T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/258 Esas
KARAR NO : 2025/860
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2025
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete müvekkil şirket tarafından gümrük hizmeti verilmiş olup, verilen hizmetin karşılığı tahsil edilemediğini, davalı işi uzatmak amacıyla icra takibine haksız yere itiraz ettiğini, davalı şirketin gümrük işlemlerinin müvekkili tarafından yapıldığı sabit ve belgeli olduğunu, dekontlarda ayrıntıları yazılı gümrük masraf ve harçları da yine müvekkili şirket tarafından ödendiğini, ancak, müvekkili şirket bu hizmetinin de karşılığını alamadığını belirterek müvekkilinin başkaca her türlü yasal hakkı saklı tutularak, borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, takip tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesine, davalı/borçlunun % 20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, dava masraf ve vekâlet ücretinin borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine başlatılan İzmir... İcra Dairesi ...Esas sayılı icra dosyasına tarafımızca itiraz edildiğini, akabinde davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafça başlatılan İzmir... İcra Dairesi... Esas sayılı icra takibinde takip dayanağı belge olarak sunulan hesap ekstresi raporunda müvekkili şirketin davacıya firmaya 19.395,77 TL borcunun olduğu iddia edildiğini, işbu haksız ve mesnetsiz iddiaya ve icra takibine itirazları hasıl hale geldiğini, müvekkili şirket ile davacı firma arasındaki cari hesap 18.04.2024 tarihinde "0" olmakla beraber davacı firma tarafından 18.04.2024 tarihinde müvekkili şirkete cari hesap mutabakatnamesinde "18.04.2024 tarihi itibari ile davacı şirketin C/H'sinin 0 (sıfır) göstermektedir" ibaresi açıkça yazıldığını, müvekkili firma aleyhine açılan huzurundaki dava gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket, müvekkili firmadan alacaklı olduğunu iddia edip 19.395,77 TL talep ettiğini, fakat müvekkili şirketin davacının iddia ettiği gibi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket davacı firmaya yapması gereken ödemeleri zamanında tam ve eksiksiz şekilde yaptığını, tamamen haksız ve mesnetsiz işbu iddiaya itirazımız hasıl hale gelmiş olmakla birlikte müvekkili şirket aleyhine açılan mahkemeniz huzurdaki davada davacının kötü niyetli olduğu aşikar olup asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı talep ettiklerini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, açıkça haksız ve kötüniyetli davalının alacağın en az %20'si kadar kötü niyet tazminata mahkum edilmesine, Avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak davalı hakkında İzmir... İcra Dairesi Müdürlüğünün...E. sayılı icra takip dosyasından başlatılan icra takibine davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememizce dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır.11/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin incelenen 2024 yılında Elektronik defter kullanmış olduğu 2024 dönemi e defter kayıtlarının yasal süresi içinde oluşturmuş ve sisteme yüklemiş olduğu, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği, yapılan kayıtların muhasebe standartlarına uygun olduğu tespit edilmiş olup, TTK gereğince davalı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin " Sahibi lehine kat'i delil olma" özelliğine haiz olduğu tespit edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, gümrük mevzuatı işlemlerine ilişkin olduğu, davacı vekilinin 14/04/2025 tarihli dilekçesi ekindeki belgelerin davalı adına yapılan masraflar ve ödenen harçlarla ilgili olduğu, belgelere göre davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşıldığını, davalının defter kayıtlarında davacıya icra takibinin açıldığı, 21/03/2024 tarihi itibariyle 19.395,77-TL borçlu olduğu, davalının davacıya icra takibinin açıldığı tarihten sonra 17/04/2024 tarihinde haricen 19.395,77-TL ödeme yapıldığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Vekaletnamesinde özel olarak davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yetkisi bulunan davacı vekili 17/09/2025 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, davacı vekilinin 17/09/2025 tarihli feragat dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye ilişkin özel yetkisi bulunan davacı vekilinin 18/10/2023 tarihli feragat dilekçesindeki beyanı ile davadan feragat ettikleri anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu ilam harcının 2/3'ü olan 410,27-TL harcın, davanın açılışı sırasında yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 205,13-TLharcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 19.395,17-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.18/09/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır