724,06-TL tutarındaki ekspertiz ücretinin de işbu dosyadaki yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davalıdan tahsilini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesi sonrasında HMK m.107 uyarınca artırılmak üzere 26.02.2023 tarihli trafik kazası sebebiyle müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen ve eksik karşılanan şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 27/02/2022-27/02/2023 tarihleri arasında, teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olarak sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın onarımı için davacı vekiline 10/05/2023 tarihinde 25.090,75-TL ve değer kaybı için 20/06/2023 tarihinde 22.190,02-TL tazminat ödemesi yapıldığını, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiğini, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından, maddi hasar bedeli ödenmiş olup; davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, kasko poliçesi kapsamında herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının sorulması gerektiğini, hesaplamaların ZMMS Genel Şartlarına göre gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, sigortacı yedek parça tedarik iskonto uygulaması olarak en az %32 oranında, aksi halde genel sektör uygulaması olarak en az %20 iskonto uygulanması ve hesaplanan tutardan KDV hariç tutulması gerektiğini, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini, eksper ücretinin yargılama giderine ilişkin bir kalem olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Davacı ...'e ait vukuatlı nüfus kayıt örneği,
3-...Anonim Şirketi nezdinde,... T.C kimlik numaralı davacı ...'e ait ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru dilekçesinin, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar,
4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde,...plakalı araç ile ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları,
5-Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 26/02/2023 tarihi ve mevcut durum itibariıyla...ve ... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
6-Bilirkişi heyetinin 21/04/2025 havale tarihli raporları,
7-Davacı vekilinin 12/05/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi,
8-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 26/02/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu, hasar sebebiyle oluşan onarım bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar onarım bedelinden, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye hasar onarım bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte...Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Her ne kadar davalı... Anonim Şirketi vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasar ile değer kaybı ve ikame araç bedeli miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği göz önünde bulundurularak, davalı Sompo Sigorta Anonim Şirketi vekilinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davaya konu uyuşmazlığın, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar onarım bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde "Ortak Hükümler" ana başlığı altında "Yetkili Mahkeme" alt başlıklı 110. maddesinde ise motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğinin belirlendiği, yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, davacının yerleşim yerinin İzmir İli, Bornova ilçesinde olduğu, kazanın İzmir İlinde vuku bulduğu, davalı... Anonim Şirketinin İzmir ilinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 26/02/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı... Anonim Şirketi nezdinde...plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, ödeme evrakları, dava konusu ... plakalı araca ait tramer kaydı, ekspertiz raporu, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflar, faturalar, tamirat evrakları ve sair deliller göz önünde bulundurularak;...plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 26/02/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının, hasar neticesinde oluşan onarım bedelinin ne kadar olduğunun hesaplanması, akabinde dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline mahsuben yapılan ödemelerin mahsubu akabinde bakiye onarım bedelinin ne kadar olduğu hususları ile sair hususların belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 21/04/2025 havale tarihli raporlarında sonuç olarak;...plakalı araç sürücüsünün kavşakta ilk geçiş hakkını vermeyerek çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü atfı kabil kural ihlali yapmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN olmadığını, davaya konu... plakalı, 2018 model,... Sedan Easy 1.4 FIRE 95 marka davacı aracının, 26.02.2023 kaza tarihi tibarıyla, onarım bedelinin; Oto... Raporuna göre onarım bedelinin; 8.490,75-TL yedek parça, 16.600,00-TL işçilik olmak üzere toplam 25.090.75-TL +KDV, KDV dahil 29.607,09-TL olduğunu, davalı sigortanın dava öncesi bu tespitin KDV hariç bölümü olan 25.090,25-TL kısmını 11.05.2023 tarihinde ödemiş olduğunu, mahkemenin nihai kararının bu miktar yönünde olması durumunda; ödendiği beyan edilen 25.090,75-TL'nin düşülmesi durumunda 29.607,09-TL - 25.090,75-TL bakiye farkın 4.516,34-TL olacağını, uzman görüş hasar tespit raporuna göre onarım bedelinin; 8.232,30-TL yedek parça, 19.600,00-TL işçilik olmak üzere toplam 27.832,30-TL+ KDV, KDV dahil 32.842.11-TL olduğunu, mahkemenin nihai kararı bu miktar yönünde olması durumunda; ödendiği beyan edilen 25.090,75-TL'nin düşülmesi durumunda 32.842,11 TL-25.090,75 TL bakiye farkın 7.751,36-TL olacağını, işbu raporda heyetin görüş kanaat ve tespitinin; 8.232,30-TL yedek parça, 19.600,00-TL işçilik olmak üzere toplam 27.832,30-TL+KDV, KDV dahil 32.842.11-TL olduğunu, mahkemenin nihai kararı bu miktar yönünde olması durumunda; ödendiği beyan edilen 25.090,75-TL'nin düşülmesi durumunda 32.842,11-TL - 25.090,75-TL bakiye farkın 7.751,36-TL olacağını, dosyaya resmi atanıp Oto... Raporunu hazırlayan eksper ücretinin (anılı rapor içindeki bilgiye göre) 1.062,00-TL olduğunu, davacının uzman görüş hasar ekspertizi için sunduğu ekspertiz ücreti fatura bedelinin 714,06-TL olduğunu, netice olarak, 714,06 TL ekspertiz bedelinin makul bir değer olduğunu ve yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hususlarının hukuki bir konu olması nedeniyle değerlendirmesi ve taktirinin mahkemeye bırakıldığını mütalaa etmişlerdir.
Davacı vekilinin 12/05/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile 100,00-TL olarak belirttikleri bakiye hasar tazminatı bedelini 7.751,36-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, 714,06-TL tutarlı rapor ücretinin yargılama gideri olarak sayılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 12/06/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 23/06/2023 tarihinde temerrüte düşeceği, ancak sigorta şirketinin dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru kapsamında 11/05/2023 tarihinde davacı tarafa ödemede bulunmakla belirtilen tarih itibarıyla temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı ...'e ait vukuatlı nüfus kayıt örneği,... Anonim Şirketi nezdinde,... T.C kimlik numaralı davacı ...'e ait ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru dilekçesinin, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası ve davacıya yapılan ödemeleri gösterir evrak ve kayıtlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde,...plakalı araç ile ... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 26/02/2023 tarihi ve mevcut durum itibariıyla...ve ... plakalı araçlara ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, bilirkişi heyetinin 21/04/2025 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 12/05/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 26/02/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait ... plakalı araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu, hasar sebebiyle oluşan onarım bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar onarım bedelinden, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye hasar onarım bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte...Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının...plakalı araç sürücüsünün, 26.02.2023 günü saat 08.30 sıralarında İzmir İli, Yıldız Caddesinde seyrederken kavşağa geldiği dönüş yapmak isterken aracının ön kısımları ile solundan Mızraklı Caddesinden düz şekilde gelen ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu, kazanın oluşumunda...plakalı araç sürücüsünün geçiş üstünlüğü bulunan araca kavşakta ilk geçiş hakkını vermeyerek çarptığından dolayı %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davaya konu... plakalı, 2018 model,... Sedan Easy 1.4 FIRE 95 marka davacı aracının, 26.02.2023 kaza tarihi tibarıyla onarım bedelinin 8.232,30-TL yedek parça, 19.600,00-TL işçilik olmak üzere toplam 27.832,30-TL+KDV, KDV dahil 32.842.11-TL olduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeline mahsuben davacı tarafa ödenen 25.090,75-TL'nin mahsup edilmesi durumunda bakiye onarım bedeli alacağının 7.751,36-TL olduğu, davacı vekilinin 12/05/2025 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile 100,00-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedelini 7.751,36-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 12/06/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 23/06/2023 tarihinde temerrüte düşeceği, ancak sigorta şirketinin dava açılmadan önce davacı tarafça yapılan başvuru kapsamında 11/05/2023 tarihinde davacı tarafa ödemede bulunmakla belirtilen tarih itibarıyla temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Hasar onarım bedeli talebinin KABULÜNE, 7.751,36-TL maddi tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve kısmi ödeme tarihi olan 11/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 132,38-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 55,42-TLkarar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 100,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 8.500,00-TL bilirkişi ücreti, 714,06-TL ekspertiz ücreti, 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 132,38-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.305,64-TLyargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 7.751,36-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/06/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır