T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/281 Esas
KARAR NO : 2025/507
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/03/2025
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu hakkında... İcra Müdürlüğü ... Esas takip sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş, borçlu yasal 7 günlük süre içerisinde itiraz ettiğini, vaki itiraz sebebiyle icra müdürlüğünce icra takibi durdurulduğunu ve itiraz dilekçesi müvekkiline tebliğ edilmediğini, buna göre de yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davası açılması gerektiğini, davalı borçluya Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı elektrik kullanımına ilişkin kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirilmiş ancak herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı borçlu hakkında... İcra Müdürlüğü... Esas takip sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılma zorunluluğu doğduğunu belirterek ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Esasa ilişkin irdelenmesi gereken ilk husus müvekkilinin söz konusu iş yerinin
kullanımına ilişkin kira akdi olduğunu, kira sözleşmesinin
tarihi 20.09.2024 olup mecurun 10 günlük tadilat sürecine girdiğine ilişkin
görseller dosyada mübrez olduğunu, nitekim müvekkilinin 01/10/2024 tarihine değin
eski işyerinde faaliyet gösterdiği ve bu faaliyetin mesleğe özgü eşyaların
...mahallesi,... sokak, No:... Bornova/İZMİR adresinde kain yeni
iş yerine taşınması ile eski iş yerinin kullanımı sona erdiğini, dolayısıyla
müvekkilinin davalı tarafından faturaya konu edilen kaçak kullanım eyleminin
gerçekleştirilmesi objektif olarak mümkün olmayacağını, nitekim davalı taraf ile müvekkili arasında elektrik hizmetinin sağlanmasına ilişkin sözleşme 16.10.2024 tarihinde kurulmuş olup davalı şirket tarafından atılan 09:16 saatli sms kaydı ile sabit olduğu üzere daha önce kullanım
gerçekleşmediğini, buna rağmen elektriğin kullanıma açılması ile arasında
birkaç saat olan sayaç kontrolü esnasında 303.020,96-TL tutarında kaçak
kullanım gerçekleştiğinden bahisle müvekkiline fatura kesilmesi abesle iştigal
olup taraflarınca ve Türk Hukuk Düzenince kabulü mümkün olmadığını, olağan
hayatın akışına açıkça aykırı fatura bedelinin haksız ve mesnetsiz olarak
müvekkiline yansıtılması davalı şirketin kötü niyetine delalet teşkil etmekte olup
işbu borçtan ve kaçak kullanımdan kaynaklı müvekkilinin mesuliyeti
bulunmadığını belirterek müvekkili aleyhine ikame edilen davanın derdestlik ve görev yönünden
öngörülen dava şartlarını ihtiva etmemesi nedeniyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkilinin işbu elektrik
kullanımından mesul olmadığına ilişkin somut delillerimiz neticesinde
davanın esastan reddine,
müvekkili hakkında haksız ve kötü niyetli olarak takip ikame etmek suretiyle
müvekkilin mağduriyetine neden olan davacı/alacaklı aleyhine işbu icra
takibinden doğan alacağın %20'sine tekabül edecek meblağdan aşağı
olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...
olduğu, borçlunun ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 87.860,05-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalının süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde mahkemenin görevli olması da dava şartları arasında sayılmıştır.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 87.860,05-TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalının süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davalının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin davalının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davalının işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davalının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında yapılan tetkik ve incelemelerde 9290684240 vergi kimlik numaralı ...'ın 12/08/2021 tarihi itibarıyla mükellefiyetinin devam ettiği,- 01-12/2021 ile 01-12/2023 dönemleri arasında genç girişimci kazanç istisnasından yararlandığı, kazancının gerçek usule göre vergilendirildiği, işletme hesabı esasına göre defter tutma yükümlülüğünün bulunduğu, Vergi Usul Kanununun 177. maddesi uyarınca 1. sınıf tacir sayılmadığının mahkememize bildirildiği gözetildiğinde, davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamadığının anlaşıldığı, davalının tacir sıfatının bulunmadığı ve uyuşmazlığın davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı dosya muhteviyatı dikkate alındığında davalının tacir olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Görevli mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2- HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/06/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza