T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/741 Esas
KARAR NO: 2025/47
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/09/2024
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; : Davacı müvekkili tarafından, taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca davalı şirkete ait Çeşme Alaçatı'daki aynı bahçe içinde bulunan 3 villanın; A- Villa önlerine sundurmalar yapıldığını, sundurmalara tadilat, fileli sıva ve dekoratif sıva uygulaması ve boya yapıldığını, B- Villalardaki havuzun önündeki barların iç ve dış fileli sıvası, dekoratif sıva uygulaması ve tadilatı yapıldığını, C- Villalardaki eksik duvarların tadilat ve boyası yapıldığını, D- Barın çatısına gazbeton ile duvar örüldüğünü, E- Bahçe temizliğini yapıldığını, Molozlar ve hafriyatların atıldığını, F- Tavandaki kırıkların tamiratı ve sıvası yapıldığını, G- Şöminelerin içine ateş tuğlası döşendiğini,I- Çocuk havuzunun sıva ve tamiratları yapıldığını, İ- Dış bahçe duvarlarına tadilat yapıldığını, J- Çatıya çıkan iki adet demir merdivene yağlı boya yapıldığını, K- 3 adet baca örüldüğünü, belirtilen işlerin bedeli 300.000,00-TL olup buna ilişkin fatura kesildiğini, davalı tarafın haksız olarak faturaya iade ve itiraz ettiğini, alacağın ödenmemesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalı taraf haksız olarak takibe itiraz ettiğini, davalı tarafın itirazının haksız olduğunu, dava şartı arabulucuk yoluna başvurulduğunu, ancak uzlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle; davalı tarafın İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20 İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde: Davacı yan ile müvekkil, İzmir İli Çeşme İlçesi ... Mahallesi'nde ve İzmir İli Çeşme İlçesi ...ahallesi'nde ayrı ayrı olmak üzere iki farklı iş için anlaşıldığını, Alaçatı Mahallesi'nde bulunan 3 adet villanın boya işi için davacı yanın, dava dilekçesinde belirttiği üzere müvekkiline ait İzmir İli Çeşme İlçesi...Mahallesinde bulunan bahçe içerisindeki üç adet villanın boya ve tadilat işlemleri için müvekkili ile 300.000,00-TL karşılığında anlaştıkları, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği işleri tamamladığını ve müvekkilinin davacıya 300.000,00-TL ödeme yapıldığını,... Mahallesi'nde inşa edilen dört adet villa işi için ... Mahallesinde bulunan bahçe içerisindeki üç adet villa haricinde müvekkilinin, davacı yan ile İzmir İli Çeşme İlçesi ...Mahallesinde inşa edilen dört adet villanın iç ve dış, alçı, saten, alçıpan, boardex ve boya işlerinin malzemesi ile birlikte işçiliğinin yapılması için 700.000,00 TL bedel karşılığı anlaşıldığını, davacı yan ile ... Mahallesi'ndeki dört adet villa için yüklendiği işi tamamlandığını, yüklendiği işin yaklaşık %80 kısmına tekabül eden kısmı tamamladıktan sonra geri kalan işi bitirmeyerek bir daha iş yerine gelmediğini, işi anahtar teslim olarak anlaşıldığını, ancak davacı yanca iş tamamlanmadığını, müvekkili şirket ise davacının yüklendiği işin %80 kısmını tamamlamış olduğundan sözleşme bedelinin %80 değeri olan 560.000,00 TL bedeli davacıya ödediğini, işbu dava dışı ... Mahallesinde dört adet villanın boya işinin tamamlanmaması üzerine taraflar arasında ödemeye ilişkin muaraza yaşandığını, davacının, 80.000,00 TL fatura düzenleyerek İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itiraz neticesinde davacı yanca İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını,işbu İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı yan da yüklendiği ... Mahallesindeki dört adet villanın işini tamamlamadığını ve müvekkilinden 860.000,00 TL ödeme aldığını kabul etmediğini, müvekkilin davacı yana bir borcu olmadığını, yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere taraflar arasında anlaşılan iki adet proje bedeli olarak yarım bırakılan ...deki iş için 560.000,00 TL, tamamlanan alaçatıdaki iş için 300.000,00 TL olmak üzere toplam 860.000,00 TL ödeme, müvekkili şirket tarafından davacı yana yapıldığını, işbu ödemelerin yapıldığı dilekçemiz ekinde ibraz ettiğimiz banka dekontları ile sabit olduğunu, Müvekkilinin tüm borcunu ödemiş olmasına rağmen ödemeler tamamlandıktan sonra davacı yanca 300.000,00 TL fatura kesilerek mükerrer ödeme talep edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin 300.000,00 TL iade faturası kesildiğini, davacı yanca işbu iade faturası sonrası İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, mahkemenizce davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacının mükerrer ödeme alacağı açık ve aşikar olduğunu, izah ettiğimiz nedenlerle, davacının talep ettiği 300.000,00-TL fatura bedelinin halihazırda kendisine ödenmiş olduğu, işbu ödemeden sonra akdi ilişkiye dayanmadan farazi düzenlediği faturaya ilişkin mükerrer ödeme talep ettiği hususları nedeniyle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etme lüzumu doğduğunu, izah edilen ve mahkemenizin re'sen gözeteceği sebepler ile; davanın reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yanda bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşamasının usulüne uygun tamamlandığı anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
. Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır.
Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları “ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir.
Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde;taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalı yana 300.000-TL bedelli kestiği faturadan kaynaklı ödemediği iddiası ile başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E.sayılı takip nedeni ile davalının itirazı doğrultusunda itirazın iptali davası olduğu, davacının tacir sıfatını haiz olmadığı ve ticari işletmesinin bulunmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu, 1.sınıf tacir olmak için gereken şartları taşımadığı, davacının tacir olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
5- Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
21/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza