T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/905 Esas
KARAR NO : 2025/555
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2024
KARAR TARİHİ : 17/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 10,05,2024 tarihinde davalı şirketten 2 günlüğüne araç kiralandığını, aracın kasko ücreti ile birlikte ekte sundukları müvekkiline ait ...kredi kartı hesap ekstresinde sabit olduğu üzere (EK-1) kendilerine 3,000.TL. ödeme yaptığını, böylelikle müvekkilinin iki günlük kullanımının karşılığı olan bedeli kredi kartıyla ödendiğini, İzmir...İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasıyla 10 örnek icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin araç kiralarken davalı şirket Rent a Car şirketi sıfatıyla müvekkilline ve yanında bulunan (icra dosyasının diğer borçlusu)... ile Rent a Car sözleşmesi akdetmiş olup işbu sözleşmeyi müvekkili ve... birlikte imzaladıklarını, Rent a Car şirketlerinin uygulama olarak sözleşmenin altında bir senedin de bulunduğu sözleşmelerin düzenlediklerini, muhtemelen müvekkilinin ve diğer borçlunun imzaladıkları sözleşme de bu neviden bir sözleşme olduğunu, müvekkilinin iki günlük kullanımdan sonra aracı sağlam olarak davalı şirkete teslim ettiğini, bundan sonra herhangi bir şekilde bir daha da davalı şirketten araç kiralamadığını, ancak müvekkilinin aldığı bilgiye göre...'ın davalı şirketten daha sonra araç kiraladığını, davalı şirketin müvekkilinin kendilerine herhangi bir borcu olmamasına ve 80,630,TL. kiralama bedeli oluşturacak şekilde çok uzun süreli bir kiralama veya herhangi bir başka kiralama olmamasına rağmen kötü niyetle sadece bir kez gerçekleşen iki günlük kiralama esnasında müvekkili ve diğer borçlu... tarafından imzalanan sözleşme kapsamındaki senede istinaden müvekkiline karşı, senedi sonradan doldurmak suretiyle alacak iddia ederek İzmir ...icra Müdürlüğünün... sayılı dosyasıyla 10 örnek icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin yasal süresi içinde itiraz edemediği için itiraz süresini kaçırmış olduğunu için takibin kesinleştiğini, davalı tarafın taleplerinin haksız ve kötüniyetli olup suç teşkil eden bir eylem olduğunu, davalı şirket yetkilileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını, Son olarak senet içeriğinde alacağın "malen" olduğu belirtilmiş olup “bedeli malen alınmıştır” şeklinde kayıt bulunmakta olduğunu, davalı tarafın malen kayıtlı alacağının kaynağını ve alacağın neden kaynaklandığını yazılı belgelerle kanıtlaması gerektiğini, izah ettiğimiz sebeplere istinaden işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, arz edilen nedenlerle,Müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi açısından İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyasında derdest bulunan icra takibinin durdurulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalarının kabulüne karar verilerek müvekkilinin İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasından dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olması ve haksız takip nedeniyle %20 tazminata, yargılama gideriyle avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının da kabulünde olduğu üzere kendisinin 10.05.2024 günü, müvekkili şirketten... plaka sayılı aracı Ek-1'de mübrez sözleşmeyle önce 2 günlüğüne kiraladığını, dava dışı...'ın (TCKN:...) da ek sürücü olarak belirtildiği sözleşmeye usulüne uygun olarak adı geçen her iki kişinin de imzalarının alındığını, bilahare davacı tarafından şifahen kira süresinin uzatılması yönünde talepte bulunulduğunu, müvekkili şirketçe de ayrı bir sözleşme düzenlenmeksizin kira süresi uzatılarak, araç 27.06.2024 tarihine kadar davacının ve ek sürücünün kullanımında kalmaya devam ettiğini, kiralık araç müvekkili şirkete teslim edildiğinde araçta; ön cam kırılması, jant kırılması, lastik yarılması vb. bir çok hasar meydana geldiği gibi mekanik aksamda da ad-blue eklenmemesi sebebine dayalı motor arızasının bulunduğu tespit edildiğini, keza davacı-kiracının araca yakıt almak için ruhsatı akaryakıt istasyonuna rehin bıraktığı da bu sırada öğrenildiğini, kaza, hasar ve benzeri durumlarda Ek-3'te mübrez Hatırlatmalar başlıklı belgede de görüldüğü üzere ne şekilde davranılması gerektiği davacıya imzası karşılığı ayrıntılı olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacının son derece vurdumduymaz ve sorumluluktan uzak davrandığını, araçta meydana gelen arıza ve hasarlar, uzatılan süreye ilişkin kira bedellerinin ödenmemesi, ruhsatı istasyondan iade alabilmek için yakıt bedelinin müvekkil şirketçe ödenmek zorunda kalınması, aracın servise çekiciyle götürülmesi gibi davacının neredeyse kasta varan ağır kusurundan kaynaklı zararların toplamı 80.630-TL'yi bulduğunu, bunun üzerine o anda ödeme gücü olmayan davacı ve ek sürücü, 03.07.2024 vadeli ve 80.630-TL tutarlı bonoyu verdiğini, vadesinde ödenmeyen bono İzmir...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu, bilindiği üzere kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davalarında ispat yükü davacının borçluda olduğunu, yani kambiyo senedinin yaratmış olduğu hukuki güven nedeniyle, borçlu borcu olmadığını senetle ispatlamakla yükümlü olduğunu, kanuni dayanağını 6100 s. HMK 200 vd. maddelerden alan bu kural gereği alacaklının elinde bir kambiyo senedi bulunduğundan, borçlunun bedelsizlik iddiasını yazılı belge ile (kesin delille) ispat etmesi gerektiğini, somut olayda bedelsizlik davacının öne sürdüğü bir vakıa olduğuna göre bunu ispat yükü de davacıya ait olduğunu, kambiyo senedinin bir temel alacağın varlığına karine oluşturması da aynı sonuca varmamızı zorunlu kıldığını, zira bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası açan borçlu temel alacağın mevcut olmadığını -karinenin aksini- öne sürdüğünü, dava dilekçesinde bahsi geçen boş senet iddiasının hiç bir dayanağı yoksa da bu durumda dahi ispat yükünün yer değiştirmeyeceğini, zira öğretide ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış kararlarındaki görüşün, bu durumda senet borçlusunun (keşidecinin) senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat yükü altında olduğu şeklinde olduğunu, Hatta davalı alacaklının kambiyo senedine dayandığından aradaki anlaşmaya aykırı doldurma iddiası kural olarak ancak kesin delille ispat edilebileceğini, kökleşmiş kararlardan birinde de vurgulandığı üzere; "Açığa imza atılmak suretiyle düzenlenen senetler anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu kanıtlanmadıkça geçerlidir. Senedin hüküm ve gücünü ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler HUMK. nun 290.maddesi (HMK 201.md) hükmünce şahitle kanıtlanamaz" şeklinde olduğunu, bu sebeple davacının tanık dinletmesine muvafakat etmediklerini, Davacı veya... ile şirket arasında başka bir hukuki ilişki olmadığını, davacı tarafın bononun...'ın borcu nedeniyle kötüniyetle takibe konulduğundan söz ederek mantıki olmayan bir senaryo oluşturmaya çalışmaktaysa da Vakıalar'da izah ettikleri durum nedeniyle -doğal olarak müvekkili şirket ile ne davacı ..., ne de dava dışı... arasında bundan başka bir kiralama ilişkisi söz konusu olmadığını, yine bilindiği üzere bedel kaydı bir kambiyo ilişkisinde alacaklı ile borçlu arasındaki temel ilişkiye işaret eden, isteğe bağlı bir kayıtlı olduğunu, Temel ilişkinin niteliğini ve karşı edimin yerine getirilip getirilmediğini ortaya koyacağını, tıpkı somut olaydaki gibi “bedeli malen alınmıştır” kaydı, keşidecinin senedin lehdarından karşı edimi aldığını ispata yarar. (Karayalçın, Yaşar: Özel Hukukta Meseleler ve Görüşler, I, Ankara, s. 267 vd.)“Bedeli malen alınmıştır” gibi bir bedel kaydını içeren kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ve kendisine senet karşılığında mal veya hizmet teslim edilmediğini, öne süren borçlunun bu iddiasını kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, çünkü borçlunun imzaladığı senette malı/hizmeti teslim aldığına dair beyanı olduğunu, Bu yazılı belgenin aksi de yine ancak ve ancak kesin delillerle ispat edilebileceğini, bu sebepler ve resen tespit edilecek hususlar nedeniyle yasal dayanaktan yoksun davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin açık olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, kötüniyetli davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava araç kira sözleşmesi nedeniyle alınan senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
02/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde; "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Diğer yandan mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; tarafların arasındaki temel uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesine dayandığı, taraflar arasında işbu araç kira sözleşmesine dayalı olarak verildiği iddia olunan teminat senedi iddiasına dayalı takip nedeni ile davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan bu davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, her iki tarafça da bu hususun kabul edildiği, bu hali ile menfi tespite konu takip dosyasının dayanağı kambiyo senetlerinden olan bono olarak gösterilmiş ise de kambiyo senedinin düzenlenmesi bir alt ilişkiyi gerektirmekte olduğu ve alacaklı tarafın bononun düzenlenme sebebini açıkladığı, uyuşmazlığın açıklanan sebebe yönelik hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği, İzmir BAM... Hukuk Dairesi'nin ...aç kiralama sözleşmesine dayalı işbu menfi tespit talebine ilişkin davaya HMK. 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerince bakılması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/06/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza