T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/271 Esas
KARAR NO : 2025/589
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 19/03/2025
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafın ... Dağıtım A.Ş. Narlıdere İşletme Bakım Müdürlüğüne bağlı ...Mah.... Cad. No:... Narlıdere/İzmir adresinde bulunan ... sözleşme hesap nolu abone sayacının abonesi olduğunu, Kurum ekipleri tarafından yerinde yapılan kontrolde adresteki tesisata bağlı kaçak elektrik kullanıldığı kaçak elektrik durum tutanağı ile tespit edilmiş olup EPDK hükümleri gereği kaçak ve revizyon tahakkuku yapıldığını, Davalı/borçlu ...'in kullandığı kaçak elektrik bedelini ödemediğinden hakkında İzmir...İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyası ile 10.648,20-TL kaçak elektrik kullanım bedeli, 45,43 TL gecikme zammı, 9,09-TL K.D.V, olmak üzere toplam 10.702,72-TL alacak için icra takibi yapıldığını, ödeme emri borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun 18.11.2024 tarihli itirazı üzerine icra takibin durduğunu, itiraz sebebiyle... başvuru numarası ile İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, arabuluculuk süreci... dosya numarası ile başlatılmış ve ekte sunulu dava şartı arabuluculuk son tutanağında görüleceği üzere görüşme sonunda anlaşamama sebebiyle sona erdiğini, Davalı/borçlunun kullandığı elektriğin müvekkili şirket faturaları ile sabit olduğunu, davalı/ borçlunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, bu nedenle alacaklarının tahsili amacıyla, davalı borçlunun haksız itirazının iptali için mahkemeye başvurma mecburiyetinde kalındığını, açıklanan nedenlerle; davalarının kabulüne; davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, kendisine verilen iki haftalık yasal süre sonrasında beyan dilekçesi sunduğu görüldü, özetle: Elektrik Sayacının on yılı doldurması sebebiyle değişmesi gerektiğini yetkililerin söyleyerek sayacı değiştirdiklerini, daha önce ödemediği hiçbir faturasının olmadığını, icraya konu kaçak elektrik kullanımını kabul etmediğini, bu nedenle icra takibine itiraz ettiğini, elektiriğinin kesilmesi sebebiyle işyerini kapatmak zorunda kaldığını beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde; İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 10.702,72-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalının süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davalının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davalının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davalının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davalının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında yapılan tetkik ve incelemelerde 1700110083 vergi kimlik numaralı ...'in mükellefin 2024 yılında ticari kazanç elde ettiği, işletme hesabına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanununun 177. maddesi uyarınca 1. sınıf tacir sayılmadığının ve 31/12/2024 tarihi itibariyle işini terk ettiği, mahkememize bildirildiği gözetildiğinde, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamadığının anlaşıldığı, davalının tacir sıfatının bulunmadığı ve uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, vergi kayıtlarına göre davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, 1.sınıf tacir sayılmadığı, bu haliyle davalının tacir sıfatına haiz olmadığı ve ticari işletmesinin de bulunmadığı ve uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile ilgili de olmadığı, nitekim İzmir Bölge Adliye Mahkemesi....Hukuk Dairesi'nin ... sayılı kararında "dava konusu elektrik aboneliğinin ticarethane aboneliği olduğu, davalının işyerini "Kahvehane ve Kafelerin İşletilmesi" olarak kullandığı, tacir olduğuna ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, esnaf kaydı bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının abone grubu ve faaliyeti nedeniyle mesleki amaçla hareket ettiğinden 6502 sayılı Kanun'da tarif edilen tüketici sıfatı bulunmamaktadır. Buna göre ticarethane aboneliğine dayalı uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerekir." şeklinde karar verildiği nazara alınıp bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiğinden, açıklanan tüm gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
Dair davacı vekili ile davalı tarafın yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 24/06/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
E imza