T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/950
KARAR NO : 2025/193
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait ...plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini, davalının takipte, müvekkili şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı iddiası ile asıl alacağa ve ferileri bakımından takibe itiraz ettiğini beyan etmiş ve takibi durdurmuş ise de, bu doğrultuda ihlalli geçiş vakasına itiraz etmediğini, 5326 sayılı Kabahatler Kanununda düzenlenen idari yaptırım kararının ilgili kişiye resmi tebligat ile tebliğ edilme zorunluluğunun özel şirketler tarafından işletilen otoyollarda gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin tahsili sürecine de uygulanması gerektiğinin iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerek geçiş anında gerekse geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre boyunca HGS etiketine bakiye yüklenmesi veya bakiye bulunmasının müvekkili şirket tarafından işletilen otoyoldan gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin bedellerinin ödenmiş olduğu anlamına gelmediğini, bir geçiş ücretinin tahsil edilebilmesi için, geçiş tarihinden itibaren 15 günlük cezasız dönemde müvekkili şirket tarafından geçiş yapan aracın HGS etiketine yapılan sorgu sonucunda PTT’den olumlu provizyon alınması ve geçiş ücretlerinin müvekkili şirket hesaplarına aktarılması gerektiğini, söz konusu sistemler müvekkili şirkete ait olmadığı için müvekkili şirketin hiçbir şekilde araç sahibinin HGS hesap bilgilerine erişiminin bulunmadığını, müvekkili şirketin geçiş ücretinin tahsiline yönelik sorumluluğunun, PTT’ye geçiş anında geçişi gerçekleştiren araç üzerinde tespit edebildiği etiket bilgileri vasıtasıyla sorgu göndermekle sınırlı olup söz konusu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkili şirketten alınan hizmetin karşılığının süresinde ödenip ödenmediğinin takibinden tek başına araç sahibinin sorumlu olduğunu, e-devlet üzerinden sorgu yapılarak geçiş ücretinin ceza tahakkuk etmeden ödenebileceğini, araç sahiplerinin, temin edilen araç sahiplik bilgilerine istinaden plakaya ilave olarak aynı şekilde T.C. Kimlik numarası ve vergi numarası üzerinden de sorgulama ve ödeme yapılabildiklerini, bu kapsamda geçiş ücretinin müvekkili şirketten kaynaklanan nedenlerle ödenememesi iddiasının haksız olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davalının İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı ... Taahhüt Yapı Ve İnşaat Anonim Şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyası,
3-Davayı konu ... plakalı araca ait 25/05/2024- 26/05/2024- 27/05/2024- 28/05/2024- 29/05/2024-05/06/2024 tarihleri ve mevcut durum itibarıyla trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davalı ... Taahhüt Yapı Ve İnşaat Anonim Şirketine ait ...plakalı araç tarafından 25/05/2024, 26/05/2024, 27/05/2024, 28/05/2024, 29/05/2024 ve 05/06/2024 tarihlerinde davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapıldığı iddiası kapsamında ihlalli geçiş nedeniyle doğan ve yasa süresinde ödenmediği belirtilen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Ve İşletme Anonim Şirketi, borçlunun ise ... Taahhüt Yapı Ve İnşaat Anonim Şirketi Manisa Şubesi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.955,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde ''...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir....'' hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir.
6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. maddede ise ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesince, 6001 sayılı Kanunun 30/7. maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 Esas 2018/8 Karar sayılı kararında ".... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır....." yönünde karar vermiştir. Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu araca ilişkin olarak UYAP üzerinden çıkartılarak dosya içerisine alınan tescil kayıtları incelendiğinde, dava konusu aracın 21/03/2023 tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği görülmektedir.
Dosya muhteviyatında yer alan ihlalli geçiş bilgileri çerçevesinde, ihlale konu geçişin 25/05/2024, 26/05/2024, 27/05/2024, 28/05/2024, 29/05/2024 ve 05/06/2024 tarihlerinde tarihlerinde gerçekleştirildiği dikkate alındığında, ihlalli geçiş tarihi itibariyle aracın malikinin davalı şirket olduğu izahtan vareste olup, icra takibindeki ödeme emrine itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya, ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyası, davayı konu... plakalı araca ait 25/05/2024- 26/05/2024- 27/05/2024- 28/05/2024- 29/05/2024-05/06/2024 tarihleri ve mevcut durum itibarıyla trafik tescil ve ruhsat belgeleri, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, davalı ... Taahhüt Yapı Ve İnşaat Anonim Şirketine ait ...plakalı araç tarafından 25/05/2024, 26/05/2024, 27/05/2024, 28/05/2024, 29/05/2024 ve 05/06/2024 tarihlerinde davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapıldığı iddiası kapsamında ihlalli geçiş nedeniyle doğan ve yasa süresinde ödenmediği belirtilen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Ve İşletme Anonim Şirketi, borçlunun ise ... Taahhüt Yapı Ve İnşaat Anonim Şirketi Manisa Şubesi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 19.955,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, ihlalli geçiş tarihleri itibarıyla aracın malikinin davalı şirket olduğu izahtan vareste olup, yerleşik uygulama halini aldığı üzere davacı şirket tarafından ihlalli geçiş bildiriminin davalı şirkete ait araç sürücülerine teslim edildiği, buna rağmen davalı şirket tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı, ihlalli geçiş kapsamında davacı şirketin geçiş bedeli ile geçiş bedelinin dört katı tutarında ceza bedeli toplamını ihlalli geçiş yapan araç malikinden talep edebileceği dikkate alındığında icra takibindeki ödeme emrine itirazın yerinde olmadığı, kaldı ki ödeme emrine yöneltilen itiraz dilekçesinde geçiş yapılmadığı, ödeme yapıldığı, HGS bakiyesinin mevcut olduğu vb. herhangi bir somut itirazda bulunulmadığı gibi soyut olarak borçlu olmadığının beyan edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi de sunulmadığı gözetildiğinde, mevcut delil durumu itibarıyla davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, alacağın faturaya dayalı olması çerçevesinde likit mahiyette olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ... Taahhüt Yapı Ve İnşaat Anonim Şirketinin İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 19.955,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %51,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 19.955,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Taahhüt Yapı Ve İnşaat Anonim Şirketinden alınarak davacı ...Ve İşletme Anonim Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.363,13-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 935,53-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 20,00-TL elektronik tebligat, 2,50-TL posta (KEP) masrafı, 427,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 877,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 19.955,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.080,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır