T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/782 Esas
KARAR NO: 2024/696
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/09/2024
KARAR TARİHİ: 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkilinin...Teknoloji Geliştirme Mühendislik adlı firmada Mali İşler Uzmanı olarak çalıştığını, davalının demir işi ile iştigal eden bir firma olup, müvekkili ... ile davalı arasında hiçbir ticari ilişkisinin mevcut olmadığını, müvekkilinin demir ticareti yapmadığını, davalı şirket ile hiçbir şekilde ticari faaliyet içine girmediğini ve hiçbir zaman da borç para almadığını, davalının müvekkilleri aleyhinde davaya konu icra takibini yaptığını, davaya konu icra dosyasına esas olan 2.858.000-TL'lik bir borç alacak ilişkisinin mevcut olmadığını, süresi içinde İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında borca itiraz ettiklerini, müvekkilinin haksız ve hukuksuz bir şekilde icra takibi konusu senedi imzalamak zorunda kaldığını, buna ilişkin Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, bu soruşturma dosyasında yapılan kamera görüntüleri çözümünde davacı...'in senedi imzaladığı sırada gözlerini sildiğinin görüldüğünü, Avukat ...n ifadesinde; senedin tehdit ve şantaj yoluyla alındığını beyan ettiği, korkutma halinde iradenin sakatlandığını, müvekkili...'e maddi cebir kullanılmamış olsa da manevi cebir kullanarak ve baskı yapılarak zorla senedin imzalatıldığını, davacının mal varlığının hacze konu olup, mal varlığının tehlikeye düşmesi nedeniyle müzayaka halinde bulunduğunu, zararın katlanarak büyüyeceğini, açık bir icra tehdidi söz konusu olduğunu, bu nedenle icra takibinin acilen durdurulması gerektiğini, davalının davaya konu icra takibini mükerrer tahsil yapabilmek amacı ile açmış olup, kötü niyetli olduğunu, bu nedenle tazminata tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkili...n davalı şirkette çalıştığını, davaya konu bonoda aval olarak gösterildiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı şirket hesaplarından müvekkil ... adına yapılmış hiçbir ödemenin mevcut olmadığını, bonoda aval olarak gösterilmesinin hukuksuz olduğunu ve müvekkilinin haksız ve hukuksuz bir şekilde senedi imzalamak zorunda kaldığını, bu konuda da soruşturmanın devam ettiğini bildirmiş, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davacıların davaya konu icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, hacizlerin kaldırılmasına, icra takibinin iptaline ve davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının tamamen gerçek dışı olup, hukuki dayanaktan uzak olduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasında davacı...'e ait telefonda yapılan incelemede; senedin zorla alınmadığının, rıza ile verildiğinin ortaya çıktığını, davacıların sürekli bir plan ve kurgu üzerine gerçek dışı beyanlarla haraket ettiklerinin apaçık anlaşıldığını, davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını kesin, net, şüpheye yer olmayacak şekilde ortaya çıktığını,Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyasında yapılan kamera kaydı incelemesinde; kamuya, umuma açık ...simli kafede oturulduğunun, servis açıldığının, içecek içildiğinin, görünüş itibariyle rahat hareket ettiklerinin, herhangi bir tartışma olmadığının, davacıların gülüşerek konuştuklarının tespit edildiğini, davacı...'in davalı şirkette satın alma sorumlusu olarak görev yapmakta iken hileli davranışlarla kendisine menfaat temin etmek amacıyla şirketin bilgisi olmadan başka firmalardan çeşitli ebat ve boyutlarda inşaat demiri satın aldığını, bu malzemelerin faturasının geç kesilmesi konusunda firmalar ile anlaştığını, bu nedenle davalının satın almayı zamanında kayıtlarına geçirmesine engel olarak hileli davranış ile şirketin malzeme alımını gözden kaçırmasını sağladığını, aldığı bu malzemeleri diğer firmalara sattığını ve bu satıştan elde edilen gelirlerin, kendi şahsi hesabına ödenmesini sağladığını, bu olay hakkında Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunduklarını, firmaların sattığı malzemelerin bedelini müvekkilinden talep etmesi ve faturaları ibraz etmesi ile olayın ortaya çıktığını, müvekkilinin bu malzemeleri satın almadığını belirttiğinde, davacı...'in bu işlemi gerçekleştirdiğinin ortaya çıktığını,...'in suçunu ikrar edip, müvekkili şirketin bilgisi dışında itibarını kullanarak alım ve satım işlemleri yaptığını, paraların şahsi hesabına ödenmesini sağladığını, bu paralarla kumar oynadığını, tüm zararı karşılayacağını beyan ettiğini ve takip konusu senedin her iki davacı tarafından imzalı tutanak ile teslim edildiğini, senet bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibinin başlatıldığını, senedin illetten müceretlik ilkesi gereği davacıların iddialarının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını ve senedin geçerli olduğunu, uyuşmazlığı çözecek nitelikte ve icra takibinden sonra açılan davada icranın durdurulmasına dair tedbir kararı verilemeyeceğini, davacıların rıza ile senedi vermelerine rağmen kötü niyetli olarak alacağın tahsilini zorlaştırmaya çalışıp, alacağın geç tahsil edilmesine sebep olmaları nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmeleri gerektiğini bildirmiş, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacıların kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, davaya konu icra takibinin dayanağı kambiyo senedi niteliğini taşıyan bononun, taraflar arasında düzenlenmesini gerektirir hiçbir hukuki ilişkinin bulunmamasına rağmen ve zorla alındığı iddiası ile davacıların, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanunu'nun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31, Ticari İşletme Lehine Kanunu'nun 22. maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur.
Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır.
6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir.
Davaya konu senet, davalı tarafça, 30/07/2024 tarihinde, İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2024/7201 sayılı davaya konu icra dosyasında kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibine konulmuş ve takip kesinleşmiştir.
Davaya konu bononun düzenleme tarihi 24/07/2024, ödeme günü 25/07/2024, keşidecisi davacı..., avali davacı..., lehtarı davalı olup, bedeli 2.858.000,00 TL'dir.
Davacılar, davaya konu bononun yağma yolu ile alındığı iddiası ile Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...soruşturma sayılı dosyasında, davalı ise davacı... ile......Şirketi hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Güveni kötüye kullanma suçlamasıyla, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunmuş olup, soruşturmaların halen devam ettiği, ayrıca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... ve... soruşturma sayılı dosyalarında da dava konusu olayla ilgili soruşturmaların yapıldığı görülmüştür.
Dava dilekçesinde, davacılar ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki, para alış-verişi gibi bir hukuki ilişki olmaksızın senedin bedelsiz ve yağma suretiyle alındığı iddia edilmiş ve dosyada toplanan deliller ile cevap dilekçesinde senedin alınma sebebi olarak belirtilen davacı...'in davalı şirketi çalışanı olup, davalı şirkete ait senede konu parayı haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil etmesi nedeniyle senedin davacılardan alındığı yönünde bir açıklama da bulunulmamış ise de, gerek cevap dilekçesi gerek dosyada toplanan tüm deliller ve gerekse soruşturma dosyaları içeriği ve bu dosyalarda alınan ifade örneklerinden davaya konu senedin, davacı...'in çalışanı olduğu davalı şirkete ait parayı haksız olarak zimmetine geçirmesi sebebiyle düzenlendiği açık ve anlaşılır olmakla birlikte taraflar arasında senedin düzenlenmesini gerektirir başkaca bir ticari ilişki, borç - alacak ilişkisi veya bir hukuki ilişki bulunmadığı her iki tarafın kabulündedir.
Senedin düzenleme sebebi ile senedin keşidecisinin..., avalinin... olup, düzenleme sebebinin nakden yazıldığı göz önünde tutulduğunda, senedin kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikte olmadığı gibi keşidecinin... ve nakden kaydının senedin düzenlenmesi sebebiyle uyumlu olmadığı bellidir. Her ne kadar cevap dilekçesinde, mücerretlik ilkesi gereği senedin illetten mücerret olduğu iddia edilmiş ise de, senedin düzenlenmesini gerektirir temel hukuki ilişkinin belirlenmesi veya bu hukuki ilişkinin belirli olması yada senet hamili tarafından kabulü halinde uyuşmazlığın temel hukuki ilişki esas alınarak çözümleneceği tartışmasızdır.
Somut olayda, davalı taraf, toplanan delillerin yanında ayrıca cevap dilekçesinde, senedin düzenlenmesinin sebebinin davacı...'in soruşturmaya konu olan güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçları nedeniyle alındığını, davacıların bu sebep nedeniyle düzenlenen senedi rızaları ile verdiklerini iddia etmiş, davacılar ise; senedin zorla alındığı iddiasında bulunmuşlardır.
Kambiyo senetlerinin TTK'da düzelenmiş olmasına bağlı olarak, kayıtsız ve şartsız para borcunu içeren senetler yönünden uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunması nedeni ile görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi olsa da, kambiyo senedinin düzenlenmesini gerektirir hukuki ilişkinin varlığı ve bu hukuki ilişkinin mutlak ticari dava sayılan nitelikte bulunmaması halinde, ortaya çıkacak uyuşmazlıklar yönünden açılacak davalarda, tarafların sıfatı ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi usul kuralları gereğidir.
Somut dava yönünden; davanın konusu olan icra takibinin dayanağı sebebi senedin, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerir kıymetli evrak niteliğinde olmayıp, davacı ...'in çalışanı olduğu davalı şirket tarafından tahsil edilmesi gereken paraların, güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlamasına konu eylem ve işlemleriyle kendi adına tahsil etmesi sonrasında, bu eylemle bağlantılı olmamasına rağmen yalnız kardeşi sıfatıyla davacı... tarafından davalı şirketin zararının tahsilinin güvence altına alınması amacıyla düzenlendiği, davacı...'in senette aval veren olarak yer aldığı, her iki davacı ile davalı arasında senedin düzenlenmesini gerektirir bir başka hukuki ilişkinin bulunamadığının tarafların kabulünde olduğu, davacı tarafça, ayrıca senedin zorla alındığının iddia edildiği, buna göre; davaya konu senedin, kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içerir niteliğinin bulunmadığı dikkate alınarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, senedin düzenlenme sebebi ile senedin zorla alınıp alınmadığına yönelik olarak çözülmesi gerekmektedir. Bir başka deyişle, uyuşmazlık; davaya konu senedin mücerretlik ilkesi uyarınca temel hukuki ilişki dışında değil, senedin düzenlenmesine sebep olan temel hukuki ilişki çerçevesinde çözümlenecektir.
Belirlenen temel hukuki ilişkiye göre davaya konu bononun, kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikte olmaması nedeni ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın, mutlak ticari dava niteliği yoktur.
Davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yalnız nispi ticari dava niteliğinde olması halinde asliye ticaret mahkemesinde, ticari dava olarak görülmesi mümkündür.
Uyuşmazlığın, nispi ticari dava olarak görülebilmesi için, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunması zorunludur.
Davalı tacir olsa da davacıların tacir olmadıkları ve adına kayıtlı bir ticari işletmelerinin bulunmadığı her iki tarafın kabulünde olduğu gibi dosyada toplanan delillerle de bellidir. Buna göre; davanın nispi ticari dava niteliği de yoktur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile; davanın, mutlak ve nispi ticari dava niteliğinin bulunmadığı, ticari dava niteliği bulunmayan uyuşmazlığın, kanun ve usul kuralları gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözme görevinin, HMK'nun 2.maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olup, mahkememizin görevsiz olduğu, mahkemelerin görevinin dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak; dava ve cevap dilekçelerinin sunulmasından sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğinin, karşılıklı iddia ve savunmalarla belirlenip, mahkememizin görevsiz olduğunun anlaşılması karşısında yargılamanın sürüncemede kalmaması ve davanın kalan aşamalarına görevli mahkeme tarafından devam edilmesinin usul ve yasa gereği olması yanında, mahkemelerin görevinin dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği göz önünde tutularak, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın ve/veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2024
Başkan...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza