T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/155 Esas
KARAR NO : 2025/829
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
Mahkememizden verilen 02/12/2021 tarih ve ... sayılı kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 30/01/2025 Tarih... Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/11/2019 günü sürücü ...n sevk ve idaresindeki... plakalı aracıyla Dübeldere köy yolundan takiben ... yolunu kullanarak Ahmetli ilçesi istkametine seyrettiği sırada, yola çıkıp sol şeride geçerken aracının sağ arka kısımlarına Salhli ilçesinden Ahmetli ilçesine sol şeritte seyreden... plakalı ve sürücü ...ğı otomobilin sol ön kısımları ve kamyoetin sağ arka kısımlarının çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, davacı meydana gelen kazada yolcu konumunda olduğunu, söz konusu kazaya ilişkin Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının dosyası ile soruşturması yürütüldüğünü,... plaka sayılı aracın davalı... A.Ş. nezdinde,...plakalı aracın... A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacaklarının saklı kalması kaydı ile 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile davacı ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davalı şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, davanın esastan reddini, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmesini , masraf ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava 6102 sayılı TTK'nun m.4'de belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde olup, 01/01/2019 tarihinden sonra açıldığını, zira işbu dava TTK'nun altıncı kitabı olan Sigorta Hukuku bölümünde düzenlenmiş hükümlere tabidir ve bu haliyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davalılardan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 02/12/2021 tarih ve... Karar sayılı kararı ile;
" ... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 18/10/2021 tarihli raporu ile 04/11/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yüzde sıfır oranında engeli olduğu mütalaasına varıldığı, meydana gelen haksız fiil nedeniyle kalıcı iş göremezlik talebinin sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığı anlaşılmakla, kalıcı iş göremezlik tazminatına yönelik davanın reddine ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafınan yapılan yargılama neticesinde ilgili Hukuk Dairesinin 30/01/2025 Tarih 2022/1077 Esas 2025/143 Karar sayılı ilamında;
"...2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)
3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelen kazalar için ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. - 2022/9109 K. 29.06.2022 tarih ve 2022/1375 E. - 2022/9631 ) Dosyaya kazandırılan 18.10.2021 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihi ( 04.11.2019 ) itibariyle yürürlükte bulunan anılan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet değerlendirmesi yapılmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu rapor maluliyet oranı tespitine elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
4. Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik'in 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmelik'in EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, her ne kadar düzenlenen bilirkişi raporunda; "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki ölçüt kapsamında tam karşılığı bulunmamakla birlikte en yakın karşılık alınarak özürlü ve engelli ölçütlerine göre daha önce yapılan sekel oranında kıyasen indirim yapılarak" maluliyet oranı belirlenmiş ise de 20.02.2019 tarihinden sonraki kazalarda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD'nin 10.03.203 tarih ve 2023/3420 E. - 2023/10672 K. )
5. Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K.)
6.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri hükümlerine göre davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp ADB Başkanlığı'ndan kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli maluliyet raporu dosyaya kazandırılmasını müteakip, dosyanın aktüerya hesap bilirkişine yeniden tevdi ile yaralanan kişinin aylık geliri, maluliyet raporu, rücuya tabi ödemeler ve tarafların kazanılmış hakları dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve ( progresiv rant usulü ) % 10 artırm % 10 iskonto edilmesi yöntemi esaslınmak suretiyle davacının hak kazanacağı tazminatı gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalıların sorumlu olduğu poliçe limiti açıkça belirtilerek tazminat talebi hakkında karar verilmesi, gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir." ifadelerine yer verilerek dosya yeniden yargılama yapılması amacıyla mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememizce dosya davacı Serenay Arıkan'ın dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmiş, 20/06/2025 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda sonuç olarak özetle;... Arıkan'ın 04/11/2019 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; şahsın engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu mütalaasına varıldığı, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren iki (iki) ay kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 (iki) hafta olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 20/06/2025 havale tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...n 04/11/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle kazaya karışan... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ...A.Ş. 'den,... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen...A.Ş.'den sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre davacının engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) ay olarak kabul edildiği, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 (iki) hafta olarak kabul edildiği, davacının tazminat talebine ilişkin iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE
1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (TAHSİLDE MÜKERRER KAYIT OLMAMAK KAYDIYLA)
2-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
3-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (TAHSİLDE MÜKERRER KAYIT OLMAMAK KAYDIYLA)
5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza