T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/222 Esas
KARAR NO : 2025/225
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil, Olmadığı Takdirde Taşınmazların Bedelinin Tahsili İstemli
DAVA TARİHİ : 05/03/2025
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil, Olmadığı Takdirde Taşınmazların Bedelinin Tahsili İstemli davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalılar ..., ... ve ...'nun dava konusu gayrımenkulleri satın alanlar olup, her birinin tacir ve davalı şirket yetkilisi...'ın arkadaşları olduğunu, davaya konu taşınmazlara ilişkin kök sözleşme olan taraf şirketler arasında yapılan anlaşma gereğince müvekkili şirketin, davalı şirketin talebi üzerine, davalı şirkete ait İzmir ili,... ilçesi, ...Mahallesi, ...Mevkiinde bulunan... parsel sayılı taşınmazda villa tipi yapı yapılmasının kararlaştırıldığını, bu konuda taraf şirketler arasında 24.03.2017 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3.9 maddesi ile 2. maddesinin ikinci paragrafında irtifak tapularının çıkarılmasıyla beraber, tapuların davacıya verileceğinin belirtildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde de davacıya verilmesi gerekli bağımsız bölümlerin açıkça belirtildiğini, davacıya... parseldeki ... nolu bağımsız bölümlerin tamamının... parselde 1 nolu tek konutun tamamının verileceğinin kararlaştırıldığını, vaziyet planının da noterce onaylandığını, müvekkilinin sözleşmede üzerine düşen tüm yükümlüklerini yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin ...parseli devretmediğini, kendisine süre verilmesini isteyerek davacıya oyaladığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak beklerken daha sonra taşınmazın sözleşmeyi imzalayan yetkili... adına 24.10.2018 yılında satış gösterilerek devir ve tescilinin yapıldığının öğrenildiğini, davalı şirketin ve sahibinin kötüniyetle hareket ettiğini, muvazaalı devir yaptıklarını ve davacının sözleşmeden doğan hakkını vermemek adına mal kaçırdıklarını, her ne kadar kayıtlarda devir, satış olarak gösterilmişse de, böyle bir satışın yapılmasının geçerli olmayacağının açık olduğunu, gerek tarafların hesapları arasında bu taşınmaza ilişkin para transferinin yapılıp yapılmadığının belli olmaması, gerekse her iki tarafın da satışa konu edilen bu yerin, asıl hak sahibinin davacı şirket olduğunu bilmelerine rağmen böyle bir devir yapmalarının, muvazaalı satışla davacıdan mal kaçırdıklarını gösterdiğini, bununla da yetinmeyen davalının... parseli ayrıca daha sonra bir başka kişiye de devrettiğini, davalının, davacını... çekini teminat amacıyla alması ve sonrasında inşaat projesinin iskan aşamasına geldiğinde sırf müvekkilinin zararının oluşması ve acze düşmesi için müvekkilinin teminat olarak verdiği çeki kasıtlı olarak tahsil etmeye çalışarak adeta tüm finansal imkanları sabote edip, bankalar nezdinde müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle müvekkilinin kredi fizibilitesinin ve kredi notunun düşmesine neden olduğunu, müvekkilinin gerekli ihtiyaçlar için kredi çekemez hale geldiğini, kredi ihtiyacı sağlanamaması nedeniyle tamamlanması gerekli inşaat yapılarının tamamlanamamasından dolayı maddi ve hukuki olarak zor duruma düştüğünü, davalının amacının inşaat projesinin tamamlanmasının engellemesi ile sözleşmeye göre tüm evlerin kendisine kalmasını sağlamak olup, bu amaca yönelik olarak kendisine verilmiş teminat çekini tahsile vererek müvekkilini finansal açmaza soktuğunu, davalı şirketin yetkilisinin çeki yazdırma eyleminin asıl amacı,nın müvekkilini acze düşürmek için kasten yapılmış bir davranış olduğunu, davacının bu eyleminin ticari menfaatini düşünen hiç kimsenin yapacağı bir eylem olmadığını, bu nedenle ancak ve ancak olası kayıptan daha büyük bir kazanç hedeflenerek yapılmış olabileceğini, bu durumun ise esasen iskan aşamasına gelmiş evlerin davacı tarafından son işlerinin yapılmasını engelleyerek sözleşmedeki yükümlülüklerini tamamlayamamasına sebep olarak sözleşmeye göre tüm evlere sahip olmak amacından başka bir şey olmadığını, davalının tüm bu kötü niyetli plan ve eylemlerinde atladığı en basit ve önemli hususun, müvekkilinin tüm paylarını almamış olması sebebiyle ne müvekkilinin yükümlülüklerinin başlamamış olduğunu, ne de davalının sözleşmeden doğan bir hakkının geçerlilik kazanmış sayılacağını, davacının paylarını tam olarak alması halinde davalının sözleşmeden doğan haklarının söz konusu olabileceğini, oysa müvekkilinin her ne kadar eksik tapu devri yapılmış olsa da, iyi niyetli taraf olarak inşaatı elinden geldiği kadar yaptığını, davalının villaları satıp kazanç sağlamasının haketmediği bir kazanç olduğunu, satılan evler nedeniyle sözleşmeye göre müvekkilinin sorumluluğunun başlamadığını ve davalının bir hak kazanmadığını, ortada açık bir haksız kazancın söz konusu olduğunu, davalının İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında müvekkiline düşen villaların iadesine dair haksız yere dava açması nedeniyle müvekkilinin büyük zararının doğduğunu, davacının sözleşmeye dayalı paylarını tamamen almamasına rağmen inşaata devam ettiğini, davalı yanın bundan istifade ederek haksız kazanç sağladığını, davalı arsa sahibi şirket ile bu şirket sahibinin ve diğer davalıların kötüniyetle, davacıdan mal kaçırmak düşüncesiyle birbirlerine muvazaalı olarak dava konusu taşınmazları devrettiklerini, davalının gerek sözleşmeye uymaması, yükümlülüklerini yerine getirmemesi, gerekse hileli davranışları nedeniyle davacıyı maddi olarak zarara uğrattığını bildirmiş, davaya konu...) parsel sayılı taşınmazda yer alan 1 ve 4 nolu bağımsız bölümler ile...) parselde kayıtlı bulunan taşınmazlar üzerine öncelikle teminatsız, kabul görmediği takdirde teminatlı olarak ihtiyat-i tedbir veya ihtiyati haciz şerhlerinin işletilmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde tapu kayıtlarına davalı şerhi işletilmesine, davaya konu...) parsel sayılı taşınmazdaki...nolu bağımsız bölümler il...) parsel sayılı taşınmazda bulunan taşınmazların davalılar arasında yapılan tapu devirlerinin iptali ile davacı adına devrinin yapılmasına, tapu iptalleri mümkün değilse, davalılar arasındaki satış-devir işlemi sırasındaki ve dava tarihindeki taşınmaz değerlerinin tespiti ile davalılardan bedelinin tahsiline, davacının adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; davacı ve davalı şirket arasında 24/03/2017 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca davacı tarafın sözleşmeyle yüklendiği tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşme ile taahhüt ettiği taşınmazları devretmediği ve taşınmazları diğer davalı gerçek kişilere satış yolu ile devrettiği, sözleşme hükümleri uyarınca davaya konu taşınmazların, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilinin gerektiği iddiasıyla davaya konu taşınmazların, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde dava konusu taşınmaz bedellerinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Urla Asliye Hukuk Mahkemesini...esas sayılı dosyasında 19/04/2021 tarihinde davacı tarafça, mahkememizdeki dosyada davalı olan şirket ile gerçek kişi... hakkında 24/03/2017 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi hükümleri ile davalılar arasından muvazaalı olarak devredilmesi sebeplerine dayalı olarak mahkememiz dosyasında dava konusu edilen taşınmazlardan,...parsel sayılı taşınmazın davalılar arasında yapılan tapu devir işleminin iptali ile davalı şirket adına tesciline ve akabinde davacı adına tescili, tescilin mümkün olmaması halinde ise taşınmaz bedeli ve davacının zararlarının tespit edilerek tahsili istemli açılan davanın görevsizlik kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesinden ve kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında görülmeye devam edildiği ve davanın tahkikat aşamasında olduğu görülmüştür.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 04/06/2024 tarihinde davacı tarafça, mahkememizdeki dosyada davalı olan tüm davalılar hakkında mahkememiz dosyasında dava konusu edilen aynı taşınmazlarla ilgili olarak aynı dava konu ve sebeplerine dayanılarak taraflar arasındaki inşaat sözleşmesi dikkate alınarak, davacının sözleşmeden doğan haklarını alamamış olması sebebiyle oluşan zararları ile iyi niyetle verdiği teminat çekinin aleyhine kullanması ile tüm finansal itibarını kaybetmesi sebebiyle, tüm mağduriyet ve kayıpları ile normal akışında tüm bu süreçte kazanması muhtemel kazanç kayıplarının günümüz reel değerlerine göre hesaplanarak tazmin edilmesi ile davalı yanın hak etmeden yaptığı satışlardan doğan kazancın emanete alınması ile satışların iptaline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı ile ıslah hakkı saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatının ve 1.000,00 TL kar kaybının davalıdan alınması istemli açılan dava, İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında, mahkememiz dosyasındaki davalı Aypetsan.. Şirketi tarafından, mahkememiz dosyasında davacı olan şirket ile mahkememiz dosyasında davalı sıfatı bulunmayan gerçek kişiler hakkında 14/01/2022 tarihinde, 24/03/2017 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve zararlarının doğduğu iddiası ile dava konusu ... parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki...nolu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile takyidattan muaf şekilde davacı adına tescili, sözleşmenin geçmişe etkili olarak feshi istemli açılan dava, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Bu dava dosyası ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ve bu dosyada birleştirilen diğer dosyalarda yer alan davacı ve davalı taraflar aynı kişi ve tüzel kişilikler olup, tüm davalara konu uyuşmazlıkların aynı sözleşmeden kaynaklandığı, mahkememiz dosyası ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında görülen asıl ve birleşen dava dosyalarındaki dava konularının ve sebeplerinin çok sayıda dosyada aynı veya benzer olduğu, dava dilekçelerindeki sonuç taleplerin tüm davalar açısından kurulacak hükümler yönünden birbirini doğrudan etkiler niteliği bulunduğu, buna göre; tüm davaların taraflarının aynı veya aynı hukuki ilişki çerçevesinde birbirleriyle ilgili olmaları yanında, davaların konu ve sebeplerinin aynı veya benzer nitelikte olup, sonuç taleplerinin de aynı veya benzer nitelikte olması nedeniyle yargılama sonunda oluşturulacak hükümde davalardaki sonuç taleplerin birbirini doğrudan etkiler niteliği göz önünde tutulduğunda, mahkememize tevzi edilen dava dosyası ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası arasında HMK'nun 166(4) maddesinde belirtilen şekilde davaların aynı nedenlerden doğduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunduğu, tüm dava dosyaları yönünden uyuşmazlığın çözümü için toplanacak delillerin ve yapılacak bilirkişi incelemesinin aynı ve benzer nitelikte olup, davaların ayrı ayrı görülmesi halinde farklı nitelikteki bilirkişi raporlarının ortaya çıkması ihtimali yanında farklı ve birbiri ile çelişen hükümlere de yol açılabileceği, mahkememizdeki davada, diğer davaların bekletici sorun yapılması halinde mahkememiz dosyasının sürüncemede kalması yanında aynı delillerin yeniden toplanacak olmasının usul ekonomisine uygun bulunmadığı, tüm davalardaki birbirini etkiler nitelikteki taleplerin tamamının aynı kararda hükme konu edilmesinin usul ve yasa gereği olduğu göz önünde tutulduğunda, gerek çelişmeyen hükümlere ulaşılması, gerek tek bir dosyada toplanacak aynı nitelikteki delillerle hükme daha kısa zamanda ulaşılması, gerekse usul ekonomisi gereği davaların birleştirilmesinde yasal gereklilik ile birlikte yarar bulunduğu anlaşılmakla, bu dava dosyasının, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile HMK' nun 166. maddesi uyarınca birleştirilmesine, asıl dava dosyasında yargılamanın tahkikat aşamasında bulunduğu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında asıl ve birleşen dosyalarda talep edilen ihtiyati tedbir taleplerinin mahkememiz dosyasında da talep edilmiş olması nedeniyle davacı tarafın bu konudaki istemleri ile adli yardım talebinin, dilekçeler teatisinin yapılarak dosyanın ön incelemeye hazırlanmasının dosyanın birleştirileceği ve davanın görüldüğü mahkeme tarafından yapılmasının usul, yasa ve dosya kapsamı gereği olduğu dikkate alınarak, dilekçeler teatisi yapılmaksızın ve ihtiyati tedbir kararı ile davacı tarafın adli yardım talebi değerlendirilmeksizin dosyaların birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Bu dava dosyasının İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememiz esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamaya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,
4-Yargılama harç ve giderlerinin birleştirilen dosyada, hükümle birlikte değerlendirilmesine,
5-Dava dilekçesinde talep edilen ihtiyati tedbir ile adli yardım talebinin dosyanın birleştirildiği asıl davayı gören mahkeme tarafından değerlendirilmesine, bu aşamada mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda nihai kararla birlikte istinaf yolu mümkün olmakla birlikte bu aşamada kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 06/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza